Nöroloji

Distoni Nedir? Nedenleri ve Belirtileri Nelerdir?

Distoni istemsiz kas kasılmalarına neden olan ve tekrarlayan hareketlerle kendini gösteren bir bozukluktur. Koru Hastanesi olarak distoninin nedenlerini, belirtilerini ve tanı sürecini ele alıyoruz.

Distoni, hareket bozuklukları arasında Parkinson hastalığı ve esansiyel tremor'dan sonra üçüncü sıklıkta görülen nörolojik bir durumdur. Prevalansı 100.000 kişide yaklaşık 16-30 olarak bildirilmekle birlikte, fokal distonilerin dahil edilmesiyle bu oranın çok daha yüksek olduğu düşünülmektedir. Servikal distoni (spazmodik tortikollis), erişkinlerde en sık karşılaşılan fokal distoni formu olup prevalansı 100.000'de 5-9 arasındadır. Jeneralize distoni ise çocukluk çağında daha sık başlangıç göstermekte ve belirli genetik mutasyonlarla ilişkilendirilmektedir. Hastalığın tanınması ve doğru sınıflandırılması, etkin tedavi planlaması açısından kritik öneme sahiptir. Birçok distoni olgusu yıllarca yanlış tanı alabilmekte veya gecikmeli tanı konulabilmektedir. Son yıllarda genetik ve nörogörüntüleme alanındaki gelişmeler, distoninin patofizyolojisinin daha iyi anlaşılmasını sağlamış ve tedavi seçeneklerini genişletmiştir.

Distoni Nedir?

Distoni, istemsiz, sürekli veya aralıklı kas kontraksiyonlarının anormal postürlere ve tekrarlayıcı hareketlere neden olduğu bir hareket bozukluğudur. Bu kontraksiyonlar genellikle kalıplaşmış, bükücü (twisting) niteliktedir ve istemli hareketi bozar. Distoni, hem bir semptom hem de bağımsız bir hastalık olarak karşımıza çıkabilir. Kas kontraksiyonları ağrılı olabilir ve hastanın günlük yaşam aktivitelerini ciddi şekilde kısıtlayabilir.

Distoninin temel patofizyolojik mekanizması, bazal ganglionlar, serebellum ve korteks arasındaki motor kontrol ağındaki işlev bozukluğuna dayanmaktadır. Normal koşullarda kas kontraksiyonlarının zamanlaması, gücü ve koordinasyonu bu ağ tarafından düzenlenmektedir. Distonide bu düzenleme bozulur ve agonist ile antagonist kasların eşzamanlı kontraksiyonu (ko-kontraksiyon) ortaya çıkar. Ayrıca kortikal inhibisyonun azalması ve duyusal işleme bozuklukları da hastalığın patofizyolojisinde önemli rol oynamaktadır.

Distoni Sınıflandırması

Distoni, klinik özelliklerine ve etiyolojisine göre çeşitli şekillerde sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma, tedavi planlaması ve prognoz tayininde yol göstericidir.

Başlangıç Yaşına Göre

  • İnfantil distoni (0-2 yaş): Genellikle perinatal beyin hasarı, metabolik hastalıklar veya nörodejeneratif durumlarla ilişkilidir. Kernikterus, hipoksik iskemik ensefalopati önemli nedenler arasındadır.
  • Çocukluk çağı distonisi (3-12 yaş): Sıklıkla genetik kökenlidir. Alt ekstremitelerden başlayıp jeneralize forma ilerleme eğilimindedir. DYT1 mutasyonu bu grupta en sık saptanan genetik nedendir.
  • Adölesan distoni (13-20 yaş): Hem genetik hem de edinsel nedenler görülebilir. Wilson hastalığı bu yaş grubunda mutlaka dışlanmalıdır.
  • Erişkin başlangıçlı distoni (20 yaş üzeri): Genellikle fokal veya segmental kalır, jeneralize forma ilerleme olasılığı düşüktür. Servikal distoni ve blefarospazm bu gruptaki en sık formlarıdır.

Vücut Dağılımına Göre

  • Fokal distoni: Tek bir vücut bölgesini etkiler. Servikal distoni, blefarospazm, larengeal distoni, yazıcı krampı ve oromandibüler distoni fokal distonilerin başlıca örnekleridir.
  • Segmental distoni: Birbirine komşu iki veya daha fazla vücut bölgesini tutar. Örneğin kraniyoservikal distoni (blefarospazm + oromandibüler distoni, Meige sendromu olarak bilinir).
  • Multifokal distoni: Birbirine komşu olmayan iki veya daha fazla bölgeyi etkiler.
  • Jeneralize distoni: Gövde ve en az iki diğer bölgeyi tutar. Genellikle çocukluk çağında başlayıp ilerleyici seyir gösterir.
  • Hemidistoni: Vücudun bir yarısını etkiler. Sıklıkla kontralateral bazal ganglion lezyonuna işaret eder ve sekonder nedenlerin (inme, tümör, travma) araştırılmasını gerektirir.

Etiyolojiye Göre

  • İzole distoni (primer): Distoni tek hareket bozukluğu fenomenidir (tremor eşlik edebilir). Nörodejeneratif bir süreç yoktur ve nörogörüntüleme normaldir. Genetik veya idiyopatik olabilir.
  • Kombine distoni: Distoni ile birlikte başka hareket bozuklukları (miyoklonus, parkinsonizm) mevcuttur. Dopa yanıtlı distoni (Segawa hastalığı) bu grubun önemli bir örneğidir.
  • Edinsel (sekonder) distoni: Bilinen bir dış neden sonucu gelişir. İlaçlar, inme, travma, enfeksiyon, metabolik hastalıklar ve toksinler başlıca nedenlerdir.
  • Nörodejeneratif hastalıklarla ilişkili distoni: Wilson hastalığı, Huntington hastalığı, nöroakantositoz ve pantotenat kinaz ilişkili nörodejenerasyon (PKAN) gibi durumlarda distoni tablonun bir parçası olarak ortaya çıkabilir.

Fokal Distoni Tipleri

Erişkinlerde en sık karşılaşılan distoni formları fokal distonilerdir. Her birinin kendine özgü klinik özellikleri ve tedavi yaklaşımları bulunmaktadır.

  • Servikal distoni (spazmodik tortikollis): Erişkinlerde en sık görülen fokal distoni formudur. Boyun kaslarının istemsiz kontraksiyonu sonucu başın anormal pozisyona gelmesi ile karakterizedir. Başın dönmesi (tortikollis), yana eğilmesi (laterokollis), öne eğilmesi (anterokollis) veya arkaya itilmesi (retrokollis) şeklinde olabilir. Ağrı hastaların %70-80'inde eşlik eder ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiler.
  • Blefarospazm: Göz çevresindeki orbikülaris okuli kasının istemsiz kontraksiyonu sonucu göz kapağının istem dışı kapanmasıdır. Parlak ışık, stres ve yorgunluk tetikleyici faktörlerdir. İleri olgularda fonksiyonel körlüğe neden olabilir.
  • Larengeal distoni (spazmodik disfoni): Larenks kaslarının distonik kontraksiyonu ses üretimini bozar. Addüktör tipte ses kesik kesik ve boğuk, abdüktör tipte fısıltı şeklinde ve nefesli bir kalitededir.
  • Yazıcı krampı (task-specific distoni): Yazı yazma sırasında el ve önkol kaslarının distonik kontraksiyonudur. Sadece belirli bir motor görev sırasında ortaya çıkması karakteristiktir. Müzisyen distonisi de bu gruba dahildir.
  • Oromandibüler distoni: Çene, dil ve yüz kaslarını etkiler. Çene açma, çene kapama veya her ikisinin kombinasyonu şeklinde olabilir. Konuşma ve yutma güçlüğüne yol açabilir.

Distoninin Nedenleri ve Risk Faktörleri

Distoni etiyolojisi genetik ve edinsel faktörleri kapsamaktadır. Nedenin belirlenmesi, tedavilebilir durumların erken tanınması açısından büyük önem taşır.

Genetik Nedenler

  • DYT1 (TOR1A) mutasyonu: Erken başlangıçlı jeneralize distoninin en sık genetik nedenidir. Otozomal dominant kalıtılır, ancak penetrans %30-40 ile düşüktür. Genellikle 6-12 yaş arasında alt ekstremiteden başlar ve jeneralize forma ilerler.
  • DYT6 (THAP1) mutasyonu: Kraniyoservikal bölgede baskın distoni ile kendini gösterir. DYT1'den daha geç başlangıçlı olabilir.
  • Dopa yanıtlı distoni (DYT5, GCH1 mutasyonu): Segawa hastalığı olarak da bilinir. Gün içinde dalgalanma gösterir, akşamları kötüleşir. Düşük doz levodopa'ya dramatik yanıt vermesi tanı koydurucu niteliktedir.
  • DYT11 (SGCE mutasyonu): Miyoklonus-distoni sendromu ile ilişkilidir. Hızlı, şimşek çakması benzeri miyoklonik sıçramalar distoniye eşlik eder. Alkol ile semptomların geçici düzelmesi tipiktir.

Edinsel (Sekonder) Nedenler

  • İlaç ilişkili distoni: Nöroleptikler (haloperidol, klorpromazin) ve antiemetikler (metoklopramid) akut distonik reaksiyona neden olabilir. Uzun süreli kullanımda ise tardiv distoni gelişebilir. Tardiv distoni, ilacın kesilmesiyle her zaman düzelmeyebilir.
  • Wilson hastalığı: Bakır metabolizması bozukluğuna bağlı nörolojik ve hepatik tutulumla seyreder. Genç hastada distoni saptandığında Wilson hastalığı mutlaka dışlanmalıdır. Serum seruloplazmin düzeyi, 24 saatlik idrar bakırı ve oftalmolojik muayenede Kayser-Fleischer halkası araştırılmalıdır. Erken tanı ve tedavi ile nörolojik hasar geri döndürülebilir.
  • Serebrovasküler olay (inme): Bazal ganglion infarktı veya hemorajisi kontralateral hemidistoniye neden olabilir. Genellikle akut olaydan haftalar veya aylar sonra ortaya çıkar.
  • Travma: Kafa travması veya periferik sinir yaralanması sonrası distoni gelişebilir. Periferik travma sonrası distoni tartışmalı bir klinik antite olmakla birlikte giderek daha fazla tanınmaktadır.
  • Kernikterus: Yenidoğan döneminde tedavi edilmemiş ciddi hiperbilirübinemi, bazal ganglionlarda (özellikle globus pallidus) bilirubin birikimi sonucu kalıcı distoniye yol açabilir.
  • Enfeksiyonlar: Ensefalit sonrası distoni, özellikle viral etiyolojili ensefalitlerde bazal ganglion tutulumuna bağlı gelişebilir.

Distoninin Belirtileri

Distoninin klinik bulguları etkilenen bölgeye, şiddetine ve altta yatan nedene göre büyük çeşitlilik göstermektedir.

  • Anormal postürler: Etkilenen vücut bölgesinin kalıplaşmış, anormal pozisyona gelmesi distoninin en karakteristik bulgusudur. Başlangıçta yalnızca belirli hareketler sırasında ortaya çıkarken, ilerleme ile istirahatte de kalıcı hale gelebilir.
  • Tekrarlayıcı hareketler: Distonik hareketler genellikle kalıplaşmış ve yönlendirilmiş niteliktedir. Aynı kas gruplarını tekrar tekrar etkileyen bükücü, döndürücü hareketler görülür.
  • Ağrı: Özellikle servikal distoni ve jeneralize distonide kas kontraksiyonlarına bağlı belirgin ağrı olabilir. Kronik ağrı hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiler.
  • Görev spesifik aktivasyon: Bazı distoni formlarında semptomlar yalnızca belirli aktiviteler sırasında ortaya çıkar. Yazıcı krampında yalnızca yazı yazarken, müzisyen distonisinde yalnızca enstrüman çalarken distonik hareketler gözlenir.
  • Duyusal trick (geste antagoniste): Distoniye özgü ve tanısal değeri yüksek bir bulgudur. Etkilenen bölgeye hafif dokunma veya belirli bir postür alma ile distonik kontraksiyonun geçici olarak düzelmesidir. Servikal distonide çeneye veya enseye dokunma ile başın normal pozisyona gelmesi klasik bir örnektir.
  • Overflow fenomeni: Distonik kasılmanın komşu kas gruplarına yayılmasıdır. Yazıcı krampında elin yanı sıra önkol ve omuz kaslarının da tutulması buna örnektir.
  • Gün içi dalgalanma: Bazı distoni formlarında, özellikle dopa yanıtlı distonide, sabah saatlerinde semptomların hafif olup akşama doğru kötüleşmesi tipiktir.
  • Stresle artış: Emosyonel stres, yorgunluk ve anksiyete distonik semptomları belirgin şekilde artırabilir. Uyku sırasında ise semptomlar genellikle kaybolur.

Tanı Yöntemleri

Distoni tanısı esas olarak klinik değerlendirmeye dayanır. Ancak altta yatan etiyolojinin belirlenmesi için çeşitli laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri gereklidir.

  • Klinik değerlendirme: Ayrıntılı anamnez (başlangıç yaşı, seyir, aile öyküsü, ilaç kullanımı) ve nörolojik muayene tanının temelini oluşturur. Distoninin dağılımı, şiddeti ve eşlik eden hareket bozuklukları değerlendirilir.
  • Kranial MRG: Bazal ganglion, serebellum ve beyin sapı patolojilerinin araştırılmasında kullanılır. Sekonder distonide yapısal lezyon tespiti için zorunludur. İzole distonide genellikle normaldir.
  • Bakır metabolizması tetkikleri: Serum seruloplazmin düzeyi, serum bakır düzeyi ve 24 saatlik idrar bakır atılımı Wilson hastalığı taramasında kullanılır. 40 yaşından genç her distoni hastasında mutlaka istenmelidir.
  • Genetik testler: DYT1, DYT6, GCH1 ve SGCE mutasyonları başta olmak üzere bilinen distoni genleri için moleküler genetik analiz yapılabilir. Yeni nesil sekanslama panelleri ile çok sayıda gen aynı anda taranabilmektedir.
  • Oftalmolojik muayene: Kayser-Fleischer halkası Wilson hastalığının patognomonik bulgusudur. Yarık lamba muayenesi ile saptanır.
  • Levodopa deneme tedavisi: Çocukluk veya adölesan çağında başlayan distonide dopa yanıtlı distoni olasılığını değerlendirmek için düşük doz levodopa denemesi yapılır. Dramatik yanıt tanıyı destekler.
  • EMG: Ko-kontraksiyon paterninin gösterilmesi, distonik aktivitenin değerlendirilmesi ve botulinum toksin enjeksiyonunda hedef kas tespitinde kullanılır.

Ayırıcı Tanı

Distoni, çeşitli nörolojik ve nörolojik olmayan durumlarla karışabilir. Doğru ayırıcı tanı, gereksiz tedavilerden kaçınılması ve altta yatan tedavi edilebilir nedenlerin saptanması açısından kritik öneme sahiptir.

  • Spastisite: Üst motor nöron lezyonuna bağlı kas tonusu artışıdır. Hız bağımlı tonus artışı ve çakı fenomeni tipiktir. Distoniden farklı olarak piramidal yol bulguları (hiperrefleksi, Babinski) eşlik eder.
  • Esansiyel tremor: Postüral ve kinetik tremor ile distonik tremor karışabilir. Distonik tremor genellikle düzensiz, yöne bağımlı ve pozisyonla değişen özelliktedir.
  • Psikojenik (fonksiyonel) distoni: Organik distoniden ayrımı güç olabilir. Ani başlangıç, sabit postür, dikkat dağıtma ile düzelme, tutarsız muayene bulguları ve eşlik eden somatizasyon bulguları fonksiyonel etiyolojiyi düşündürür.
  • Miyotoni: Kas gevşeme güçlüğü ile karakterizedir. Distoniden farklı olarak perküsyon miyotonisi ve EMG'de miyotonik deşarjlar saptanır.
  • Tortikollis (non-distonik): Konjenital musküler tortikollis, atlantoaksiyel subluksasyon ve posterior fossa tümörleri distonik servikal postürü taklit edebilir.
  • Tic bozuklukları: Tikler genellikle hızlı, ani, stereotipik hareketlerdir ve iç itilme hissi ile istemsiz olarak bastırılabilir. Distonide ise hareketler daha yavaş ve süreklidir.

Tedavi

Distoni tedavisi, distoninin tipine, dağılımına ve altta yatan etiyolojiye göre bireyselleştirilmelidir. Tedavinin temel amacı semptomların kontrol altına alınması ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesidir.

Botulinum Toksin Enjeksiyonu

Botulinum toksin, fokal ve segmental distonilerin tedavisinde altın standart olarak kabul edilmektedir. Nöromüsküler bileşkede asetilkolin salınımını bloke ederek distonik kasın kontraksiyonunu zayıflatır. OnabotulinumtoksinA ve abobotulinumtoksinA en sık kullanılan preparatlardır. Etki 3-7 gün içinde başlar ve 3-4 ay sürer. Enjeksiyonlar düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Servikal distonide %70-90, blefarospazmda %85-95 oranında semptomatik düzelme sağlanmaktadır.

Oral Farmakoterapi

  • Antikolinerjik ilaçlar (triheksifenidil): Jeneralize distonide en sık kullanılan oral ajandır. Çocuklarda daha iyi tolere edilir ve daha yüksek dozlara çıkılabilir. Erişkinlerde ağız kuruluğu, bulanık görme, konstipasyon ve kognitif yan etkiler doz sınırlayıcıdır.
  • Baklofen: GABA-B reseptör agonisti olarak kas tonusunu azaltır. Oral veya intratekal yolla uygulanabilir. İntratekal baklofen pompası, özellikle alt ekstremite ağırlıklı distonide etkilidir.
  • Benzodiazepinler (klonazepam, diazepam): Anksiyete ve kas spazmını azaltıcı etkileriyle semptomatik rahatlama sağlar. Sedasyon ve bağımlılık riski nedeniyle dikkatli kullanılmalıdır.
  • Levodopa: Dopa yanıtlı distonide dramatik ve kalıcı etki sağlar. Düşük dozlarda (100-300 mg/gün) bile tam yanıt alınabilir. Şüpheli tüm olgularda deneme tedavisi yapılmalıdır.
  • Tetrabenazin: Veziküler monoamin taşıyıcı 2 (VMAT2) inhibitörüdür. Tardiv distoni ve hiperkinetik hareket bozukluklarında kullanılır. Depresyon ve parkinsonizm başlıca yan etkileridir.

Derin Beyin Stimülasyonu (DBS)

Derin beyin stimülasyonu, medikal tedaviye dirençli jeneralize distoni ve ciddi fokal/segmental distonilerde uygulanan cerrahi bir tedavi yöntemidir. Globus pallidus internus (GPi) en sık hedeflenen çekirdektir. Stereotaktik yöntemle yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla sürekli elektriksel stimülasyon uygulanır. DYT1 pozitif jeneralize distonide %60-80 oranında şiddet azalması sağlanmaktadır. DBS'nin etkisi birkaç hafta ile aylar arasında kademeli olarak ortaya çıkar. Batarya ömrü ve programlama gereksinimleri uzun vadeli takibi zorunlu kılar.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Fizik tedavi, distoni tedavisinin vazgeçilmez bir bileşenidir. Germe egzersizleri, postüral düzeltme, duyusal reeğitim ve fonksiyonel egzersizler semptomların yönetiminde yardımcıdır. Botulinum toksin enjeksiyonu ile kombine edildiğinde tedavi etkinliği artar.

Komplikasyonlar

Distoni, tedavi edilmediğinde veya yetersiz tedavi edildiğinde çeşitli komplikasyonlara yol açabilmektedir.

  • Sabit kontraktürler: Uzun süreli distonik kontraksiyonlar eklemlerde ve yumuşak dokularda kalıcı kontraktürlere neden olabilir. Bu durum cerrahinin de etkinliğini azaltır.
  • Kronik ağrı sendromu: Özellikle servikal distonide kronik kas ağrısı, baş ağrısı ve servikal radikülopati gelişebilir.
  • Dejeneratif eklem hastalığı: Anormal postürlerin sürmesi servikal veya lomber omurgada erken dejeneratif değişikliklere yol açabilir.
  • Psikiyatrik komorbidite: Depresyon, anksiyete bozukluğu ve sosyal izolasyon distonili hastalarda sık görülmektedir. Yaşam kalitesi üzerine etkileri distoninin kendisi kadar ciddi olabilir.
  • Fonksiyonel kısıtlılık: Jeneralize distonide yürüme, yemek yeme, giyinme gibi temel aktivitelerde bağımlılık gelişebilir. Yazıcı krampı ve müzisyen distonisi mesleki yetersizliğe neden olabilir.
  • Distonik fırtına (status distonikus): Nadir fakat yaşamı tehdit eden bir durumdur. Jeneralize, şiddetli, sürekli distonik kontraksiyonlar rabdomiyoliz, renal yetmezlik ve solunum yetmezliğine yol açabilir. Yoğun bakım takibi ve agresif medikal tedavi gerektirir.

Korunma

Primer distoninin önlenmesi günümüzde mümkün olmamakla birlikte, sekonder nedenlerin önlenmesi ve erken tanı ile hastalık yükü azaltılabilir.

  • İlaç kullanımında dikkat: Nöroleptik ve metoklopramid gibi dopamin reseptör blokerlerinin gereksiz kullanımından kaçınılmalıdır. Zorunlu durumlarda en düşük etkin doz, en kısa süreyle uygulanmalıdır.
  • Yenidoğan sarılığının tedavisi: Hiperbilirübineminin zamanında tedavisi kernikterus ve buna bağlı distoninin önlenmesinde kritik öneme sahiptir.
  • Wilson hastalığı taraması: Aile öyküsü pozitif bireylerde presemptomatik tarama ve erken tedavi nörolojik hasarı önleyebilir.
  • Genetik danışmanlık: Bilinen distoni geni taşıyıcılarında aile planlaması öncesi genetik danışmanlık önerilir.
  • Ergonomik düzenlemeler: Görev spesifik distonilerin önlenmesinde tekrarlayıcı hareketlerde düzenli mola verilmesi ve ergonomik çalışma koşullarının sağlanması faydalı olabilir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Distoninin erken tanınması ve tedaviye başlanması, komplikasyonların önlenmesi ve yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

  • İstemsiz kas kontraksiyonları ve anormal postürler: Herhangi bir vücut bölgesinde gelişen istemsiz, kalıplaşmış hareketler veya anormal pozisyonlar nörolojik değerlendirme gerektirir.
  • Yazı yazma veya belirli aktivitelerde güçlük: Görev spesifik distoni düşündüren bulgular erken müdahale ile kontrol altına alınabilir.
  • Boyun ağrısı ile birlikte baş pozisyon bozukluğu: Servikal distoni semptomları botulinum toksin tedavisine iyi yanıt vermektedir.
  • Göz kapağında istemsiz kapanma: Blefarospazm düşündüren bulgularda tedavi planlanması için başvuru önerilir.
  • Çocukta yürüme bozukluğu ve postür anomalisi: Erken başlangıçlı distoni, dopa yanıtlı distoni gibi tedavi edilebilir formlar açısından değerlendirilmelidir.
  • İlaç kullanımı sonrası gelişen istemsiz hareketler: Akut distonik reaksiyon acil tedavi gerektiren bir durumdur. Tardiv distoni şüphesinde ilacın gözden geçirilmesi için başvurulmalıdır.
  • Mevcut distonide kötüleşme veya yayılım: Semptomların artması veya yeni bölgelerin tutulması tedavi planının yeniden değerlendirilmesini gerektirir.

Distoni, doğru tanı ve uygun tedavi yaklaşımıyla hastaların büyük çoğunluğunda semptom kontrolü sağlanabilen bir hareket bozukluğudur. Botulinum toksin enjeksiyonu fokal distonilerde tedavinin temel taşı olmaya devam ederken, derin beyin stimülasyonu medikal tedaviye dirençli jeneralize olgularda umut verici sonuçlar sunmaktadır. Wilson hastalığı gibi tedavi edilebilir sekonder nedenlerin erken tanınması ve uygun şekilde tedavi edilmesi, geri dönüşümsüz nörolojik hasarın önlenmesi açısından hayati öneme sahiptir. Multidisipliner yaklaşımla nöroloji, fizik tedavi ve gerektiğinde psikiyatri desteğinin birlikte sunulması, hastaların yaşam kalitesinin optimize edilmesinde belirleyici rol oynamaktadır. Genetik araştırmalar ve yeni tedavi modalitelerindeki gelişmeler, distoninin daha iyi anlaşılmasını ve tedavi olanaklarının genişlemesini sağlamaya devam etmektedir.

Koru Hastanesi Nöroloji bölümünde uzman hekimlerimiz, bu alandaki en güncel tanı ve tedavi yöntemlerini uygulayarak hastalarımıza kapsamlı sağlık hizmeti sunmaktadır. Detaylı bilgi ve randevu için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu