Aberran sağ subklavyen arter, kalpten çıkan ve sağ kola kan taşıyan büyük damarın normalden farklı bir yerden köken alması ile ortaya çıkan bir damar farklılığıdır. Normal anatomide sağ subklavyen arter, brakiosefalik arter denilen ortak bir damardan ayrılırken, bu durumda doğrudan aort kavsinden, üstelik genellikle en son dal olarak çıkar. Çıktığı yerden sağ kola ulaşmak için yemek borusunun arkasından geçtiği için bazı kişilerde fark edilebilir belirtilere yol açabilir.
Bu damar farklılığı doğuştan gelir ve çoğu zaman kişi farkında olmadan hayatını sürdürür. Bir kısım çocuk ve yetişkinde ise yutma güçlüğü, nefes darlığı ya da öksürük gibi şikayetler ön plana çıkabilir. Çocuk kardiyoloji alanında bu tablo, hem tek başına görüldüğü için hem de bazen başka kalp anomalileri ile birlikte bulunduğu için dikkatle değerlendirilir. Aileler için en önemli adım, çocuğun şikayetlerini doğru yorumlayan deneyimli bir ekipten destek almaktır.
Kimlerde Görülür?
Aberran sağ subklavyen arter, doğuştan gelen damar farklılıkları arasında en sık karşılaşılan tablolardan biridir. Toplumun yaklaşık yüzde bir kadarında bulunduğu düşünülmektedir. Yani aslında nadir bir durum değildir; ancak çoğu kişide hiçbir belirti vermediği için pek çok zaman tesadüfen, başka bir nedenle çekilen tomografi veya yemek borusu incelemesi sırasında ortaya çıkar. Bu nedenle gerçek sıklık, görüntüleme tekniklerinin yaygınlaşması ile daha net biçimde anlaşılmıştır.
Çocukluk döneminde fark edilen olgularda genellikle yutma sırasında yaşanan zorluk, beslenme güçlüğü veya solunum şikayetleri ön plandadır. Süt çocuklarında katı gıdaya geçiş döneminde lokmaların yutulmasında yaşanan tıkanma hissi ailenin dikkatini çekebilir. Okul çağı çocuklarında ise ekmek, et gibi sert ve kuru gıdaların yutulmasında zorlanma sık görülen bir başvuru sebebidir. Yetişkinlerde ise tablo çoğu zaman sessizdir ve yaşla birlikte damarın esnekliği azaldıkça belirti vermeye başlar.
Bu damar farklılığı bazı gruplarda daha sık karşımıza çıkar. Down sendromu, DiGeorge sendromu gibi genetik tablolar ile birlikte görülme sıklığı artar. Ayrıca konjenital kalp hastalığı olan çocuklarda, özellikle Fallot tetralojisi ve sağ aort kavsi gibi durumlarda aberran sağ subklavyen artere daha yüksek oranda rastlanır. Bu nedenle bilinen bir kalp anomalisi olan çocuklarda bu damar yapısının da kontrol edilmesi önerilir.
Cinsiyet açısından kadınlarda erkeklere oranla biraz daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Aileyle ilgili belirgin bir kalıtım örüntüsü çoğu zaman saptanmaz; ancak akrabalarda damar farklılıkları varsa dikkatli olunması yerinde olur. Sonuç olarak yutma güçlüğü, açıklanamayan öksürük veya nefes darlığı şikayetleri olan her yaştan kişide bu tablonun da olası nedenler arasında düşünülmesi tanıya ulaşmada belirleyici unsurdur.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Aberran sağ subklavyen arteri olan kişilerin büyük çoğunluğu yaşamları boyunca herhangi bir şikayet hissetmez. Belirtiler ortaya çıktığında ise en sık karşılaşılan tablo yutma güçlüğüdür. Tıp dilinde disfaji lusoria olarak adlandırılan bu durumda kişi, lokmanın boğazda takıldığını, yemek borusundan geçerken yavaşladığını ya da göğüs arkasında bir baskı hissi yaşadığını ifade eder. Özellikle sert ekmek, et, pirinç gibi gıdalarda şikayet belirginleşir.
Çocuklarda belirtiler farklı biçimde ortaya çıkabilir. Süt çocuklarında beslenme sırasında huzursuzluk, sık öğürme, kusma ve tartı alımında yavaşlama gözlenebilir. Bebek emerken durup nefes almak isteyebilir, beslenme süresi uzayabilir. Daha büyük çocuklarda ise tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları, gece artan kuru öksürük ve egzersiz sırasında zorlanma gibi şikayetler dikkat çekebilir. Bu bulgular zaman zaman astım veya reflü ile karıştırılarak tanıda gecikmeye yol açabilir.
Yetişkin hastalarda şikayetler genellikle orta yaştan sonra belirgin hale gelir. Damar zamanla esnekliğini kaybedip sertleştikçe yemek borusu üzerindeki basıncı artar. Bu nedenle yıllar içinde giderek kötüleşen bir yutma güçlüğü ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde göğüs ağrısı, sağ kolda nabız zayıflığı ya da sağ ve sol kol arasında tansiyon farkı saptanır. Nadiren ses kısıklığı veya tekrarlayan boğaz temizleme isteği eşlik edebilir.
Şikayetlerin şiddeti damarın seyrine, çevre dokular üzerindeki baskısına ve eşlik eden başka anatomik farklılıklara göre değişir. Hafif vakalarda yıllarca yalnızca dönem dönem yutma rahatsızlığı yaşanırken, belirgin baskı oluşturan olgularda yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyen bulgular ortaya çıkabilir. Bu nedenle şikayetlerin sıklığı ve şiddeti, izlenecek yolun belirlenmesinde belirleyici unsurdur.
Nedenleri Nelerdir?
Aberran sağ subklavyen arterin temel nedeni, anne karnındaki gelişim döneminde kalp ve büyük damarların oluşumu sırasında yaşanan farklılıklardır. Embriyolojik dönemde aort kavsi ve dalları, kademeli olarak belirli bir sıra ile şekillenir. Bu süreçte normalde gerilemesi gereken bazı damar segmentleri varlığını sürdürürse veya normalde kalması gereken bölümler erkenden kaybolursa, sağ subklavyen arter farklı bir konumdan çıkmaya başlar. Süreç tamamen gelişimsel bir durumdur, anne ya da babanın yaptığı bir hatadan kaynaklanmaz.
Genetik yatkınlık bu tabloda belirli bir rol oynar. Özellikle 22q11.2 delesyonu gibi kromozom farklılıklarında, aort kavsi ve çıkan damarların gelişimi etkilenir. Bu nedenle DiGeorge sendromu olan çocuklarda aberran damar yapılarına daha sık rastlanır. Down sendromunda da kalp ve büyük damar anomalileri sıklığı arttığı için bu damar farklılığı eşlik edebilir. Genetik geçişin net olmadığı pek çok olguda ise tabloyu açıklayan tek bir gen değişikliği saptanmaz.
Çevresel etkenler de gelişim döneminde rol oynayabilir. Gebeliğin ilk üç ayında geçirilen bazı enfeksiyonlar, kontrolsüz kullanılan ilaçlar, alkol ve sigara gibi maddelerin damar gelişimi üzerindeki olası etkileri araştırma konusudur. Ancak çoğu olguda belirli bir çevresel neden gösterilemez. Bu nedenle aileler kendilerini suçlamamalı, durumu çocuğun gelişim sürecindeki anatomik bir farklılık olarak değerlendirmelidir.
Eşlik eden kalp anomalilerinin varlığı, nedenler söz konusu olduğunda ayrı bir başlık oluşturur. Sağ aort kavsi, Kommerell divertikülü ve çift aortik ark gibi durumlar aberran sağ subklavyen arter ile birlikte sık görülür. Bu birliktelikler hem belirtilerin daha erken çıkmasına hem de izlem planının daha kapsamlı yapılmasına yol açar. Tanı sırasında bu tablolar yönünden ayrıntılı görüntüleme yapılması yerinde bir yaklaşımdır.
Tanı Nasıl Konulur?
Aberran sağ subklavyen arter tanısı çoğu zaman ayrıntılı bir hikaye ve fizik muayene ile şekillenen şüpheden sonra görüntüleme yöntemleri ile netleşir. Hekim, hastanın yutma güçlüğü, öksürük, beslenme şikayetleri ve eşlik eden bulgularını dikkatle dinler. Sağ ve sol kolda nabız muayenesi yapılır, gerekirse her iki koldan ayrı ayrı tansiyon ölçülür. Sağ kolda zayıf nabız ya da iki kol arasındaki belirgin tansiyon farkı, hekimin dikkatini bu yöne çekebilir.
İlk basamak görüntülemelerden biri göğüs röntgenidir. Röntgen tek başına kesin tanı sağlamasa da bazı olgularda aort kavsi konumu hakkında ipucu verir. Baryumlu yemek borusu incelemesinde, yemek borusunun arka duvarında ince bir çentik biçiminde basıya rastlanması bu damar farklılığı için tipik bir bulgudur. Çocuklarda olduğu gibi yetişkinlerde de bu basit inceleme yol gösterici olabilir. Ardından genellikle daha ayrıntılı görüntüleme yöntemlerine başvurulur.
Bilgisayarlı tomografi anjiyografi ve manyetik rezonans anjiyografi, damarın çıkış yerini, seyrini ve çevre dokular ile ilişkisini ayrıntılı biçimde gösterir. Bu yöntemler aynı zamanda Kommerell divertikülü gibi olası eşlik eden bulguları da değerlendirme imkanı sunar. Çocuklarda radyasyon yükünü azaltmak amacıyla manyetik rezonans yöntemi tercih edilebilir. Ekokardiyografi, eşlik eden kalp anomalilerinin değerlendirilmesinde temel bir araçtır ve özellikle bebek ve çocuklarda tanı sürecinde sıklıkla kullanılır.
Tanı sürecinde değerlendirilen başlıca noktalar şunlardır:
- Damarın aort kavsinden çıkış yeri ve seyri
- Yemek borusu ve nefes borusu üzerindeki olası baskının derecesi
- Kommerell divertikülü gibi eşlik eden damar genişlemelerinin varlığı
- Sağ veya sol aort kavsi farklılıkları
- Eşlik eden konjenital kalp hastalıklarının olup olmadığı
Bazı olgularda yutma fonksiyonunu değerlendirmek için video florografi gibi dinamik incelemelere başvurulabilir. Endoskopik inceleme ise yemek borusundaki bası ve mukozadaki olası değişiklikleri görmek için seçilen yöntemler arasındadır. Tüm bu yöntemlerin uygun sıra ile yapılması, hem gereksiz incelemeden kaçınılmasını hem de tanının doğru biçimde konulmasını sağlar.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Aberran sağ subklavyen arter olgularının önemli bir kısmı yaşam boyu sorunsuz seyreder. Ancak belirti veren ya da belirgin bası oluşturan olgularda zaman içinde bazı sorunlar gelişebilir. En sık karşılaşılan komplikasyon, yutma güçlüğünün ilerlemesi ve buna bağlı beslenme bozuklukları olur. Çocuklarda bu durum büyüme ve gelişme geriliğine yol açabilir; yetişkinlerde ise kilo kaybı, demir eksikliği ve genel halsizlik gibi sorunlar görülebilir.
Tekrarlayan solunum yolu sorunları bir diğer önemli komplikasyondur. Bazı çocuklarda nefes borusu üzerindeki basıya bağlı olarak hışıltılı solunum, sık bronşit ve zatürre atakları görülebilir. Bu bulgular bazen astım gibi kronik solunum hastalıkları ile karıştırılır ve uygun tedaviye rağmen düzelmeyen şikayetler hekimi ileri tetkike yönlendirir. Erken tanı bu sürecin doğru yönetilmesine katkı sağlar.
Damarın başlangıç bölümünde balonlaşma anlamına gelen Kommerell divertikülü gelişmesi, özellikle yetişkinlerde dikkat edilmesi gereken bir tablodur. Bu divertikül zaman içinde büyüyebilir, ender olarak yırtılma riski oluşturabilir. Bu nedenle düzenli görüntüleme ile takip edilmesi yerinde olur. Ayrıca aort köküne yakın damar genişlemeleri, eşlik eden başka damar farklılıkları ile birlikte değerlendirilir ve gerektiğinde kalp damar cerrahisi ile birlikte hareket edilir.
Nadir görülen ancak ciddi olabilen bir komplikasyon, damar ile yemek borusu arasında oluşabilen anormal bağlantılardır. Yemek borusuna yerleştirilen sondalar veya uzun süreli mide tüpü gibi durumlar bu riski artırabilir. Bu nedenle aberran sağ subklavyen arteri olduğu bilinen hastalarda yapılacak girişimlerde ekip bu durumdan haberdar olmalıdır. Komplikasyonların önlenmesinde düzenli takip ve hekimin bilgilendirilmesi belirleyici unsurdur.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Bazı belirtiler aberran sağ subklavyen arter veya benzer damar farklılıkları açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Yutma sırasında lokmanın takıldığı hissi, özellikle kuru ve sert gıdalarla artan zorlanma uzun süredir devam ediyorsa bir hekime başvurmanız yerinde olur. Çocuğunuzun beslenme süresinin uzaması, sık öğürme, kusma ya da kilo alamama gibi şikayetleri varsa çocuk hekiminiz ile durumu paylaşmalısınız.
Tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları, gece artan kuru öksürük, hışıltılı nefes alma ve egzersizle çabuk yorulma gibi bulgular da değerlendirme gerektirir. Bu şikayetler tek başına aberran sağ subklavyen arter tanısı koymaz; ancak başka bir nedenle açıklanamadığında veya verilen tedaviye yanıt vermediğinde damar yapılarının ayrıntılı incelenmesi gündeme gelmelidir. Erken başvuru, hem belirsizlik döneminin kısalmasına hem de gereksiz ilaç kullanımının önlenmesine katkı sağlar.
Sağ kolda güçsüzlük, nabız zayıflığı, kollar arasında belirgin tansiyon farkı veya açıklanamayan göğüs ağrısı yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir uzmana danışmalısınız. Ailede konjenital kalp hastalığı, genetik sendromlar veya damar anomalileri öyküsü varsa bebeğinizin doğum sonrası dönemde çocuk kardiyoloji değerlendirmesinden geçmesi yerinde bir yaklaşımdır. Şikayetlerinizi olduğu gibi aktarmanız, hekiminizin doğru tetkikleri planlamasına yardımcı olur.
Son Değerlendirme
Aberran sağ subklavyen arter, doğuştan gelen ve çoğu zaman sessiz seyreden bir damar farklılığıdır. Belirti veren olgularda ise yutma güçlüğü, beslenme sorunları ve solunum şikayetleri ön plana çıkar. Tanı; dikkatli bir hikaye, fizik muayene ve görüntüleme yöntemlerinin uygun sıra ile kullanılmasıyla net biçimde konur. İzlem planı, belirtilerin şiddetine, damarın anatomik özelliklerine ve eşlik eden tablolara göre kişiye özel olarak şekillendirilir; bu nedenle her hastanın süreci farklı ilerleyebilir.
Koru Hastanesi Çocuk Kardiyoloji bölümünde uzman hekimlerimiz, aberran sağ subklavyen arter gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.
Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.




