Beyin ve Sinir Cerrahisi

Omurga Açılı Kemik Kesimi (Pedikül Subtraksiyon)

Pedicül Subtraksiyon Osteotomisi tanı sürecinde yapılan testler, yaklaşım planlaması ve hasta takibi hakkında uzman değerlendirmesi.

Omurga sağlığı, vücudun dik duruşunu sağlayan ve hareket kabiliyetini belirleyen en temel yapılardan biridir. Zaman içerisinde doğuştan gelen faktörler, yaşlanma süreci, geçirilmiş cerrahi müdahaleler veya travmalar nedeniyle omurgada eğrilikler meydana gelebilir. Bu eğrilikler, halk arasında kamburluk olarak bilinen kifoz veya yana doğru eğrilik olan skolyoz gibi deformitelerle kendini gösterir. Omurga açılı kemik kesimi, tıp literatüründe Pedikül Subtraksiyon Osteotomisi (PSO) olarak adlandırılan cerrahi bir yöntemdir. Bu işlem, omurganın doğal dengesini yeniden kazandırmak ve hastanın yaşam kalitesini artırmak amacıyla uygulanan ileri düzey bir cerrahi prosedürdür. Omurganın belirli bir noktasında kama şeklinde bir kemik parçasının çıkarılması esasına dayanan bu teknik, özellikle omurganın sertleştiği ve esnekliğini kaybettiği durumlarda tercih edilmektedir.

Omurga Açılı Kemik Kesimi (Pedikül Subtraksiyon) Nedir?

Pedikül subtraksiyon osteotomisi, omurga cerrahisinde düzeltici bir işlem olarak tanımlanır. Omurga kemiklerinin arkasında yer alan ve pedikül adı verilen yapıların da dahil olduğu bir kama şeklindeki kemik parçasının cerrahi olarak çıkartılmasıdır. Bu işlem sayesinde omurganın açısı değiştirilerek hastanın dik duruşu yeniden sağlanır. Omurga, birbirine bağlı omur kemiklerinden oluşur ve her bir kemik bloğu belirli bir hareket aralığına sahiptir. Ancak bazı durumlarda bu kemiklerin dizilimi bozulur ve vücut ağırlık merkezini korumakta zorlanır. Pedikül subtraksiyon osteotomisi, omurganın arka kolonundan bir parça alarak ön kolonun üzerine kapanmasını sağlar. Böylece omurganın eğriliği, cerrahın planladığı açıda düzeltilmiş olur.

Bu cerrahi teknik, özellikle omurga esnekliğini yitirdiğinde ve basit füzyon (kemik dondurma) işlemleriyle düzelme sağlanamadığında devreye girer. Cerrahi ekip, hastanın omurga röntgenlerini ve tomografi görüntülerini detaylıca inceleyerek hangi seviyeden ne kadar kemik çıkarılacağını hesaplar. Bu hesaplamalar, hastanın sagittal denge (yandan bakıldığında omurganın doğal eğrileri) dediğimiz dengesini tekrar kazanması için hayati önem taşır. İşlem sırasında omurilik ve sinir kökleri özel bir titizlikle korunur. Modern cerrahi ekipmanlar ve nöromonitörizasyon (sinir iletiminin ameliyat sırasında izlenmesi) yöntemleri, bu zorlu ameliyatın güvenle gerçekleştirilmesine olanak tanır.

Hangi Durumlarda Pedikül Subtraksiyon Uygulanır?

Omurga açılı kemik kesimi, her omurga eğriliğinde uygulanan bir yöntem değildir. Genellikle omurganın ciddi derecede öne doğru eğildiği veya dengesini kaybettiği durumlarda tercih edilir. En sık karşılaşılan durumlar arasında ileri derece kifoz (kamburluk) yer alır. Bu durum, doğuştan gelen yapısal bozukluklar, Scheuermann hastalığı veya daha önce geçirilmiş başarısız omurga ameliyatları sonrasında gelişen "flatback" (düz sırt sendromu) nedeniyle oluşabilir. Hastalar genellikle ayakta durmakta güçlük çekerler, sürekli öne doğru eğilme ihtiyacı hissederler ve uzun süre yürürken çabuk yorulurlar.

Bir diğer uygulama alanı ise, omurganın yaşlanmaya bağlı olarak öne doğru çökmesi durumudur. Omurga kemiklerinde meydana gelen kırıklar veya dejeneratif (yıpranmaya bağlı) değişiklikler, vücudun ağırlık merkezinin öne kaymasına neden olur. Bu durum hastanın günlük aktivitelerini ciddi şekilde kısıtlar. Pedikül subtraksiyon osteotomisi, bu hastalarda omurganın açısını düzeltmek için etkili bir seçenek olabilir. Ayrıca, bazı tümör cerrahileri veya enfeksiyon sonrası gelişen omurga deformitelerinde de bu cerrahi teknik gerekebilir. Uzman hekimlerimiz, hastanın genel sağlık durumunu, kemik kalitesini ve deformitenin derecesini değerlendirerek bu yöntemin uygun olup olmadığına karar verirler.

Cerrahi Öncesi Hazırlık Süreci

Cerrahi öncesi dönem, başarılı bir sonuç alabilmek için oldukça titiz bir hazırlık gerektirir. Hastalar, beyin ve sinir cerrahisi uzmanı tarafından detaylı bir fizik muayeneden geçirilir. Nörolojik muayene ile hastanın kas gücü, refleksleri ve duyu kayıpları değerlendirilir. Ardından, omurganın tüm bölümlerini kapsayan detaylı radyolojik görüntülemeler istenir. Bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG), kemik yapısının ve sinir dokularının durumunu anlamak için kullanılır. Özellikle kemik yoğunluğu ölçümü (DEXA taraması), kemiklerin vidaları tutma kapasitesini belirlemek açısından kritiktir.

Hazırlık sürecinde hastanın kronik hastalıkları da gözden geçirilir. Hipertansiyon (yüksek tansiyon), diyabet (şeker hastalığı) veya kalp rahatsızlığı gibi durumlar varsa, ilgili branş hekimleriyle konsültasyon yapılarak hastanın cerrahiye uygunluğu optimize edilir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların, hekim kontrolünde bu ilaçları cerrahiden belirli bir süre önce kesmeleri gerekebilir. Ayrıca, hastanın beslenme düzeni ve sigara kullanımı gibi faktörler de iyileşme süreci üzerinde etkili olduğundan, bu konularda gerekli önerilerde bulunulur. Hasta ve ailesine, yapılacak işlemin detayları, riskleri ve ameliyat sonrası dönemde onları nelerin beklediği hakkında kapsamlı bilgiler verilir.

Ameliyat Süreci ve Uygulama Aşamaları

Pedikül subtraksiyon osteotomisi, genel anestezi altında gerçekleştirilen kapsamlı bir cerrahi girişimdir. Ameliyat süresi, deformitenin derecesine ve müdahale edilecek omurga seviyesine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Cerrahi ekip, hastayı ameliyat masasına yüzüstü pozisyonda yerleştirir. Bu pozisyon, omurganın arka kısmına ulaşımı kolaylaştırır. Ameliyat sırasında sinir sisteminin güvenliğini sağlamak amacıyla nöromonitörizasyon cihazları kullanılır. Bu cihazlar, ameliyat süresince omurilik ve sinir köklerinin elektriksel sinyallerini sürekli olarak takip eder, böylece olası bir sinir yaralanması riski anlık olarak izlenir.

İşlem, omurganın ilgili seviyesindeki kemiklerin dikkatlice açılmasıyla başlar. Cerrah, belirlenen pedikül ve çevresindeki kemik dokusunu özel aletler yardımıyla kama şeklinde çıkarır. Bu aşamada omurilik kanalı genişletilerek sinir dokuları üzerindeki baskı da kaldırılmış olur. Kemik parçası çıkarıldıktan sonra, omurganın üst ve alt bölümleri birbirine yaklaştırılarak istenen açı elde edilir. Bu yeni pozisyonu korumak için titanyum vidalar ve çubuklar (rodlar) kullanılarak omurga sabitlenir. Omurganın kaynamasını sağlamak amacıyla kemik greftleri (kemik yamaları) yerleştirilir. Bu sayede, ameliyat edilen bölgede zamanla doğal bir kemikleşme süreci başlar ve omurga kalıcı olarak düzeltilmiş olur.

Ameliyat Sonrası İyileşme ve Rehabilitasyon

Cerrahi sonrası ilk dönem, hastanın yakından takip edildiği yoğun bakım veya servis ortamında geçer. Ağrı yönetimi, hastanın konforu ve erken mobilizasyon (harekete geçme) için oldukça önemlidir. Ameliyat edilen bölgedeki şişliği kontrol etmek ve hastanın genel durumunu gözlemlemek amacıyla düzenli kontroller yapılır. Genellikle cerrahiden sonraki ilk günlerde hastanın yardımla ayağa kalkması ve kısa mesafeli yürüyüşler yapması teşvik edilir. Bu erken hareketlilik, kan dolaşımını düzenler ve akciğer fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olur.

Hastaneden taburcu olduktan sonraki süreçte ise fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları büyük önem taşır. Hastanın bel ve sırt kaslarını güçlendirmek, postürünü (duruşunu) korumayı öğrenmek ve günlük yaşam aktivitelerine uyum sağlamak için uzman fizyoterapistler eşliğinde egzersiz programları uygulanır. İyileşme sürecinde hastaların ağır yük kaldırmaktan kaçınmaları ve hekim tarafından önerilen korse kullanımına özen göstermeleri gerekir. İyileşme süresi kişiden kişiye farklılık gösterse de, tam bir kemik kaynaması için birkaç aylık bir süre geçmesi beklenir. Düzenli aralıklarla yapılan kontrollerde, radyolojik görüntülemelerle vidaların ve kemik yapısının durumu takip edilir.

Riskler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Her büyük cerrahi girişimde olduğu gibi, omurga açılı kemik kesimi ameliyatının da bazı riskleri bulunmaktadır. Sinir yaralanmaları, enfeksiyon, kanama veya kullanılan implantların (vidaların) yerinden oynaması gibi komplikasyonlar nadir de olsa görülebilir. Ancak günümüzde gelişen cerrahi teknikler, görüntüleme sistemleri ve nöromonitörizasyon kullanımı sayesinde bu riskler minimum seviyeye indirilmiştir. Enfeksiyon riskini azaltmak için ameliyat öncesinde ve sonrasında uygun antibiyotik tedavileri uygulanır. Kanama kontrolü için özel cerrahi ekipmanlar kullanılır.

Hastaların ameliyat sonrası dönemde uyması gereken kurallar, iyileşme sürecinin başarısını doğrudan etkiler. Özellikle doktorun önerdiği hareket kısıtlamalarına uymak, omurganın doğru şekilde kaynaması için kritiktir. Sigara kullanımı, kemik iyileşmesini olumsuz etkilediği için bu dönemde kesinlikle önerilmez. Beslenmede kalsiyum ve D vitamini açısından zengin gıdaların tüketilmesi, kemik sağlığını destekler. Herhangi bir beklenmedik belirti durumunda, örneğin şiddetli bacak ağrısı, güç kaybı veya yara yerinde kızarıklık gibi durumlarda vakit kaybetmeden uzman hekime başvurulması gerekir.

Omurga Sağlığında Erken Teşhis ve Takip

Omurga deformiteleri, genellikle yavaş ilerleyen süreçlerdir. Bu nedenle erken teşhis, cerrahi müdahalenin daha az riskli ve daha etkili olmasını sağlar. Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde başlayan skolyoz veya kifoz gibi durumların düzenli takip edilmesi, ileride yapılması gerekebilecek büyük cerrahilerin önüne geçebilir. Yetişkinlerde ise, kronikleşen sırt ağrıları, duruş bozuklukları veya yürüme mesafesinde kısalma gibi belirtiler, omurga sağlığında bir sorun olduğuna işaret edebilir. Bu belirtileri göz ardı etmemek ve bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanına danışmak, omurga sağlığını korumak adına atılacak en doğru adımdır.

  • Düzenli omurga kontrolleri yaptırılmalıdır.
  • Duruş bozukluklarına neden olan günlük alışkanlıklar gözden geçirilmelidir.
  • Düzenli egzersiz yaparak sırt ve bel kasları güçlendirilmelidir.
  • Kilo kontrolü, omurga üzerindeki yükü azaltmak için önemlidir.
  • Ağır yük kaldırırken doğru teknikler kullanılmalıdır.
  • Sigara ve alkol gibi kemik sağlığını olumsuz etkileyen maddelerden uzak durulmalıdır.
  • Yatak ve oturma mobilyalarının ergonomik olması tercih edilmelidir.
  • Uzun süreli masa başı çalışmalarda sık sık pozisyon değiştirilmelidir.

Omurga açılı kemik kesimi, doğru hasta seçimi ve deneyimli ellerde uygulandığında, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artıran bir işlemdir. Hastalar, ameliyat sonrasında daha dik bir duruşa kavuşmanın yanı sıra, omurga kaynaklı ağrılarının azaldığını ve hareket kabiliyetlerinin arttığını ifade ederler. Koru Hastanesi bünyesindeki uzman kadromuz, hastalarımızın omurga sağlığını korumak ve yaşam kalitelerini yükseltmek için güncel cerrahi yaklaşımları titizlikle uygulamaktadır. Her hasta bizim için özeldir ve tedavi planı hastanın klinik durumuna göre kişiselleştirilmektedir.

Bilgilendirme: Bu makalede yer alan içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi, tanı veya tedavinin yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için mutlaka bir uzman hekime danışınız.

Koru Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümünde uzman hekimlerimiz, Omurga Açılı Kemik Kesimi (Pedikül Subtraksiyon) ile ilgili kişiye özel değerlendirme yapmaktadır.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Pediküler subtraksiyon osteotomisi nedir?
Pediküler subtraksiyon osteotomisi (PSO), tek bir omurga gövdesinde üç sütunu içeren kama biçimli kemik çıkarımı ile yan profil eğriliğin düzeltildiği bir omurga cerrahisi yöntemidir. Tek seviyede 30-40 dereceye kadar sagittal düzeltme sağlayabilen güçlü bir tekniktir. Ağırlıklı olarak rijid sagittal denge bozukluğunda uygulanır.
Pediküler subtraksiyon osteotomisi kimlere uygulanır?
Ankilozan spondilit kifozu, flatback sendromu, ileri dejeneratif sagittal denge bozukluğu ve esnek olmayan deformitelere sahip seçilmiş hastalarda uygulanır. Diğer osteotomi tekniklerinin yeterli olmadığı durumlarda öne çıkar. Karar görüntüleme, klinik durum ve komorbiditelerin birlikte değerlendirilmesi ile verilir.
Pediküler subtraksiyon osteotomisi nasıl yapılır?
Hedef omurga gövdesinin arka elemanları, pedikülleri ve gövdenin kama biçimindeki ön kısmı planlı şekilde çıkarılır; ön korteks pivot olarak korunur. Arka elemanların kapatılması ile sagittal lordoz yeniden oluşturulur. Süreç boyunca intraoperatif nöromonitorizasyon zorunlu güvenlik unsurudur.
Pediküler subtraksiyon osteotomisi ne kadar sürer?
Cerrahi süre olgunun karmaşıklığına, füzyon segment sayısına ve hastanın anatomisine göre değişir; genellikle dört ile sekiz saat arasındadır. Çok seviyeli enstrümantasyon planlandığında süre uzayabilir. Deneyimli ekip ve hazırlıklı ameliyathane düzeni süreci güvenli biçimde sürdürmeye yardımcı olur.
Pediküler subtraksiyon osteotomisi hangi seviyelere yapılır?
İşlem en sık L2, L3 ve L4 seviyelerinde uygulanır; hedef seviye düzeltme açısı ve klinik gereksinime göre belirlenir. Daha alt lumbar seviyelerin tercih edilmesi pelvik dengeye etki açısından önemli olabilir. Doğru seviye seçimi cerrahi başarının kritik bileşenlerinden biridir.
Pediküler subtraksiyon osteotomisinin riskleri nelerdir?
Kanama, nörolojik bulgu gelişimi, dural yırtık, enstrümantasyon yetmezliği ve psödoartroz başlıca risklerdir. Bu riskler özenli planlama, deneyimli cerrahi ekip ve intraoperatif nöromonitorizasyon ile belirgin biçimde azaltılır. Hasta seçimi ve preoperatif değerlendirme süreci risk yönetiminin temelini oluşturur.
Pediküler subtraksiyon osteotomisi sonrası ne zaman yürünür?
Çoğu hasta cerrahi sonrası 1-3 gün içinde fizyoterapi desteği ile yürümeye başlar. İlk haftalarda ağır kaldırma ve aşırı gövde rotasyonundan kaçınılır. Günlük aktivitelere dönüş kademeli olarak haftalar içinde gerçekleşir.
Pediküler subtraksiyon osteotomisi sonrası kemik kaynaması ne kadar sürer?
Kemik kaynaması (füzyon) genellikle 6-12 aylık süreçte tamamlanır. Bu süreçte sigara, alkol ve nonsteroid antienflamatuvar ilaçların kontrolsüz kullanımından kaçınılır. Düzenli takip grafileri ile füzyonun ilerleyişi izlenir.
Pediküler subtraksiyon osteotomisi ile elde edilen sonuçlar nelerdir?
Doğru hasta seçimi ve titiz teknik ile hastalarda ağrıda belirgin azalma, postür düzelmesi ve günlük aktivitelerde belirgin iyileşme sağlanır. Sosyal ve mesleki yaşama dönüş büyük çoğunlukta mümkündür. Beklentilerin gerçekçi belirlenmesi ve düzenli rehabilitasyon işlevsel sonuçları doğrudan etkiler.
WhatsApp Online Randevu