Postoperatif görme kaybı (POVL - Perioperative Visual Loss), cerrahi girişimler sonrasında gelişen ve hastanın yaşam kalitesini dramatik biçimde etkileyen nadir fakat yıkıcı bir komplikasyondur. Bu durum, non-oküler cerrahilerde beklenmedik şekilde ortaya çıkması nedeniyle hem hastalar hem de klinisyenler için son derece travmatik bir deneyim oluşturmaktadır. Anesteziyoloji alanında perioperatif oküler koruma stratejilerinin geliştirilmesi, bu komplikasyonun önlenmesinde kritik öneme sahiptir.
Epidemiyoloji ve Klinik Önemi
Postoperatif görme kaybı, non-oküler cerrahilerde %0.002-0.2 arasında bir insidansla bildirilmektedir. Spinal cerrahi sonrasında bu oran %0.028-0.2 olarak rapor edilmiş olup, kardiyak cerrahi sonrasında %0.06-4.5 gibi daha yüksek oranlara ulaşmaktadır. Amerikan Anesteziyoloji Derneği (ASA) Postoperatif Görme Kaybı Kapalı Dava Analizi verilerine göre, POVL vakalarının %89'unda kalıcı görme kaybı gelişmiş ve vakaların %67'sinde bilateral tutulum saptanmıştır.
En sık etkilenen cerrahi gruplar spinal füzyon cerrahisi, kardiyopulmoner bypass cerrahisi, baş-boyun cerrahileri ve uzun süreli prone pozisyonda gerçekleştirilen ameliyatlardır. Erkek cinsiyet, ileri yaş ve yüksek ASA skoru bağımsız risk faktörleri olarak tanımlanmıştır.
Tanım ve Patofizyoloji
Postoperatif görme kaybı, cerrahi işlem sırasında veya hemen sonrasında gelişen ve doğrudan göz cerrahisine bağlı olmayan vizüel fonksiyon kaybını ifade eder. Patofizyolojik mekanizmaları üç ana kategoride incelenir:
İskemik Optik Nöropati (İON)
POVL vakalarının en sık nedeni olup, anterior ve posterior olmak üzere iki alt tipe ayrılır. Anterior iskemik optik nöropati (AİON), posterior silier arterlerden beslenen optik disk bölgesindeki iskemiye bağlıdır. Fundoskopide optik disk ödemi ve splinter hemorajiler görülür. Posterior iskemik optik nöropati (PİON), optik sinirin retrobulber segmentindeki iskemiyi ifade eder ve spinal cerrahi sonrası POVL vakalarında daha sık karşılaşılır. Fundoskopik muayene başlangıçta normal olabilir; optik disk solukluğu haftalar içinde gelişir.
Santral Retinal Arter Oklüzyonu (SRAO)
Retinal arterin trombüs, emboli veya dışarıdan baskı nedeniyle tıkanması sonucu retinal iskemi gelişir. Prone pozisyonda göz küresine doğrudan basınç uygulanması, intraoküler basıncı artırarak retinal perfüzyonu azaltabilir. Fundoskopide kiraz kırmızısı leke (cherry red spot) ve retinal ödem karakteristiktir. Görme kaybı genellikle tek taraflı ve ağırdır.
Kortikal Körlük
Oksipital korteksteki iskemi veya hemorajiye bağlı gelişir. Pupil refleksleri korunmuştur. Kardiyak cerrahi ve hipotansif ataklar sonrasında görülebilir. Perioperatif serebrovasküler olay ile ilişkili olabilir.
Bu patolojik süreçlerin ortak patofizyolojik mekanizmaları arasında perioperatif hipotansiyon, anemi, venöz konjesyon, artmış intraoküler ve intraorbital basınç, hemodilüsyon ve uzamış cerrahi süre yer almaktadır.
Nedenler ve Risk Faktörleri
Cerrahi ve Pozisyon İlişkili Faktörler
- Prone pozisyon: Venöz dönüşün bozulması, orbital venöz konjesyon ve artmış intraoküler basınç
- Uzun cerrahi süre: 6 saati aşan cerrahilerde risk katlanarak artar
- Spinal füzyon cerrahisi: Özellikle çok seviyeli posterior füzyon prosedürleri
- Kardiyak cerrahi: Kardiyopulmoner bypass süresi, aortik kros-klemp zamanı
- Baş-boyun cerrahisi: Radikal boyun diseksiyonu, juguler ven ligasyonu
Hemodinamik Faktörler
- İntraoperatif hipotansiyon: Ortalama arter basıncının bazalin %20 altına düşmesi
- Masif kan kaybı: Tahmini kan kaybı >1000 mL veya >44.7 mL/kg
- Anemi: Hemoglobin <8 g/dL; oksijen taşıma kapasitesinin azalması
- Agresif kristaloid replasmanı: >7 litre kristaloid infüzyonu; interstisyel ödem ve orbital ödem
Hasta İlişkili Faktörler
- Erkek cinsiyet: Kadınlara kıyasla 2-3 kat daha yüksek risk
- Obezite: Venöz konjesyon ve artmış intraoküler basınç
- Hipertansiyon: Otoregülasyon eşik değerlerinin değişmesi
- Diyabetes mellitus: Mikrovasküler hastalık ve bozulmuş otoregülasyon
- Periferik vasküler hastalık: Aterosklerotik değişiklikler ve azalmış vasküler rezerv
- Glokom: Artmış intraoküler basınca duyarlılık
- Sigara kullanımı: Endotel disfonksiyonu ve vasküler hastalık riski
Belirti ve Bulgular
Postoperatif görme kaybının klinik sunumu, altta yatan patolojiye göre farklılık gösterir:
- Görme keskinliğinde azalma: Hafif bulanıklıktan tam körlüğe kadar değişen spektrumda; genellikle anesteziden uyanma sonrası fark edilir
- Görme alanı defektleri: Altitudinal defektler (AİON'da daha sık), santral skotom, homonim hemianopsi (kortikal körlükte)
- Periorbital ödem ve ekimoz: Prone pozisyon sonrası belirgin fasiyal ve periorbital şişlik
- Afferent pupil defekti (Marcus Gunn pupili): Unilateral optik nöropatide swinging flashlight testinde saptanır
- Göz ağrısı: Akut glokom atağında şiddetli, iskemik optik nöropatide genellikle ağrısız
- Konjunktival kemozis: Konjunktivanın ödemli ve şişkin görünümü; prone pozisyon sonrası sık
- Korneal abrazyon: Göz kapaklarının yetersiz kapanmasına bağlı; ağrı, yaşarma ve fotofobi
- Retinal bulgular: SRAO'da kiraz kırmızısı leke, AİON'da disk ödemi, PİON'da başlangıçta normal fundus
Tanı Yöntemleri
Klinik Değerlendirme
- Görme keskinliği testi: Snellen eşeli veya yatak başı parmak sayma/el hareketi değerlendirmesi
- Pupil muayenesi: Direkt ve konsensüel pupil refleksleri, afferent pupil defekti araştırılması
- Görme alanı testi: Konfrontasyon testi, Goldmann perimetrisi veya bilgisayarlı perimetri
- Fundoskopi: Dilate fundus muayenesi ile retina, optik disk ve vasküler yapıların değerlendirilmesi
İleri Tetkikler
- Optik koherens tomografi (OCT): Retinal sinir lifi tabakası kalınlığı, maküla ödemi değerlendirmesi
- Floresein anjiyografi: Retinal vasküler patolojilerin detaylı görüntülenmesi; SRAO'da dolum defekti
- Görsel uyarılmış potansiyeller (VEP): Optik sinir fonksiyonunun elektrofizyolojik değerlendirmesi
- Kranial manyetik rezonans görüntüleme (MRG): Kortikal körlük şüphesinde oksipital lob değerlendirmesi; diffüzyon ağırlıklı sekanslarda akut iskemi tespiti
- MR anjiyografi veya BT anjiyografi: Vasküler patoloji şüphesinde karotis ve vertebral arter değerlendirmesi
- İntraoküler basınç ölçümü: Tonometri ile akut glokom atağı ekartasyonu
Ayırıcı Tanı
- Korneal abrazyon: Prone pozisyon sonrası en sık görülen oküler komplikasyondur; floresein boyama ile korneal epitel defekti gösterilir. Ağrı, yaşarma ve fotofobi ön plandadır. Görme kaybı genellikle hafif ve geçicidir.
- Akut açı kapanması glokomu: Şiddetli göz ağrısı, bulantı, kusma, halolar ve görme bulanıklığı ile prezente olur. Artmış intraoküler basınç tanı koydurur. Pupil mid-dilate ve fikstir.
- Serebrovasküler olay: Oksipital lob enfarktüsü homonim hemianopsiye neden olabilir. Nörolojik defisitler eşlik edebilir. Kranial görüntüleme ile doğrulanır.
- Retinal dekolman: Ani perde tarzında görme kaybı, fotopsi ve uçuşan cisimler ile karakterizedir. Fundoskopide retinal elevasyon görülür.
- Optik nörit: Genellikle tek taraflı, ağrılı görme kaybı; göz hareketleriyle artan ağrı tipiktir. Demiyelinizan hastalıklarla ilişkili olabilir.
- Fonksiyonel görme kaybı: Organik patoloji saptanamayan görme kaybı; pupil refleksleri ve fundoskopi normaldir. Klinik testlerle organik nedenler ekarte edildikten sonra düşünülmelidir.
Tedavi
Postoperatif görme kaybı tedavisinde erken tanı ve acil müdahale kritik öneme sahiptir:
Acil Değerlendirme ve Genel Önlemler
- Acil oftalmoloji konsültasyonu: Görme kaybı fark edildiğinde dakikalar içinde oftalmolog değerlendirmesi
- Baş elevasyonu: 30-45 derece baş yüksekliği; venöz dönüşü kolaylaştırır ve orbital ödemi azaltır
- Hemodinamik optimizasyon: Ortalama arter basıncının yeterli düzeyde tutulması; hipotansiyondan kaçınılması
- Anemi düzeltilmesi: Hemoglobin >10 g/dL hedeflenerek eritrosit süspansiyonu transfüzyonu
İskemik Optik Nöropati Tedavisi
- Yüksek doz kortikosteroid: Metilprednizolon 250 mg IV 6 saatte bir, 3 gün süreyle; ardından oral prednizolon 1 mg/kg/gün ile kademeli azaltma. Etkinliği tartışmalı olmakla birlikte akut dönemde yaygın kullanılır
- İntraoküler basınç düşürücü ajanlar: Timolol %0.5 göz damlası günde 2 kez, Asetazolamid 250 mg IV veya oral 6 saatte bir; intraoküler basıncı düşürerek optik sinir perfüzyonunu artırma hedeflenir
- Hiperbarik oksijen tedavisi: 2-2.5 ATA basınçta günde 1-2 seans; doku oksijenasyonunu artırır, ödemi azaltır
Santral Retinal Arter Oklüzyonu Tedavisi
- Oküler masaj: İlk 4-6 saat içinde; emboli migrasyonu hedeflenir
- Anterior kamara parasentezi: İntraoküler basıncı akut düşürerek retinal perfüzyonu artırma
- Asetazolamid: 500 mg IV bolus; intraoküler basınç düşürücü etki
- İntraarteriyel trombolitik tedavi: Selektif oftalmik arter tPA infüzyonu; seçilmiş vakalarda ilk 6 saat içinde
- Karbogen inhalasyonu: %95 O2 + %5 CO2 karışımı; retinal arter vazodilatasyonu hedeflenir
Korneal Abrazyon Tedavisi
- Topikal antibiyotik: Moksifloksasin %0.5 göz damlası günde 4 kez, 5-7 gün
- Yapay gözyaşı: Sodyum hyalüronat %0.1 göz damlası ihtiyaç halinde
- Sikloplejik: Siklopentolat %1 göz damlası günde 2-3 kez; siliyer spazm ve ağrı kontrolü
Komplikasyonlar
- Kalıcı görme kaybı: POVL vakalarının büyük çoğunluğunda görme kaybı geri dönüşsüzdür; posterior iskemik optik nöropatide prognoz en kötüdür
- Bilateral tutulum: Vakaların önemli bir kısmında her iki göz etkilenebilir; bağımsız yaşam kapasitesini ciddi şekilde kısıtlar
- Optik atrofi: İskemik hasar sonrası optik sinirde dejeneratif değişiklikler; haftalar-aylar içinde gelişir
- Psikiyatrik komorbidite: Depresyon, anksiyete ve posttravmatik stres bozukluğu; yaşam kalitesinde dramatik düşüş
- Medikolegal sorunlar: Hasta bilgilendirme yetersizliği ve dökümantasyon eksikliğinde hukuki sorumluluk
- Neovasküler glokom: Retinal iskemi sonrası gelişen neovaskülarizasyona bağlı sekonder glokom
- Karşı göz tutulumu: Non-arteritik AİON sonrası karşı gözde 5 yıl içinde %15-20 tutulum riski
Korunma ve Önleme
Postoperatif görme kaybının önlenmesi, risk değerlendirmesi ve intraoperatif koruyucu stratejilere dayanır:
Preoperatif Değerlendirme
- Risk faktörlerinin belirlenmesi: Hipertansiyon, diyabet, glokom, periferik vasküler hastalık öyküsü
- Hasta bilgilendirmesi: Yüksek riskli cerrahilerde (uzun süreli prone pozisyon, spinal füzyon, kardiyak cerrahi) POVL riski hakkında bilgilendirme
- Preoperatif oftalmolojik değerlendirme: Yüksek riskli hastalarda baseline görme keskinliği ve fundus muayenesi
İntraoperatif Önlemler
- Göz koruyucu uygulamalar: Prone pozisyonda göz küresine doğrudan basınçtan kaçınma; foam veya jel bazlı baş destekleri kullanımı
- Periyodik göz kontrolü: Prone cerrahilerde her 30-60 dakikada göz basıncının kontrol edilmesi
- Hemodinamik stabilite: Ortalama arter basıncının bazalin %20 altına düşmesinin engellenmesi
- Kan kaybının sınırlandırılması: Kontrollü hipotansiyon uygulamasında dikkatli olunması, eritrosit süspansiyonu transfüzyon eşiğinin liberal tutulması
- Kristaloid kısıtlaması: Kolloidal solüsyonların tercih edilmesi; fazla kristaloid infüzyonundan kaçınılması
- Cerrahi sürenin kısaltılması: Aşamalı cerrahi yaklaşım düşünülmesi; >6 saatlik prone cerrahilerde ara verilmesi
- Baş pozisyonu: Prone pozisyonda başın nötral veya hafif yukarı pozisyonda tutulması; boyun fleksiyon veya rotasyonundan kaçınılması
Ne Zaman Doktora Başvurmalı
Cerrahi girişim sonrasında aşağıdaki görsel semptomların herhangi birinin varlığında derhal tıbbi yardım alınmalıdır:
- Ameliyat sonrası anesteziden uyanma döneminde görme bulanıklığı veya görme kaybı
- Bir veya her iki gözde görme alanında karartı veya perde hissi
- Göz çevresinde belirgin şişlik, morarma ve göz açma güçlüğü
- Işığa karşı hassasiyet, göz ağrısı veya göz kızarıklığı
- Uçuşan cisimler, ışık çakmaları veya gökkuşağı halkaları görme
- Göz hareketlerinde ağrı veya kısıtlılık
- Çift görme (diplopi)
Postoperatif görme kaybı acil bir durumdur ve müdahaledeki dakikalar bile prognoz üzerinde belirleyici olabilir. Herhangi bir görsel semptomun fark edilmesinden itibaren derhal oftalmolojik değerlendirme başlatılmalıdır.
Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Yaklaşımı
Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümünde uzman hekimlerimiz, postoperatif görme kaybı riskinin en aza indirilmesi için kapsamlı perioperatif oküler koruma protokolleri uygulamaktadır. Preoperatif risk değerlendirmesinden intraoperatif göz koruma stratejilerine, hemodinamik optimizasyon ve sıvı yönetimi algoritmalarına kadar bütüncül bir yaklaşım benimsenmiştir. Prone pozisyonda gerçekleştirilen cerrahilerde özelleştirilmiş baş destek sistemleri, periyodik göz kontrolü ve sıkı hemodinamik monitörizasyon rutin olarak uygulanmaktadır. Deneyimli anesteziyoloji ekibimiz, oftalmoloji bölümü ile koordineli çalışarak perioperatif oküler komplikasyonların erken tanı ve tedavisini sağlamaktadır.













