Prinzmetal anjini, halk arasındaki adıyla varyant anjina ya da vazospastik anjina, koroner damarlarda geçici bir kasılma (spazm) sonucu kalbi besleyen damarların aniden daralması ile ortaya çıkan göğüs ağrısı tablosudur. Klasik anjinadan farklı olarak çoğunlukla eforda değil; istirahatte, özellikle gece geç saatlerde ya da sabaha karşı görülür. Damar kasılması saniyeler ya da dakikalar süren bir biçimde gelişir, ardından damar kendiliğinden tekrar açılır. Bu nedenle hasta yoğun bir ağrı yaşar ancak elektrokardiyogram (EKG) atak sonrasında normale dönebilir. Tanının atlanmaması için şüpheli durumlarda dikkatli bir değerlendirme gerekir.
Kimlerde Görülür?
Prinzmetal anjini, klasik kalp hastalıklarından biraz farklı bir profilde görülür. Daha çok orta yaş kadınlarda ve sigara içen erkeklerde tabloya rastlanır. Bazı hastalarda damarlar tamamen sağlam olmasına rağmen spazm gelişebilir.
- Sigara kullanımı en güçlü tetikleyicilerden biridir.
- Yoğun stres altında çalışan ve uyku düzeni bozuk olan kişilerde sık görülür.
- Migren ve Raynaud sendromu gibi vazospastik tablosu olanlarda görülme sıklığı artar.
- Bazı ilaçlar (kokain, amfetamin, bazı baş ağrısı ilaçları) atağı tetikleyebilir.
- Soğuğa maruziyet, sabaha karşı ortaya çıkan ataklarda rol oynar.
- Aşırı kafein veya enerji içeceği tüketimi atak frekansını artırabilir.
- Hiperventilasyon (aşırı hızlı nefes alma) bazı hastalarda spazm tetikleyicisidir.
- Genç yaşta inme ya da damar spazmı öyküsü olan kişilerde dikkatli olunmalıdır.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Prinzmetal anjininin tipik özelliği, eforla ilişkili olmayan ve genellikle gece geç saatlerde başlayan göğüs ağrısıdır. Atak süresi birkaç dakikadan yarım saate kadar uzayabilir ve çoğunlukla kendiliğinden geçer.
- Göğüsün ortasında baskı, sıkışma ya da yanma şeklinde tarif edilen ağrı.
- Genellikle istirahatte, geceleri ya da sabaha karşı ortaya çıkan ataklar.
- Ağrının sol kola, çeneye ya da sırta yayılması.
- Atak sırasında soğuk terleme, bulantı ve halsizlik.
- Ciddi atak sırasında baş dönmesi veya bayılma hissi.
- Çarpıntı ya da kalbin duruyormuş gibi hissedildiği boşluk hissi.
- Bazı ataklara nefes darlığı eşlik eder.
- Ataklar dilaltı nitrat ilaçlarına çoğunlukla iyi yanıt verir.
- Atak sonrası kişi uzun süre yorgun ve halsiz hissedebilir.
Tanı Nasıl Konulur?
Prinzmetal anjini tanısı, atak sırasında çekilen EKG kaydı ile büyük ölçüde aydınlatılır. Atak dışında EKG normal olabileceği için tanı çoğu zaman ek değerlendirme gerektirir.
- Atak sırasında EKG: Karakteristik ST yükselmesi gözlenebilir.
- 24-48 saatlik holter takibi: Geceleri görülen iskemik değişikliklerin belirlenmesinde değerlidir.
- Ekokardiyografi: Kalp kası fonksiyonunu değerlendirmek için yapılır.
- Koroner anjiyografi: Damarların yapısı görüntülenir; çoğu hastada damarlar tamamen sağlam çıkar.
- Provokasyon testleri: Damar spazmını tetikleyen testler bazı seçilmiş hastalarda yapılır.
- Kardiyak MR ve perfüzyon sintigrafisi, bazı ileri olgularda değerlendirmeye dahil edilebilir.
- Tetikleyici faktörlerin (ilaç, sigara, kokain) ayrıntılı sorgulanması tanıda önemlidir.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Genel olarak iyi prognozlu olmakla birlikte, kontrol altına alınmayan Prinzmetal anjini bazı ciddi tablolara yol açabilir. Bu nedenle düzenli takip ve tetikleyici faktörlerin kontrolü önemlidir.
- Uzun süreli spazm sonucu kalp kasında hasar (miyokard infarktüsü).
- Ciddi ritim bozuklukları ve nadiren ani kalp durması.
- Atakların sıklaşması ve günlük yaşam kalitesinin bozulması.
- Kaygı bozukluğu ve panik atak benzeri tabloların eşlik etmesi.
- Pıhtı oluşumu ve buna bağlı koroner olaylar nadir olarak gelişebilir.
Tedavi Yaklaşımları Nelerdir?
Prinzmetal anjini tedavisinde temel hedef koroner damar spazmlarını önlemek ve atak sıklığını azaltmaktır. İlaç tedavisi yanında tetikleyici faktörlerin uzaklaştırılması büyük rol oynar.
- Kalsiyum kanal blokerleri tedavinin temel ilacıdır ve atakları büyük ölçüde önler.
- Uzun etkili nitrat türevleri, atakların hafifletilmesinde yardımcı olur.
- Dilaltı nitrat ilaçları akut atak tedavisinde kullanılır.
- Sigaranın bırakılması tedavinin en önemli parçalarından biridir.
- Soğuk havadan korunma, stresin yönetilmesi ve düzenli uyku önerilir.
- Beta blokerler dikkatli kullanılmalıdır; bazı tiplerde atakları artırabilir.
- İlaçlara yanıt vermeyen seçilmiş olgularda ileri girişimler gündeme gelebilir.
Nedenleri ve Risk Faktörleri
Tablonun ardında koroner damarların kas tabakasında gelişen aşırı duyarlılık, tetikleyici faktörler (sigara, soğuk, stres, bazı ilaçlar) ve damar iç tabakasının (endotel) bozulmuş işlevi yatar. Aynı evi paylaşmak ya da hasta biriyle yakın temasta olmak herhangi bir risk oluşturmaz. Aile içinde birden fazla bireyde Prinzmetal anjini görülmesi bulaşıcılığa değil; bazı bireylerde damar duvarındaki kas hücrelerinin uyarana karşı daha duyarlı olmasına ve ortak yaşam tarzı (sigara, stres, beslenme) faktörlerine bağlanır.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Göğüs ağrısı her zaman dikkatle değerlendirilmesi gereken bir şikayettir. Aşağıdaki durumlarda gecikmeden kardiyoloji uzmanına başvurmak önemlidir.
- Geceleri ya da sabaha karşı tekrarlayan göğüs ağrısı yaşıyorsanız.
- Daha önce klasik anjina tanısı varsa ve ağrılarda farklılaşma fark ettiyseniz.
- Ağrılarınız dilaltı ilaca hızla yanıt veriyor ancak sık tekrarlıyorsa.
- Ataklar sırasında çarpıntı, bayılma veya nefes darlığı ekleniyorsa.
- Sigara kullanıyor ya da kokain gibi ilaçlarla teması varsa.
- Migren ve Raynaud sendromu öyküsü olan kişilerde yeni başlayan göğüs ağrısı olduğunda.
- İlk kez ataşan göğüs ağrılarında, vakit kaybetmeden acil servise başvurmak gerekir.
Son Değerlendirme
Prinzmetal anjini, doğru tanı konulup tetikleyici faktörler ortadan kaldırıldığında büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir tablodur. Sigaranın bırakılması, uyku düzeninin düzeltilmesi, stresin yönetilmesi ve düzenli ilaç kullanımı atakların azaltılmasında belirleyici rol oynar. Soğuk havalarda boğaz ve göğüs bölgesinin korunması, aşırı kafein tüketiminin azaltılması da koruyucu yaklaşıma katkı sağlar. Koru Hastanesi Kardiyoloji bölümü olarak göğüs ağrısı şikayeti olan hastalarımızı bütüncül bir bakış açısıyla değerlendiriyoruz.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.








