Kalp ve Damar Cerrahisi

Pelvik Konjesyon Sendromu

Pelvik konjesyon sendromunun belirtilerini, tanı yöntemlerini ve embolizasyon dâhil yaklaşım seçeneklerini Koru Hastanesi damar cerrahisi biriminde aktarıyoruz.

Pelvik konjesyon sendromu (PKS), kadınlarda leğen kemiği (pelvis) içindeki toplardamarların yıllar içinde genişlemesi ve kanın bu damarlarda birikip durması sonucu ortaya çıkan kronik bir karın alt kısım ağrısı tablosudur. Bacaktaki varisleri çoğu kişi bilir; bunlar pelvis içinde, görünmediği için "iç varisler" diye düşünebileceğimiz bir tablodur. Hasta sürekli karın alt kısmında ağırlık, basınç, künt bir ağrı hisseder; özellikle gün ilerledikçe, uzun ayakta kalınca, cinsel ilişki sonrasında belirginleşir.

Yıllarca jinekolojik bir hastalık sanılarak araştırılan ama "bir şey yok" cevabı alınan kronik leğen ağrılarının yaklaşık üçte biri aslında bu hastalıktan kaynaklanır. Ne yazık ki PKS, "tanısı çok geç konulan hastalıklar" listesinin başında gelir. Çünkü ağrı çok genel bir şikâyettir, jinekolojik muayene normal çıkar, ultrason çoğu zaman pelvik damarları tam göstermez. Hasta yıllarca "vehimli", "stresli" gibi etiketlerle dolaşır. Oysa altta yatan tablo damar yetmezliği — ve tedavisi var.

İyi haber: PKS'nin günümüzdeki tedavisi hem hastane yatışı gerektirmeyen hem de çok başarılı bir yöntem olan "over ven embolizasyonu"dur. Kasıktaki bir damar üzerinden ince bir kateterle pelvise ulaşılır, sorunlu damar minik tıkaçlarla kapatılır. İşlem 1-2 saat sürer, aynı gün taburculuk vardır, hastaların %70-85'inde belirgin rahatlama olur. Yani PKS yıllarca çekmek zorunda kalınan bir hastalık değil, doğru tanı konulduğunda etkili biçimde çözülen bir durumdur.

Kimlerde Görülür?

PKS genelde doğurganlık çağındaki (20-45 yaş) kadınlarda görülür ve şu kişilerde risk yüksektir:

  • Birden fazla doğum yapmış kadınlar: En güçlü risk faktörü. Her gebelikte pelvis damarları genişler, kapakçıklar yorulur
  • 30-45 yaş arası kadınlar: Hormonal aktivitenin yüksek olduğu dönem
  • Ailesinde varis öyküsü olanlar: Damar duvarı zayıflığı genetik
  • Bacaklarında varisi olanlar: Aynı yetersizlik pelviste de olabilir
  • Vulva veya kalça çevresinde varis olanlar: Klasik dağılım dışı varis pelvik kaynağı düşündürür
  • Sol böbrek toplardamarının sıkışmış olduğu kişiler: Nutcracker sendromu — sol over damarına yansıyan basınç
  • Sol kasık damarının sıkışmış olduğu kişiler: May-Thurner sendromu
  • Östrojen hormonu yüksek olanlar: Doğum kontrol hapı veya hormon tedavisi alanlar
  • Uterusu retroversiyonda (geriye eğik) olanlar
  • Aşırı kilolu olanlar
  • Uzun süre ayakta çalışanlar: Hemşire, öğretmen, tezgâhtar, fabrika işçisi
  • Endometriozis tanısı olup ağrısı geçmeyenler: İki hastalık birlikte olabilir

İlginç ve önemli bir gerçek: PKS hemen hemen yalnız kadınlarda görülür. Erkeklerde benzer tablo varikosel adıyla testis çevresinde ortaya çıkar (yumurtalık damarlarının genişlemesi). PKS'nin menopozdan sonra büyük oranda kendiliğinden iyileşmesi de çok karakteristiktir. Yani yumurtalık hormonlarının (özellikle östrojen) bu hastalıkta merkezi rolü vardır.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

PKS'nin belirtileri çok geniş bir yelpazededir; bu yüzden tanı koymak zordur. Tipik şikayetler şunlardır:

Ana belirti — kronik leğen (pelvis) ağrısı:

  • 6 aydan uzun süredir devam eden, alt karın bölgesinde künt-baskı şeklinde ağrı
  • "Karın yüklü, üstüne basıyor" hissi
  • Genelde tek tarafta belirgin (özellikle sol tarafta)
  • Sabah hafif, gün ilerledikçe artıyor
  • Uzun süre ayakta kalınca, uzun yürüyüşten sonra, ağır kaldırınca şiddetleniyor
  • Yatınca, dinlenince hafifliyor
  • Adet öncesi ve adet sırasında belirgin kötüleşiyor

Cinsel hayata dair şikayetler:

  • Cinsel ilişki sırasında derinde ağrı (disparoni)
  • İlişkiden sonra saatlerce, hatta günler süren leğen ağrısı (postkoital ağrı — çok karakteristik)
  • Cinsel istek azalması (sürekli ağrı yüzünden)

Görünür belirtiler:

  • Vulva, kasık iç tarafı, perine bölgesinde belirgin damar genişlemeleri (vulvar varisler)
  • Uyluk iç tarafında, kalça üzerinde tipik olmayan yerlerde varisler
  • Bacakta alışılmadık dağılımda varisler (klasik bacak varislerinden farklı bölgede)
  • Gebelikte ortaya çıkan ve doğumdan sonra geçmeyen vulva varisleri

İdrar şikayetleri:

  • Sık idrara çıkma, aceleci hissetme
  • Cinsel ilişki sonrası ağrılı idrar yapma
  • Mesane dolu hissi, tam boşalmama

Bağırsak şikayetleri:

  • Karında şişkinlik, gaz
  • Kabızlık
  • Tuvalete çıkarken pelvis ağrısının artması

Genel şikayetler:

  • Adet düzensizliği, ağrılı adetler
  • Anormal kanama
  • Sürekli yorgunluk hissi
  • Sırt ağrısı, bel ağrısı (yansıyan ağrı)
  • Ruh halinde dalgalanmalar, depresyon eğilimi (kronik ağrının yansıması)

Bu kadar çeşitli belirti olunca hasta hekimden hekime gezer: jinekolog, üroloji, gastroenteroloji, psikiyatri... Sonunda "açıklayamadığım bir ağrı" tanısıyla yaşamaya devam eder. Oysa damar cerrahisinde doğru görüntülemeyle tanı 1-2 günde konulabilir.

Tanı Nasıl Konulur?

PKS tanısı için kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Detaylı hasta öyküsü: Ağrının özellikleri (ne zaman artar, nelerle hafifler), gebelik sayısı, daha önceki jinekolojik araştırmalar, eşlik eden şikayetler sorgulanır.
  • Jinekolojik muayene: Vulva, vajen, serviksin değerlendirilmesi; over ve uterusun palpasyonu. Pelvis varisleri muayenede görülebilir.
  • Transabdominal ultrason: İlk başvurulan görüntüleme. Pelvis damarlarındaki genişlemeleri (over ven çapı >6 mm), reflüyü gösterebilir.
  • Transvajinal ultrason: Daha detaylı pelvis görüntülemesi; uterusun yapısı, over kistleri ekarte edilir.
  • Doppler ultrason: Damarlardaki kan akımı ve geriye kaçak (reflü) gösterilir. Valsalva manevrası (ıkınma) sırasında bakılır.
  • Pelvik MR venografi: değerli non-invaziv tetkik. Pelvis damarlarının tüm anatomisi, genişlemiş over venleri, nutcracker veya May-Thurner sendromu net görülür.
  • BT venografi: Üç boyutlu pelvis damar haritası verir. MR çekemeyenlerde alternatif.
  • Selektif venografi (altın standart): Anjiyografi sırasında over damarlarına kateter sokularak doğrudan damar filmi çekilir. Hem kesin tanıyı koyar hem de aynı işlemde tedavi (embolizasyon) yapılabilir.
  • Laparoskopi: Endometriozis, yapışıklık gibi diğer pelvik ağrı nedenlerini ekarte etmek için yapılabilir. PKS için tek başına tanı koymaz çünkü pelvis damarları yalnız hasta ayaktayken belirgin görülür, ameliyat masasında değil.

Tanıda asıl mesele "PKS akla geliyor mu" sorusudur. Damar cerrahları kronik pelvik ağrı + vulvar/atipik bacak varisi + multiparite varsa hemen düşünür; ama başka branşlardan hekimler genelde sona doğru hatırlar.

Tedavi Seçenekleri

PKS tedavisinde temel hedef sorumlu olan damarın kapatılması ve pelvis basıncının düşürülmesidir. Yöntemler:

  • Yaşam tarzı düzenlemeleri:
    • Uzun süre ayakta kalmaktan kaçınma
    • Sık sık dinlenip bacakları/kalçayı yükseltme
    • Düzenli yürüyüş (pelvis pompasını güçlendirir)
    • Kilo verme
    • Pelvik kompresyon giysileri (özel külotlu çorap)
    • Sigarayı bırakma
  • İlaç tedavisi (hafif vakalarda veya destekleyici):
    • Medroksiprogesteron asetat: over fonksiyonunu baskılayarak ağrıyı azaltır
    • GnRH analogları: geçici menopoz benzeri durum yaratarak şikayetleri azaltır
    • Daflon, diosmin gibi venotonik ilaçlar
    • İltihap önleyici ağrı kesiciler
    • Doğum kontrol hapı (estrojensiz) — adet ağrısını kontrol için
  • Over ven embolizasyonu (altın standart tedavi):
    • Kasıktaki bir damardan ince bir kateter girilir, pelvise ulaşılır
    • Sorumlu over damarı içine küçük metal yaylar (coil), tıkaçlar veya skleroterapi ilacı verilerek damar kapatılır
    • İşlem 1-2 saat sürer, lokal anestezi yeterli
    • Aynı gün veya ertesi gün taburculuk
    • %95'in üzerinde teknik başarı oranı
    • %70-85 belirgin semptom iyileşmesi
    • Genelde 1-3 ay içinde ağrı belirgin azalır
    • Yumurtalık fonksiyonu, doğurganlık etkilenmez
  • İliyak/renal ven stentleme (anatomik bası varsa):
    • Nutcracker sendromunda sol böbrek venine stent
    • May-Thurner sendromunda sol iliyak vene stent
    • Altta yatan anatomik sorun çözüldükçe PKS şikayetleri azalır
  • Cerrahi tedavi (son çare):
    • Laparoskopik over ven bağlanması
    • Embolizasyondan fayda görmeyen veya teknik olarak uygun olmayan vakalarda
    • Çok ileri durumlarda histerektomi (rahmin alınması) düşünülebilir ama çocuk planı bittiyse
  • Eşlik eden vulvar/bacak varislerinin tedavisi:
    • Köpük skleroterapi (özellikle vulvar varisler için)
    • Bacak varisleri için lazer, RF ablasyon
    • Genelde pelvis tedavisinden sonra yapılır

Tedavi planı kişiye özeldir. Hafif şikayetli, gebelik planlayan hastalarda ilaç tedavisi öncelikli olabilir; ağır şikayetli, çocuk planı tamamlanmış hastalarda doğrudan embolizasyon önerilir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Tedavi edilmeyen veya tedavi sonrasında yaşanabilecek sorunlar:

  • Kronik şiddetli ağrı: Hayat kalitesi belirgin düşer
  • Cinsel hayatın olumsuz etkilenmesi: Çiftler arası ilişki sorunları
  • Çalışamama, iş kaybı: Sürekli ağrı yüzünden bazı hastalar mevcut işine devam edemez
  • Depresyon, anksiyete: Kronik ağrı ruh sağlığını yıpratır
  • Vulvar varislerin kanaması: Travma veya doğum sırasında ciddi kanama riski
  • Bacak varislerinin ilerlemesi: Pelvik kaynak çözülmedikçe bacak varisleri tekrarlar
  • Sürekli ilaç bağımlılığı: Ağrı kesici, antidepresan kullanımının uzun vadeli yan etkileri
  • Embolizasyon komplikasyonları (nadiren): Tıkacın yer değiştirmesi (%1-2), damar yırtığı, kontrast alerjisi, giriş yeri morluğu
  • Embolizasyon sonrası geçici sendrom: İşlem sonrası 1-2 gün hafif ateş, halsizlik, karın ağrısı görülebilir
  • Nüks (%10-20): Yan damarlar zamanla genişleyebilir, ikinci bir embolizasyon gerekebilir

Bu komplikasyonların önüne geçmenin yolu şüpheli vakalarda erken tanı ve uygun tedavidir. Maalesef pek çok hasta yıllarca yanlış tanı (irritabl bağırsak, endometriozis, depresyon) ile takip edilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Aşağıdaki durumlar varsa damar cerrahisine başvurmanın zamanı gelmiştir:

  • 6 aydan uzun süredir devam eden, açıklanamayan karın alt kısım ağrısı
  • Cinsel ilişki sırasında veya sonrasında saatlerce süren leğen ağrısı
  • Uzun süre ayakta kalınca artan, yatınca geçen pelvis ağrısı
  • Vulvada, kasık iç tarafında, kalçada görünen damar genişlemeleri
  • Gebelikte oluşan ve doğumdan sonra geçmeyen vulva varisleri
  • Uyluk iç tarafında, kalça çevresinde alışılmadık dağılımda varisler
  • Birden fazla jinekolog "bir şey yok" demesine rağmen ağrılarınızın geçmemesi
  • Adet öncesi ve sırasında belirgin kötüleşen pelvis ağrısı
  • Sık idrara çıkma, cinsel ilişki sonrası ağrılı idrar yapma
  • Adet dönemi dışında da devam eden, çekilmesi zor ağrı
  • Çoklu gebelikten sonra başlayan kronik pelvis dolgunluk hissi
  • Bel ağrısının pelvik ağrıyla birlikte olması

"Doğum yaptım, böyle olur, ne yapayım" yaklaşımı çok yaygın ama yanlış. Çoklu gebelik sonrası ağrı kabul edilir bir durum değildir; tanı konulabilir ve tedavi olabilir. Aile büyüklerinin "biz de çektik kızım, alışırsın" sözlerine inanıp yıllarca acı çekmek yerine bir damar cerrahında değerlendirme yaptırın.

Son Değerlendirme

Pelvik konjesyon sendromu, kadınların yıllarca açıklayamadan çektiği kronik leğen ağrılarının önemli bir nedenidir. Üç temel mesaj: jinekolojik muayene normalse de PKS dışlanmamalıdır, çünkü tanı için damar incelemesi şart; doğru görüntülemeyle tanı 1-2 günde konulur, on yıllarca beklemek gereksizdir; over ven embolizasyonu çok başarılı ve konforlu bir tedavidir, hastaların büyük çoğunluğunda belirgin rahatlama sağlar.

Doğurganlık çağında, çoklu doğum yapmış, vulvar varisleri veya tipik olmayan bacak varisleri olan kadınlarda kronik leğen ağrısı varsa PKS akla gelmeli ve damar cerrahisinde değerlendirilmelidir. Menopoz sonrası şikayetler çoğunlukla kendiliğinden hafifler ama menopoza kadar geçen yılları konforlu yaşamak için tedavi mantıklıdır.

Koru Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi bölümümüzde PKS'nin tanı ve tedavisi tüm aşamalarıyla yürütülmektedir: detaylı görüntüleme, kişiselleştirilmiş tedavi planı, ileri merkez olanaklarıyla over ven embolizasyonu uygulaması, eşlik eden vulvar/bacak varislerinin yönetimi. Doğru tanı, yıllardır çekilen ağrının sonu olabilir.

Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Pelvik konjesyon sendromu nedir, nasıl bir hastalıktır?
Pelvik konjesyon sendromu, leğen kemiği bölgesindeki damarların genişleyerek kanın buralarda göllenmesi ve kronik ağrı yapması durumudur. Vücuttaki varislerin karın içindeki damarlarda oluşmuş hali gibi düşünebilirsiniz.
Bende pelvik konjesyon sendromu mu var, nasıl anlarım?
Eğer kasıklarınızda 6 aydan uzun süren, özellikle gün sonunda artan ve ayakta kaldığınızda şiddetlenen bir ağrınız varsa bu durumdan şüphelenebilirsiniz. Genellikle cinsel ilişki sonrası ağrının artması da en tipik belirtilerinden biridir.
Pelvik konjesyon sendromu belirtileri nelerdir, kendimi nasıl hissederim?
Kasık bölgesinde ağırlık hissi, dolgunluk ve geçmeyen bir ağrı hissedersiniz. Ayrıca adet dönemlerinde sancılarınızın arttığını, bacaklarınızın üst kısmında varisler belirdiğini ve uzun süre ayakta durunca bu ağrının sizi çok yorduğunu fark edebilirsiniz.
Bu hastalık kimlerde daha çok görülür?
Genellikle doğum yapmış, 20 ile 45 yaş arasındaki kadınlarda daha sık rastlanır. Birden fazla gebelik geçirmiş olmak, bu bölgedeki damarların genişleme riskini artırabilir.
Pelvik konjesyon sendromu bulaşıcı mı, nasıl bulaşır?
Hayır, bu hastalık bulaşıcı bir durum değildir. Bir mikrop veya virüs kaynaklı olmadığı için kişiden kişiye geçmesi mümkün değildir.
Pelvik konjesyon sendromu ölümcül mü?
Hayır, bu hastalık ölümcül değildir. Yaşam kalitesini düşüren, ağrılı bir süreç olsa da hayati bir risk taşımaz.
Bu hastalıkla yaşam nasıl, normal bir hayat sürebilir miyim?
Evet, uygun yaşam tarzı değişiklikleri ve tedavi yöntemleriyle günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Ağrıyı tetikleyen durumlardan kaçınmak ve doktorunuzun önerdiği yöntemleri uygulamak yaşam kalitenizi ciddi oranda artırır.
Pelvik konjesyon sendromu geçer mi, tedavisi var mı?
Evet, tedavisi mümkündür. Genellikle ağrı kesiciler, hormon düzenleyici ilaçlar veya damarlardaki kan akışını engelleyen (embolizasyon) gibi işlemlerle şikayetler büyük oranda hafifletilebilir.
Pelvik konjesyon sendromu kalıtsal mı, çocuğuma geçer mi?
Doğrudan genetik bir hastalık değildir ancak damar yapınızın yatkınlığı aileden gelebilir. Çocuğunuza bulaşacak bir durum söz konusu değildir.
Bu hastalıktan nasıl korunurum?
Tam olarak korunmak zordur çünkü çoğu zaman gebelik gibi doğal süreçlerle ilişkilidir. Ancak düzenli egzersiz yapmak ve uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalmamak damar sağlığını korumaya yardımcı olabilir.
Hangi durumda acile gitmeli?
Eğer ağrınız aniden şiddetlenir, ateşiniz yükselirse veya ağrı kesicilerle asla dindirilemeyecek bir boyuta ulaşırsa acil bir durum olabilir. Ayrıca bacaklarda ani şişme veya renk değişimi gibi durumlarda vakit kaybetmemek gerekir.
Doğal yöntemler işe yarar mı?
Bitkisel çaylar veya doğal takviyeler bazen rahatlama sağlayabilir ancak bunlar damardaki genişlemeyi düzeltmez. Bu yöntemleri denemeden önce mutlaka bir uzmana danışmanız en doğrusudur.
Hamilelikte pelvik konjesyon sendromu ne olur?
Hamilelik sırasında vücuttaki kan hacmi arttığı için şikayetler geçici olarak artış gösterebilir. Doğum sonrasında ise damarlar üzerindeki baskı azaldığı için belirtiler genellikle kendiliğinden hafifler.
Spor yapmak, iş hayatı veya cinsel hayat etkilenir mi?
Ağrı nedeniyle cinsel hayat etkilenebilir, bu çok sık karşılaşılan bir durumdur. Spor konusunda ise çok ağır kaldırmaktan kaçınmak gerekir; yürüyüş gibi hafif sporlar genellikle kan dolaşımını desteklediği için önerilir.
Pelvik konjesyon sendromu stresle ilgili mi?
Stres hastalığın doğrudan sebebi değildir ancak ağrı algınızı artırabilir. Stresli dönemlerde kas gerginliği arttığı için ağrıları daha şiddetli hissedebilirsiniz.
Vitamin veya mineral eksikliği bu hastalığa yol açar mı?
Vitamin eksikliği doğrudan pelvik konjesyon yapmaz. Ancak genel vücut sağlığı ve damar duvarı esnekliği için dengeli beslenmek, damar sağlığını destekleyen genel bir koruma sağlar.
Yaşlılarda pelvik konjesyon sendromu nasıl seyrediyor?
Menopoz döneminden sonra hormon seviyelerinin düşmesiyle birlikte damarlardaki genişleme ve buna bağlı şikayetler genellikle kendiliğinden azalır veya kaybolur. Bu yüzden yaşlılarda çok daha nadir görülür.
Pelvik konjesyon sendromu olunca ne yememeli, nasıl beslenmeli?
Özel bir diyet listesi yoktur ancak kabızlık damarlar üzerindeki baskıyı artıracağı için lifli gıdalarla beslenmek önemlidir. Bol su içmek ve kan dolaşımını yavaşlatan çok tuzlu gıdalardan kaçınmak faydalı olabilir.
WhatsApp Online Randevu