Çocuk Nefrolojisi

Tip 2 RTA

Çocuklarda Tip 2 (Proksimal) Renal Tübüler Asidoz, doğru tanı ve izlemle yaşam kalitesi üzerinde önemli etki yaratan bir hastalıktır.

Tip 2 renal tübüler asidoz, kısaca proksimal RTA olarak da bilinen, böbreklerin idrarla bikarbonat adı verilen tampon maddeyi geri emememesi sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Bikarbonat, vücudun asit-baz dengesini koruyan en önemli moleküllerden biridir ve normalde böbreğin proksimal tübül adı verilen ilk bölümünde büyük oranda kana geri kazandırılır. Bu geri emilim mekanizması bozulduğunda kanda asit birikir ve vücut sürekli olarak hafif asidik bir ortamda kalır. Çocuklarda büyüme geriliğinden yetişkinlerde kemik erimesine kadar uzanan geniş bir tablo ortaya çıkabilir.

Proksimal RTA tek başına bir hastalık olarak görülebileceği gibi pek çok sistemik rahatsızlığın da parçası olabilir. Özellikle Fanconi sendromu adı verilen ve sadece bikarbonat değil glikoz, aminoasit, fosfat gibi maddelerin de idrarla kaybedildiği daha geniş bir bozukluğun bileşeni olarak karşımıza çıkar. Erken tanı konulduğunda ve uygun yaklaşımla yönetildiğinde çocukların büyüme eğrisi büyük ölçüde düzelir, yetişkinlerde de kemik sağlığı korunabilir. Bu yazıda hastalığın kimleri etkilediği, hangi belirtilerle kendini gösterdiği, neden geliştiği, nasıl tanı konulduğu ve gelişebilecek komplikasyonlar ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Kimlerde Görülür?

Tip 2 renal tübüler asidoz her yaş grubunda görülebilmekle birlikte en sık süt çocukluğu ve erken çocukluk döneminde tanı alır. Kalıtsal formları genellikle yaşamın ilk aylarında belirti vermeye başlar; bebeklerde kilo alamama, sık huzursuzluk, beslenme güçlüğü ve büyüme geriliği ön plandadır. Bu çocukların önemli bir kısmında aile öyküsünde benzer şikayetler veya akraba evliliği gibi genetik yatkınlığı artıran etkenler bulunabilir. Erkek çocuklarda bazı X'e bağlı geçişli formlar daha sık görüldüğünden cinsiyet de tabloyu etkileyen bir faktör olarak karşımıza çıkar.

Yetişkin yaş grubunda ise proksimal RTA genellikle ikincil bir tablo şeklinde belirir. Multipl miyelom adı verilen kemik iliği kanseri, ağır metal birikimleri, bazı otoimmün hastalıklar ve uzun süreli ilaç kullanımları bu yaş grubunda en sık karşılaşılan tetikleyiciler arasındadır. Özellikle epilepsi tedavisinde kullanılan topiramat ve asetazolamid gibi karbonik anhidraz enzimini etkileyen ilaçlar, böbreğin bikarbonat geri emilim kapasitesini doğrudan azaltarak benzer bir tabloya yol açabilir. HIV enfeksiyonu için kullanılan bazı antiretroviral ajanlar da yetişkinlerde proksimal tübül işlev bozukluğu yapabilen ilaçlar arasında yer alır.

Sistinozis, Wilson hastalığı, galaktozemi, herediter fruktoz intoleransı ve tirozinemi gibi metabolik hastalıkların seyrinde de proksimal tübüller zarar görür ve Fanconi sendromu zemininde tip 2 RTA tablosu gelişir. Bu nedenle açıklanamayan büyüme geriliği, raşitizm bulguları veya tekrarlayan kemik ağrıları olan çocuklarda altta yatan metabolik bir hastalığın ayırıcı tanısı yapılır. Böbrek nakli alıcılarında ve uzun süreli kemoterapi gören hastalarda da proksimal tübül hasarı sıklığı belirgin biçimde artmaktadır.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Tip 2 renal tübüler asidozun belirtileri büyük ölçüde yaşa, asidozun derinliğine ve eşlik eden başka bozuklukların olup olmamasına göre değişir. Süt çocuklarında en dikkat çekici bulgu yetersiz kilo alımı ve boy uzamasındaki yavaşlamadır. Aileler genellikle bebeğin akranlarına göre daha küçük göründüğünü, iştahsız olduğunu ve sık sık kustuğunu fark ederek hekime başvurur. Sürekli hafif düzeyde nefes darlığı, hızlı solunum ve halsizlik de bu dönemde sık görülen şikayetler arasındadır.

Hastalık ilerledikçe kaslarda güçsüzlük, çabuk yorulma, kemik ağrıları ve diş gelişiminde gecikmeler gibi bulgular tabloya eklenebilir. Kanda asit birikmesi vücudun potasyum dengesini de bozarak hipokalemi adı verilen düşük potasyum durumunu ortaya çıkarır. Hipokalemi; bacaklarda kramplar, kalp ritim bozuklukları, kabızlık ve hatta ciddi olgularda kas felci ile kendini gösterebilir. Bu nedenle açıklanamayan kas güçsüzlüğü olan çocuklarda elektrolit bozuklukları mutlaka değerlendirilir.

Proksimal RTA'nın Fanconi sendromu zemininde geliştiği olgularda idrarla aşırı fosfat kaybı raşitizm tablosuna yol açar. Çocuklarda bacak eğriliği, bilek ve dizlerde şişlik, kafatası kemiklerinin yumuşaması ve diş çıkışında gecikmeler raşitizmin tipik bulguları arasındadır. Yetişkinlerde aynı süreç osteomalazi adı verilen kemik yumuşamasına neden olur; bel, kalça ve kaburga ağrıları, kolay kırılan kemikler ve yürüyüş bozuklukları ön plana çıkar. Çok susama ve sık idrara çıkma da idrarla aşırı sıvı kaybına bağlı olarak hastaların gündelik yaşamını etkileyen şikayetler arasında yer alır.

  • Bebeklerde kilo alamama ve büyüme geriliği
  • Sürekli halsizlik, kas güçsüzlüğü ve çabuk yorulma
  • Bacak eğriliği, bilek-diz şişliği gibi raşitizm bulguları
  • Çok susama, sık idrara çıkma ve iştahsızlık
  • Tekrarlayan kemik ağrıları ve kaslarda kramplar

Nedenleri Nelerdir?

Tip 2 renal tübüler asidozun nedenleri kalıtsal ve sonradan kazanılmış olarak iki ana grupta incelenir. Kalıtsal formların büyük çoğunluğu, böbreğin proksimal tübülündeki bikarbonat taşıyıcı proteinleri kodlayan genlerdeki mutasyonlardan kaynaklanır. SLC4A4 geninde meydana gelen değişiklikler, sodyum-bikarbonat ortak taşıyıcısının işlevini bozarak izole proksimal RTA tablosuna yol açar. Bu form genellikle göz tutulumu, zeka geriliği ve diş minesi bozuklukları gibi ek bulgularla birlikte seyreder.

Sonradan kazanılmış nedenlerin başında ilaçlar gelir. Karbonik anhidraz enzimini engelleyen asetazolamid, glokom ve epilepsi tedavisinde kullanılan topiramat, kemoterapi ajanları ifosfamid ve sisplatin, antiretroviral tenofovir ve eski kuşak tetrasiklinler proksimal tübül işlevini olumsuz etkileyen ilaçlar arasında yer alır. Bu ilaçların uzun süre yüksek dozda kullanılması, özellikle böbrek işlevi zaten sınırda olan hastalarda kalıcı hasara yol açabilir. İlaca bağlı tabloların önemli bir kısmı, etken kesildikten sonra zaman içinde gerileme eğilimi gösterir.

Metabolik ve sistemik hastalıklar da proksimal RTA'nın önemli nedenleri arasındadır. Sistinozis hücre içinde sistin birikimine yol açarak tübül hücrelerini hasara uğratır. Wilson hastalığında bakır, galaktozemide galaktoz, herediter fruktoz intoleransında ise fruktoz metabolitleri böbrek hücrelerinde toksik etki gösterir. Multipl miyelomda hafif zincir proteinlerinin tübüllerde birikmesi, kurşun gibi ağır metallere maruziyet, D vitamini eksikliği, hiperparatiroidi ve böbrek nakli sonrası rejeksiyon süreçleri de tabloyu tetikleyebilen diğer durumlar arasında sayılır.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı süreci ayrıntılı bir öykü ve fizik muayene ile başlar. Hekim; çocuğun büyüme eğrisini, beslenme alışkanlıklarını, ilaç kullanım öyküsünü ve aile öyküsünü titizlikle sorgular. Fizik muayenede boy ve kilo persantilleri, kemik deformiteleri, kas tonusu ve hidrasyon durumu değerlendirilir. Bu ilk değerlendirme, hangi laboratuvar testlerinin öncelikle istenmesi gerektiğini belirlemede yol gösterici olur ve gereksiz tetkiklerin önüne geçer.

Laboratuvar incelemelerinde kan gazı analizi tanının kilit taşıdır. Tip 2 RTA'da kanda bikarbonat düzeyi düşük, klor düzeyi yüksek bulunur ve anyon açığı normal sınırlardadır. Bu metabolik asidoz tablosu, idrar pH'ı ile birlikte yorumlanır. Hastaya bikarbonat yüklemesi yapıldıktan sonra idrar pH'ının hızla yükselmesi, fraksiyone bikarbonat atılımının yüzde on beşin üzerine çıkması proksimal tipi distal tipten ayırmada belirleyici unsurdur. Kan potasyum, fosfor, kalsiyum, ürik asit ve glikoz düzeyleri de eşlik eden bozuklukları ortaya koymak için ölçülür.

İdrar incelemesinde glikoz, aminoasit, fosfat ve düşük molekül ağırlıklı protein kaybının değerlendirilmesi Fanconi sendromunun varlığını gösterir. Bu bulguların eşlik ettiği olgularda altta yatan metabolik hastalıkları araştırmak için sistin düzeyi, bakır metabolizması testleri, serum protein elektroforezi ve gerekirse genetik analizler planlanır. Kemik grafileri raşitizm veya osteomalaziyi değerlendirmek amacıyla çekilir. Böbrek ultrasonografisi, böbrek boyutları ve eşlik eden taş veya kireçlenme açısından bilgi sağlar. Tüm bu testler birlikte yorumlanarak kesin tanı sağlar.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Tip 2 renal tübüler asidoz erken dönemde tanı konulup uygun biçimde yönetilmediğinde gelişim üzerinde kalıcı izler bırakabilen bir hastalıktır. Çocukluk çağında en sık karşılaşılan komplikasyon büyüme geriliğidir. Sürekli asidik ortam büyüme hormonunun etkilerini sınırlandırır, protein yapım hızını düşürür ve kemik mineralizasyonunu olumsuz etkiler. Bu nedenle takibi düzenli yapılmayan çocuklarda boy kısalığı kalıcı hale gelebilir ve ergenlik gecikmeleri tabloya eşlik edebilir.

Kemik sağlığı açısından raşitizm ve osteomalazi en önemli komplikasyonlar arasında yer alır. İdrarla aşırı fosfat kaybı, D vitamini metabolizmasındaki bozulmalar ve kronik asidoz birlikte kemiklerin yumuşamasına ve şekil bozukluklarına yol açar. Yetişkinlerde kemik kütlesinin azalması, çabuk gelişen osteoporoz ve atipik kırıklar sık görülür. Diş minesi gelişiminin de etkilenmesi nedeniyle çocuklarda diş çürükleri, mine defektleri ve erken diş kayıpları gözlenebilir.

  • Büyüme geriliği ve ergenlik gecikmesi
  • Raşitizm, osteomalazi ve kemik şekil bozuklukları
  • Hipokalemiye bağlı kas güçsüzlüğü ve ritim bozuklukları
  • Diş minesi bozuklukları ve erken diş kayıpları
  • Böbrek işlevlerinde zaman içinde azalma

Hipokalemi tablosunun derinleşmesi kalp ritim bozuklukları, kas felci ve solunum güçsüzlüğü gibi acil müdahale gerektiren durumlara neden olabilir. Uzun vadede böbrek işlevlerinin azalması, hipertansiyon gelişimi ve idrar yollarında taş oluşumu da takip edilmesi gereken sorunlardır. Özellikle Fanconi sendromu zemininde ilerleyen olgularda kronik böbrek hastalığı riski artar. Tüm bu nedenlerle düzenli kontroller, elektrolit takibi ve görüntüleme incelemeleri hastalığın yönetiminde belirleyici bir yer tutar.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Bebeğinizin akranlarına göre belirgin biçimde küçük kaldığını, kilo alımının yavaşladığını veya beslenmeyi reddettiğini fark ediyorsanız zaman kaybetmeden bir çocuk hekimine başvurmanız önerilir. Özellikle sık tekrarlayan kusmalar, açıklanamayan halsizlik, sürekli huzursuzluk ve hızlı solunum gibi bulgular altta yatan metabolik bir sorunun habercisi olabilir. Erken dönemde yapılan değerlendirme, büyüme geriliğinin kalıcı hale gelmesini önlemek açısından oldukça önemlidir.

Çocuğunuzda bacak eğriliği, bilek ve dizlerde şişlik, yürüyüşte bozulma, kemik ağrıları veya tekrarlayan kırıklar gözlemliyorsanız bir an önce çocuk nefrolojisi veya çocuk endokrinolojisi değerlendirmesi almanız uygun olur. Yetişkin yaş grubunda ise açıklanamayan kemik ağrıları, kas güçsüzlüğü, çok susama, sık idrara çıkma ve kronik halsizlik şikayetleriniz varsa hekiminize danışmanız gerekir. Uzun süreli ilaç kullanan, ailesinde benzer şikayetleri olan veya bilinen bir metabolik hastalığı bulunan bireylerin de düzenli takibe girmesi önerilir.

  • Bebekte beslenme güçlüğü ve kilo alamama
  • Açıklanamayan kemik ağrısı ve kas güçsüzlüğü
  • Çok susama, sık idrara çıkma ve sürekli yorgunluk
  • Bacak eğriliği veya yürüyüş bozukluğu fark etmek
  • Ailede benzer şikayetlerin bulunması

Son Değerlendirme

Tip 2 renal tübüler asidoz, böbreğin proksimal tübüllerinde bikarbonat geri emiliminin bozulmasıyla ortaya çıkan ve büyüme, kemik sağlığı ile elektrolit dengesi üzerinde geniş etkileri olan bir tablodur. Hastalık kalıtsal, ilaç kaynaklı veya sistemik hastalıklara bağlı olarak gelişebilir. Erken tanı, düzenli takip ve altta yatan nedene yönelik bütüncül yaklaşımla çocuklarda büyüme eğrisi belirgin biçimde iyileşir, yetişkinlerde de kemik sağlığı ve böbrek işlevleri korunabilir. Bu nedenle şüphe uyandıran belirtilerde geç kalmadan değerlendirme yaptırmak büyük önem taşır.

Tip 2 (proksimal) renal tübüler asidoz gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Proksimal (Tip 2) renal tübüler asidozncbi.nlm.nih.gov/books/NBK519023
  2. MedlinePlus - National Library of Medicine (NLM) — Renal tübüler asidozmedlineplus.gov/ency/article/000493.htm
  3. National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) — Fanconi sendromu ve proksimal tübül bozukluklarıniddk.nih.gov/health-information/kidney-disease/children

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Nefrolojisi Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

24 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.