Pika, yenilebilir besin değeri olmayan ya da çok az olan maddelerin (toprak, kireç, kil, kağıt, sabun, saç, buz, çiğ pirinç, kül gibi) tekrarlayan biçimde ve isteyerek yenmesiyle tanımlanan bir yeme bozukluğudur. Yaygın olarak çocukluk çağında gündeme gelse de gebelik döneminde, bazı zihinsel gelişim farklılıklarında ve belirli psikiyatrik tablolarda yetişkinlerde de karşımıza çıkabilir. Tablonun adı, çalı çırpı dahil birçok şeyi gagasıyla taşıyan saksağan kuşunun Latince adından (pica) gelir ve bu ad, bozukluğun ayırt edici özelliğine, yani seçici olmayan tüketime işaret eder.
Pika tek başına bir alışkanlık gibi görünse de altında demir eksikliği, çinko eksikliği, beslenme yetersizliği, ihmal, ağır stres, otizm spektrum bozukluğu (sosyal iletişim ve davranışı etkileyen nörogelişimsel bir tablo) ya da obsesif kompulsif eğilimler gibi farklı süreçler bulunabilir. Yenen maddelere bağlı olarak diş kırıkları, bağırsak tıkanması, ağır metal zehirlenmesi ve parazit enfeksiyonları gibi ciddi sağlık sorunları gelişebilir. Bu nedenle pika, yalnızca davranışsal bir tuhaflık olarak değil, ayrıntılı bir tıbbi ve psikiyatrik değerlendirme gerektiren çok yönlü bir tablo olarak ele alınır.
Kimlerde Görülür?
Pika, en sık 1-6 yaş arası çocuklarda görülür. Bu yaşlarda çocukların pek çok nesneyi ağzına götürmesi gelişimsel olarak beklenen bir davranış olduğundan, normal keşfedici davranışla pika arasındaki sınır dikkatle çizilmelidir. Davranışın yaşa uygun olmaması, en az bir ay süreyle ve tekrarlı biçimde sürmesi ve besin değeri olmayan maddelere yönelmesi durumunda pika tanısı gündeme gelir. Aile içinde gözden kaçan bir alışkanlık olarak yıllarca sürebilir ve çoğu kez doktora başka bir şikayet nedeniyle gidildiğinde fark edilir.
Gebelikte özellikle ikinci ve üçüncü üç ay döneminde toprak, kil, çiğ pirinç veya buz yeme isteği bildiren kadınlarda da pika tanımlanabilir. Bu istek bazen kültürel olarak normal kabul edilse de demir ve çinko eksikliği başta olmak üzere mineral yetersizlikleriyle bağlantılı olabilir. Otizm spektrum bozukluğu, zihinsel gelişim farklılıkları ve şizofreni (gerçeklik algısını etkileyen ağır ruhsal bir bozukluk) gibi tablolarda pika görülme sıklığı belirgin biçimde artar. Bakım kurumlarında uzun süre kalan, sosyal uyaran kısıtlılığı olan kişilerde de oran yükselir.
Pika davranışının daha sık görüldüğü gruplar genel olarak şu şekilde özetlenebilir:
- 1-6 yaş arası çocuklar, özellikle ihmal veya uyaran eksikliği yaşayanlar
- Gebeliğin ikinci ve üçüncü üç ayında demir veya çinko eksikliği bulunan kadınlar
- Otizm spektrum bozukluğu ya da zihinsel gelişim farklılığı olan bireyler
- Şizofreni, obsesif kompulsif bozukluk gibi psikiyatrik tablolarla izlenen yetişkinler
- Diyaliz tedavisi gören veya bariatrik cerrahi geçirmiş hastalar
Sosyoekonomik koşulların kısıtlı olduğu bölgelerde, çocukluk çağı ihmali yaşanan ailelerde ve beslenmenin tek yönlü kaldığı topluluklarda pika daha sık bildirilir. Yetişkinlerde demir eksikliği anemisi, kronik böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz uygulanan hastalar ve bariatrik cerrahi (mide küçültme ameliyatı) geçirmiş bireyler risk altındaki gruplar arasında yer alır. Ailede benzer alışkanlık öyküsünün bulunması, davranışın çocukta yerleşmesini kolaylaştıran bir başka etken olarak öne çıkar.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Pikanın temel belirtisi, besleyici değeri olmayan maddelerin en az bir ay süreyle düzenli olarak yenmesidir. Yenen maddeler kişiden kişiye değişir; toprak, kil, tebeşir, kireç, kağıt, sabun, kül, saç, iplik, kumaş, plastik parçaları, boya, buz ve çiğ hamur en sık bildirilenler arasındadır. Davranış genellikle gizli yapılır ve aile, çocuğun ağzında tuhaf bir koku, dişlerinde renk değişikliği veya cebinde toprak parçaları fark ettiğinde durumu anlar.
Yenen maddenin türüne göre bedensel belirtiler de farklılaşır. Toprak ve kil tüketiminde karın ağrısı, kabızlık, ishal, demir emiliminin bozulmasına bağlı halsizlik ve solukluk görülebilir. Boya ya da eski duvar sıvası yiyen çocuklarda kurşun zehirlenmesine bağlı huzursuzluk, dikkat dağınıklığı, baş ağrısı ve gelişim geriliği ortaya çıkabilir. Saç yeme alışkanlığı (trikofaji) olan kişilerde midede ve bağırsakta saç yumakları oluşarak tıkanma, bulantı, kusma ve kilo kaybı gelişebilir.
Pika sürecinde en sık karşılaşılan belirtiler şu başlıklarda toplanabilir:
- Besin değeri olmayan maddeleri ısrarla ve gizlice yeme isteği
- Karın ağrısı, kabızlık, bulantı ve kusma gibi sindirim şikayetleri
- Halsizlik, solukluk, baş dönmesi ve çarpıntı gibi anemi bulguları
- Dişlerde aşınma, kırılma ve diş eti yaralanmaları
- Çocuklarda dikkat sorunları, okul başarısında düşüş ve sosyal geri çekilme
Davranışsal düzeyde çocukta huzursuzluk, dikkat sorunları, okul başarısında düşüş ve sosyal geri çekilme dikkat çekebilir. Yetişkinlerde utanma duygusu nedeniyle davranış aileden bile saklanır; kişi yalnız kaldığı anlarda yeme dürtüsünü gerçekleştirir. Buz yeme (pagofaji) demir eksikliğiyle güçlü biçimde ilişkili olduğu için belirgin bir uyarıcı bulgu kabul edilir. Diş minesinde aşınma, diş eti yaralanmaları ve ağız çevresinde tahriş gibi ayrıntılar da hekimin pikayı düşünmesine yardımcı olur. Stresli dönemlerde, sınav haftalarında veya aile içi çatışmaların arttığı zamanlarda pika davranışının şiddetlendiği sık bildirilen bir gözlemdir.
Nedenleri Nelerdir?
Pikanın tek bir nedeni yoktur; biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin iç içe geçtiği çok bileşenli bir tablo söz konusudur. Biyolojik düzeyde en sık suçlanan etken demir eksikliği anemisidir. Demir düzeyinin düşmesi, beyindeki dopamin (haz ve ödül sisteminde rol oynayan kimyasal haberci) işleyişini etkileyerek olağan dışı tat ve doku arayışını tetikleyebilir. Çinko eksikliği, kalsiyum yetersizliği ve B grubu vitamin eksiklikleri de benzer biçimde anormal yeme dürtüsüne katkıda bulunabilir. Bu nedenle pika değerlendirmesinde kan tahlilleri temel bir basamak olarak değerlendirilir.
Psikolojik nedenler arasında çocukluk çağı ihmali, duygusal yoksunluk, ağır stres, kaygı bozuklukları ve travmatik yaşantılar öne çıkar. Çocuklarda yeterince ilgi göremeyen, oyun ve uyaran açısından kısıtlı ortamda büyüyen bireylerde davranış bir uyarıcı arayışı biçiminde gelişebilir. Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda duyusal uyarana yönelik özgün ilgi nedeniyle dokuyu, kokuyu ya da sıcaklığı çekici bulunan maddeler ağıza alınabilir. Obsesif kompulsif eğilimlerde davranış, rahatlamayı sağlayan tekrarlayıcı bir ritüele dönüşebilir.
Sosyal ve kültürel etkenler de göz ardı edilmemelidir. Bazı toplumlarda gebelikte belirli toprak türlerini yemek geleneksel olarak kabul görür ve nesilden nesile aktarılır. Yoksulluk, gıdaya erişim güçlüğü ve tek yönlü beslenme, vücudun karşılayamadığı mineralleri farklı kaynaklarda aramasına yol açabilir. Bakım kurumlarında, uzun süreli yatağa bağımlı hastalarda ve çevresel uyaranı az olan ortamlarda pika sıklığı artar; bu durum, davranışın bir tür dışa vuran sıkışmışlık ifadesi olduğunu düşündürür.
Tanı Nasıl Konulur?
Pika tanısı öncelikle ayrıntılı bir öykü ile başlar. Hekim, çocuğun ya da yetişkinin yeme alışkanlıklarını, yenen maddeleri, davranışın süresini, sıklığını ve hangi koşullarda ortaya çıktığını dikkatle değerlendirir. Aileyle yapılan görüşmede gelişim basamakları, beslenme düzeni, aile içi ilişkiler, stres kaynakları ve daha önceki ruhsal değerlendirmeler sorgulanır. Davranışın en az bir ay sürmesi, kişinin gelişim düzeyine uygun olmaması ve kültürel olarak kabul gören bir uygulamanın parçası olmaması tanı için temel ölçütler arasında yer alır.
Fizik muayenede ağız içi bulgular, diş aşınması, karın hassasiyeti, deri rengi, tırnak yapısı ve nörolojik bulgular incelenir. Saç yeme şüphesinde karın muayenesi ile kitle aranır. Laboratuvar incelemeleri pika değerlendirmesinin önemli bir parçasıdır. Tam kan sayımı, ferritin (vücuttaki demir deposunu gösteren protein), demir, çinko, kalsiyum, B12 ve folik asit düzeyleri ölçülerek beslenme eksiklikleri araştırılır. Kurşun zehirlenmesi riski olan çocuklarda kan kurşun düzeyi bakılır; parazit şüphesinde dışkı incelemesi yapılır.
Tanı sürecinde sıklıkla başvurulan başlıca incelemeler şu şekilde sıralanabilir:
- Tam kan sayımı, ferritin ve demir düzeyi ölçümü
- Çinko, kalsiyum, B12 ve folik asit gibi mikrobesin tetkikleri
- Şüpheli durumlarda kan kurşun düzeyi ve ağır metal taraması
- Karın grafisi, ultrason ya da bilgisayarlı tomografi gibi görüntülemeler
- Psikiyatrik değerlendirme ve gelişimsel testler
Görüntüleme yöntemleri, yutulan maddeye ya da gelişen komplikasyona göre seçilir. Karın ağrısı, kusma, kabızlık gibi şikayetleri olan hastalarda direkt karın grafisi, ultrason veya bilgisayarlı tomografi tıkanıklık, yabancı cisim ya da saç yumağını gösterebilir. Psikiyatrik değerlendirme tanının ayrılmaz bir parçasıdır. Otizm spektrum bozukluğu, zihinsel gelişim farklılıkları, obsesif kompulsif bozukluk, depresyon ve şizofreni gibi tablolar yapılandırılmış görüşmelerle taranır. Çocuk hastalarda gelişim testleri, davranış ölçekleri ve oyun gözlemi de tanıya katkı sağlar.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Pika, yalnızca alışılmadık bir davranış olmanın ötesinde, ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilen bir tablodur. En sık karşılaşılan sorun, yenen maddenin sindirim sistemini mekanik olarak etkilemesidir. Saç, iplik, kumaş ya da plastik parçaları midede ve ince bağırsakta yumaklaşarak tıkanmaya yol açabilir. Bu durumda şiddetli karın ağrısı, kusma, gaz çıkaramama ve genel durum bozukluğu gelişir; cerrahi girişim gerekebilir. Sert maddeler diş kırıklarına, diş eti yaralanmalarına ve yutma güçlüğüne yol açabilir.
Zehirlenmeler pikanın en kaygı verici sonuçları arasında yer alır. Eski binalardaki boya parçaları, batarya, metal nesneler ya da kirli toprak; kurşun, cıva ve arsenik gibi ağır metallerin vücuda girmesine yol açabilir. Kurşun zehirlenmesi özellikle çocuklarda kalıcı zeka kaybına, dikkat eksikliğine ve davranış sorunlarına neden olabilen ciddi bir sorun olarak öne çıkar. Hayvan dışkısı bulaşmış toprak yenmesi, parazit ve bakteri enfeksiyonlarına yol açarak ishal, karın ağrısı, ateş ve uzun süreli halsizliğe neden olabilir.
Beslenme açısından pika, vücudun gerçek besinleri reddetmesine ya da yenen maddelerin demir ve çinko emilimini bozmasına bağlı olarak eksikliklerin derinleşmesine yol açabilir. Bu durum büyüme geriliği, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve sık enfeksiyon biçiminde kendini gösterebilir. Gebelikte pika davranışı, anne sağlığını etkilemesinin yanı sıra bebeğin demir depolarını da olumsuz etkileyerek doğum sonrası anemiye yatkınlık oluşturabilir. Uzun süre fark edilmeyen pika, ruhsal açıdan da kişide utanç, sosyal izolasyon ve özgüven kaybına yol açabilir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Çocuğunuzun iki yaşından sonra hâlâ besleyici olmayan maddeleri ısrarla ağzına götürdüğünü ya da yuttuğunu fark ediyorsanız, bu davranışı geçici bir merak olarak değerlendirmek yerine bir hekimle paylaşmanız yararlı olabilir. Ağzında tuhaf koku, dişlerinde renk değişikliği, ceplerinde toprak veya kağıt parçaları fark ettiğinizde, karın ağrısı, kabızlık, halsizlik ya da iştahsızlık gibi şikayetlere eşlik ediyorsa değerlendirme zaman kaybedilmeden yapılmalıdır. Erken dönemde fark edilen pika davranışı çoğunlukla beslenme düzenlemesi ve davranışsal destekle yönetilebilir.
Yetişkin bir bireyseniz ve buz, çiğ pirinç, toprak ya da kil gibi maddelere yönelik karşı koyamadığınız bir istek hissediyorsanız, bu durumu utanç verici bir alışkanlık olarak görmek yerine bir sağlık sorununun habercisi olarak değerlendirebilirsiniz. Özellikle yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı veya nefes darlığı eşlik ediyorsa demir eksikliği anemisi yönünden değerlendirilmek gerekir. Gebelikte böyle bir istek yaşıyorsanız, bunu doktorunuzla mutlaka paylaşmanız hem sizin hem de bebeğin sağlığı açısından önemlidir.
Yutulduğundan şüphelendiğiniz boya, batarya, metal nesne ya da büyük miktarda saç gibi durumlarda acil servise başvurmanız gerekir. Şiddetli karın ağrısı, durmayan kusma, kanlı kusma, dışkıda kan, ani huzursuzluk, bilinç değişikliği ya da nöbet gibi belirtiler ortaya çıktığında değerlendirme ertelenmemelidir. Davranış birden fazla kişide ve uzun süredir varsa, aile olarak birlikte bir uzmana danışmanız süreci kolaylaştırır.
Son Değerlendirme
Pika, sadece besin değeri olmayan maddelerin yenmesinden ibaret değildir; arkasında beslenme eksikliklerinden gelişimsel farklılıklara, duygusal sıkıntılardan kültürel alışkanlıklara uzanan geniş bir yelpaze yatabilir. Erken fark edilmesi, hem zehirlenme ve bağırsak tıkanması gibi bedensel sorunların önüne geçmek hem de altta yatan ruhsal süreçlerin doğru ele alınması açısından önem taşır. Beslenme düzenlemesi, eksik minerallerin yerine konması, davranışsal destek ve gerektiğinde aile görüşmeleriyle birlikte tablo belirgin biçimde iyileşebilir; çocuklarda gelişim, yetişkinlerde yaşam kalitesi olumlu yönde değişebilir.
Pika gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.
Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.