Diş kırığı, dişin sert dış tabakasının veya iç yapısının çeşitli fiziksel etkiler sonucunda bütünlüğünü kaybetmesidir. Dişin sadece minik bir parçasının kopmasından kök kısmına kadar uzanan derin çatlaklara kadar geniş bir yelpazede ortaya çıkabilir. Genellikle sert bir yiyeceği ısırmak, darbe almak veya diş gıcırdatma gibi alışkanlıklar sonucunda diş dokusunun zayıflayıp parçalanmasıyla meydana gelir.
Kimlerde Görülür?
Diş kırığı her yaş grubunda görülebilen bir durumdur ancak bazı kişilerde görülme sıklığı daha fazladır. Çocuklarda genellikle oyun oynarken düşme veya çarpma gibi travmalar nedeniyle ön dişlerde kırılmalar yaşanır. Sporla uğraşan kişilerde, özellikle temaslı sporlarda, koruyucu ekipman kullanılmadığında diş kırılma riski artar. 40 yaş ve üzerindeki kişilerde ise yıllar içinde diş minesinin (dişin en dıştaki sert tabakası) aşınması ve dişlerin zayıflaması sonucu daha sık kırık vakalarıyla karşılaşılır.
Diş gıcırdatma (bruksizm) alışkanlığı olan kişilerde dişler üzerinde sürekli bir baskı olduğu için dişler zamanla yorulur ve çatlamaya daha meyilli hale gelir. Ayrıca çok fazla sert yiyecek tüketen, dişleriyle ambalaj açan veya kalem ısıran kişilerde de diş kırığı riski yüksektir. Daha önce kanal tedavisi görmüş dişler, içindeki canlı doku (pulpa) beslenemediği için zamanla daha kırılgan bir yapıya bürünür ve bu dişlerde kırılma görülme ihtimali daha fazladır.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Diş kırığının belirtileri kırığın derinliğine ve dişin hangi bölgesinin etkilendiğine göre değişiklik gösterir. Bazı durumlarda kırık o kadar küçüktür ki kişi bunu fark etmeyebilir. Ancak genellikle karşılaşılan belirtiler şunlardır:
- Sıcak veya soğuk yiyecek ve içeceklerde aniden ortaya çıkan keskin bir sızlama veya ağrı.
- Çiğneme sırasında veya yemeği ağızdan uzaklaştırırken hissedilen ani batma hissi.
- Dişin üzerinde gözle görülür bir çatlak, kırık parça veya pürüzlü yüzey.
- Diş etinde kırığın olduğu bölgede meydana gelen şişlik veya hassasiyet.
- Dişin çevresinde oluşan hafif bir zonklama veya sürekli bir rahatsızlık hissi.
Kırık dişin sinirine kadar ulaştıysa, ağrı çok daha şiddetli ve kalıcı olabilir. Eğer kırık dişin köküne kadar ilerlemişse, diş eti bölgesinde abse oluşumu gibi durumlar da görülebilir.
Tanı Nasıl Konulur?
Diş kırığının teşhisi bir diş hekimi tarafından yapılan klinik muayene ile konulur. Hekim öncelikle dişin üzerindeki görünür çatlakları veya eksik parçaları inceler. Tanıyı kesinleştirmek için birkaç farklı yöntem kullanılır:
- Aynalar ve özel ışık kaynakları ile yapılan görsel muayene.
- Dişin üzerine hafif baskı uygulanarak ağrının tetiklenip tetiklenmediğinin kontrol edilmesi.
- Röntgen filmleri; özellikle dişin iç kısmındaki veya çene kemiğinin altındaki kırıkları tespit etmek için röntgen oldukça faydalıdır.
- Transillüminasyon yöntemi; dişin içinden güçlü bir ışık geçirilerek çatlakların ışığı farklı kırması sayesinde gizli çatlakların görünür hale getirilmesi.
- Isırma testleri; hastadan özel bir aleti ısırması istenerek ağrının hangi noktada yoğunlaştığının belirlenmesi.
Bazı durumlarda, çatlağın tam olarak nerede olduğunu anlamak için diş etinin biraz açılması gerekebilir. Bu durum hekimin dişin kök yapısını daha net görmesine olanak tanır.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Diş kırığı ihmal edildiğinde sadece diş kaybına yol açmaz, aynı zamanda çevredeki dokulara da zarar verebilir. Kırık bir dişin yüzeyi pürüzlü olduğu için bakteri birikimi kolaylaşır. Bu durum dişin iç kısmına bakteri sızmasına ve enfeksiyona neden olabilir. Eğer enfeksiyon diş köküne inerse, diş kökü çevresinde irinli bir yapı (abse) oluşabilir.
Diğer bir komplikasyon ise dişin canlılığını kaybetmesidir. Kırık, dişin içindeki sinir ve damar paketine (pulpa) kadar ulaştığında, diş canlılığını kaybeder ve kanal tedavisi gerektiren bir sürece girer. Kırık çok derindeyse ve dişin köküne kadar uzanıyorsa, artık dişi kurtarmak mümkün olmayabilir ve dişin çekilmesi gerekebilir. Ayrıca tedavi edilmeyen çatlaklar zamanla ilerleyerek dişin tamamen ikiye bölünmesine yol açabilir.
Nasıl Bulaşır, Nereden Bulaşır?
Diş kırığı bulaşıcı bir durum değildir. Bir kişiden diğerine geçmez, herhangi bir mikrobik ajan veya virüs kaynaklı değildir. Diş kırığı tamamen fiziksel, mekanik veya yapısal nedenlerle meydana gelen, kişinin kendi diş sağlığıyla ilgili bir durumdur. Genetik yatkınlık (diş minesinin doğuştan ince olması gibi) veya yaşam tarzı tercihleri diş kırığı riskini belirleyen unsurlardır. Dolayısıyla bu durumun enfeksiyon hastalıklarıyla bir ilgisi yoktur.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Dişinizde herhangi bir kırık fark ettiğinizde, ağrınız olmasa bile en kısa sürede bir diş hekimine görünmeniz önemlidir. Eğer aşağıdaki durumları yaşıyorsanız vakit kaybetmemelisiniz:
- Dişinizde gözle görülür büyük bir parça koptuysa.
- Sıcak veya soğuk hassasiyetiniz günlük hayatınızı kısıtlayacak kadar şiddetliyse.
- Diş etinizde şişlik, kızarıklık veya irinli bir görüntü varsa.
- Dişinizde çiğneme yaparken sürekli bir batma hissi oluşuyorsa.
- Kırık nedeniyle dilinizde veya yanağınızda sürekli tahriş ve yaralanmalar oluyorsa.
Kırık parçayı bulabiliyorsanız, nemli bir ortamda (süt veya su içinde) muhafaza ederek hekime götürmeniz, parçanın tekrar yerine yapıştırılabilmesi ihtimali açısından faydalı olabilir.
Son Değerlendirme
Diş kırığı, doğru müdahale ile genellikle başarılı bir şekilde çözülebilen bir durumdur. Kırığın boyutu ne olursa olsun, zamanında yapılan bir muayene dişin kurtarılma şansını ciddi oranda artırır. Kendi kendinize evde tedavi etmeye çalışmak veya kırığı görmezden gelmek, basit bir çatlağın daha büyük bir diş kaybına dönüşmesine neden olabilir. Ağız ve diş sağlığınızı korumak için düzenli hekim kontrollerinizi aksatmamalı ve dişlerinizde hissettiğiniz en ufak bir rahatsızlıkta uzman görüşü almalısınız.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.






