Gastroenteroloji

Bakır Birikimi Hastalığı

Wilson Hastalığı, belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilen ve uzman değerlendirmesini gerektiren bir tablodur. Klinik özellikleri ve.

Wilson hastalığı, vücutta bakır metabolizmasının bozulması sonucu özellikle karaciğer, beyin, göz ve böbrek gibi organlarda zamanla bakır birikmesine yol açan kalıtsal bir hastalıktır. Normalde besinlerle alınan bakırın fazlası safra yoluyla atılırken, bu hastalıkta atılım süreci yeterince işlemediği için bakır organlarda yavaş yavaş toplanmaya başlar. Tablo sinsi ilerleyebildiğinden çoğu zaman uzun bir süre fark edilmeden büyür ve ancak karaciğer ya da sinir sistemi bulguları belirginleştiğinde dikkat çeker.

Hastalık genellikle çocukluk çağının sonlarında veya genç erişkinlik döneminde tanı alır; ancak bazı hastalarda belirtiler orta yaşa kadar ortaya çıkmayabilir. Bakır birikiminin yarattığı hasar, doğru zamanda fark edildiğinde ilaç tedavisi ve beslenme düzenlemeleriyle kontrol altına alınabilen bir süreçtir. Bu yüzden ailede benzer hikâye varsa, açıklanamayan karaciğer enzim yüksekliği yaşanıyorsa ya da nedeni belirsiz nörolojik bulgular varsa Wilson hastalığı akla gelen olasılıklar arasında yer alır.

Kimlerde Görülür?

Wilson hastalığı, otozomal resesif (her iki ebeveynden de taşıyıcı genin aktarıldığı) bir kalıtım modeline sahiptir. Yani anne ve babanın her ikisi de hastalık geninin taşıyıcısı olduğunda çocukta hastalık ortaya çıkma ihtimali yaklaşık dörtte birdir. Akraba evliliklerinin daha sık görüldüğü toplumlarda hastalığın görülme sıklığı bir miktar artabilmektedir. Dünya genelinde her 30 bin ile 50 bin doğumdan birinde rastlandığı tahmin edilen bu tablo, nadir kabul edilse de çocuk ve genç erişkin yaş grubunda ihmal edilmemesi gereken hastalıklar arasında bulunur.

Belirtilerin başlama yaşı kişiden kişiye değişebilir. Karaciğer tutulumu daha çok 5-15 yaş arası çocuklarda ön plandayken, nörolojik ve psikiyatrik bulgular genellikle 20 yaş ve sonrasında belirginleşir. Bazı hastalarda ilk başvuru sebebi açıklanamayan davranış değişiklikleri ya da el titremesi olabilirken, bazılarında rutin kan tetkiklerinde fark edilen karaciğer enzim yüksekliği tanıya giden yolu açabilir. Bu nedenle aynı ailede farklı bireylerde tablo, çok farklı yüzlerle karşımıza çıkabilir.

Hastalığa yatkın bireyler arasında ailesinde Wilson hastalığı bulunan kişiler özellikle dikkatli olmalıdır. Hasta tanısı konan bireyin kardeşlerinde hastalık görülme olasılığı genel popülasyona göre çok daha yüksektir; bu nedenle ilk derece akrabaların taranması önerilen bir yaklaşımdır. Erken taranan bireylerde henüz belirti çıkmadan ilaç tedavisine başlanması, ileride yaşanabilecek karaciğer ve sinir sistemi hasarının önüne geçmek açısından önemli bir olanak sağlar.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Wilson hastalığının belirtileri tutulan organa göre belirgin farklılıklar gösterir. Karaciğer tutulumu ön plandaysa halsizlik, iştahsızlık, bulantı, sağ üst karında dolgunluk hissi, gözlerin ve cildin sararması (sarılık), bacaklarda şişlik ve karında sıvı birikmesi gibi şikâyetler görülebilir. Bazı hastalarda tablo, kronik hepatit ya da siroz şeklinde sessiz biçimde ilerlerken; bazılarında akut karaciğer yetmezliği gibi hızlı ve ağır bir tabloyla karşımıza çıkabilir. Özellikle genç yaşta açıklanamayan sarılık ve karaciğer fonksiyon bozukluğu, Wilson hastalığını araştırmayı gerektiren önemli bir uyarı işaretidir.

Nörolojik tutulum söz konusu olduğunda ise belirtiler daha çok hareket bozuklukları üzerinden kendini gösterir. El ve kollarda titreme, yazı yazarken belirgin bozulma, konuşmada peltekleşme veya yavaşlama, yutma güçlüğü, yüz mimiklerinde azalma ve dengesizlik sık görülen bulgular arasında yer alır. Bu tablo bazen Parkinson hastalığını taklit edebilir ve genç yaşta Parkinson benzeri bulgularla başvuran hastalarda Wilson hastalığı mutlaka akla gelmelidir. Hareket bozukluklarına eşlik eden yorgunluk, uyku düzensizliği ve ince motor becerilerde gerileme, günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyebilir.

Psikiyatrik belirtiler de Wilson hastalığının önemli yüzlerinden biridir. Davranış değişiklikleri, ani sinirlilik atakları, dikkat dağınıklığı, okul ya da iş başarısında düşüş, depresyon ve bazen kişilik değişimi gibi bulgular yıllarca yalnızca psikiyatrik bir tablo gibi değerlendirilebilir. Özellikle ergenlik dönemindeki ani karakter değişiklikleri, açıklanamayan motivasyon kaybı ya da öğrenme güçlüğüne karaciğer bulguları eşlik ediyorsa altta yatan bir bakır birikim hastalığı olup olmadığı sorgulanmalıdır.

Bunların dışında bazı belirtiler hastalığın tanınmasında özel önem taşır. Gözde korneanın çevresinde oluşan ve Kayser-Fleischer halkası olarak bilinen kahverengi-yeşilimsi renk değişikliği, hastalığın klasik bulgularından biridir ve genellikle göz hekimi muayenesi sırasında özel bir lambayla görülebilir. Buna ek olarak eklem ağrıları, açıklanamayan kansızlık, kanama eğilimi, böbrek taşı, adet düzensizlikleri ve nadiren tekrarlayan düşükler de Wilson hastalığında karşımıza çıkabilen tablolardır.

  • Açıklanamayan karaciğer enzim yüksekliği veya genç yaşta sarılık
  • Ellerde titreme, yazıda bozulma ve konuşmada peltekleşme
  • Davranış değişiklikleri, ani sinirlilik veya okul başarısında düşüş
  • Gözde Kayser-Fleischer halkası benzeri renk değişiklikleri
  • Yorgunluk, iştahsızlık ve bacaklarda şişlik gibi genel bulgular

Nedenleri Nelerdir?

Wilson hastalığının temel nedeni, 13. Kromozom üzerinde yer alan ATP7B genindeki mutasyonlardır. Bu gen, karaciğer hücrelerinde bakırın safraya atılmasından ve seruloplazmin adı verilen taşıyıcı proteine bağlanmasından sorumlu bir proteini kodlar. Gendeki bozulma sonucu bakırın safra yoluyla atılımı yetersiz kalır ve bakır önce karaciğerde, ardından kan dolaşımı yoluyla diğer organlarda birikmeye başlar. Bu birikim zamanla hücre içinde toksik etkiler yaratarak organ hasarına yol açar.

Hastalığın kalıtım şekli otozomal resesiftir; yani bir bireyin Wilson hastası olabilmesi için ATP7B genindeki mutasyonu hem anneden hem de babadan alması gerekir. Tek bir bozuk gene sahip bireyler taşıyıcı olarak kabul edilir ve genellikle herhangi bir belirti göstermez. Ancak bu taşıyıcı bireyler, partnerleri de taşıyıcı olduğunda çocuklarına hastalığı aktarma riski taşır. Bu nedenle hastalık tanısı konulan bireyin tüm birinci derece akrabalarının genetik ve biyokimyasal olarak değerlendirilmesi önemli bir yaklaşımdır.

ATP7B geninde bugüne kadar 600'ün üzerinde farklı mutasyon tanımlanmıştır. Bu mutasyonların türü ve etkilediği bölge, hastalığın başlangıç yaşı ve seyri ile bir miktar ilişkili olabilir. Bazı mutasyonlar daha çok karaciğer tutulumunun ön planda olduğu erken başlangıçlı tablolarla, bazıları ise nörolojik bulguların belirgin olduğu geç başlangıçlı tablolarla ilişkilendirilmiştir. Yine de aynı mutasyonu taşıyan bireylerde bile hastalığın gidişi farklılık gösterebilir; bu durum, çevresel faktörlerin ve diğer genlerin de tabloya katkı sağladığını düşündürmektedir.

Beslenme alışkanlıkları doğrudan hastalığın nedeni olmasa da bakır içeriği yüksek besinlerin yoğun tüketimi, mevcut tabloyu olumsuz etkileyebilir. Karaciğer, kabuklu deniz ürünleri, çikolata, mantar ve bazı kuruyemişler bakır açısından zengin gıdalar arasında yer alır. Bunların tek başına hastalığa neden olduğu söylenemez; ancak Wilson tanısı almış bireylerde tedavi sürecinin bir parçası olarak bu gıdalarla ilgili dengeli bir tüketim önerilir.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı süreci genellikle hastanın şikâyetleri ve fizik muayene bulgularıyla başlar. Genç yaşta açıklanamayan karaciğer enzim yüksekliği, sebebi belli olmayan nörolojik bulgular ya da ailede Wilson hastalığı öyküsü, hekimi bu hastalığı düşünmeye yönlendirir. İlk basamakta kan ve idrar tetkikleriyle bakır metabolizmasının değerlendirilmesi planlanır. Bu noktada seruloplazmin düzeyinin düşüklüğü, 24 saatlik idrarda bakır atılımının artması ve serum bakır düzeyindeki değişiklikler tanıya yön veren temel bulgulardır.

Göz muayenesi, Wilson hastalığında özel bir yer tutar. Yarıklı lamba olarak bilinen biyomikroskop ile yapılan ayrıntılı değerlendirme, korneanın çevresinde bakır birikimine bağlı oluşan Kayser-Fleischer halkasının varlığını ortaya koyabilir. Bu halkanın görülmesi, özellikle nörolojik belirtileri olan hastalarda tanıyı belirgin biçimde destekler. Ancak karaciğer tutulumu ön planda olan tüm hastalarda bu halka görülmeyebilir; bu yüzden Kayser-Fleischer halkasının olmaması da tek başına tanıyı dışlamaz.

Karaciğerdeki bakır miktarının belirlenmesi tanı sürecinin önemli adımlarından biridir. Karaciğer biyopsisi ile alınan küçük bir doku parçasında bakır düzeyinin doğrudan ölçülmesi, kesin tanı sağlar. Aynı zamanda biyopsi, karaciğerde gelişen hasarın derecesini, yağlanma, iltihap ya da sirozun varlığını değerlendirme imkânı verir. Bazı hastalarda biyopsi yerine veya biyopsiyle birlikte genetik testler tercih edilir; ATP7B genindeki mutasyonların gösterilmesi özellikle aile taraması açısından belirleyici bir araçtır.

Nörolojik bulguları olan hastalarda beyin görüntülemesi büyük önem taşır. Manyetik rezonans görüntüleme (MR), beynin bazal ganglion adı verilen derin bölgelerinde sinyal değişiklikleri gösterebilir. Bu bulgular, hem tanıyı destekler hem de hastalığın seyrini izlemekte kullanılır. Tüm bu testlerin sonuçları bir arada değerlendirilir; tek bir testin sonucundan çok, klinik tablonun, laboratuvar bulgularının ve görüntüleme verilerinin birlikte yorumlanmasıyla Wilson hastalığı tanısı kesinleştirilir.

  • Kan tetkikleri: seruloplazmin ve serum bakır düzeyi
  • 24 saatlik idrarda bakır atılım miktarının ölçülmesi
  • Yarıklı lamba ile göz muayenesi ve Kayser-Fleischer halkası araştırması
  • Karaciğer biyopsisi ve dokuda bakır ölçümü
  • ATP7B geninin değerlendirildiği genetik analizler

Komplikasyonlar Nelerdir?

Wilson hastalığı zamanında fark edilmediğinde en sık karşılaşılan komplikasyonlar karaciğer kaynaklıdır. Uzun süre devam eden bakır birikimi, kronik hepatit zemininde sirozun gelişmesine yol açabilir. Sirozun ileri evrelerinde karında sıvı birikmesi (asit), yemek borusu damarlarında genişleme ve buna bağlı kanamalar, bilinç bozukluğuyla seyreden karaciğer ensefalopatisi ve karaciğer kanseri riskinde artış görülebilir. Bazı hastalarda tablo, ani gelişen akut karaciğer yetmezliği şeklinde de seyredebilir ve bu durum acil değerlendirme gerektirir.

Nörolojik komplikasyonlar yaşam kalitesini belirgin biçimde etkileyebilir. Tedaviye geç başlanan ya da düzenli kontrolleri aksatan hastalarda titreme, distoni adı verilen istemsiz kasılmalar, denge bozuklukları, konuşma ve yutma güçlükleri kalıcı hale gelebilir. Bu bulgular hem mesleki yaşamı hem de günlük aktiviteleri zorlaştırabilir. Konuşma terapisi, fizik tedavi ve uygun ilaç tedavisi gibi destek yaklaşımları, hastaların gündelik yaşamlarını daha rahat sürdürmesine katkı sağlar.

Psikiyatrik belirtiler de göz ardı edilmemesi gereken komplikasyonlar arasındadır. Uzun süre tanı konulamayan bireylerde depresyon, anksiyete bozuklukları, kişilik değişiklikleri ve bazen psikotik tablolar görülebilir. Bu durumlar yalnızca hastayı değil, aile içi ilişkileri ve sosyal yaşamı da olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Wilson hastalığı yönetiminde psikiyatrik değerlendirme ve gerektiğinde destek tedavileri, bütüncül bir bakış açısının önemli bir parçası olarak değerlendirilir.

Bunların yanında böbrek tutulumuna bağlı taş oluşumu, kemik erimesi, eklem ağrıları, kalp ritim bozuklukları ve kan hücrelerinde yıkım artışına bağlı kansızlık gibi tablolar da Wilson hastalığında karşımıza çıkabilir. Tüm bu komplikasyonlar, hastalığın çok yönlü bir izlem gerektirdiğini göstermektedir. Düzenli kontroller, beslenme önerilerine uyum ve ilaç tedavisinin aksatılmaması, komplikasyon riskinin azaltılmasında belirleyici unsurdur.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Açıklanamayan bir halsizlik, uzun süredir geçmeyen bulantı, iştahsızlık, gözlerde veya ciltte sararma fark ediyorsanız bir hekime başvurmanız önemlidir. Bunlara karın bölgesinde dolgunluk hissi, bacaklarda şişlik ya da kolay morarma gibi bulguların eklenmesi, karaciğer kaynaklı bir sürecin değerlendirilmesini gerektirir. Özellikle genç yaşta tekrarlayan karaciğer enzim yüksekliği saptanmışsa, klasik nedenler dışındaki olasılıklar arasında Wilson hastalığının da araştırılması uygun olur.

Nörolojik açıdan; ellerinizde başlayıp giderek belirginleşen titreme, yazınızda bozulma, konuşmada peltekleşme, yutma güçlüğü ya da denge sorunları yaşıyorsanız nöroloji değerlendirmesini ertelememeniz önerilir. Buna eşlik eden ani davranış değişiklikleri, açıklanamayan sinirlilik, dikkat dağınıklığı veya iş-okul başarısında belirgin düşüş varsa, tüm bu bulguların birlikte ele alındığı bir muayene süreciyle altta yatan neden araştırılmalıdır. Bu tür şikâyetler birden fazla uzmanlığın birlikte değerlendirmesini gerektirebilir.

Ailesinde Wilson hastalığı tanısı almış birey bulunan kişiler, herhangi bir şikâyetleri olmasa bile tarama amaçlı doktor değerlendirmesinden geçmelidir. Henüz belirti vermeyen erken evredeki bireylerde tedaviye zamanında başlanması, ileride yaşanabilecek karaciğer ve sinir sistemi sorunlarının önüne geçmek açısından önemli bir olanaktır. Gebelik planlayan taşıyıcı bireylerin de genetik danışmanlık almaları, hem kendi sağlıklarını hem de doğacak çocuklarının sağlığını korumak adına anlamlı bir adım olacaktır.

Son Değerlendirme

Wilson hastalığı, erken fark edildiğinde ilaç tedavisi, beslenme düzenlemeleri ve düzenli kontrollerle uzun yıllar boyunca kontrol altında tutulabilen kalıtsal bir hastalıktır. Karaciğerden sinir sistemine, gözden böbreğe kadar pek çok organı etkileyebilmesi nedeniyle multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Açıklanamayan karaciğer enzim yüksekliği, genç yaşta nörolojik bulgular veya ailede benzer hikâye varlığında, doğru zamanda yapılan değerlendirme süreçleri hastalığın seyrini belirgin biçimde olumlu yönde etkileyebilir.

Wilson hastalığı (bakır birikimi hastalığı) gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. MedlinePlus (NIH) — Wilson Hastalığımedlineplus.gov/wilsondisease.html
  2. NIDDK (National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases) — Wilson Diseaseniddk.nih.gov/health-information/liver-disease/wilson-disease
  3. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Wilson Diseasencbi.nlm.nih.gov/books/NBK441990/
  4. Mayo Clinic — Wilson's Diseasemayoclinic.org/diseases-conditions/wilsons-disease/symptoms-causes/syc-20353251

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Gastroenteroloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

20 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.