Göz Hastalıkları

Arpacık

Arpacık (Hordeolum) Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler sürecinde aileler için bilgi rehberi. Hasta bakımı, yaklaşım ve destek hakkında uzman önerileri.

Arpacık, göz kapağının kenarında ya da iç yüzeyinde aniden ortaya çıkan, kırmızı, hassas ve sıcak bir şişlikle kendini belli eden yaygın bir göz kapağı iltihabıdır. Tıp dilinde "hordeolum" olarak geçen bu durum, kirpik dipleri etrafındaki ter ve yağ bezlerinin bakteriyel iltihaplanması sonucu gelişir. Genellikle birkaç gün içinde gelişen bu şişlik, küçük bir sivilceye benzeyebilir ve dokunulduğunda belirgin bir ağrı oluşturur. Toplumda neredeyse herkesin hayatının bir döneminde karşılaştığı bu tablo, çoğunlukla zararsız seyretmekle birlikte gündelik konforu belirgin biçimde etkileyebilir.

Pek çok kişi arpacığı sıradan bir göz tahrişi sanarak ihmal edebilir; ancak doğru bilgi sahibi olmak hem süreci kolaylaştırır hem de gereksiz endişenin önüne geçer. Şişliğin yerleştiği bölgeye göre dış arpacık ve iç arpacık olmak üzere iki temel biçimde sınıflandırılır. Dış arpacık göz kapağının kirpik diplerine yakın kısmında belirir ve gözle kolayca görülürken, iç arpacık göz kapağının iç yüzeyinde, meibom bezleri (göz kapağı içindeki yağ bezleri) içinde gelişir. Her iki tablo da farklı seyirler gösterebilir; bu nedenle belirtileri, nedenleri ve uyarıcı bulguları yakından tanımak gerekli bir adımdır.

Kimlerde Görülür?

Arpacık, hemen her yaş grubundan bireyde görülebilen bir tablodur. Çocuklarda ve gençlerde sık karşılaşılmasının nedeni, göz hijyenine yeterince dikkat edilmemesi ve ellerin sık sık göz çevresine temas etmesidir. Ancak yetişkinlerde ve özellikle uzun süre bilgisayar başında çalışan, kontak lens kullanan ya da yoğun makyaj alışkanlığı olan kişilerde de oldukça yaygın biçimde ortaya çıkar. Cilt yapısı yağlı olan, sebore (yağlı cilt rahatsızlığı) ya da rozasea (yüz kızarıklığı tablosu) gibi cilt hastalığı bulunan bireylerde arpacık daha sık gözlemlenir.

Bazı sistemik koşullar arpacık riskini artırır. Diyabet (şeker hastalığı) gibi bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklarda göz kapağı iltihaplarının tekrarladığı bilinir. Yine kronik blefarit (göz kapağı kenarı iltihabı) olan kişilerde meibom bezleri tıkanmaya daha yatkındır ve bu da arpacık gelişimi için zemin hazırlar. Hormon dengesizliği yaşayan, ergenlik döneminde olan ya da menopoz sürecinde bulunan kişilerde cilt yağ üretimi değiştiği için iltihap eğilimi artabilir.

Hijyen alışkanlıkları da kimlerin daha sık arpacık yaşadığını belirleyen önemli bir unsurdur. Makyajı tam temizlemeden uyumak, başkasına ait havlu ya da kozmetik ürün kullanmak, gözünü sık sık ovuşturmak gibi davranışlar mikropların kirpik diplerine yerleşmesine ortam hazırlar. Kontak lens kullananlarda ise lens hijyenine yeterince özen gösterilmemesi, lensi kirli ellerle takıp çıkarmak veya lens solüsyonunu düzenli yenilememek arpacık olasılığını artırır.

Stres, uyku düzensizliği ve yetersiz beslenme gibi genel sağlık üzerinde etkili faktörler de bağışıklık sistemini zayıflatarak göz kapağı iltihaplarına zemin hazırlayabilir. Özellikle yoğun iş temposu içinde olan, yeterince dinlenemeyen kişilerde tekrarlayan arpacıklar görülebilir. Daha önce arpacık geçirmiş bireylerin tekrar yaşama olasılığı, ilk kez karşılaşan kişilere göre belirgin biçimde yüksektir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Arpacığın en tipik bulgusu, göz kapağı kenarında ya da iç yüzeyinde aniden başlayan kırmızı, sıcak ve hassas bir şişliktir. Bu şişlik genellikle birkaç saat içinde belirginleşir ve 24 ila 48 saat içinde tam olgunluğa ulaşır. Şişliğin merkezinde küçük, sarımsı bir nokta görülebilir; bu, iltihabın yüzeye yaklaştığını gösteren tipik bir bulgudur. Dokunulduğunda belirgin bir ağrı hissedilir ve gözün açılıp kapanması bile rahatsızlık verebilir.

Arpacığa eşlik eden belirtiler arasında gözde sulanma, kuruluk, batma hissi ve ışığa karşı hafif duyarlılık sayılabilir. Şişliğin büyüklüğü kişiden kişiye değişir; bazılarında küçük bir baş gibi kalırken, bazılarında göz kapağının tümüne yayılan bir ödem (sıvı birikmesi) tablosu görülebilir. Özellikle iç arpacıkta şişlik göz küresine baskı yapacağı için görsel rahatsızlık daha belirgin hissedilebilir ve bulanık görme gibi geçici şikayetler ortaya çıkabilir.

Hastaların önemli bir kısmı göz kapağında ağırlık hissinden, kirpik diplerinde kaşıntıdan ve gözün sürekli yaşardığından söz eder. Sabah uyanıldığında gözlerin yapışmış olması, kirpik diplerinde kuru sarımsı kabuklar görülmesi sık karşılaşılan bulgulardandır. Bu kabuklar genellikle arpacığa eşlik eden blefarit tablosunun da varlığına işaret eder. Bazı kişilerde, özellikle çocuklarda, yakındaki lenf bezlerinde küçük bir büyüme ve hassasiyet de fark edilebilir.

Belirtilerin şiddeti, iltihabın derinliğine ve kişinin bağışıklık durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bazı arpacıklar 3-4 gün içinde kendiliğinden açılarak iltihabı boşaltır ve hızlıca geriler. Bazıları ise birkaç hafta boyunca varlığını sürdürür, sertleşir ve şalazyon (göz kapağında ağrısız yağ kistleşmesi) denilen kronik bir tabloya dönüşebilir. Belirtiler bir haftadan uzun süre devam ediyorsa, görme bulanıklaşıyorsa ya da şişlik yüze yayılıyorsa hekim değerlendirmesi gerekli hale gelir.

Nedenleri Nelerdir?

Arpacığın başlıca nedeni, kirpik diplerindeki ya da göz kapağı içindeki bezlerin bakteriyel iltihaplanmasıdır. Bu iltihaplanmaya en sık yol açan mikroorganizma, ciltte doğal olarak bulunan stafilokok aureus adlı bakteridir. Bu bakteri normal koşullarda zararsız iken, kirpik dibindeki bir yağ bezi tıkandığında ya da göz kapağı küçük bir travmaya uğradığında çoğalarak iltihap oluşturur. Tıkanıklığın ana sebepleri arasında bezlerden salgılanan yağın koyulaşması ve gözenek girişinin ölü cilt hücreleriyle kapanması yer alır.

Göz hijyeninin yetersiz oluşu, arpacık gelişiminde belirleyici bir etkendir. Kirli ellerle göz ovuşturmak, makyajı tam çıkarmadan uyumak, eski rimel ya da göz kalemi kullanmak bakterilerin kirpik diplerine taşınmasına neden olur. Aynı havluyu birden fazla kişinin paylaşması, yüz temizliğinde kullanılan ürünlerin başkalarıyla ortak kullanımı ve maske gibi günlük aksesuarların temiz tutulmaması da kolaylaştırıcı unsurlardır.

Bazı kronik durumlar arpacığın altında yatan zemini hazırlar. Blefarit, meibom bezi disfonksiyonu (yağ bezlerinin işlev bozukluğu) ve seboreik dermatit (yağlı cilt iltihabı) gibi tablolar göz kapağı kenarında sürekli bir tahrişe ve bakteri kolonizasyonuna yol açar. Diyabet, bağışıklık sistemini zayıflattığı için iltihapların hem daha kolay başlamasına hem de geç iyileşmesine neden olur. Yine cilt savunmasını etkileyen bazı dermatolojik hastalıklar ve hormonal değişimler tablonun tekrarlamasında rol oynar.

Yaşam tarzına ait birçok detay da arpacık nedenleri arasında değerlendirilir. Ekran başında uzun süre kırpışmadan bakmak göz yüzeyinin kurumasına ve yağ tabakasının bozulmasına yol açar. Stres ve yetersiz uyku, vücudun mikroplara karşı verdiği yanıtı zayıflatır. Sigara kullanımı ve dengesiz beslenme, cilt mikrobiyotasını ve gözyaşı kalitesini olumsuz etkileyerek iltihap eğilimini artırır. Tüm bu etmenlerin bir araya gelmesi, tablonun ortaya çıkma riskini belirgin biçimde yükseltir.

  • Kirpik diplerindeki yağ ya da ter bezlerinin tıkanması
  • Stafilokok aureus gibi bakterilerin kirpik diplerine yerleşmesi
  • Yetersiz göz hijyeni ve makyaj kalıntıları
  • Kronik blefarit ve meibom bezi işlev bozukluğu
  • Diyabet, rozasea ve seboreik dermatit gibi eşlik eden hastalıklar

Tanı Nasıl Konulur?

Arpacık tanısı çoğunlukla kolay konulan klinik bir tanıdır. Göz hastalıkları uzmanı, hastanın şikayetlerini dinledikten sonra göz kapağını dikkatle inceleyerek şişliğin yeri, büyüklüğü, kıvamı ve kızarıklığını değerlendirir. Hekim, biyomikroskop denilen büyüteçli bir cihaz yardımıyla kirpik diplerini, meibom bezlerini ve göz yüzeyini ayrıntılı biçimde gözden geçirir. Bu inceleme arpacığın iç mi yoksa dış mı olduğunun ayırt edilmesine ve eşlik eden başka bir göz kapağı sorununun varlığının saptanmasına olanak tanır.

Klinik muayene çoğu zaman kesin tanı sağlar; ek tetkiklere genellikle gerek duyulmaz. Ancak şişlik tekrarlıyor, beklenenden uzun süre yerinde kalıyor ya da farklı bir tabloya benzeyen özellikler taşıyorsa hekim ileri değerlendirmeler önerebilir. Bu durumda meibom bezlerinin işleyişini değerlendiren özel testler, gözyaşı miktarını ölçen Schirmer testi (gözyaşı üretimini ölçen şerit testi) ve gözyaşı kalitesini gösteren testler yapılabilir. Bu testler özellikle blefarit ya da kuru göz sendromu eşlik ettiğinde yol göstericidir.

Tanı aşamasında ayırıcı tanı, yani benzer bulgular veren diğer tabloların dışlanması büyük önem taşır. Arpacık zaman zaman şalazyon, preseptal selülit (göz kapağı çevresi yumuşak doku iltihabı), göz kapağı kistleri ya da nadiren göz kapağı tümörleriyle karıştırılabilir. Şalazyonda ağrı genellikle olmaz ve şişlik daha sert, ağrısız ve uzun süreli iken arpacıkta ağrı, kızarıklık ve sıcaklık ön plandadır. Preseptal selülitte ise tablo daha yaygın olup yüzeye yayılan kızarıklık, ateş ve genel halsizlikle birlikte ilerler.

Hekim ayrıca arpacığın altta yatan bir hastalığa işaret edip etmediğini sorgular. Sık tekrarlayan arpacıklarda diyabet kontrolü, cilt değerlendirmesi ve genel bağışıklık durumu gözden geçirilir. Çocuklarda göz hijyeni alışkanlıkları, yetişkinlerde ise makyaj rutini ve kontak lens kullanımı ayrıntılı biçimde sorgulanır. Tüm bu değerlendirmeler tanının ötesinde, gelecekteki ataklara karşı koruyucu önerilerin de belirlenmesine yardımcı olur.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Arpacık çoğu zaman birkaç gün içinde belirgin biçimde geriler ve kalıcı bir iz bırakmadan iyileşir. Ancak ihmal edildiğinde ya da yanlış uygulamalar yapıldığında bazı komplikasyonlar gelişebilir. En sık karşılaşılan durum, iltihabın boşalmaması ve şişliğin sertleşerek şalazyona dönüşmesidir. Şalazyon, göz kapağında ağrısız ama uzun süre kalıcı olabilen bir kitledir ve bazen küçük bir cerrahi girişimle boşaltılması gerekebilir.

Arpacığı sıkmaya çalışmak, iltihabı çevre dokuya yayabilir ve preseptal ya da nadiren orbital selülit (göz çukuru iltihabı) gibi daha ciddi tabloların ortaya çıkmasına yol açabilir. Bu durumlar ateş, yaygın yüz şişliği, göz hareketlerinde kısıtlanma ve görme bulanıklığı ile seyredebilir. Orbital selülit acil değerlendirme gerektiren bir tablodur ve mutlaka uzman bir hekim tarafından takip edilmelidir. Bu nedenle arpacığa parmakla müdahale etmemek gerekli bir uyarıdır.

Tekrarlayan arpacıklar kirpik diplerinde kalıcı değişikliklere yol açabilir. Kirpik diplerinde kalıcı kalınlaşma, kirpik kaybı, kirpik yönünün bozulması (trikiyazis) ve göz kapağı kenarında düzensizlikler gelişebilir. Bu değişiklikler hem kozmetik açıdan rahatsızlık verir hem de göz yüzeyinde sürekli tahrişe neden olarak kronik kuru göz şikayetlerine zemin hazırlar. Özellikle çocuklarda tekrarlayan iltihaplar, göz kapağı yapısının uzun vadeli sağlığı için değerlendirilmesi gereken bir durumdur.

Bazı vakalarda büyük arpacıklar geçici görme bulanıklığına neden olabilir. Bunun nedeni şişliğin korneaya baskı yaparak yüzey düzgünlüğünü bozması ve geçici astigmatizma oluşturmasıdır. İltihap gerilediğinde bu bulanıklık genellikle ortadan kalkar; ancak çocuklarda göz tembelliği gelişme riski açısından dikkatli olmak gerekir. Tüm bu nedenlerle arpacığın doğru yaklaşımla yönetilmesi ve gerektiğinde uzman desteği alınması büyük önem taşır.

  • Şalazyon (ağrısız göz kapağı kistleşmesi) gelişimi
  • İltihabın çevre dokulara yayılarak selülit oluşturması
  • Kirpik kaybı, kirpik yönünün bozulması ve göz kapağı şekil değişiklikleri
  • Geçici görme bulanıklığı ve kornea yüzeyinde tahriş
  • Sık tekrarlamaya bağlı kronik blefarit ve kuru göz tablosu

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Arpacıkların büyük bir kısmı, evde yapılan basit uygulamalar ve sabırlı bir yaklaşımla bir haftalık süre içinde belirgin biçimde geriler. Bu süre içinde günde birkaç kez yapılan ılık kompres uygulamaları, göz kapağı hijyenine dikkat etmeniz ve gözünüze parmakla dokunmamanız yeterli olabilir. Ancak bazı durumlarda kendi başınıza beklemek yerine bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız daha sağlıklı bir tercih olur.

Şikayetleriniz bir haftadan uzun sürüyor, şişlik küçülmek yerine büyüyor ya da ağrı giderek artıyorsa hekim değerlendirmesi gerekir. Görmenizde bulanıklık, çift görme veya ışıktan rahatsız olma gibi şikayetler ekleniyorsa, ateşiniz yükseliyorsa ya da yüzünüzde yaygın bir şişlik fark ediyorsanız bekleme süresini uzatmamanız önerilir. Bu bulgular daha ciddi bir iltihap tablosuna işaret edebilir ve erken müdahale önemli hale gelir.

Tekrar tekrar arpacık yaşıyorsanız, altta yatan bir nedenin araştırılması açısından bir göz hekimine danışmanız faydalıdır. Diyabet, cilt hastalıkları, blefarit ya da hormonal bir denge sorunu söz konusu olabilir. Aynı zamanda makyaj alışkanlıklarınız, kontak lens kullanımınız ve göz hijyeni rutininiz birlikte değerlendirilerek tekrarları azaltacak öneriler oluşturulabilir. Çocuğunuzda sık arpacık görüyorsanız, ev içi alışkanlıkları gözden geçirmek ve bir uzman görüşü almak yararlı olacaktır.

Kontak lens kullanıyorsanız arpacık süresince lensi takmamanız ve hekiminize bu durumu bildirmeniz önemlidir. Daha önce göz kapağı cerrahisi geçirmiş, bağışıklığı baskılayan ilaç kullanan ya da kronik göz hastalığı bulunan bireylerde her arpacık atağı uzman değerlendirmesi gerektirebilir. Şüphede kaldığınız her durumda profesyonel bir görüş almanız, hem mevcut tablonun hızlı kontrol altına alınmasını hem de uzun vadeli göz sağlığınızın korunmasını destekler.

Son Değerlendirme

Arpacık, çoğu zaman zararsız seyreden ama gündelik konforu belirgin biçimde etkileyebilen yaygın bir göz kapağı iltihabıdır. Kirpik diplerindeki bezlerin tıkanması ve bakteriyel iltihaplanmayla başlayan bu tablo, doğru hijyen alışkanlıkları, ılık kompres uygulamaları ve sabırlı bir yaklaşımla genellikle bir hafta içinde geriler. Tekrarlayan ataklar, uzun süreli şişlikler ya da görmeyi etkileyen bulgular ise altta yatan farklı tabloların habercisi olabilir; bu nedenle belirtilerin seyri yakından izlenmelidir.

Koru Hastanesi Göz Hastalıkları bölümünde uzman hekimlerimiz, arpacık gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. MedlinePlus (NIH) — Stye (hordeolum)medlineplus.gov/ency/article/001009.htm
  2. American Academy of Ophthalmology — What Are Chalazia and Styes?aao.org/eye-health/diseases/what-are-chalazia-styes
  3. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Hordeolumncbi.nlm.nih.gov/books/NBK441985/
  4. NHS — Styenhs.uk/conditions/stye/

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Gözümde arpacık (hordeolum) mı var, nasıl anlarım?
Göz kapağınızın kenarında kırmızı, sivilceye benzeyen ağrılı bir şişlik oluştuysa ve bölge dokununca acıyorsa arpacık olabilir. Genellikle gözde batma hissi, sulanma ve ışığa karşı hafif hassasiyet de buna eşlik eder.
Arpacık (hordeolum) neden çıkar, stresten mi oluyor?
Arpacık, göz kapağındaki yağ bezlerinin tıkanması ve ardından bakterilerle enfekte olması sonucu oluşur. Stres doğrudan arpacık yapmasa da vücut direncini düşürerek enfeksiyonlara karşı daha açık hale gelmenize neden olabilir.
Arpacık (hordeolum) bulaşıcı mı, başkasına geçer mi?
Arpacık doğrudan bir insandan diğerine bulaşan bir hastalık değildir. Ancak arpacık olan göze dokunup ardından başkasının havlusunu veya eşyasını kullanmak, bakterilerin taşınmasına yol açabilir.
Gözümdeki arpacık (hordeolum) kendiliğinden geçer mi?
Çoğu arpacık vakası, birkaç gün içinde kendiliğinden patlayıp boşalarak iyileşme sürecine girer. Genellikle bir veya iki hafta içinde tamamen düzelmesi beklenir.
Arpacık (hordeolum) için evde ne yapabilirim, sıcak kompres işe yarar mı?
Temiz ve ılık bir bezle günde birkaç kez 5-10 dakika sıcak kompres yapmak, tıkanmış bezlerin açılmasına ve acının hafiflemesine yardımcı olur. Ancak şişliği asla sıkmamalı veya patlatmaya çalışmamalısınız.
Arpacık (hordeolum) varken makyaj yapabilir miyim?
Arpacık tamamen iyileşene kadar göz makyajı yapmamak en iyisidir. Makyaj malzemeleri bakterilerin yayılmasına neden olabilir ve iyileşme sürecini uzatabilir.
Arpacık (hordeolum) için ne zaman doktora gitmeliyim?
Şişlik görmenizi engelliyorsa, birkaç hafta içinde geçmediyse veya gözünüzün tamamına yayılan ciddi bir kızarıklık ve şişme varsa bir uzmana görünmekte fayda vardır.
Çocuğumda arpacık (hordeolum) çıktı, yetişkinlerden farkı var mı?
Çocuklarda arpacık belirtileri yetişkinlerle aynıdır, ancak çocuklar gözlerini çok fazla ovaladıkları için enfeksiyonun yayılma riski daha yüksektir. Ellerin temiz tutulması bu süreçte çok önemlidir.
Hamileyim, arpacık (hordeolum) olması bebeğe zarar verir mi?
Arpacık genellikle lokal bir durumdur ve bebeğe herhangi bir zarar vermez. Ancak hamilelikte her türlü ilaç kullanımından önce mutlaka bir doktora danışmak gerekir.
Arpacık (hordeolum) göz bozukluğu yapar mı?
Arpacık genellikle geçici bir durumdur ve kalıcı bir görme kaybına yol açmaz. Çok büyük şişlikler göz kapağına baskı yaparak geçici bir bulanıklık hissi oluşturabilir ancak enfeksiyon geçince bu durum düzelir.
Vitamin eksikliği arpacık (hordeolum) yapar mı?
Bağışıklık sistemini zayıflatan vitamin ve mineral eksiklikleri, vücudun enfeksiyonlara karşı direncini kırarak arpacık oluşumuna zemin hazırlayabilir. Dengeli beslenmek bu konuda destekleyicidir.
Arpacık (hordeolum) sürekli tekrarlıyor, neden olabilir?
Arpacık sık tekrarlıyorsa göz kapağı temizliğine yeterince dikkat edilmiyor olabilir veya altında yatan başka bir göz kapağı iltihabı (blefarit) durumu olabilir. Bu durumda bir göz doktoru kontrolü gerekebilir.
Arpacık (hordeolum) ile yaşamımı nasıl sürdürürüm, spora gidebilir miyim?
Arpacık günlük hayatınızı ciddi şekilde kısıtlamaz. Spor yapabilirsiniz ancak gözünüzü terden ve tozdan korumaya dikkat etmeli, ortak kullanılan havlulara temas etmemelisiniz.
Arpacık (hordeolum) kalıtsal mı, çocuğuma geçer mi?
Arpacık genetik bir hastalık değildir, kalıtsal olarak aktarılmaz. Sadece bazı kişilerin göz yapısı veya cilt tipi, tıkanıklıklara daha yatkın olabilir.
Arpacık (hordeolum) için göz damlası kullanmalı mıyım?
Doktorunuz enfeksiyonun durumuna göre antibiyotikli göz damlası veya pomadlar reçete edebilir. Kendi başınıza eczaneden rastgele damla alıp kullanmak yerine bir uzmana danışmak daha güvenlidir.
Arpacık (hordeolum) ölümcül mü, tehlikeli bir durum mu?
Arpacık ölümcül veya sistemik tehlikeli bir hastalık değildir. Sadece göz çevresindeki küçük bir bezin tıkanmasıyla oluşan basit bir enfeksiyondur.
Kontakt lens kullanıyorum, arpacık (hordeolum) olunca ne yapmalıyım?
Arpacık geçene kadar kontakt lens kullanmayı bırakıp gözlük takmalısınız. Lensler bakterileri tutabilir ve enfeksiyonun iyileşmesini geciktirebilir.
Arpacık (hordeolum) nasıl önlenir, tekrar çıkmasın diye ne yapmalı?
Göz kapağı temizliğine özen göstermek, elleri göze sürmemek ve makyaj malzemelerini düzenli temizlemek arpacık oluşumunu büyük ölçüde azaltır. Özellikle lens kullananların hijyene çok daha fazla dikkat etmesi gerekir.
WhatsApp Online Randevu