Ruminasyon bozukluğu, yenen yiyeceklerin mide bulantısı veya kusma olmaksızın ağza geri getirilmesi, tekrar çiğnenmesi veya yutulmasıyla karakterize bir yeme davranışıdır. Bu durum genellikle yemekten kısa bir süre sonra kendiliğinden gerçekleşir ve yiyeceklerin vücuttan dışarı atılması yerine tekrar sindirim sistemine geri gönderilmesini içerir. Kişiler genellikle bu süreci kontrol edemezler ve durum zamanla bir alışkanlık halini alabilir.
Kimlerde Görülür?
Ruminasyon bozukluğu her yaş grubunda ortaya çıkabilse de genellikle bebeklerde, çocuklarda ve zihinsel gelişim geriliği olan bireylerde daha sık gözlemlenir. Bebeklerde genellikle yaşamın ilk bir yılı içinde, özellikle 3 ile 12 aylık dönemlerde başlar ve genellikle kendiliğinden düzelir. Yetişkinlerde ise bu durum daha nadir görülmekle birlikte, stresli yaşam olayları, kaygı bozuklukları veya yeme davranışı bozuklukları olan kişilerde daha yaygındır. Erkek ve kadınlarda görülme sıklığı açısından belirgin bir fark saptanmamıştır, ancak psikolojik faktörlerin tetikleyici olduğu durumlarda yetişkinlerde kronikleşme eğilimi gösterebilir.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Ruminasyon bozukluğunun en temel belirtisi, daha önce yenilmiş olan yiyeceklerin ağza geri gelmesidir. Bu süreçte mide içeriği ağza ulaştığında kişi yiyeceği ya tekrar çiğneyip yutar ya da dışarı tükürür. Diğer belirtiler arasında şunlar sayılabilir:
- Yemekten hemen sonra başlayan ve yaklaşık bir veya iki saat süren geri çıkarma süreci.
- Geri çıkarma sırasında mide bulantısı veya öğürme refleksinin olmaması.
- Dişlerde aşınma veya çürüme, çünkü mide asidi diş minesine zarar verebilir.
- Ağız kokusu, mide içeriğinin sürekli ağız boşluğuyla temas etmesi nedeniyle oluşur.
- Karın ağrısı veya mide bölgesinde rahatsızlık hissi.
- İstemsiz kilo kaybı, çünkü yiyeceklerin bir kısmı dışarı atılabilir veya kişi sosyal ortamlarda yemek yemekten kaçınabilir.
- Sürekli yiyecekleri geri çıkarma nedeniyle yaşanan sosyal çekinme ve utanç duygusu.
Tanı Nasıl Konulur?
Ruminasyon bozukluğunun tanısı konulurken öncelikle benzer semptomlara yol açan diğer fiziksel hastalıkların elenmesi gerekir. Doktorunuz, öncelikle geri çıkarma hareketinin altında yatan başka bir mide-bağırsak sorunu olup olmadığını anlamak için çeşitli testler isteyebilir. Tanı süreci genellikle kişinin beslenme alışkanlıkları ve şikayetlerinin ne kadar süredir devam ettiği üzerine detaylı bir görüşme ile başlar. Gastroözofageal reflü hastalığı (mide asidinin yemek borusuna kaçması) veya mide çıkış darlığı gibi fiziksel durumları dışlamak için endoskopi veya baryumlu mide grafisi gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir. Bu durum bazen anksiyete (kaygı) veya stresle doğrudan ilişkili olabileceğinden psikolojik değerlendirme de yapılır. Tanı için genellikle yiyeceklerin en az bir aydır düzenli olarak geri getirilmesi kriteri aranır.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Bu durum uzun süre devam ettiğinde vücutta bazı olumsuz etkilere yol açabilir. Özellikle besinlerin vücut tarafından tam emilimi sağlanamadığı için kişide beslenme yetersizlikleri görülebilir. Besin yetersizliğine bağlı olarak kansızlık (anemi) veya vitamin eksiklikleri gelişebilir. Diş minesinin mide asidi nedeniyle aşınması, kalıcı diş problemlerine yol açabilir. Kişi çevresindekilerin ne düşüneceğinden korktuğu için toplu yemek yenen ortamlardan uzaklaşabilir ve sosyal izolasyon yaşayabilir. Ciddi vakalarda, özellikle bebekler ve çocuklarda boy uzamasının veya kilo alımının durması gibi büyüme ve gelişme geriliği ortaya çıkabilir; yemek borusunda tahriş veya kronik inflamasyon (yangı) gelişebilir.
Nedenleri ve Risk Faktörleri
Bu durum tamamen vücudun kendi sindirim veya davranış mekanizmalarıyla ilgili bir süreçtir. Genetik yatkınlık, stres yönetimi zorlukları, çocukluk dönemi alışkanlıkları veya mide-bağırsak sistemindeki nörolojik sinyallerin farklı çalışması gibi faktörler bu durumun ortaya çıkmasına neden olabilir. Dolayısıyla, çevrenizdeki birinde bu durumun olması sizin için herhangi bir bulaşma riski taşımaz.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Eğer yediğiniz yiyecekleri istemsizce geri getiriyor ve bu durum günlük yaşantınızı etkiliyorsa bir uzmana görünmeniz faydalı olacaktır. Özellikle şu durumlarda vakit kaybetmemelisiniz:
- Açıklanamayan hızlı kilo kayıpları yaşıyorsanız.
- Dişlerinizde belirgin bir hassasiyet veya aşınma başladıysa.
- Yemek yeme korkusu geliştiriyorsanız.
- Sosyal hayatınız, işiniz veya okul başarınız bu durumdan olumsuz etkileniyorsa.
- Yutkunma güçlüğü veya şiddetli mide ağrıları eklenmişse.
Son Değerlendirme
Ruminasyon bozukluğu, doğru yaklaşımlarla yönetilebilen ve tedavi edilebilen bir durumdur. Genellikle davranışçı terapiler, diyafram nefesi egzersizleri ve beslenme düzenindeki değişikliklerle kişilerin bu alışkanlığı kontrol altına alması hedeflenir. Eğer çocuğunuzda veya kendinizde bu belirtileri fark ediyorsanız, bir beslenme uzmanı veya gastroenteroloji uzmanı ile görüşerek süreci yönetmeye başlayabilirsiniz. Erken teşhis, fiziksel komplikasyonların önüne geçmek adına oldukça değerlidir. Koru Hastanesi Beslenme ve Diyet bölümü, ruminasyon bozukluğu değerlendirmesi ve takibinde uzman ekibiyle yanınızdadır.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.





