Endoftalmit, gözün iç kısmındaki sıvıların ve dokuların bakteriler veya mantarlar nedeniyle aniden iltihaplanması durumudur. Gözdeki bu yapıların mikroplarla enfekte olmasıyla ortaya çıkar ve oldukça ciddiye alınması gereken bir göz acilidir. Zamanında müdahale edilmediğinde gözün görme yetisini kalıcı olarak kaybetme riski taşıdığı için hızlı tanı ve tedavi süreci büyük önem taşır.
Kimlerde Görülür?
Endoftalmit genellikle göz içine müdahale gerektiren işlemler sonrasında ortaya çıkar. En sık görülen risk grubu katarakt ameliyatı, göz enjeksiyonları veya retina operasyonu geçirmiş kişilerdir. Göz cerrahisi geçiren her 1000 kişiden küçük bir kısmında bu durum görülebilir. Bunun dışında göze delici bir cisim batması, kesici alet yaralanması gibi travma yaşayan kişilerde de risk oldukça yüksektir. Şeker hastalığı (diyabet) olanlar veya bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde vücudun başka bir yerindeki enfeksiyonun kan yoluyla göze sıçraması ihtimali daha fazladır. Gözünde kronik enfeksiyonu olanlar veya uzun süreli kontakt lens kullanan kişilerde de göz yüzeyindeki bakterilerin içeri sızma riski bulunduğu için dikkatli olunmalıdır.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Endoftalmit belirtileri genellikle göz cerrahisinden sonraki ilk birkaç gün içinde veya göze darbe alındıktan hemen sonra başlar. En belirgin şikayet, görme keskinliğinde ani ve ciddi bir azalmadır. Kişiler görmelerinin bulanıklaştığını veya bir sis perdesinin arkasından bakıyormuş gibi hissettiklerini ifade ederler. Gözde şiddetli ağrı, diğer enfeksiyon türlerine göre daha belirgindir ve genellikle geçmez. Gözde aşırı kızarıklık, göz kapaklarında şişlik ve ışıktan aşırı rahatsız olma (fotofobi) sıkça görülür. Bazı durumlarda gözün ön kısmında veya içinde sarımtırak, irin benzeri bir birikinti oluşabilir. Bu belirtiler tek bir gözde veya her iki gözde birden hissedilebilir ancak genellikle tek gözde odaklı başlar.
Tanı Nasıl Konulur?
Endoftalmit şüphesiyle doktora başvurulduğunda, uzman hekim öncelikle göz muayenesi yapar. Biyomikroskop adı verilen özel bir cihazla gözün ön ve arka bölümleri detaylıca incelenir. Gözün içindeki sıvının durumu, iltihabın yaygınlığı ve görme sinirinin durumu değerlendirilir. Kesin teşhis için gözün içindeki sıvıdan (vitreus sıvısı) çok küçük bir örnek alınması gerekebilir. Bu örnek laboratuvar ortamında incelenerek enfeksiyona hangi mikroorganizmanın neden olduğu belirlenir. Bu işlem, uygun antibiyotik veya mantar ilacının seçilmesi için hayati önem taşır. Gerekirse göz ultrasonu kullanılarak gözün arka kısmındaki durumun ne kadar ciddi olduğu görselleştirilir.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Endoftalmit tedavi edilmediğinde veya tedaviye geç kalındığında göz yapısında geri dönüşü olmayan hasarlar bırakabilir. En korkulan komplikasyon, görme kaybıdır. İltihabın göz içindeki dokulara verdiği zarar, gözün küçülmesine (ftizis bulbi) veya gözün tamamen işlevini yitirmesine yol açabilir. Ayrıca enfeksiyonun göz çevresindeki dokulara yayılması, gözün dışına taşan bir enfeksiyon tablosuna dönüşebilir. Bazı kişilerde tedavi sonrası görme düzeyi eski haline dönse bile, göz içinde kalıcı lekeler veya retina dokusunda hasar meydana gelebilir. Erken müdahale, bu komplikasyonların görülme ihtimalini düşürmek için tek yoldur.
Nasıl Bulaşır, Nereden Bulaşır?
Endoftalmit, nezle veya grip gibi kişiden kişiye bulaşan bir hastalık değildir. Bu durum, dışarıdan gelen mikropların gözün koruyucu bariyerlerini aşarak gözün içine girmesiyle oluşur. En yaygın bulaşma yolu cerrahi girişimler veya yaralanmalardır. Göz ameliyatı sırasında deri üzerindeki veya ortamdaki bakteriler göz içine taşınabilir. Travmalarda ise göze batan kirli bir cisim, mikropları doğrudan gözün iç dokularına taşır. Nadir durumlarda, vücudun başka bir bölgesinde (örneğin kalp kapakçığı enfeksiyonu veya idrar yolu enfeksiyonu) bulunan mikroplar kan dolaşımına karışarak göze ulaşabilir. Özetle; el sıkışmak, aynı ortamda bulunmak veya göze dokunmakla başka birinden endoftalmit bulaşmaz; enfeksiyon kaynağı genellikle kişinin kendi vücudu veya dış müdahaledir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Göz ameliyatı geçirdiyseniz veya yakın zamanda göze darbe aldıysanız, gözünüzdeki her türlü ani değişim ciddiye alınmalıdır. Özellikle görme seviyenizde belirgin bir düşüş fark ettiyseniz, "yarın geçer" diye beklemeyin. Gözdeki ağrı giderek artıyorsa, gözünüzde aşırı kızarıklık oluştuysa veya göz bebeğinizin renginde bir değişiklik fark ediyorsanız hiç vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına ulaşmalısınız. Endoftalmit saatler içinde ilerleyebilen bir durumdur; bu nedenle gece saatlerinde bile olsa acil servis hizmeti veren bir göz merkezine başvurmak, gözün kurtarılması açısından kritiktir.
Son Değerlendirme
Endoftalmit, göz sağlığı için oldukça kritik bir süreç olsa da erken dönemde teşhis edildiğinde uygun tedavilerle gözün korunması mümkündür. Tedavi süreci genellikle göz içine doğrudan antibiyotik enjeksiyonlarını ve bazen cerrahi temizlik işlemlerini içerir. Koru Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji bölümü, bu tür enfeksiyonların kaynağını belirleme ve tedavi sürecini yönetmede göz hekimleriyle koordineli bir şekilde çalışmaktadır. Unutmayın, gözünüzdeki ani gelişen ağrı ve görme kaybı şikayetlerini asla ihmal etmemelisiniz.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.




