Akut pankreatit, pankreasın akut başlangıçlı inflamasyonu ile karakterize ciddi bir tablodur. Yoğun bakım koşullarında izlenen ağır akut pankreatit, sistemik inflamatuar yanıt, çoklu organ disfonksiyonu, pankreatik nekroz ve eşlik eden komplikasyonlarla seyredebilen ciddi bir klinik tablo oluşturur. Erken tanı, uygun destek tedavi, etiyolojik faktörlere yönelik müdahale ve komplikasyonların yönetimi süreç yönetiminin temel başlıklarındandır.
Akut pankreatit klinik şiddeti hafif tablodan ağır tabloya kadar geniş bir yelpazede seyredebilir. Hafif pankreatit çoğunlukla destek tedavisi ile düzelirken ağır akut pankreatit yoğun bakım izlemi, agresif destek tedavi ve eşlik eden komplikasyonların yönetimi gerektirir. Multidisipliner ekip yaklaşımı süreç yönetiminde belirleyici bir rol üstlenir.
Akut Pankreatit (Yoğun Bakım) Kimlerde Daha Sık Görülür?
Akut pankreatit her yaş grubunda gelişebilir; ancak bazı klinik durumlar belirgin risk taşır. Safra taşı hastalığı, alkol kullanım bozukluğu, hipertrigliseridemi, hiperkalsemi, eşlik eden tıbbi durumlar ve belirli ilaç kullanımları süreçte rol oynayabilen etmenlerdir.
Safra taşı hastalığı akut pankreatitin önde gelen nedenlerindendir. Koledok taşları ve sfinkter Oddi'de tıkanıklık süreçte rol oynar. Kadınlarda safra taşı hastalığı sıklığının yüksek olması nedeniyle bu etiyoloji kadınlarda sık karşılaşılır.
Alkol kullanım bozukluğu süreçte önemli bir nedendir. Kronik alkol kullanımı pankreatik hücrelerde yapısal değişiklikler ve fonksiyonel bozukluklara yol açar. Erkek hastalarda bu etiyoloji daha sık karşılaşılır.
Hipertrigliseridemi (genellikle 1000 mg/dL üzeri) süreçte rol oynayan bir etmendir. Lipoprotein lipaz aktivitesi azalması, ailesel hiperlipidemi, diyabet, alkol kullanımı, gebelik ve ilaç kullanımı süreçte etkili olabilir.
Hiperkalsemi süreçte yer alan bir etiyolojidir. Primer hiperparatiroidi, malignite, vitamin D toksisitesi ve diğer hiperkalsemi nedenleri pankreatit gelişimine zemin hazırlayabilir.
ERCP (endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi) sonrası dönem süreçte risk taşır. İşlem sonrası pankreatit yaygın bir komplikasyondur. Pankreatik kanal manipülasyonu ve kontrast madde uygulamaları süreçte rol oynar.
İlaç kaynaklı pankreatit süreçte yer alabilen bir tablodur. Azatiyoprin, 6-merkaptopurin, valproik asit, östrojenler, tetrasiklin, didanozin, pentamidin, sulfonamidler, furosemid, tiazid diüretikler ve diğer ilaçlar süreçte yer alabilen etmenlerdir.
Travma, cerrahi sonrası dönem (özellikle abdominal cerrahi), karın travması ve enstrümantasyon süreçte rol oynayabilir.
Anatomik anomaliler arasında pankreas divisum, koledokokist, anormal pankreatobiliyer birleşim ve pankreatik kanal anomaliler yer alır.
Enfeksiyonlar süreçte yer alabilen etmenlerdendir. Viral enfeksiyonlar (kabakulak, EBV, CMV, HIV, hepatit), bakteriyel enfeksiyonlar ve paraziter enfeksiyonlar (Ascaris) pankreatit gelişimine yol açabilir.
Otoimmün pankreatit özellikle IgG4 ilişkili otoimmün durumlarda gelişebilen kronik bir tablodur; ancak akut alevlenmeler de gözlenebilir.
Genetik nedenler (kalıtsal pankreatit, kistik fibrozis, SPINK1 mutasyonları) ve diğer nadir nedenler süreçte yer alabilen etmenlerdir.
Eşlik eden tıbbi durumlar arasında diyabet, kronik karaciğer hastalığı, böbrek yetersizliği, hiperlipidemi, hiperparatiroidi ve obezite süreçte risk artışı oluşturan etmenlerdir.
İleri yaş, eşlik eden kronik hastalıkları olanlar, immün sistemi baskılanmış bireyler ve ciddi cerrahi geçirenler süreçte yüksek risk taşır.
Akut Pankreatit (Yoğun Bakım) Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Akut pankreatit klinik tablosu şiddete göre değişkenlik gösterir. Hafif tablodan ağır akut pankreatit ve şok tablosuna kadar geniş bir yelpazede klinik bulgular gözlenir.
Karın ağrısı süreçte temel klinik bulgudur. Ağrı genellikle epigastriumda yerleşir ve sırta yayılabilir. Şiddetli, sürekli ve bant tarzında olabilir. Yemek sonrası ya da alkol alımı sonrası belirginleşebilir.
Ağrı pozisyona bağlı değişebilir. Sırtüstü yatış ağrıyı artırabilir; dizleri karna çekme pozisyonu hastayı rahatlatabilir. Bu özellik akut pankreatit tanısında yol gösterici olabilir.
Bulantı ve kusma süreçte yaygın klinik bulgular arasındadır. Ağrı ile birlikte ya da hemen sonrasında gelişebilir. Tekrarlayan ve dirençli kusma süreçte gözlenebilir.
Gastrointestinal bulgular arasında karın distansiyonu, ileus, defans, hassasiyet, defekasyon değişiklikleri ve diğer gastrointestinal yakınmalar yer alır.
Sistemik bulgular arasında ateş, takipne, taşikardi, hipotansiyon, terleme, halsizlik, ileri yorgunluk ve genel kötü hissetme yer alır.
Ağır akut pankreatit bulguları arasında hemodinamik instabilite, hipotansiyon, taşikardi, oligüri, bilinç değişiklikleri, solunum yetersizliği, ARDS bulguları ve çoklu organ disfonksiyon bulguları yer alır.
Cilt bulguları süreçte yer alabilen önemli işaretlerdir. Cullen bulgusu (göbek çevresinde mavi-mor renk değişikliği) ve Grey-Turner bulgusu (yan bölgelerde mavi-mor renk değişikliği) retroperitoneal hemorajiye bağlı klasik bulgulardır. Bu bulgular ağır pankreatit ve nekrotik tablolarda gözlenebilir.
Laboratuvar bulguları süreç değerlendirmesinde temel önemdedir. Serum amilaz ve lipaz düzeyleri belirgin biçimde yükselir (normal değerin 3 katı üzerinde). Lipaz amilazdan daha özgül ve uzun süreli yüksek kalan bir belirteçtir.
Diğer laboratuvar bulguları arasında lökositoz, hemokonsantrasyon (hematokrit artışı), hiperglisemi, hipokalsemi, karaciğer fonksiyon testlerinde değişiklikler (özellikle safra taşı pankreatitinde), C-reaktif protein yüksekliği, BUN artışı (prerenal azotemi), elektrolit bozuklukları ve metabolik asidoz yer alır.
Serum trigliserid düzeyi hipertrigliseridemi etiyolojisi düşünüldüğünde değerlendirilir.
Hipokalsemi süreçte gelişebilen bir bulgudur. Pankreatik nekroz ile birlikte yağ saponifikasyonu sonucu kalsiyum tüketimi süreçte rol oynar. İyonize kalsiyum düzeyi daha bilgi sağlayıcı olabilir.
Hemodinamik bulgular değerlendirilir. Hipotansiyon, taşikardi, ileri vazopresör gereksinimi ve sistemik perfüzyon bulguları izlenir.
Solunum bulguları süreçte yer alır. Plevral efüzyon (özellikle sol taraflı), atelektazi, ARDS, hipoksemi ve solunum yetersizliği gelişebilen tablolardır.
Renal bulgular arasında oligüri, akut böbrek hasarı, prerenal azotemi ve elektrolit bozuklukları yer alır.
Nörolojik bulgular arasında konfüzyon, ileri uykululuk, ajitasyon ve bilinç değişiklikleri süreçte yer alabilir. Pankreatik ensefalopati nadir ama ciddi bir komplikasyondur.
Akut Pankreatit (Yoğun Bakım) Nedenleri Nelerdir?
Akut pankreatitin temel mekanizması pankreatik enzimlerin pankreas içinde uygunsuz aktivasyonu ve pankreasta otosindirim sürecidir.
Tripsinojen aktivasyonu süreçte temel rol oynar. Normalde pankreas içinde inaktif olarak bulunan tripsinojen tripsine dönüşür ve diğer pankreatik enzimleri aktive ederek otosindirim sürecini başlatır.
Safra taşı pankreatiti süreçte yaygın bir nedendir. Koledok taşları sfinkter Oddi'de tıkanıklığa yol açar. Pankreatik kanal basıncı artar ve pankreatik enzimlerin uygunsuz aktivasyonuna neden olur.
Alkol pankreatiti süreçte önemli bir nedendir. Alkol pankreatik hücrelerde toksik etkilere yol açar. Pankreatik enzim üretimi ve sekresyonu etkilenir. Pankreatik kanalda protein tıkaçları gelişebilir.
Hipertrigliseridemi sürecinde serbest yağ asitleri pankreatik hücrelere toksik etki gösterir. Mikrosirkülasyon bozukluğu ve lipotoksisite süreçte rol oynar.
Hiperkalsemi süreçte tripsinojen aktivasyonunu artırabilir. Pankreatik kanal kalsifikasyonu ve pankreatik hücre fonksiyonunda değişiklikler süreçte yer alır.
ERCP sonrası pankreatit pankreatik kanal manipülasyonu, sfinkter Oddi etkilenmesi, kontrast madde toksisitesi ve enstrümantasyon süreçte yer alabilen etmenlerden gelişir.
İlaç kaynaklı pankreatit farklı mekanizmalar üzerinden gelişebilir. Doğrudan toksik etki, idiosenkratik reaksiyonlar, immün ilişkili mekanizmalar ve metabolik etkiler süreçte yer alır.
İnflamatuar yanıt sürecinde sitokinler, kemokinler ve diğer inflamatuar mediatörler salınır. Lokal pankreatik inflamasyon sistemik inflamatuar yanıt sendromuna (SIRS) ilerleyebilir.
Mikrosirkülasyon bozukluğu süreçte gelişir. Pankreatik perfüzyon azalır, iskemi gelişir ve pankreatik nekroz oluşabilir.
Sistemik etkiler süreçte gelişir. SIRS, çoklu organ disfonksiyonu, ARDS, akut böbrek hasarı, koagülopati ve diğer sistemik tablolar süreçte yer alabilir.
Pankreatik nekroz süreçte gelişebilen ciddi bir durumdur. Steril pankreatik nekroz ve enfekte pankreatik nekroz farklı klinik tablolar oluşturur.
Enfekte pankreatik nekroz ciddi bir komplikasyondur. Bağırsak translokasyonu ile bakteriyel enfeksiyon gelişebilir. Bu durum mortalite riskini belirgin biçimde artırır.
Pankreatik sıvı koleksiyonları, psödokist ve abse oluşumu süreçte yer alabilen geç komplikasyonlardır.
Akut Pankreatit (Yoğun Bakım) Tanısı Nasıl Konulur?
Tanı klinik değerlendirme, laboratuvar incelemeleri ve görüntüleme yöntemleri ile konulur. Atlanta sınıflaması tanı kriterlerini tanımlar.
Atlanta tanı kriterleri arasında karın ağrısı (akut pankreatit ile uyumlu), serum amilaz ve lipaz düzeylerinde belirgin yükselme (normal üst sınırın 3 katı üzeri) ve görüntüleme bulgularında pankreatit ile uyumlu bulgular yer alır. Bu üç kriterden en az ikisi karşılanmalıdır.
Klinik değerlendirmede ağrı özellikleri, eşlik eden yakınmalar, vital bulgular, fizik muayene bulguları, risk faktörleri ve etiyolojik faktörler değerlendirilir.
Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı, biyokimya panel (glukoz, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, BUN, kreatinin, karaciğer fonksiyon testleri, trigliserid), amilaz, lipaz, C-reaktif protein, prokalsitonin, kan gazı analizi, koagülasyon parametreleri ve idrar tetkiki değerlendirilir.
Lipaz tanı için amilazdan daha özgüldür ve daha uzun süreli yüksek kalır. Amilaz parotitis, makroamilazemi ve diğer durumlarda da yükselebilir.
Görüntüleme yöntemleri tanı sürecinde temel önemdedir. Karın ultrasonografisi safra taşı varlığını ve koledok dilatasyonunu değerlendirmede değerlidir. Tanı için yatak başı uygulanabilen ilk yöntemdir.
Kontrastlı bilgisayarlı tomografi akut pankreatit tanısı ve şiddetinin değerlendirilmesinde temel önemdedir. Pankreatik ödem, pankreatik nekroz, sıvı koleksiyonları, eşlik eden komplikasyonlar ve diğer bulgular değerlendirilebilir.
BT genellikle ilk 48-72 saat içinde optimal bulguları göstermez. Erken dönemde BT pankreatik nekrozu olduğundan az değerlendirebilir. Optimal değerlendirme zamanı 72-96 saat civarındadır.
Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve MRCP pankreatik kanal anatomisi, safra taşları, koledok taşları ve pankreatik kanal anomalilerinin değerlendirilmesinde değerlidir.
Endoskopik ultrason koledok taşları ve mikro kolelitiazis tanısında değerli olabilir.
Şiddet skorlama sistemleri süreçte değerlidir. Ranson kriterleri, APACHE II, BISAP, modifiye Glasgow skoru ve diğer skorlama sistemleri klinik şiddet değerlendirmesinde kullanılır.
Revize Atlanta sınıflaması akut pankreatiti şiddete göre üç gruba ayırır: hafif (organ yetersizliği yok, lokal ya da sistemik komplikasyon yok), orta-ağır (geçici organ yetersizliği, lokal ya da sistemik komplikasyon) ve ağır (kalıcı organ yetersizliği).
Organ yetersizliği değerlendirmesi süreçte temel başlıklardandır. Solunum, kardiyovasküler ve renal yetersizlik modifiye Marshall skoru ile değerlendirilebilir.
Etiyolojik değerlendirme süreçte değerlidir. Safra taşı, alkol kullanım öyküsü, hipertrigliseridemi, hiperkalsemi, ilaç öyküsü ve diğer etiyolojik faktörler değerlendirilir.
Ayırıcı tanıda perforasyon (peptik ülser, kolesistit), mezenter iskemisi, aort diseksiyonu, miyokard infarktüsü, akut kolesistit, akut hepatit ve diğer akut karın patolojileri değerlendirilir.
Akut Pankreatit (Yoğun Bakım) Yönetim ve Yaklaşım Nasıldır?
Akut pankreatit yönetimi klinik şiddete göre değişkenlik gösterir. Destek tedavisi, sıvı yönetimi, ağrı kontrolü, beslenme desteği, etiyolojik faktörlere yönelik müdahale ve komplikasyonların yönetimi süreçte temel başlıklardır.
Sıvı resüsitasyonu süreç yönetiminin temel başlıklarındandır. İlk 24-48 saat içinde agresif sıvı resüsitasyonu uygulanır. Dengeli kristaloid solüsyonlar (Ringer laktat tercih edilen seçenektir) kullanılır. Saatlik 250-500 mL hacimde sıvı uygulanabilir.
Sıvı yanıtı klinik bulgular, hemodinamik parametreler, idrar çıkışı (hedef 0.5-1 mL/kg/saat), BUN düzeyi ve hematokrit ile izlenir. Aşırı sıvı yüklenmesinden kaçınılır.
Ağrı yönetimi süreçte değerli bir başlıktır. Multimodal analjezi yaklaşımı uygulanır. Opioidler (morfin, fentanil, hidromorfon) etkili ağrı kontrolü sağlar. Parasetamol, nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar ve adjuvan tedaviler değerlendirilebilir.
Beslenme yönetimi süreç yönetiminin önemli bir parçasıdır. Hafif pankreatitte oral beslenme tolere edildiğinde başlatılabilir. Ağır akut pankreatitte erken enteral beslenme tercih edilir (genellikle 24-72 saat içinde başlatılır).
Enteral beslenme parenteral beslenmeye göre tercih edilir. Bağırsak mukozasının korunması, bakteriyel translokasyonun önlenmesi ve klinik sonuçların iyileştirilmesi açısından değerlidir. Nazogastrik ya da nazojejunal yol kullanılabilir.
Antibiyotik kullanımı süreçte tartışmalıdır. Profilaktik antibiyotik kullanımı rutin önerilmez. Enfekte pankreatik nekroz şüphesi, kolanjit ve diğer enfeksiyon kanıtları durumunda antibiyotik tedavisi başlatılır.
Enfekte pankreatik nekroz ya da kolanjit şüphesinde geniş spektrumlu antibiyotikler (karbapenem, kinolon-metronidazol, piperasilin-tazobaktam) uygulanır.
Safra taşı pankreatitinde ERCP klinik gereksinime göre planlanır. Kolanjit, koledok obstrüksiyonu ve ağır pankreatit varlığında erken ERCP (24-48 saat içinde) önerilebilir. Diğer durumlarda elektif ERCP planlanabilir.
Kolesistektomi safra taşı pankreatiti sonrasında planlanır. Hafif pankreatitte aynı yatış sırasında, ağır pankreatitte klinik stabilizasyon sonrasında planlanabilir.
Hipertrigliseridemiye bağlı pankreatit yönetiminde trigliserid düşürme yaklaşımları planlanır. İnsülin infüzyonu, plazmaferez (seçilmiş ağır olgularda) ve lipid düşürücü tedavilerin uzun dönem yönetimi sürdürülür.
Hiperkalsemiye bağlı pankreatit yönetiminde hiperkalseminin tedavisi planlanır. Sıvı resüsitasyonu, kalsitonin, bifosfonatlar ve etiyolojiye yönelik tedavi sürdürülür.
Hemodinamik destek süreçte değerlidir. Sıvı resüsitasyona yanıt vermeyen olgularda vazopresörler (norepinefrin) uygulanır.
Solunum desteği klinik gereksinime göre planlanır. Oksijen desteği, noninvaziv ya da invaziv mekanik ventilasyon ARDS gelişimi durumunda uygulanır.
Renal destek tedavisi akut böbrek hasarı gelişen olgularda planlanır. Hemodiyaliz, sürekli renal replasman tedavileri klinik gereksinime göre uygulanır.
Glisemi yönetimi süreçte değerlidir. Hipergliseminin uygun düzeyde tutulması, insülin tedavisi klinik gereksinime göre uygulanır.
Pankreatik nekroz yönetimi süreçte değerlidir. Steril pankreatik nekroz çoğunlukla cerrahi müdahale gerektirmez. Enfekte pankreatik nekroz drenaj, perkütan, endoskopik ya da cerrahi müdahale gerektirebilir.
Step-up yaklaşımı enfekte pankreatik nekroz yönetiminde tercih edilir. Önce perkütan drenaj, yetersiz yanıt durumunda minimal invaziv cerrahi ve son olarak açık cerrahi planlanır.
Psödokist ve sıvı koleksiyonları yönetimi klinik bulgulara göre planlanır. Semptomatik olmayan koleksiyonlar gözlem ile takip edilebilir. Semptomatik tablolarda drenaj planlanır.
Yoğun bakım izlemi süreç yönetiminin temel başlıklarındandır. Sürekli hemodinamik takip, sıvı dengesi, idrar çıkışı, vital bulgular, klinik bulgular, laboratuvar takipleri ve görüntüleme tekrarları sürdürülür.
Multidisipliner ekip yaklaşımı süreç yönetiminin temel taşıdır. Yoğun bakım, gastroenteroloji, genel cerrahi, girişimsel radyoloji, enfeksiyon hastalıkları, anesteziyoloji, diyetisyen ve hemşirelik ekiplerinin koordineli çalışması süreç yönetimine katkı sağlar.
Akut Pankreatit (Yoğun Bakım) Komplikasyonları Nelerdir?
Akut pankreatit sürecinde çeşitli komplikasyonlar gelişebilir. Lokal ve sistemik komplikasyonlar süreçte değerlendirilir.
Lokal komplikasyonlar arasında akut peripankreatik sıvı koleksiyonları, pankreatik psödokist, akut nekrotik koleksiyonlar, duvarlı nekroz, pankreatik nekroz (steril ve enfekte), pankreatik abse, hemoraji ve organ tutulumu yer alır.
Enfekte pankreatik nekroz ciddi bir komplikasyondur. Bağırsak translokasyonu ile bakteriyel enfeksiyon gelişebilir. Bu durum mortalite riskini belirgin biçimde artırır.
Pankreatik psödokist 4 hafta sonrasında olgunlaşmış sıvı koleksiyonu olarak gelişebilir. Semptomatik olabilir ve müdahale gerektirebilir.
Sistemik komplikasyonlar arasında SIRS, sepsis, septik şok, çoklu organ disfonksiyonu sendromu (MODS), ARDS, akut böbrek hasarı, koagülopati, dissemine intravasküler koagülasyon (DIC), gastrointestinal kanama, abdominal kompartman sendromu ve kardiyak komplikasyonlar yer alır.
ARDS akut pankreatit sürecinde gelişebilen ciddi bir komplikasyondur. Sistemik inflamatuar yanıt ve pankreatik enzimlerin akciğer üzerindeki etkileri süreçte rol oynar.
Akut böbrek hasarı hipovolemi, sistemik inflamatuar yanıt ve hemodinamik bozukluğa bağlı gelişebilir.
Abdominal kompartman sendromu agresif sıvı resüsitasyonu, asit, ileus ve retroperitoneal sıvı birikimine bağlı gelişebilen ciddi bir tablodur. Tanı ve uygun yönetim süreçte değerlidir.
Gastrointestinal komplikasyonlar arasında ileus, kanama, perforasyon, kolesistit ve safra yolu obstrüksiyonu yer alır.
Endokrin komplikasyonlar arasında diyabet (pankreatik adacık hücre hasarı), ekzokrin pankreas yetmezliği ve diğer endokrin bozukluklar yer alır.
Vasküler komplikasyonlar arasında splenik ven trombozu, portal ven trombozu, mezenter ven trombozu, vasküler psödoanevrizmalar ve hemoraji yer alır.
Uzun dönemde kronik pankreatit gelişimi, ekzokrin yetersizlik, endokrin yetersizlik (diyabet), kalıcı ağrı sendromları ve yaşam kalitesinde değişiklikler değerlendirilen konulardır.
Mortalite riski ağır akut pankreatitte ve enfekte pankreatik nekrozda belirgin biçimde artar. Erken tanı, uygun destek tedavisi ve eşlik eden komplikasyonların yönetimi prognoz açısından değerlidir.
Akut Pankreatit (Yoğun Bakım) Nasıl Gelişir?
Akut pankreatit süreci pankreatik enzimlerin pankreas içinde uygunsuz aktivasyonu ile başlar.
Tetikleyici etmen (safra taşı, alkol, hipertrigliseridemi, ERCP, ilaçlar) pankreatik asiner hücrelerde değişikliklere yol açar. Tripsinojen tripsine dönüşür. Tripsin diğer pankreatik enzimleri (kemotripsinojen, fosfolipaz A2, elastaz) aktive eder.
Pankreatik enzimlerin uygunsuz aktivasyonu pankreasta otosindirim sürecini başlatır. Pankreas dokusu kendi enzimleri tarafından sindirilir. Lokal inflamasyon, ödem, hemoraji ve nekroz gelişebilir.
İnflamatuar yanıt sürecinde sitokinler (TNF-α, IL-1, IL-6, IL-8), kemokinler ve diğer inflamatuar mediatörler salınır. Lokal inflamasyon sistemik inflamatuar yanıt sendromuna (SIRS) ilerleyebilir.
Mikrosirkülasyon bozukluğu süreçte gelişir. Pankreatik perfüzyon azalır, iskemi gelişir ve pankreatik nekroz oluşabilir.
Sistemik etkiler süreçte gelişir. SIRS, kapiller geçirgenlik artışı, üçüncü boşluğa sıvı kayışı, hipovolemi ve hemodinamik bozulma süreçte yer alır.
Çoklu organ disfonksiyonu sendromu süreçte gelişebilir. Akciğer (ARDS), böbrek (akut böbrek hasarı), kalp (kardiyak depresyon), karaciğer (hepatik disfonksiyon) ve koagülasyon sistemi etkilenebilir.
Pankreatik nekroz süreçte gelişebilen ciddi bir durumdur. Hücre nekrozu, vasküler hasar ve doku yıkımı süreçte yer alır. Steril pankreatik nekroz ve enfekte pankreatik nekroz farklı klinik tablolar oluşturur.
Enfekte pankreatik nekroz bağırsak translokasyonu ile gelişebilir. İnce bağırsak permeabilitesi artar, bağırsak bakteri ve toksinleri pankreatik nekrotik dokuya translokasyon gösterir.
Pankreatik sıvı koleksiyonları, psödokist ve abse oluşumu süreçte yer alabilen geç komplikasyonlardır. Bu tablolar tanı ve yönetim açısından değerlidir.
Klinik tablo süreç ilerlemesi ile değişebilir. Hafif tablo destek tedavisi ile düzelirken ağır tablolar agresif yönetim gerektirir. Yoğun bakım izlemi ağır akut pankreatit yönetiminde temel başlıktır.
Tedavi süreci ile pankreatik inflamasyon kademeli olarak geriler. Pankreatik nekroz organize hale gelir. Sıvı koleksiyonları rezolüsyona uğrayabilir ya da duvar oluşturarak psödokist şeklinde kalabilir. Etiyolojiye yönelik müdahale ve uzun dönem yönetim süreçte değerlidir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Ani başlayan ileri karın ağrısı (özellikle epigastriumda yerleşen ve sırta yayılan), bulantı, dirençli kusma, ateş, çarpıntı, bilinç değişiklikleri ya da diğer sistemik bulgular acil değerlendirme gerektirir.
Bilinen safra taşı hastalığı, alkol kullanım bozukluğu, hipertrigliseridemi, hiperkalsemi ya da diğer akut pankreatit risk faktörleri olan bireyler benzer yakınmalar yaşadığında hekim başvurusunda bulunmalıdır.
ERCP sonrası dönemde karın ağrısı, bulantı ve kusma yakınmaları olan bireyler sağlık ekibine başvurmalıdır. ERCP sonrası pankreatit önemli bir komplikasyondur.
Pankreatit ile ilişkili ilaç kullanan bireyler yakınma geliştiğinde hekim değerlendirmesi planlamalıdır.
Yoğun bakım sonrası taburculuk döneminde de yeni başlayan karın ağrısı, ateş, bulantı, kusma, kilo kaybı, sarılık ve diğer sistemik yakınmalar hekim değerlendirmesi gerektirir.
Pankreatit sonrası takip süreç yönetimi açısından değerlidir. Kronik pankreatit gelişimi, ekzokrin pankreas yetmezliği, diyabet gelişimi ve eşlik eden komplikasyonların değerlendirilmesi sürdürülür.
Etiyolojiye yönelik takipler sürdürülür. Safra taşı pankreatitinde kolesistektomi planlanması, alkol kullanımının bırakılması, hipertrigliseridemi yönetimi ve diğer risk faktörlerinin yönetimi süreçte değerlidir.
Düzenli endokrinoloji, gastroenteroloji, beslenme uzmanı ve genel cerrahi takipleri etiyolojiye göre planlanır. Hasta eğitimi ve uzun dönem yönetim süreçte değerlidir.
Son Değerlendirme
Akut pankreatit, hızlı tanı ve uygun yönetim ile kontrol altına alınabilen önemli bir tablodur. Sıvı resüsitasyonu, ağrı kontrolü, erken enteral beslenme, etiyolojiye yönelik müdahale ve eşlik eden komplikasyonların yönetimi süreç yönetiminin temel başlıklarını oluşturur.
Multidisipliner ekip yaklaşımı süreç yönetiminin temel taşıdır. Yoğun bakım, gastroenteroloji, genel cerrahi, girişimsel radyoloji, enfeksiyon hastalıkları, anesteziyoloji, diyetisyen ve hemşirelik ekiplerinin koordineli çalışması süreç yönetimine katkı sağlar.
Önleyici stratejiler etiyolojiye göre değerlendirilir. Safra taşı yönetimi, alkol kullanım bozukluğu yönetimi, hiperlipidemi yönetimi ve diğer risk faktörlerinin yönetimi süreç önlemede temel başlıklardandır.
Koru Hastanesi Yoğun Bakım bölümünde uzman hekimlerimiz, gastroenteroloji, genel cerrahi, girişimsel radyoloji, enfeksiyon hastalıkları, anesteziyoloji ve diyetisyen ekipleri ile koordineli çalışarak akut pankreatit yaşayan hastalarımızın yanında durmaktadır. Donanımlı ünitelerimiz, modern monitörizasyon sistemlerimiz ve titiz izlem süreçlerimiz ile hasta güvenliğinin sağlanması temel önceliğimizdir.
Bilgilendirme: Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hekim muayenesi, tanı ya da tedavi yerine geçmez. Kişisel sağlık durumunuza yönelik kararlar için mutlaka hekiminize danışınız. Yazıda yer alan bilgiler güncel tıbbi yaklaşımlara dayalı olsa da bireysel değerlendirme her zaman uzman hekim tarafından yapılmalıdır.












