Çocuk Hematoloji ve Onkoloji

Çocuklarda Osteosarkom

Osteosarkom Çocuklarda, çocuk yaş grubunda farklı seyir gösterebilen ve doğru yaklaşımla yönetilebilen bir durumdur. Bulgular ve değerlendirme adımları.

Çocukluk çağında karşılaşılan kemik tümörleri arasında osteosarkom, ailelerin sıklıkla duymadığı ama büyüme çağındaki çocukları etkileyen önemli bir tablodur. Bu hastalık, kemik dokusunu oluşturan hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalmasıyla ortaya çıkar ve genellikle uzun kemiklerin uç bölgelerine yerleşir. Çocuğun büyüme döneminde belirginleşen ağrı, şişlik veya hareket kısıtlılığı gibi şikayetler bazen büyüme ağrısı sanılarak gözden kaçabilir. Oysa erken fark edilmesi durumunda izlenecek tıbbi yol haritası, sonuçları belirgin biçimde iyileştirebilir.

Osteosarkom, çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkan kemik kanserleri arasında ilk sırada yer alır. Hızlı büyüme dönemleriyle çakışan bir seyir gösterdiği için özellikle 10-19 yaş aralığındaki çocuklarda daha sık görülür. Hastalığın seyri, yerleşim yerine, tümörün boyutuna ve diğer dokulara yayılım durumuna göre değişiklik gösterir. Bu yazıda osteosarkomun çocuklarda nasıl bir tablo oluşturduğu, hangi belirtilerin ailelerin dikkatini çekmesi gerektiği, tanı sürecinde hangi adımların izlendiği ve olası komplikasyonlar bütüncül biçimde aktarılmaktadır.

Kimlerde Görülür?

Osteosarkom, çocukluk çağı kemik tümörleri içinde en sık karşılaşılan tiptir. Hastalık genellikle iskelet sisteminin hızlı büyüdüğü dönemlerde belirginleşir. Bu nedenle 10 ile 19 yaş arasındaki çocuk ve gençlerde görülme sıklığı artar. Erkek çocuklarda kız çocuklara kıyasla biraz daha fazla rastlandığı bilinmektedir. Kızlarda büyüme atağı daha erken yaşlarda tamamlandığı için hastalığın ortaya çıkış zamanı erkeklere göre bir miktar önce olabilmektedir.

Tümörün en sık yerleştiği bölgeler, vücudun en hızlı uzayan kemikleridir. Diz çevresinde yer alan uyluk kemiğinin alt ucu (femur distali) ve kaval kemiğinin üst ucu (tibia proksimali) en sık tutulan alanlardır. Omuz çevresinde ise üst kol kemiğinin üst kısmı (humerus proksimali) sık tutulum bölgelerinden biridir. Bu yerleşim örüntüsü, çocuklarda büyüme plaklarının aktif olduğu bölgelerle örtüşür ve hastalığın büyüme dönemiyle ilişkili olduğunu düşündürür.

Bazı çocuklarda osteosarkom gelişimine zemin hazırlayan etkenler vardır. Daha önce farklı bir kanser nedeniyle radyoterapi almış çocuklar, kalıtsal retinoblastom öyküsü bulunanlar veya Li-Fraumeni sendromu gibi genetik yatkınlık tablolarına sahip bireyler bu hastalık açısından risk altında değerlendirilir. Paget hastalığı gibi kemik döngüsünü etkileyen tablolar erişkinlerde risk oluştursa da çocuklarda bu durum oldukça nadirdir. Boyu yaşıtlarına göre belirgin biçimde uzun olan çocuklarda da görülme olasılığının bir miktar arttığı bildirilmektedir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Osteosarkomun en sık karşılaşılan belirtisi, etkilenen kemikte ortaya çıkan ağrıdır. Bu ağrı başlangıçta hafif ve ara ara hissedilen bir rahatsızlık şeklindeyken zamanla sıklığı ve şiddeti artar. Özellikle geceleri belirginleşen, çocuğu uykudan uyandıran ağrılar dikkat çekicidir. Ağrı hareketle artabilir ancak ileri dönemlerde dinlenme sırasında da devam eder. Aileler bu durumu büyüme ağrısı, spor yaralanması veya geçici bir kas yorgunluğu olarak yorumlayabilir ve hekim başvurusu gecikebilir.

Ağrıya zaman içinde şişlik ve hassasiyet eşlik eder. Tutulan bölgede gözle görülebilen bir kabarıklık, dokunmakla artan rahatsızlık ve cilt altında sertlik hissi belirginleşebilir. Bazı çocuklarda etkilenen eklem çevresinde hareket kısıtlılığı gelişir; örneğin diz çevresinde tümör varsa çocuk topallayarak yürümeye başlayabilir. Tümörün kemik bütünlüğünü zayıflatması nedeniyle hafif bir travma sonrası ortaya çıkan ve beklenmeyen yerden gelişen kırıklar (patolojik kırık) ilk başvuru nedeni olabilir.

Hastalığın ilerleyen dönemlerinde genel belirtiler de tabloya eklenir. Açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik, iştahsızlık ve yorgunluk gibi şikayetler görülebilir. Tümörün akciğer gibi uzak bölgelere yayılım gösterdiği durumlarda nefes darlığı, öksürük veya göğüs ağrısı ortaya çıkabilir. Yine de bu sistemik belirtiler genellikle ileri evrelerde belirginleşir; ailelerin asıl dikkat etmesi gereken nokta, ısrarcı ve giderek artan bölgesel kemik ağrısıdır.

Belirtilerin sinsi ilerlemesi tanıda gecikmeye yol açabilir. Sportif aktivitelerle uğraşan çocuklarda şikayetler kas zorlanmasına bağlanabilir; daha küçük yaştaki çocuklar ise rahatsızlıklarını net biçimde ifade edemeyebilir. Bu yüzden iki haftadan uzun süren, geceleri uyutmayan veya belirli bir bölgede yoğunlaşan ağrılar mutlaka değerlendirilmelidir. Ağrının yanı sıra şişlik, kızarıklık ya da ısı artışı gibi bulguların eklenmesi tıbbi başvuruyu gerektiren önemli işaretlerdir.

Nedenleri Nelerdir?

Osteosarkomun tek bir nedeni bulunmamaktadır. Hastalığın gelişiminde genetik, çevresel ve büyümeye bağlı etkenlerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir. Kemik dokusunu oluşturan osteoblast adı verilen hücrelerde meydana gelen genetik değişiklikler, bu hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalmasına yol açar. Bu süreçte hücre döngüsünü düzenleyen bazı genlerin işlevini kaybetmesi belirleyici unsurdur. Ancak çoğu çocukta belirgin bir tetikleyici saptanmaz ve hastalık kendiliğinden ortaya çıkmış gibi görünür.

Kalıtsal yatkınlık önemli bir başlıktır. Retinoblastom adı verilen göz tümörüne yol açan RB1 genindeki bozukluk, ileride osteosarkom gelişimi için zemin oluşturabilir. Li-Fraumeni sendromu gibi pek çok kanser türüne yatkınlık yaratan ve TP53 geninde değişiklik içeren tablolar, çocuklarda kemik tümörü riskini artırabilir. Rothmund-Thomson, Bloom ve Werner sendromları gibi nadir genetik hastalıklar da osteosarkom açısından dikkatle izlenmesi gereken durumlardır.

Geçmişte alınan tıbbi tedaviler riski etkileyebilir. Başka bir kanser hastalığı nedeniyle radyoterapi uygulanmış çocuklarda, ışınlanan kemik bölgelerinde yıllar içinde osteosarkom gelişme olasılığı toplumun geneline göre yüksektir. Bu durum ikincil bir kanser olarak değerlendirilir ve uzun süreli izlemi gerekli kılar. Bunun yanı sıra hızlı büyüme dönemlerinde kemik döngüsünün artması ve hücre bölünme hızının yükselmesi, hata yapma olasılığını artırarak hastalığa zemin hazırlayabilir.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı süreci, ayrıntılı bir hastalık öyküsü ve fizik muayene ile başlar. Hekim, ağrının ne zaman başladığını, gün içindeki seyrini, gece uyandırma özelliğini ve daha önce geçirilmiş travmaları sorgular. Muayenede etkilenen bölgenin hareket açıklığı, şişlik, hassasiyet, cilt değişiklikleri ve eşlik eden lenf nodu büyümeleri değerlendirilir. Bu adım, ileri tetkiklerin yönlendirilmesi açısından önemli bir aşamadır. Aile öyküsünde kanser bulunması da tanısal değerlendirmede dikkat edilen başlıklardandır.

Görüntüleme yöntemleri, tanıda belirleyici unsurdur. İlk basamakta düz radyografi (röntgen) çekilir. Röntgen görüntülerinde kemikte yıkım, anormal kemik yapımı ve karakteristik görünümler dikkati çekebilir. Şüpheli bulguların değerlendirilmesi için manyetik rezonans görüntüleme (MR) ile yumuşak doku tutulumu ve tümörün sınırları ayrıntılı biçimde incelenir. Bilgisayarlı tomografi (BT) ise kemikteki yapısal değişiklikleri ve akciğer yayılımını araştırmak için kullanılır. Tüm vücut kemik sintigrafisi veya PET-BT, hastalığın başka kemiklere sıçrayıp sıçramadığını gösterir.

Kesin tanı, biyopsi ile konulur. Tümör dokusundan alınan örneğin patoloji bölümünde mikroskobik incelemesi yapılır ve hücresel özellikler belirlenir. Biyopsi, sonraki cerrahi yaklaşımı olumsuz etkilemeyecek biçimde, deneyimli bir ekip tarafından planlanmalıdır. Kan tetkikleri arasında alkalen fosfataz ve laktat dehidrogenaz (LDH) düzeylerinin yüksek bulunması yol gösterici olabilir; ancak bu değerler tek başına tanı koydurmaz. Tüm bulgular bir araya getirilerek hastalığın evresi belirlenir.

Tanı sürecinde çocuğun yaşı, büyüme plaklarının durumu ve genel sağlık durumu göz önünde bulundurulur. Kardiyak ve böbrek işlevlerini değerlendiren tetkikler, ileride uygulanacak yaklaşımların planlanması açısından gereklidir. Aileyle ayrıntılı bir görüşme yapılır; tanı süreci, beklenen aşamalar ve olası gelişmeler hakkında bilgi paylaşılır. Çocuk hematoloji ve onkoloji ekibi, ortopedi, radyoloji ve patoloji bölümleriyle birlikte hareket ederek bütüncül bir değerlendirme sağlar.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Osteosarkom, hem hastalığın kendisine hem de uygulanan yaklaşımlara bağlı olarak farklı komplikasyonlara yol açabilir. Hastalığın doğrudan kemik dokusuna olan etkisi nedeniyle patolojik kırıklar, hareket kısıtlılığı ve uzun süreli ağrı görülebilir. Tümörün eklem yakınına yerleşmesi durumunda eklem işlevlerinde kalıcı değişiklikler ortaya çıkabilir. Erken dönemde fark edilmediğinde tümörün boyutu büyür ve çevre dokulara doğru ilerleyerek daha geniş cerrahi yaklaşımlar gerektirebilir.

Uzak yayılım, osteosarkomda dikkat edilmesi gereken önemli bir başlıktır. En sık yayılım bölgesi akciğerlerdir; bu durum solunum sıkıntısı, öksürük ve göğüs ağrısı gibi belirtilere yol açabilir. Daha az sıklıkta diğer kemiklere yayılım da görülebilir. Yayılım olup olmadığı, sürecin baştan itibaren değerlendirilmesinde önemli bir parametredir ve uygulanacak yaklaşımı belirler. İzlem süreci boyunca yeni belirtilerin ortaya çıkması, yayılım olasılığı açısından dikkatle takip edilir.

Uzun süreli izlem aşamasında bazı geç dönem etkiler de gündeme gelebilir. Büyüme dönemindeki çocuklarda etkilenen ekstremitede uzunluk farkı, kas zayıflığı ve eklem hareket açıklığında azalma görülebilir. Bunun yanı sıra çocuğun ve ailenin psikososyal açıdan desteklenmesi gereklidir. Uzun süreli hastane süreçleri, okuldan uzak kalma ve sosyal çevreden kopma gibi durumlar çocuğun ruhsal iyilik halini olumsuz etkileyebilir; bu nedenle psikolojik destek bütüncül izlemin temel bileşenlerindendir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzda iki haftadan uzun süren, dinlenmeyle geçmeyen ve geceleri belirginleşen bir kemik ağrısı varsa mutlaka bir hekime başvurmanız önerilir. Özellikle diz, omuz veya üst kol gibi bölgelerde ortaya çıkan, herhangi bir travmayla açıklanamayan ağrı ve şişlik durumlarında değerlendirme yaptırmak önemlidir. Çocuğun yürüyüşünde değişiklik, topallama veya aktivitelerden kaçınma gibi davranışlar fark ettiğinizde de durumu önemsemeniz gerekir.

Ağrıya eşlik eden bölgesel şişlik, kızarıklık, ısı artışı veya elle hissedilen sertlik gibi bulguların varlığında hekime başvuru daha da öncelikli hale gelir. Hafif bir darbe sonrası beklenmeyen biçimde gelişen kırıklar, açıklanamayan kilo kaybı, sürekli yorgunluk ve genel halsizlik gibi belirtiler de değerlendirmeyi gerektirir. Çocuğunuzun günlük yaşamını etkileyen ve okul devamlılığını bozan şikayetler, ihmal edilmeden uzman görüşü almanızı sağlamalıdır.

Aile öykünüzde kanser bulunan ya da daha önce farklı bir hastalık nedeniyle radyoterapi almış çocuklarda yeni gelişen kemik ağrıları açısından daha dikkatli olunmalıdır. Bu çocuklarda belirtiler hafif olsa bile değerlendirme yaptırmak süreç açısından önemlidir. Erken başvuru, hem doğru tanının zamanında konulmasını hem de sonraki sürecin daha planlı ilerlemesini sağlar. Bekle-gör yaklaşımı yerine, ısrarcı şikayetlerde doğrudan çocuk hekiminizle iletişime geçmeniz uygun olacaktır.

Son Değerlendirme

Çocuklarda osteosarkom, büyüme dönemiyle çakışan ve sinsi başlangıçlı belirtileriyle ailelerin dikkatini çekmesi gereken bir tablodur. Israrcı kemik ağrısı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve gece uyandıran şikayetler bu hastalığın olası işaretleri arasında yer alır. Tanı sürecinde ayrıntılı muayene, ileri görüntüleme yöntemleri ve biyopsi birlikte değerlendirilerek bütüncül bir bakış açısı sağlanır. Erken fark edilen olgularda izlenecek tıbbi yol haritası daha planlı biçimde oluşturulabilir ve uzun dönem sonuçları belirgin biçimde iyileşir.

Çocuklarda osteosarkom gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir çocuk hematoloji ve onkoloji uzmanına başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. National Cancer Institute (NCI) — Çocukluk çağı osteosarkom tedavisicancer.gov/types/bone/hp/osteosarcoma-treatment-pdq
  2. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Osteosarkom genel bakışncbi.nlm.nih.gov/books/NBK549868
  3. National Health Service (NHS) — Kemik kanseri belirtileri ve tedavisinhs.uk/conditions/bone-cancer
  4. American Academy of Orthopaedic Surgeons (OrthoInfo - AAOS) — Osteosarkom (kemik tümörü)orthoinfo.aaos.org/en/diseases--conditions/osteosarcoma

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

18 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.