Pnömotoraks, akciğer ile göğüs duvarı arasındaki boşluğa hava kaçması sonucu akciğerin sönmesi durumudur. Akciğerin etrafını saran zarlar arasına hava dolduğunda, bu hava akciğerin üzerine baskı yaparak genişlemesini engeller ve nefes almayı zorlaştırır. Genellikle göğüste ani başlayan ağrı ve nefes darlığı ile kendini gösteren bu durum, hızlı müdahale gerektiren ciddi bir sağlık sorunudur.
Kimlerde Görülür?
Pnömotoraks, her yaş grubunda görülebilse de bazı kişilerde ortaya çıkma ihtimali daha yüksektir. Genç, uzun boylu ve zayıf yapılı erkeklerde, herhangi bir hastalık geçmişi olmasa bile kendiliğinden akciğer sönmesi görülebilir. Bu durum genellikle akciğerin en üst kısmındaki küçük hava keseciklerinin (bül) çatlamasından kaynaklanır.
Sigara içen kişilerde pnömotoraks riski, içmeyenlere göre çok daha fazladır. Uzun süreli sigara kullanımı akciğer dokusuna zarar vererek zayıf noktalar oluşturur ve sönme ihtimalini artırır. Ayrıca kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), astım veya kistik fibrozis gibi altta yatan akciğer rahatsızlıkları olan kişiler de yüksek risk grubundadır.
Göğüs kafesine alınan darbeler, trafik kazaları veya düşmeler gibi fiziksel travmalar da sağlıklı bireylerde bile pnömotoraksa neden olabilir. Bazı durumlarda tıbbi müdahaleler, örneğin göğüs bölgesinden yapılan biyopsiler veya damar yolu açılması gibi işlemler sırasında da akciğer zarı kazara hasar görebilir. Kadınlarda ise çok nadir de olsa adet dönemleriyle ilişkili olarak ortaya çıkan özel bir tipi bulunmaktadır.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Pnömotoraksın en belirgin ve ilk hissedilen işareti, göğsün bir tarafında aniden başlayan keskin bir ağrıdır. Bu ağrı genellikle nefes alıp verirken veya öksürürken şiddetlenir. Kişi sanki göğsünde bir bıçak saplanmış gibi hissedebilir.
Nefes darlığı, ağrıya eşlik eden en yaygın ikinci belirtidir. Akciğerin sönme miktarı arttıkça nefes almak daha zor hale gelir ve kişi yeterince oksijen alamadığını hisseder. Bununla birlikte hızlı nefes alıp verme, kalp hızında artış ve çarpıntı görülebilir.
Ciddi vakalarda cilt renginde solukluk veya hafif morarma, aşırı terleme ve konuşurken zorlanma gibi durumlar ortaya çıkabilir. Eğer akciğerin sönmesi çok hızlı gelişmişse, göğüs kafesinde bir dolgunluk hissi veya o bölgede dokunulduğunda hassasiyet oluşabilir. Bazı kişilerde sadece kuru bir öksürük de belirtilere eşlik edebilir.
Tanı Nasıl Konulur?
Doktorlar, pnömotoraks teşhisi koyarken öncelikle kişinin şikayetlerini dinler ve fiziksel muayene yapar. Muayene sırasında stetoskop ile akciğer seslerini dinleyen hekim, sönmüş olan tarafta solunum seslerinin azaldığını veya tamamen duyulmadığını fark eder. Ayrıca göğüs kafesine hafifçe vurulduğunda, hava birikimi nedeniyle boş bir kutuya vuruyormuş gibi farklı bir ses (tinktür sesi) alınabilir.
Tanıyı kesinleştirmek için en sık kullanılan yöntem göğüs röntgenidir. Röntgende, sönmüş akciğerin kenarları belirgin bir çizgi halinde görülür ve akciğerin etrafındaki boşlukta hava birikimi izlenir. Eğer röntgen görüntüsü yeterince net değilse veya altta yatan başka bir sorun olduğundan şüpheleniliyorsa bilgisayarlı tomografi (BT) çekilebilir.
Kanda oksijen seviyesini ölçmek için parmaktan yapılan basit bir test (nabız oksimetrisi) veya arteriyel kan gazı analizi de değerlendirmenin bir parçasıdır. Bu testler, akciğerin vücuda ne kadar oksijen sağladığını anlamaya yardımcı olur.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Pnömotoraks tedavi edilmediğinde veya şiddetli seyrettiğinde bazı önemli sorunlara yol açabilir. En ciddi komplikasyonlardan biri tansiyon pnömotoraks olarak adlandırılan durumdur. Burada, akciğer zarları arasına dolan hava dışarı çıkamaz ve içerideki basınç sürekli artar. Bu durum kalbe giden damarları sıkıştırarak kan akışını bozar ve hayatı tehdit eden bir tabloya dönüşebilir.
Akciğerin uzun süre sönük kalması, o bölgedeki dokuların kendini toparlamasını güçleştirebilir. Tedavi sonrası akciğerin tekrar genişlemesi sırasında bazı kişilerde göğüs ağrısı veya öksürük devam edebilir. Nadir durumlarda, akciğer zarlarında sıvı birikmesi (plevral efüzyon) veya enfeksiyon gelişimi gibi yan etkiler de görülebilir.
Tekrarlayan pnömotoraks durumları, kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Özellikle dalgıçlık veya yüksek rakımlı yerlere seyahat gibi hava basıncı değişimlerinin olduğu aktiviteler, pnömotoraks geçirmiş kişiler için riskli olabilir ve uzman hekim kontrolü gerektirir.
Nasıl Bulaşır, Nereden Bulaşır?
Pnömotoraks bulaşıcı bir hastalık değildir. Bu durum, virüs veya bakteri gibi mikroorganizmalarla yayılmaz. Dolayısıyla bir kişiden diğerine geçmesi mümkün değildir. Pnömotoraks tamamen vücudun anatomik yapısı, akciğer sağlığı veya dışarıdan gelen fiziksel etkilerle ilgili bir durumdur.
Hastalık, akciğerin kendi iç yapısındaki değişimlerden, göğüs kafesine alınan darbelerden veya sigara gibi akciğer dokusunu bozan alışkanlıklardan kaynaklanır. Özetle, çevrenizdeki insanlardan bu durumu kapmanız veya bir başkasına bulaştırmanız söz konusu değildir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Ani başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığı, her zaman acil müdahale gerektiren bir durumdur. Özellikle ağrınız nefes alırken şiddetleniyorsa, konuşurken nefes nefese kalıyorsanız veya kalp atışlarınızın çok hızlandığını hissediyorsanız vakit kaybetmeden en yakın acil servise gitmelisiniz.
Daha önce pnömotoraks geçirmiş kişiler, benzer bir ağrı hissettiklerinde durumu ciddiye almalı ve kontrol ettirmelidir. Özellikle sigara içenlerde veya kronik akciğer hastalığı olanlarda bu tür belirtiler daha hızlı ilerleyebileceği için bekleme yapılmamalıdır.
Göğüs bölgesine alınan sert bir darbe sonrası gelişen her türlü nefes alma güçlüğü, akciğerde hasar olduğunu gösterebilir. Bu nedenle travma sonrası oluşan şikayetlerde, dışarıdan bir yara görünmese bile iç kanama veya sönme ihtimaline karşı sağlık kuruluşuna başvurmak önemlidir.
Son Değerlendirme
Pnömotoraks, erken teşhis ve doğru müdahale ile genellikle başarıyla tedavi edilen bir durumdur. Hafif vakalarda vücudun kendi kendine havayı emmesi beklenirken, orta ve ağır vakalarda göğüs duvarından yerleştirilen ince bir tüp yardımıyla fazla havanın tahliye edilmesi gerekebilir. Önemli olan, belirtileri fark ettiğiniz anda profesyonel sağlık desteği almaktır.
Koru Hastanesi Acil Servis birimi, bu tür ani gelişen solunum sorunlarında gerekli tetkikleri yapacak donanıma ve tecrübeye sahiptir. Sağlığınızı riske atmamak için yaşadığınız belirtileri hafife almayın ve uzman görüşü almayı ihmal etmeyin.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.



