Acil Servis

Patlama Yaralanması

Koru Hastanesi olarak patlama yaralanmalarında primer, sekonder ve tersiyer blast hasarı değerlendirmesi ile acil çoklu travma yaklaşımını uzman ekibimizle uyguluyoruz.

Patlama yaralanması, ani bir enerji açığa çıkışıyla oluşan basınç dalgalarının, sıcak gazların, savrulan cisimlerin ve yapı çökmelerinin insan vücudunda yarattığı karmaşık hasar tablosudur. Endüstriyel kazalardan doğalgaz sızıntılarına, askeri olaylardan havai fişek kazalarına kadar pek çok farklı senaryoda ortaya çıkabilen bu yaralanmalar, tek bir organla sınırlı kalmaz. Aksine kulak, akciğer, beyin, sindirim sistemi ve iskelet sistemi gibi birbirinden uzak yapıları aynı anda etkileyebilir. Bu nedenle patlama yaralanması acil servislerde özel bir değerlendirme yaklaşımı gerektirir.

Olay yerinden hastaneye ulaşan yaralılarda dışarıdan bakıldığında ciddi bir bulgu görülmese bile içeride sessizce ilerleyen hasarlar bulunabilir. Patlamanın oluşturduğu yüksek basınçlı şok dalgası, içi hava dolu organlarda mikroskobik düzeyde yırtılmalara yol açabilir. Saatler sonra belirgin hale gelen bu tablolar, geç fark edildiğinde hayatı tehdit edebilir. Bu yazıda patlama yaralanmasının kimlerde daha sık görüldüğü, hangi belirtilerle kendini gösterdiği, nedenleri, tanı süreci, olası komplikasyonları ve hangi durumlarda hızla sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Kimlerde Görülür?

Patlama yaralanmaları, mesleki olarak yüksek riskli ortamlarda çalışan bireylerde daha sık görülür. Maden işçileri, kimya tesisi çalışanları, doğalgaz ve petrol sektöründe görev yapan teknik personel, itfaiyeciler ve askeri personel bu açıdan başta gelen gruplardır. Bu mesleklerde basınçlı kazanlar, parlayıcı gazlar, yanıcı sıvılar ve patlayıcı malzemelerle sürekli temas hâlinde bulunulduğu için risk gündelik iş akışının bir parçası hâline gelir. Güvenlik protokollerinin yetersiz uygulandığı sahalarda küçük bir kıvılcım bile büyük ölçekli yaralanmalara yol açabilmektedir.

Mesleki riskler dışında, sivil hayatta da patlama yaralanması ile karşılaşan kişi sayısı az değildir. Mutfak tüpü sızıntısı sonucu apartman dairelerinde yaşanan kazalar, kombi arızasına bağlı patlamalar, havai fişek gösterilerinde gerçekleşen kontrolsüz tutuşmalar ve düğün, kına gecesi gibi etkinliklerde meydana gelen ateşli silah kazaları sivil yaralanmaların önemli bir bölümünü oluşturur. Özellikle çocuklar, oyun amacıyla bulduğu pil, çakmak gazı veya patlayıcı maddelere yaklaştığında ciddi sonuçlarla karşılaşabilir.

Yaşlı bireyler ve kronik akciğer hastalığı, kalp yetmezliği ya da kanama bozukluğu bulunan kişiler, aynı şiddetteki bir patlamadan daha ağır biçimde etkilenebilir. Bu kişilerin organ rezervleri sınırlı olduğundan basınç dalgasına bağlı hasarlar daha hızlı dekompanse olur. Hamile kadınlarda ise hem anne hem de bebek için ek riskler söz konusudur; karın içi basınç değişimleri plasenta ile rahim arasındaki ilişkiyi olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle risk grubuna giren tüm bireylerde olası bir patlama sonrası yapılacak değerlendirme daha kapsamlı planlanır.

Doğal afetler, kazara meydana gelen sanayi kazaları ve toplu taşıma araçlarındaki teknik arızalar da kalabalık grupları aynı anda etkileyebilen patlama olaylarına neden olabilir. Bu tip toplu kazalarda yaralanma sayısı yüksek olduğundan triyaj (öncelik sıralaması) son derece kritik hâle gelir. Acil servis ekipleri, gelen hasta gruplarını hayati tehdit düzeyine göre sınıflandırarak müdahalelerin en kısa sürede başlatılmasını sağlar.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Patlama yaralanmasının belirtileri, hasarın türüne ve etkilenen organa göre çok geniş bir yelpazede karşımıza çıkar. Klinik tablo, yalnızca dış görünümle değil; iç organ hasarının zaman içinde gelişen bulgularıyla da şekillenir. Olay yerinden getirilen hastalarda ilk dakikalarda bilinç değişikliği, soluk alıp vermede güçlük, kulakta çınlama, burun ve kulak kanaması, dengesizlik ve şiddetli baş ağrısı sık karşılaşılan ilk şikayetlerdir. Cilt yüzeyinde yanık izleri, sıyrıklar, derin kesikler ve saçılma sonucu oluşan parça yaralanmaları gözle görülebilir biçimde dikkat çeker.

Akciğer dokusunda gelişen basınç hasarı, patlama akciğeri olarak bilinen tabloyla kendini gösterir. Bu durumda nefes darlığı, göğüs ağrısı, kanlı balgam ve oksijen düzeyinde belirgin düşüş gözlenir. Bazı hastalarda ilk birkaç saatte ciddi bir bulgu olmasa da ilerleyen saatlerde solunum yetmezliği gelişebilir. Bu nedenle patlamaya maruz kalan herkesin en az birkaç saat boyunca yakın gözlem altında tutulması büyük önem taşır. Kulak zarı yırtılması ise sıklıkla işitme kaybı, dengesizlik ve mide bulantısı şikayetleriyle birlikte ortaya çıkar.

Sindirim sisteminde meydana gelen hasarlar daha sessiz bir seyir izleyebilir. Karın bölgesinde künt bir ağrı, şişkinlik hissi, bulantı, kusma ve dışkıda kan görülmesi bağırsak yırtığının habercisi olabilir. Bazı durumlarda hasta ilk saatlerde kendini iyi hissedebilir; ancak iç kanama ya da delinme tabloları ilerleyen zamanlarda dramatik biçimde belirgin hale gelir. Sinir sistemine ait belirtiler arasında ise konsantrasyon güçlüğü, hafıza problemleri, uyku düzensizliği, halsizlik ve ışığa karşı hassasiyet sayılabilir.

Aşağıdaki bulgular patlama yaralanmasının sık karşılaşılan klinik göstergeleri arasında değerlendirilir:

  • Ani gelişen işitme kaybı veya kulakta sürekli çınlama hissi
  • Nefes darlığı, hızlı solunum ve göğüste yanma şikâyeti
  • Bilinç bulanıklığı, dalgınlık ve geçici hafıza kayıpları
  • Karın bölgesinde yaygın hassasiyet, şişkinlik ve gerginlik
  • Cilt üzerinde yanık, sıyrık ve saçılan parçalara bağlı kesik yaraları

Nedenleri Nelerdir?

Patlama yaralanmasının nedenleri, patlamanın oluşum mekanizmasına göre dört ana grupta incelenir. Birincil etki olarak adlandırılan grupta, patlamanın hemen ardından çevreye yayılan yüksek basınçlı şok dalgası rol oynar. Bu dalga, içi hava dolu organlardan geçerken hücre düzeyinde yırtılmalara yol açar. Akciğer alveolleri, kulak zarı ve bağırsak duvarı en sık etkilenen yapılardır. Birincil hasar genellikle dışarıdan bakıldığında belirgin değildir; ancak hayati tehdit potansiyeli oldukça yüksektir.

İkincil etkide, patlamanın savurduğu çevre parçaları yaralanmaya neden olur. Metal, cam, taş, ahşap veya patlayıcı maddenin kendi parçaları yüksek hızla hareket ederek vücuda saplanır. Bu mekanizmaya bağlı olarak delici-kesici yaralar, organ yaralanmaları, omurga ve göz hasarları gelişebilir. Üçüncül etki ise patlamanın oluşturduğu basınçla insanın savrulmasını ifade eder. Bu sırada başın sert bir zemine çarpması travmatik beyin hasarı, omurga kırığı veya çoklu ekstremite yaralanmasıyla sonuçlanabilir.

Dördüncül etki grubunda patlamanın doğrudan değil dolaylı sonuçları yer alır. Yangın, duman solunması, kimyasal madde maruziyeti, bina çökmesi sonucu sıkışma, karbonmonoksit zehirlenmesi ve psikolojik travma bu kategoride değerlendirilir. Birçok patlama olayında birden fazla mekanizma aynı anda devreye girer. Bu yüzden klinik tablo çoğu zaman saf bir hasar tipi değil; iç içe geçmiş çoklu yaralanmaların toplamıdır.

Patlamanın gücünü ve oluşturduğu hasarın boyutunu belirleyen pek çok değişken bulunur. Patlayıcının türü, açık veya kapalı bir mekânda meydana gelmesi, hastayla patlama noktası arasındaki mesafe, patlamayı izleyen yangının varlığı ve olay yerindeki nesnelerin yoğunluğu bu değişkenlerin başında gelir. Kapalı alanda meydana gelen patlamalarda şok dalgası duvarlardan yansıyarak vücuda birden fazla kez çarpar ve hasar daha ağır olur.

Tanı Nasıl Konulur?

Patlama yaralanmasında tanı süreci, hastanın acil servise getirildiği ilk dakikalardan itibaren başlar. Sağlık ekibi öncelikle hava yolu açıklığı, solunum yeterliliği ve dolaşımı değerlendirir. Bu hızlı muayene sırasında hastanın bilinç düzeyi, vücut sıcaklığı, kan basıncı, nabız ve oksijen satürasyonu ölçülür. Olay yerinden gelen bilgiler de tanı açısından belirleyici unsurdur; patlamanın açık ya da kapalı alanda meydana geldiği, patlayıcının türü, hastanın patlama anındaki konumu ve süre, klinik kararı doğrudan etkiler.

Fizik muayenede tüm vücut detaylı biçimde gözden geçirilir. Cilt yüzeyindeki yanıklar, kesikler ve saçılan parçalara ait yaralar haritalandırılır. Kulak zarı muayenesi, basınç hasarının dolaylı bir göstergesi olarak özellikle önemlidir; çünkü kulak zarında yırtılma görülen hastalarda akciğer ve bağırsak hasarı riski de daha yüksektir. Karın muayenesinde hassasiyet, defans ve barsak seslerinin azalması iç organ hasarını düşündürür. Nörolojik muayenede ise refleksler, kas gücü ve göz hareketleri değerlendirilir.

Görüntüleme yöntemleri tanıyı netleştirmek için yaygın biçimde kullanılır. Akciğer grafisi, patlama akciğerini ya da pnömotoraksı (akciğer ile göğüs duvarı arasına hava sızması) gösterebilir. Bilgisayarlı tomografi, hem beyin hem göğüs hem de karın bölgesindeki gizli kanamaları, hava kaçaklarını ve kemik kırıklarını ayrıntılı biçimde ortaya koyar. Ultrasonografi, karın içi sıvı birikimini hızlı şekilde saptamak için sıklıkla tercih edilir. Gerektiğinde manyetik rezonans incelemesi, sinir sistemi ve yumuşak doku hasarlarının değerlendirilmesinde devreye girer.

Laboratuvar tetkikleri de tanı sürecinin önemli bir parçasıdır. Tam kan sayımı, biyokimya panelleri, kan gazı analizi, pıhtılaşma testleri ve idrar tetkiki rutin olarak istenir. Karbonmonoksit düzeyi, siyanür maruziyeti ve diğer toksik gaz parametreleri, kapalı alan patlamalarında ek olarak değerlendirilir. Tüm bu bulguların birleşimi, hastaya özgü bir hasar haritası çıkarılmasını sağlar ve tedavi planı bu harita üzerinden şekillendirilir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Patlama yaralanmaları, hem erken dönemde hem de uzun vadede pek çok farklı komplikasyona zemin hazırlayabilir. Erken dönemde en sık karşılaşılan tablolar; solunum yetmezliği, hemorajik şok, beyin ödemi, akut böbrek hasarı ve çoklu organ yetmezliğidir. Akciğer dokusundaki hasar genişlediğinde oksijenlenme bozulur ve hasta yoğun bakım koşullarında mekanik solunum desteğine ihtiyaç duyabilir. İç kanamaların geç fark edilmesi durumunda dolaşım sistemi çökme sürecine girebilir.

Kulak ve denge sistemine ait komplikasyonlar, görece daha az hayati olsa da uzun süreli yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyebilir. Kalıcı işitme kaybı, kronik tinnitus (kulak çınlaması), denge bozuklukları ve baş dönmeleri ileri dönemde sık görülür. Göz yaralanmaları da gözden kaçırılmaması gereken bir başlıktır; küçük parça yaralanmaları zamanla görme kaybına ya da retina dekolmanına yol açabilir. Bu nedenle patlamaya maruz kalan her hastanın göz muayenesinin yapılması önerilir.

Sindirim sistemi komplikasyonları arasında bağırsak yırtığı, gecikmiş perforasyon, peritonit (karın zarı iltihabı) ve karın içi apse oluşumu sayılabilir. Bu tablolar bazen olaydan günler sonra ortaya çıkabildiği için patlamaya maruz kalan hastaların belirli aralıklarla yeniden değerlendirilmesi gerekir. Yumuşak doku enfeksiyonları, derin yara enfeksiyonları ve gazlı kangren ihtimali de yara temizliği ve antibiyotik tedavisinin titizlikle planlanmasını zorunlu kılar.

Uzun vadeli komplikasyonlar yalnızca bedeni değil ruhsal sağlığı da etkiler. Travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete bozuklukları, uyku problemleri ve sosyal geri çekilme patlamadan kurtulan kişilerde sık gözlenir. Beyin hasarına bağlı dikkat eksikliği, hafıza güçlüğü ve baş ağrıları aylarca sürebilir. Kronik ağrı sendromları, hareket kısıtlılığı ve kalıcı izler de günlük yaşamı zorlaştırabilen sonuçlar arasında yer alır. Bu nedenle iyileşme süreci; cerrahi, dahili, psikiyatrik ve fizik tedavi yaklaşımlarının bir arada planlandığı bütüncül bir bakış açısı gerektirir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Patlama olayına maruz kaldıysanız, ilk anda kendinizi iyi hissetseniz dahi mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekir. Çünkü şok dalgasına bağlı iç hasarlar saatler içinde belirgin hale gelebilir. Olay anında herhangi bir yere çarpmasanız bile akciğer, kulak ve karın bölgesinde gizli yaralanmalar bulunabilir. Eve dönüp uyumak yerine, en kısa sürede acil servise başvurarak gerekli muayeneleri yaptırmanız büyük önem taşır.

Aşağıdaki belirtilerin varlığı, acil servise başvurmayı geciktirmemeniz gereken durumlara işaret eder. Bu bulgular tek başına ya da birlikte ortaya çıktığında zaman kaybetmeden değerlendirme almanız önerilir.

  • Nefes darlığı, göğüs ağrısı veya öksürükle birlikte kanlı balgam
  • Bilinç bulanıklığı, baygınlık, ani uyku eğilimi veya konuşma bozukluğu
  • Karın bölgesinde giderek artan ağrı, sertlik ve şişkinlik hissi
  • Kulakta sürekli çınlama, ani gelişen işitme kaybı veya kulaktan kanama
  • Görme bulanıklığı, çift görme veya gözde yabancı cisim hissi

Olay sonrası ilk birkaç saat geçtikten sonra başlayan şikayetler de gözardı edilmemelidir. Gün içinde dengesizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, kusma veya yeni gelişen baş ağrısı yaşadığınızı fark ederseniz tekrar değerlendirme almanız gerekir. Hamile bireyler, çocuklar, yaşlı kişiler ve kronik hastalığı olanlar için bu süreç daha hassas yürütülmelidir. Aynı şekilde olaydan sonra uyku problemleri, kabuslar, içe kapanma ve yoğun kaygı hâli yaşıyorsanız ruh sağlığı desteği almanız iyileşme sürecinizi olumlu yönde destekleyebilir.

Son Değerlendirme

Patlama yaralanmaları, kısa süre içinde birden fazla organı aynı anda etkileyebilen, dışarıdan görünmese bile içeride sessizce ilerleyebilen ve gecikmeli olarak ağırlaşabilen karmaşık bir tablo oluşturur. Bu nedenle erken değerlendirme, doğru görüntüleme yöntemlerinin zamanında kullanılması ve yakın gözlem süreci, hem kısa hem uzun vadeli sonuçlar açısından belirleyici unsurdur. Hasarın boyutunu yalnızca olay anındaki görüntü değil; saatler sonra ortaya çıkan klinik bulgular da şekillendirir. Bu yüzden patlamaya maruz kalan kişinin hiçbir belirtisi olmasa bile mutlaka uzman değerlendirmesi alması gerekir.

Koru Hastanesi Acil Servis bölümünde uzman hekimlerimiz, patlama yaralanması gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Patlama yaralanması tam olarak ne demek, vücuduma ne oluyor?
Patlama yaralanması, bir patlamanın yarattığı yüksek basınç dalgasının vücudunuza çarpmasıyla oluşan hasarları ifade eder. Bu basınç dalgası özellikle kulak, akciğer ve bağırsak gibi içi hava dolu organlarınızı aniden sıkıştırarak veya yırtarak zarar verebilir.
Patlamadan sonra kendimi nasıl hissederim, bende yaralanma olduğunu nasıl anlarım?
Patlama sonrası kulak çınlaması, işitme kaybı, şiddetli karın ağrısı veya nefes darlığı yaşıyorsanız yaralanmış olabilirsiniz. Bazı hasarlar dışarıdan görünmese de iç kanama veya doku zedelenmesi şeklinde kendini gösterebilir.
Patlama yaralanmalarının çeşitleri nelerdir, hepsi aynı mı?
Patlama yaralanmaları basınç dalgasının doğrudan etkisi, havaya savrulan parçaların çarpması veya kişinin bir yere fırlatılması gibi farklı şekillerde oluşur. Ayrıca patlama sonrası çıkan yangın veya zehirli gazlar da vücudu farklı yollarla etkileyebilir.
Patlama yaralanması geçirdim, ne zaman acile gitmeliyim?
Patlama sonrası nefes almada zorluk, kusma, şiddetli baş ağrısı, bilinç bulanıklığı veya vücudunuzda durmayan bir kanama varsa vakit kaybetmeden acil servise gitmelisiniz. Dışarıdan iyi görünseniz bile, iç organ hasarı riski nedeniyle bir doktorun sizi görmesi önemlidir.
Patlama yaralanması ölümcül mü, iyileşme şansım var mı?
Patlama yaralanmalarının ciddiyeti maruz kalınan basıncın şiddetine göre değişir. Hafif yaralanmalar genellikle uygun tıbbi bakımla düzelir, ancak ciddi iç organ hasarlarında durum daha kritiktir ve uzun süreli tedavi gerekebilir.
Patlamadan sonra kulaklarımda çınlama var, bu kalıcı mı?
Patlama sonrası kulak zarı hasarı veya iç kulak sarsıntısı sık görülür. Genellikle bu şikayetler zamanla azalır ancak bazen işitme kaybı veya çınlama kalıcı olabilir, bu yüzden bir kulak burun boğaz uzmanına görünmek gerekir.
Patlama yaralanması sonrası normal hayatıma ne zaman dönerim?
İyileşme süreci yaralanmanın şiddetine ve hangi organların etkilendiğine bağlı olarak kişiden kişiye değişir. Hafif vakalarda birkaç haftada günlük hayata dönülebilirken, ciddi organ hasarlarında bu süreç aylar sürebilir.
Patlama yaralanması geçiren çocuklarda durum farklı mı?
Çocuklar patlamanın basınç dalgasına karşı yetişkinlerden daha hassas olabilir çünkü vücut yapıları daha küçüktür. Çocuklarda iç organ hasarı daha hızlı ilerleyebileceği için çok daha yakından takip edilmeleri gerekir.
Patlama yaralanması sonrası beslenmemde dikkat etmem gereken bir şey var mı?
Eğer bağırsak veya mide bölgesinde bir yaralanma şüphesi varsa doktorunuz bir süre ağızdan beslenmeyi kısıtlayabilir. Genel olarak vücudun iyileşmesi için protein ve vitamin açısından dengeli bir beslenme süreci izlenmelidir.
Yaşlılarda patlama yaralanması daha mı ağır seyrediyor?
Yaşlılarda mevcut kronik hastalıklar ve vücut direncinin daha düşük olması iyileşme sürecini zorlaştırabilir. Bu nedenle yaşlı hastaların patlama sonrası komplikasyon (yan etki) gelişme riski daha yüksek kabul edilir.
Patlama yaralanması bulaşıcı mı, etrafımdakilere geçer mi?
Hayır, patlama yaralanması fiziksel bir travmadır ve kesinlikle bulaşıcı değildir. Başkalarına geçme gibi bir durumu yoktur.
Patlama yaralanması sonrası spor yapabilir miyim?
Doktorunuz onay verene kadar ağır sporlardan ve zorlayıcı hareketlerden kaçınmalısınız. Özellikle akciğer veya karın bölgesinde hasar varsa, vücudun tamamen toparlanması için dinlenme süreci şarttır.
Hamilelikte patlama yaralanması bebek için riskli mi?
Evet, patlama yaralanması hamilelikte hem anne hem de bebek için ciddi bir risk oluşturur. Basınç dalgası plasenta ayrılmasına veya erken doğuma yol açabileceği için bu durumdaki hamilelerin çok hızlı müdahale alması gerekir.
Patlama yaralanması geçirdim, psikolojik olarak etkilenebilir miyim?
Patlama gibi travmatik olaylardan sonra uyku bozukluğu, anksiyete (kaygı) veya olayı sürekli hatırlama gibi psikolojik etkiler yaşanması çok normaldir. Bu durumlar için bir uzmandan destek almak iyileşme sürecini hızlandırır.
Patlama sonrası vücudumda yara izi kalır mı?
Patlamanın şiddetine ve vücudun hangi bölgesinin etkilendiğine bağlı olarak iz kalabilir. Özellikle yanık veya şarapnel yaralanmaları deri bütünlüğünü bozduğu için iyileşme sonrası farklı doku izleri görülebilir.
Patlama yaralanması için evde yapabileceğim bir şey var mı?
Hayır, patlama yaralanması evde tedavi edilebilecek bir durum değildir. Mutlaka hastane ortamında iç kanama, doku hasarı ve organ fonksiyonları açısından değerlendirilmeniz gerekir.
Patlama yaralanması kalıtsal mı, çocuklarıma geçer mi?
Hayır, patlama yaralanması genetik veya kalıtsal bir hastalık değildir. Doğrudan fiziksel bir dış etken sonucu oluşur ve çocuklarınıza geçmez.
Patlama yaralanması sonrası cinsel hayatım etkilenir mi?
Yaralanmanın şiddetine göre değişmekle birlikte, iyileşme döneminde fiziksel kısıtlılıklar yaşanabilir. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra genellikle eski düzeninize dönebilirsiniz, ancak kalıcı hasar durumlarında bir uzmana danışmakta fayda vardır.
Patlama sonrası neden hemen ağrım yok, sonra başlar mı?
Patlama anında vücut yüksek miktarda adrenalin salgılar, bu da ağrıyı kısa süreliğine maskeleyebilir. Ağrılar veya diğer belirtiler bazen olaydan saatler hatta günler sonra ortaya çıkabilir, bu yüzden kendinizi iyi hissetseniz bile kontrole gitmelisiniz.
Patlama yaralanması sonrası iş hayatına ne zaman dönebilirim?
Bu durum işinizin ağırlığına ve yaralanmanızın derecesine bağlıdır. Fiziksel güç gerektiren işlerde iyileşme süreci daha uzun sürebilir, doktorunuzun size özel vereceği rapor süresine uymanız en doğrusudur.
WhatsApp Online Randevu