Anestezi ve Reanimasyon

Boyun Eklem Bloğu (Servikal Faset)

Servikal faset bloğunun mekanik boyun ağrıları, whiplash sonrası ağrı ve servikojenik baş ağrılarındaki yerini ve uygulama detaylarını öğrenmek için yazımıza göz atın.

Boyun ağrısı, günümüzde pek çok kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve günlük aktiviteleri kısıtlayan yaygın bir sağlık sorunudur. Uzun süreli masa başı çalışma, yanlış duruş bozuklukları veya yaşa bağlı dejeneratif (yapısal bozulma) değişiklikler, boyun bölgesindeki eklemlerde kronik ağrılara yol açabilir. Boyun bölgesindeki omurgaları birbirine bağlayan ve hareket kabiliyetini sağlayan faset eklemleri, zamanla aşınabilir veya iltihaplanabilir. Bu durum, boyun bölgesinde şiddetli ağrı, tutukluk ve hareket kısıtlılığı ile kendini gösterir. Boyun Eklem Bloğu, tıbbi literatürde servikal faset eklem enjeksiyonu olarak da bilinen, bu ağrıların kaynağını tespit etmeye ve tedavi etmeye yönelik uygulanan bir girişimsel yöntemdir.

Servikal Faset Eklemleri ve Ağrı Mekanizması

Servikal faset eklemleri, boyun omurlarının arka kısmında yer alan ve omurganın esnekliğini sağlayan küçük, kaygan eklemlerdir. Bu eklemler, boynun sağa sola dönmesini, öne arkaya eğilmesini ve başın dengede durmasını sağlayan karmaşık bir yapıya sahiptir. Normal şartlarda kıkırdak doku sayesinde sürtünmesiz hareket eden bu eklemler, çeşitli nedenlerle hasar gördüğünde ağrı sinyalleri üretmeye başlar. Faset eklem sendromu olarak adlandırılan bu durum, genellikle boyun bölgesinde lokalize olan ancak omuzlara veya kürek kemiklerine yayılabilen ağrılarla karakterizedir. Ağrının temel nedeni, eklem yüzeyindeki kıkırdağın incelmesi, eklem kapsülünün gerilmesi veya eklem çevresindeki sinir uçlarının hassaslaşmasıdır. Bu sinir uçları, beyne sürekli olarak ağrı sinyalleri göndererek hastanın yaşam konforunu düşürür. Boyun Eklem Bloğu işlemi, tam olarak bu noktadaki sinir iletimini geçici olarak durdurarak veya eklem içindeki enflamasyonu (yangı) azaltarak ağrının hafifletilmesini hedefler.

Boyun Eklem Bloğu Hangi Durumlarda Uygulanır

Bu girişimsel işlem, genellikle konservatif (ameliyatsız) tedavi yöntemlerine yanıt vermeyen hastalarda tercih edilir. Fizik tedavi, egzersiz programları veya ilaç tedavisi gibi yöntemlerle ağrısı kontrol altına alınamayan bireylerde, ağrının kaynağını netleştirmek amacıyla uygulanır. Boyun bölgesinde uzun süredir devam eden, özellikle sabahları hissedilen tutukluk ve boyun hareketlerinde kısıtlılık yaşayan kişiler için bir değerlendirme aracıdır. Ayrıca, boyun fıtığı veya kanal daralması gibi diğer omurga sorunlarından ayırt edilmesi gereken durumlarda tanısal bir değer taşır. Uygulamanın temel kullanım alanları şu şekilde sıralanabilir:

  • Fizik tedaviye rağmen geçmeyen kronik boyun ağrıları.
  • Boyun hareketleri sırasında hissedilen keskin ve batıcı ağrı atakları.
  • Omuz ve kürek kemiği bölgesine yayılan, kökeni net olarak belirlenemeyen ağrılar.
  • Radyolojik görüntülemelerde faset eklemlerinde dejenerasyon (yıpranma) tespit edilen hastalar.
  • Baş ağrısının boyun kaynaklı olduğundan şüphelenilen durumlar.
  • Cerrahi müdahale öncesi ağrının gerçek kaynağının doğrulanması gereken haller.

İşlem Öncesi Hazırlık Süreci

Boyun Eklem Bloğu işlemi öncesinde, hastanın genel sağlık durumu detaylı bir şekilde değerlendirilir. Hekiminiz, kullandığınız ilaçları, özellikle kan sulandırıcı ilaçları sorgulayacaktır. Eğer aspirin, coumadin veya benzeri kan sulandırıcılar kullanıyorsanız, işlemden belirli bir süre önce bu ilaçların kesilmesi veya dozunun ayarlanması gerekebilir. İşlem günü hastanın aç kalmasına gerek olmayabilir ancak hafif bir yemek yenmesi önerilir. Hastanın işlem öncesinde boyun bölgesindeki ağrının karakteri, süresi ve hangi hareketlerle arttığına dair detaylı bir anamnez (tıbbi geçmiş) alınır. Ayrıca, boyun bölgesine ait güncel MR veya tomografi görüntüleri incelenerek, eklem yapısının durumu ve uygulama yapılacak seviyeler netleştirilir. İşlem öncesi bilgilendirme aşamasında, hastanın olası riskler ve beklentiler konusunda aydınlatılması, tedavi sürecinin başarısı açısından büyük önem taşır.

Boyun Eklem Bloğu Nasıl Uygulanır

İşlem, steril bir ortamda ve genellikle görüntüleme yöntemleri eşliğinde gerçekleştirilir. Hasta, uygulama sırasında genellikle yüzüstü veya yan yatar pozisyonda konumlandırılır. İşlem bölgesi antiseptik (mikrop öldürücü) solüsyonlarla temizlenir ve steril örtülerle örtülür. Uygulamanın en önemli aşaması, hedefin tam olarak saptanmasıdır. Bu amaçla floroskopi veya ultrason gibi görüntüleme cihazları kullanılır. Bu cihazlar sayesinde hekim, iğnenin faset eklemine girişini anlık olarak takip eder. İğne eklem boşluğuna veya eklemi besleyen sinirlerin yakınına ulaştığında, çok az miktarda kontrast madde (görüntü belirleyici boya) verilerek doğru noktada olunduğu teyit edilir. Ardından, lokal anestezik (bölgesel uyuşturucu) ve genellikle enflamasyonu azaltmaya yardımcı olan steroid (kortizon türevi ilaç) karışımı enjekte edilir. İşlem süresi genellikle oldukça kısadır ve hastanın konforunu artırmak için uygulama bölgesine lokal anestezi uygulanır.

İşlem Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

İşlem tamamlandıktan sonra hasta kısa bir süre gözlem altında tutulur. Uygulama yapılan bölgede hafif bir uyuşukluk veya geçici bir güçsüzlük hissedilmesi normaldir ve bu durum kısa sürede kendiliğinden geçer. İşlemden sonraki ilk birkaç saat içinde ani hareketlerden kaçınılması ve boyun bölgesinin zorlanmaması önerilir. Hastanın aynı gün araç kullanmaması veya dikkat gerektiren işlerden uzak durması tavsiye edilir. Enjeksiyon bölgesinde oluşabilecek hafif bir hassasiyet veya ağrı için hekimin önerdiği basit ağrı kesiciler kullanılabilir. İşlemin asıl amacı ağrının kaynağını belirlemek ve mevcut enflamasyonu baskılamak olduğu için, hastanın ağrısız geçen süreyi nasıl değerlendirdiği (ağrı günlüğü tutması) tedavinin devamı açısından kıymetlidir. Eğer işlem tanısal amaçlı yapıldıysa, ağrının geçip geçmediği takip edilerek sonraki tedavi basamaklarına karar verilir.

Riskler ve Yan Etkiler

Her tıbbi girişimde olduğu gibi, Boyun Eklem Bloğu uygulamasında da nadir de olsa bazı riskler mevcuttur. İşlem sonrası enjeksiyon bölgesinde morarma, şişlik veya hafif bir ağrı görülebilir. Enfeksiyon riski, sterilizasyon kurallarına tam uyum sağlanarak minimize edilse de, uygulama sonrası bölgede aşırı kızarıklık veya ateş gibi belirtiler olursa derhal hekime başvurulmalıdır. Sinir zedelenmesi veya damar yaralanması gibi komplikasyonlar, görüntüleme cihazları eşliğinde yapıldığı için oldukça düşük bir ihtimaldir. Steroid kullanımına bağlı olarak, diyabet (şeker hastalığı) olan hastalarda geçici kan şekeri yükselmeleri görülebilir; bu nedenle şeker hastalarının işlem öncesi mutlaka hekimlerini bilgilendirmeleri gerekir. Nadiren de olsa, ilaca karşı alerjik reaksiyonlar gelişebilir, bu nedenle işlem öncesi hastanın alerji öyküsü titizlikle sorgulanır.

Tanısal ve Tedavi Edici Rolü

Boyun Eklem Bloğu, sadece bir tedavi yöntemi değil, aynı zamanda boyun ağrısının kaynağını kesinleştiren bir tanı aracıdır. Eğer hasta, enjeksiyon sonrası boyun ağrısında belirgin bir azalma yaşıyorsa, ağrının kaynağının gerçekten faset eklemleri olduğu doğrulanmış olur. Bu durum, hastanın gereksiz cerrahi müdahalelerden korunmasını sağlar. Tedavi edici yönüyle ise, eklem içindeki enflamasyonu azaltarak hastanın fizik tedavi programlarına daha aktif katılmasına olanak tanır. Ağrısız bir dönemde uygulanan egzersizler, boyun kaslarının güçlenmesini sağlar ve uzun vadede ağrının tekrarlama riskini azaltabilir. Yani bu işlem, hastayı iyileşme sürecinde bir basamak yukarı taşıyan yardımcı bir yöntemdir.

Kimler İçin Uygun Değildir

Bazı durumlarda Boyun Eklem Bloğu uygulanması uygun görülmeyebilir. Uygulama yapılacak bölgede aktif bir cilt enfeksiyonu olan kişilerde işlem ertelenmelidir. Ayrıca kanama bozukluğu olan veya kontrolsüz kan sulandırıcı kullanan hastalarda riskler göz önüne alınarak dikkatli olunmalıdır. Ciddi düzeyde alerjik reaksiyon öyküsü olanlar, hamilelik şüphesi taşıyanlar veya genel sağlık durumu işlem stresi için uygun olmayan bireylerde farklı tedavi yöntemleri değerlendirilir. Hekim, hastanın tüm tıbbi geçmişini inceleyerek işlemin güvenli olup olmadığına karar verir. Bu süreç, tamamen hastanın güvenliği ve sağlığı ön planda tutularak yönetilir.

Boyun Sağlığını Korumak İçin İpuçları

Boyun ağrısı tedavisi sadece girişimsel işlemlerle sınırlı kalmamalıdır. İşlem sonrası hastanın yaşam tarzında yapacağı değişiklikler, ağrının geri dönmesini önlemek adına çok önemlidir. Özellikle bilgisayar kullanımı sırasında ekranın göz hizasında olması, boyun üzerindeki yükü azaltır. Uzun süre aynı pozisyonda kalmamak ve belirli aralıklarla boyun esnetme egzersizleri yapmak, kasların gevşemesine yardımcı olur. Yastık seçimi, boyun kavisini destekleyecek nitelikte olmalıdır. Düzenli yürüyüş ve yüzme gibi sporlar, omurga sağlığını destekleyen en etkili aktivitelerdir. Ayrıca, stresin kas gerginliğini artırdığı unutulmamalı, gerekirse gevşeme teknikleri uygulanmalıdır.

Bilgilendirme: Bu makalede yer alan içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi, tanı veya tedavinin yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için mutlaka bir uzman hekime danışınız.

Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümünde uzman hekimlerimiz, Boyun Eklem Bloğu (Servikal Faset) ile ilgili kişiye özel değerlendirme yapmaktadır.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Servikal faset eklemleri kaç dermatomda ağrı yansıtır?
C2-3 eklemi baş arkası ve oksipital bölgeye, C5-6 ve C6-7 omuz ve skapula üzerine, C3-4 ise boyun yan yüzüne ağrı yansıtır. Tanısal blokta hangi seviyenin hedefleneceği ağrı haritasına göre belirlenir.
Vertebral arter neden servikal blokta özel risk oluşturur?
C2-C6 arasında vertebral arter transvers foramenlerin içinden geçer ve iğne hafifçe sapsa damara girilebilir. Floroskopi ve kontrast ile damarsızlık doğrulanmadan ilaç verilmez.
Whiplash sonrası kronik boyun ağrısında faset bloğun yeri nedir?
Trafik kazası sonrası servikal hiperekstansiyon faset eklem kapsülünü zorlar ve kronik ağrıya neden olur. Tanısal medial dal bloğu pozitif yanıt verdiğinde radyofrekans denervasyon kalıcı çözüm sağlayabilir.
Servikojenik baş ağrısı tanısında blok nasıl kullanılır?
Üst servikal segmentlerin (özellikle C2-3) medial dal bloku ağrıyı geçici olarak azaltırsa servikojenik kaynak doğrulanır. Bu hastalarda fizik tedavi ve denervasyon programı sırasıyla planlanır.
Üçüncü oksipital sinir bloğu hangi ağrılarda etkilidir?
Üçüncü oksipital sinir C2-3 faset eklemini ve oksipital cilt bölgesini innerve eder. Whiplash sonrası baş ağrısının önemli kısmından bu sinir sorumlu olabilir ve bloku belirgin rahatlama sağlar.
Hastayı pozisyonlandırma neden kritik bir adımdır?
İşlem yüzükoyun veya yan yatar pozisyonda yapılır ve boyun nötr pozisyonda tutulur. Aşırı fleksiyon veya rotasyon faset eklem açısını değiştirerek iğne yolunu hatalı hâle getirebilir.
Geçici batma veya yutma güçlüğü neden olabilir?
Lokal anesteziğin önde yayılarak farengeal yapılara veya larenks sinirlerine ulaşması geçici disfajiye neden olabilir. Tablo birkaç saatte düzelir ve hasta önceden bilgilendirilir.
Servikal omurga instabilitesi olan hastada blok hangi koşulda yapılır?
Romatoid artrit veya travma sonrası atlantoaksiyel instabilite varsa boyun pozisyonu sınırlanır. Görüntüleme ile stabilite doğrulanmadan ve nörocerrahi onayı alınmadan blok uygulanmaz.
Steroid içeren blok diyabetik hastada nasıl ayarlanır?
Kan şekerinde geçici yükselme olabileceği için işlem öncesi HbA1c değerlendirilir ve düşük dozda triamsinolon tercih edilir. Hastaya işlem sonrası birkaç gün kan şekeri takibi önerilir.
Radyofrekans denervasyon ne kadar süreyle etki eder?
Medial dalın termal lezyonu sonrası ağrı kontrolü 6-18 ay arasında değişebilir. Sinir rejenere olduktan sonra ağrı geri dönerse işlem güvenle tekrarlanır.
WhatsApp Online Randevu