Hiperozmolar Hiperglisemik Durum (HHD), vücuttaki kan şekerinin aşırı yükselmesi ve buna bağlı olarak kanın yoğunluğunun artmasıyla ortaya çıkan ciddi bir şeker hastalığı komplikasyonudur. Genellikle Tip 2 diyabet hastalarında görülen bu tablo, vücudun susuz kalması ve kanın şeker nedeniyle adeta şerbet gibi kıvamlı hale gelmesiyle karakterizedir. Vücut, yükselen bu şeker seviyesini dengeleyemediğinde hücreler ve organlar olumsuz etkilenir.
Kimlerde Görülür?
Bu durum genellikle 60 yaş üzerindeki, Tip 2 diyabet tanısı almış kişilerde daha sık görülür. Şeker hastalığı olduğunu henüz bilmeyen kişilerde de ilk belirti olarak ortaya çıkabilir. Hastalığın gelişimi genellikle bir enfeksiyon, kalp krizi, inme veya kullanılan bazı ilaçlar gibi vücudu strese sokan durumların ardından tetiklenir. Özellikle huzurevinde kalan veya susama hissi azalan yaşlı bireylerde, yeterli su içilmemesi durumunda risk belirgin şekilde artar. Böbrek hastalığı olan kişiler veya idrar söktürücü ilaç kullanan hastalar da bu tehlikeye karşı daha hassastır. Şeker hastalığı kontrol altında olmayan veya ilaçlarını düzenli kullanmayan kişiler, bu duruma karşı en büyük risk grubunu oluşturur.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Belirtiler genellikle birkaç gün hatta haftalar süren bir süreçte yavaş yavaş ortaya çıkar. En temel belirti, aşırı derecede yükselmiş kan şekeridir. Bununla birlikte şu bulgular sıkça yaşanır:
- Ağız kuruluğu ve şiddetli susama hissi.
- Sık idrara çıkma isteği.
- Ciltte kuruluk ve esnekliğin azalması.
- Vücutta genel bir bitkinlik, halsizlik ve yorgunluk hali.
- Bulanık görme veya görme kaybı.
- Zihin karışıklığı, odaklanma güçlüğü veya huzursuzluk.
- Konuşma bozukluğu veya vücudun bir tarafında güçsüzlük (bazen inme ile karıştırılabilir).
- Nöbet geçirme veya bilinç bulanıklığı gibi ağır nörolojik belirtiler.
Kişi, vücudundaki şeker fazlasını idrarla atmaya çalışırken beraberinde çok fazla sıvı kaybeder. Bu durum, dokuların kurumasına ve kan akışının yavaşlamasına yol açar.
Tanı Nasıl Konulur?
Doktorlar, hastanın şikayetlerini dinledikten sonra hızlıca kan testleri yaparak teşhis koyar. Kan tahlillerinde glukoz yani şeker seviyesinin çok yüksek (genellikle 600 mg/dL üzerinde) olduğu görülür. Kanın yoğunluğunu ölçmek için ozmolalite testine bakılır ve bu değerin yüksek çıkması durumun ciddiyetini ortaya koyar. Ayrıca kan pH değerine bakılarak vücudun asit-baz dengesi kontrol edilir. İdrar tahlili ile idrardaki şeker ve keton seviyeleri incelenir. Eşlik eden bir enfeksiyon veya kalp sorunu olup olmadığını anlamak için akciğer filmi, kalp grafisi (EKG) ve diğer kan değerleri de rutin olarak kontrol edilir. Bu tetkikler, hastanın vücudunun ne kadar susuz kaldığını ve organların ne kadar etkilendiğini anlamak için kritiktir.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Bu durum zamanında müdahale edilmediğinde hayati tehlike arz eden bazı sorunlara yol açabilir. En sık karşılaşılan komplikasyonlar şunlardır:
- Şiddetli su kaybı (dehidratasyon): Vücudun hayati fonksiyonlarını sürdüremeyecek kadar susuz kalması.
- Bilinç kaybı veya koma: Yüksek şeker ve kan yoğunluğu nedeniyle beynin etkilenmesi.
- Kan pıhtılaşması: Kanın yoğunlaşması sonucu damar tıkanıklıkları, kalp krizi veya akciğer embolisi riski.
- Böbrek yetmezliği: Aşırı yüklenme ve sıvı kaybı nedeniyle böbreklerin süzme işlevini yitirmesi.
- Dolaşım sistemi çöküşü: Şok durumu olarak tanımlanan, tansiyonun aşırı düşmesi ve organlara kan gitmemesi.
Nasıl Bulaşır, Nereden Bulaşır?
Bu hastalık bulaşıcı değildir. Hiperozmolar Hiperglisemik Durum, bir virüs veya bakteri yoluyla kişiden kişiye geçmez. Tamamen vücudun kendi şeker metabolizmasındaki bozukluklar, yetersiz insülin kullanımı veya dış etkenlerin tetiklediği şeker dengesizliği sonucunda oluşur. Başka bir insandan kapılması veya çevresel bir temasla bulaşması söz konusu değildir. Tamamen kişinin kendi metabolik süreciyle ilgili bir durumdur.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Eğer şeker hastasıysanız ve kan şekeriniz evde ölçtüğünüzde sürekli olarak çok yüksek çıkıyorsa, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna gitmelisiniz. Özellikle aşırı susama, idrar miktarında azalma, zihin bulanıklığı, konuşma güçlüğü veya vücudun bir tarafında hissizlik gibi belirtiler yaşıyorsanız durum acildir. Evde kendi başınıza şeker düşürmeye çalışmak veya sadece su içerek geçmesini beklemek, kanın daha da yoğunlaşmasına ve durumun kötüleşmesine neden olabilir. Şeker hastası olmasanız bile, açıklanamayan bir halsizlik, aşırı susama ve bilinç değişikliği yaşıyorsanız mutlaka bir dahiliye uzmanına görünmelisiniz.
Son Değerlendirme
Hiperozmolar Hiperglisemik Durum, şeker hastalarının dikkate alması gereken en ciddi tablolardan biridir. Erken teşhis ve hastane ortamında yapılan sıvı-insülin tedavisi, vücudun tekrar dengesine kavuşmasını sağlar. Şeker hastalığı olan kişilerin ilaçlarını aksatmaması, düzenli kan şekeri takibi yapması ve vücudun verdiği susuzluk gibi sinyalleri ciddiye alması bu durumu önlemede anahtardır. Koru Hastanesi Dahiliye bölümü olarak, şeker hastalığı takibinin bir yaşam tarzı haline getirilmesinin, bu tür ciddi durumları engellemek için en etkili yol olduğunu hatırlatırız.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.








