Çocuk Cerrahisi

Çocuklarda Süperior Mezenterik Arter Sendromu

Çocuk hastalarda Çocuklarda Süperior Mezenterik Arter Sendromu, klinik bulguları ve gelişimsel etkileri açısından önem taşır.

Çocuklarda süperior mezenterik arter sendromu (SMA), nadir görülen ancak ailelerin ve hekimlerin uzun süre fark edemediği bir sindirim sistemi sorunudur. Bu tabloda, midenin hemen alt kısmında yer alan oniki parmak bağırsağının (duodenum) üçüncü bölümü, karın içindeki iki büyük damar arasında sıkışır. Sıkışmaya neden olan damarlardan biri ana atardamar (aort), diğeri ise bağırsakları besleyen süperior mezenterik arterdir. Normal şartlarda bu iki damar arasında belli bir açı ve mesafe bulunur; ancak bazı çocuklarda bu açı daralır ve bağırsak adeta bir mengene arasına sıkışmış gibi etkilenir.

Tablo özellikle hızlı kilo kaybı yaşayan, uzun boylu ve zayıf yapılı çocuklarda dikkat çeker. Yemek sonrası şişkinlik, bulantı, kusma ve karın ağrısı gibi şikayetlerle gelen çocuklarda, sıradan bir mide rahatsızlığı düşünülerek aylarca farklı yaklaşımlar denenebilir. Oysa altta yatan neden süperior mezenterik arter sendromu olabilir. Bu yazıda, çocuklarda SMA sendromunun kimlerde görüldüğünü, hangi belirtilerle kendini gösterdiğini, nedenlerini, tanı yöntemlerini, olası komplikasyonlarını ve hangi durumlarda hekime başvurmak gerektiğini gündelik bir dille anlatmaya çalışacağız.

Kimlerde Görülür?

Süperior mezenterik arter sendromu, çocukluk çağında ve özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde daha sık karşımıza çıkar. Tabloya en çok yakalanan grup, kısa sürede belirgin kilo kaybı yaşayan çocuklardır. Uzun süreli yatak istirahati, ağır bir hastalık sonrası iştahsızlık, yeme bozuklukları veya yoğun spor yapan çocuklarda hızla erimeye başlayan vücut yağı, damarlar arasındaki yağ yastığını da inceltir. Bu yağ tabakası inceldiğinde, oniki parmak bağırsağı iki damar arasında baskı altına girer.

Uzun boylu, ince yapılı ve hızlı büyüyen ergenler de risk grubunda yer alır. Büyüme atağı sırasında boyun hızla uzaması, vücudun yağ ve kas oranıyla orantılı ilerlemediğinde damar açısı daralabilir. Skolyoz (omurga eğriliği) nedeniyle gövde anatomisi değişen çocuklarda, omurga cerrahisi sonrasında veya alçı korse kullanan hastalarda da bu tablo görülebilir. Onkoloji tedavisi gören, yanık nedeniyle uzun süre yatan ya da nörolojik bir hastalık sebebiyle beslenme güçlüğü çeken çocuklar da bu açıdan dikkatli izlenmelidir.

Yeme bozukluğu yaşayan, özellikle anoreksiya nervoza gibi tablolarla karşı karşıya kalan ergenlerde SMA sendromu sinsi biçimde gelişebilir. Burada zor olan, mevcut yeme güçlüğünün mü tabloyu tetiklediği, yoksa sendromun mu yeme isteksizliğini artırdığıdır. Her iki durum da birbirini besleyebilir. Bu nedenle hızlı kilo kaybı olan her çocukta karın şikayetleri ortaya çıkıyorsa, süperior mezenterik arter sendromu olasılığı akılda tutulmalıdır.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Çocuklarda süperior mezenterik arter sendromu belirtileri çoğu zaman yavaş yavaş başlar ve haftalar içinde belirginleşir. En sık görülen şikayet, yemek yedikten kısa süre sonra başlayan karın ağrısıdır. Ağrı genellikle göbek çevresinde ya da midenin üst kısmında hissedilir. Çocuk birkaç lokmadan sonra "doydum" der, midesinde dolgunluk ve baskı hisseder. Bu durum, ailelerin sıklıkla "iştahsızlık" olarak yorumladığı bir tablodur. Oysa altta, bağırsağın mekanik olarak sıkışmış olması yatar.

Bulantı ve kusma da sık görülen bulgular arasındadır. Kusma, özellikle öğünden bir-iki saat sonra ortaya çıkabilir ve içinde sindirilmemiş yemek artıkları bulunabilir. Bazı çocuklarda safra renginde, yeşilimsi kusmalar olabilir. Bu, bağırsağın belirli bir noktasında ciddi bir tıkanma olduğunun önemli bir işaretidir. Şişkinlik ve geğirme şikayetleri de tabloya eşlik edebilir. Çocuk, sırt üstü yattığında ağrının arttığını, dizlerini karnına çekerek ya da yüzükoyun yattığında rahatladığını söyleyebilir.

Zamanla beslenme isteğinin azalmasıyla birlikte kilo kaybı derinleşir. Bu durum tabloyu daha da kötüleştiren bir kısır döngü oluşturur: çocuk yedikçe ağrı çeker, ağrı çektikçe yemekten kaçınır, kilo verdikçe damar açısı daha da daralır ve şikayetler artar. Halsizlik, soluk bir cilt rengi, okul başarısında düşüş ve sosyal aktivitelerden uzaklaşma da tabloya eşlik edebilir. Bazı çocuklarda kabızlık ya da düzensiz dışkılama görülebilir. Belirtilerin uzun süredir devam etmesi durumunda büyüme geriliği de tabloya eklenebilir.

Nedenleri Nelerdir?

Süperior mezenterik arter sendromunun temelinde, aort ile süperior mezenterik arter arasındaki açının daralması yatar. Normalde bu iki damar arasında belirli bir açı bulunur ve aradaki yağ ve bağ dokusu, oniki parmak bağırsağının rahatça geçmesine olanak tanır. Açının daralması durumunda bağırsak sıkışır ve içeriğin ilerlemesi güçleşir. Açıyı koruyan en önemli unsurlardan biri damarlar arasındaki yağ yastığıdır. Bu yağ dokusu inceldiğinde sendrom ortaya çıkma riski artar.

Hızlı kilo kaybı, sendromun en sık karşılaşılan nedenidir. Uzun süreli hastalıklar, kanser tedavisi, ağır yanıklar, büyük cerrahi girişimler sonrası iştahsızlık ve yeme bozuklukları kilo kaybına yol açabilir. Anoreksiya nervoza gibi tablolar, kısa sürede ciddi bir erimeye neden olarak damar açısının daralmasına zemin hazırlar. Aynı şekilde malabsorpsiyon (besinlerin emiliminde bozukluk) durumlarında da çocuk yeterli kalori alamadığı için kilo veremez ya da hızla kilo kaybeder.

Omurga sorunları da önemli bir neden olarak öne çıkar. Skolyoz nedeniyle yapılan cerrahi düzeltme işlemleri sonrasında, omurganın boyu uzar ve karın iç organlarının yerleşimi değişir. Bu durum damar açısının daralmasına ve sendromun ortaya çıkmasına yol açabilir. Alçı korse uygulamaları, ameliyat sonrası uzun yatak istirahati, doğuştan gelen bağ dokusu bozuklukları ve bağırsağın asılı durmasını sağlayan dokuların gevşek olması da sendroma katkıda bulunan etmenler arasında sayılır. Bazı çocuklarda birden fazla neden bir araya gelerek tabloyu tetikler.

Tanı Nasıl Konulur?

Çocuklarda süperior mezenterik arter sendromu tanısı, ayrıntılı bir öykü ve fizik muayene ile başlar. Hekim, çocuğun ne zamandan beri karın ağrısı çektiğini, yemek sonrası şikayetlerin nasıl seyrettiğini, kilo kaybı olup olmadığını ve eşlik eden hastalıkları sorgular. Aile, ergenlik döneminde başlayan ani kilo kaybını, beslenme alışkanlıklarındaki değişikliği ve okul dönemindeki performans düşüşünü mutlaka aktarmalıdır. Bu bilgiler, hekimin doğru yönü bulmasına önemli katkı sağlar.

Tanıda kullanılan görüntüleme yöntemlerinin başında baryumlu mide-bağırsak grafisi gelir. Çocuk, hafif tatlı bir sıvı (baryum) içer ve röntgen altında bu sıvının bağırsakta nasıl ilerlediği izlenir. Süperior mezenterik arter sendromunda baryumun oniki parmak bağırsağının üçüncü bölümünde bir süre takıldığı ve geri kaçtığı gözlenir. Bu bulgu, tablonun en belirgin işaretlerinden biridir. Ultrason ile damarlar arasındaki açı ve mesafe ölçülebilir; bu yöntem radyasyon içermediği için özellikle çocuklarda tercih edilir.

Bilgisayarlı tomografi (BT) anjiyografi ve manyetik rezonans (MR) anjiyografi gibi ileri görüntüleme yöntemleri, damarlar arasındaki açının ve mesafenin sayısal olarak ölçülmesine olanak tanır. Bu ölçümler kesin tanı sağlar ve cerrahi karar gerektiğinde önemli yol gösterici olur. Endoskopi (mide ve bağırsağın ışıklı bir kamerayla içeriden incelenmesi) ise diğer olası nedenleri ayırt etmek için kullanılır. Tanı sürecinde reflü, ülser, çölyak hastalığı ve gastrit gibi başka rahatsızlıkların dışlanması da gerekir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Süperior mezenterik arter sendromunun erken fark edilmemesi durumunda çeşitli sorunlar gelişebilir. En sık karşılaşılan komplikasyon, beslenme yetersizliğine bağlı genel durumda kötüleşmedir. Sürekli yemekten kaçınan çocuk yeterli kalori, protein, vitamin ve mineral alamaz. Bu durum büyüme ve gelişme geriliğine, kemik gelişiminde aksamaya ve bağışıklık sisteminde zayıflamaya yol açar. Ergenlerde ergenlik dönemi bulgularında gecikme de görülebilir.

Bağırsağın uzun süreli sıkışması, oniki parmak bağırsağında belirgin genişlemeye neden olabilir. Genişleyen bağırsakta yiyecek artıkları uzun süre kalır ve sindirim bozulur. Bu durum, ciddi şişkinlik, geğirme ve safra kusmasına yol açabilir. Bazı çocuklarda mide içeriğinin uzun süre yukarıda kalması nedeniyle reflü tablosu gelişir; reflü, yemek borusunda tahrişe ve uzun vadede yemek borusu iltihabına neden olabilir.

Sıvı ve elektrolit dengesindeki bozulmalar da önemli sorunlar arasındadır. Tekrarlayan kusmalar nedeniyle potasyum, sodyum ve klor kayıpları artar. Bu durum çocuğu halsiz, isteksiz ve uykulu bir hale getirebilir. Nadir görülmekle birlikte, bağırsak duvarında yırtılma, ciddi sıvı kaybı ve şok tablosu gelişebilir. Tabloya eşlik eden anksiyete, depresyon belirtileri ve okul-sosyal yaşamdan uzaklaşma gibi ruhsal etkiler de yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürür. Bu yüzden erken tanı ve doğru yaklaşımla süreç kontrol altına alınır.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzda son haftalarda nedeni açıklanamayan bir kilo kaybı görüyorsanız ve buna karın ağrısı, yemek sonrası şişkinlik veya bulantı eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden bir çocuk cerrahisi uzmanına başvurmanız önemlidir. Özellikle ergenlik döneminde hızlı boy uzaması yaşayan, ince yapılı çocuklarda bu şikayetler hafife alınmamalıdır. Yemek yerken birkaç lokmadan sonra "doydum" diyen, sırt üstü yattığında ağrı şikayeti artan ve dizlerini karnına çekerek rahatlamaya çalışan bir çocukta süperior mezenterik arter sendromu mutlaka düşünülmelidir.

Çocuğunuzun kusmaları sıklaşıyor, kusmuk içinde sindirilmemiş yemek artıkları ya da safra benzeri yeşilimsi bir sıvı görüyorsanız acil değerlendirme gereklidir. Halsizlik, ağız kuruluğu, idrar miktarında azalma ve cilt renginde solukluk gibi belirtiler sıvı kaybının ipuçları olabilir. Aynı şekilde son aylarda büyük bir ameliyat, uzun yatak istirahati veya skolyoz tedavisi geçiren çocuklarda yeni başlayan karın şikayetleri varsa, bu sendrom akla getirilmelidir. Anoreksiya nervoza ya da başka bir yeme bozukluğu nedeniyle takip edilen çocuklarda yeni gelişen karın ağrısı ve kusmalar da değerlendirme gerektirir.

Şikayetlerin uzun süredir devam etmesi, evde uygulanan yaklaşımlarla geçmemesi ve okul başarısında düşüş gibi tabloya eşlik eden değişiklikler gözleniyorsa, çocuğunuzu mutlaka bir uzmana göstermelisiniz. Erken dönemde başlanan beslenme desteği, yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerektiğinde uygulanan cerrahi yaklaşımlarla süreç olumlu ilerleyebilir. Bekledikçe tablonun derinleşeceğini ve toparlanma sürecinin uzayacağını unutmamak gerekir. Şikayetlerinizin önemsiz olduğunu düşünseniz bile bir hekimden görüş almak, içinizin rahat etmesini ve doğru adımları zamanında atmanızı sağlar.

Son Değerlendirme

Çocuklarda süperior mezenterik arter sendromu, doğru zamanda tanınması durumunda iyi yönetilen bir tablodur. Hızlı kilo kaybı, yemek sonrası tekrarlayan karın ağrısı, bulantı, kusma ve şişkinlik şikayetleri olan her çocukta bu sendrom akla gelmelidir. Beslenme desteği, kilo alımına yönelik düzenlemeler, pozisyon önerileri ve gerektiğinde uygulanan cerrahi yaklaşımlar ile çocukların büyük çoğunluğu belirgin biçimde iyileşir. Ailenin sürece dahil olması, doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılması ve düzenli izlem, sürecin başarısında belirleyici unsurdur.

Çocuklarda süperior mezenterik arter sendromu (sma) gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Süperior mezenterik arter sendromu tanı ve tedavisincbi.nlm.nih.gov/books/NBK482209
  2. National Center for Biotechnology Information (PMC) — Çocuklarda süperior mezenterik arter sendromuncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5573639
  3. MedlinePlus - National Library of Medicine (NIH) — Duodenal tıkanıklık ve karın ağrısı belirtilerimedlineplus.gov/ency/article/000268.htm
  4. National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) — Sindirim sistemi tıkanıklığı ve beslenmeniddk.nih.gov/health-information/digestive-diseases

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Cerrahisi Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

16 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.