Dahiliye

Ejeksiyon Fraksiyonu Korunmuş Kalp Yetmezliği

HFpEF, klinik bulgularıyla dikkat çeken ve doğru değerlendirme gerektiren bir durumdur. Hastalığın özelliklerini ve izlem önerilerini öğrenin.

Kalp yetmezliği denildiğinde pek çok kişinin aklına kalbin kasılma gücünü kaybettiği, pompalama işlevinin belirgin biçimde zayıfladığı tablolar gelir. Oysa son yıllarda yapılan araştırmalar, kalbin pompalama gücü normal ölçüldüğü hâlde hastada nefes darlığı, halsizlik ve şişlik şikayetlerine yol açan farklı bir kalp yetmezliği tipinin oldukça yaygın olduğunu ortaya koymaktadır. Bu tabloya HFpEF, yani ejeksiyon fraksiyonu korunmuş kalp yetmezliği adı verilir. Hekimler bu durumu, kalbin pompalama yüzdesinin (ejeksiyon fraksiyonu) %50 ve üzerinde ölçüldüğü, ancak kalp kasının gevşeme ve dolma aşamasında yetersiz kaldığı bir hastalık olarak tanımlar.

HFpEF, özellikle ileri yaşlarda ve eşlik eden hastalıkları bulunan bireylerde sık karşılaşılan bir kalp yetmezliği biçimidir. Hastanın kalbi her atımda yeterince kanı dışarı atmasına rağmen, gevşeme döneminde sertleşmiş ve esnekliğini yitirmiş olduğu için yeterince dolamaz. Bu durum, dolaşıma giden kan miktarının azalmasına ve akciğerlerle diğer dokularda sıvı birikmesine neden olur. Sonuçta hasta, basit günlük aktivitelerde bile yorgunluk yaşayabilir, geceleri nefes darlığıyla uyanabilir veya bacaklarında belirgin şişlik fark edebilir. HFpEF; sessiz ilerleyen, fakat zamanında müdahale edildiğinde belirgin biçimde kontrol altına alınabilen bir tablodur.

Kimlerde Görülür?

HFpEF, her yaş grubunda ortaya çıkabilse de en sık 60 yaş ve üzerindeki bireylerde görülür. Yaş ilerledikçe kalp kasının doğal esnekliği azalır, damar sertliği artar ve kalbin dolma aşaması zorlaşır. Bu nedenle ileri yaş, en belirleyici unsurlardan biri olarak kabul edilir. Kadınlarda erkeklere göre biraz daha sık rastlandığı, özellikle menopoz sonrası dönemde östrojen düzeyindeki düşüşün damar yapısını ve kalp kasının esnekliğini etkilediği bilinmektedir. Bu durum, kadınların kalp sağlığı kontrollerinde HFpEF olasılığının da göz önünde bulundurulmasını gerekli kılar.

Yüksek tansiyonu uzun yıllardır devam eden, şeker hastalığı bulunan veya kilo problemi yaşayan bireyler bu tablo açısından risk altındadır. Özellikle uzun süre kontrol altına alınmamış hipertansiyon, kalbin sol karıncığında kalınlaşmaya (sol ventrikül hipertrofisi) yol açar ve dolma sürecini doğrudan etkiler. Benzer biçimde tip 2 diyabet, kalp kasının mikro damar yapısında ve elastikiyetinde bozulmalara neden olarak HFpEF gelişimine zemin hazırlayabilir. Obezite, uyku apnesi, böbrek yetmezliği ve atriyal fibrilasyon (kalpteki düzensiz ritim bozukluğu) gibi durumlar da risk havuzunu büyütür.

Hareketsiz yaşam süren, yemeklerinde aşırı tuz tüketen ve sigara kullanan kişilerde HFpEF riski belirgin biçimde artar. Genetik yatkınlık, ailede erken yaşta kalp yetmezliği veya damar hastalığı bulunması da göz ardı edilmemesi gereken unsurlar arasındadır. Akciğer hastalıkları, tiroid bozuklukları ve kronik anemi (kansızlık) gibi tablolar kalbin yükünü artırarak HFpEF gelişimini hızlandırabilir. Bu nedenle risk faktörlerinin sadece kalple sınırlı düşünülmemesi, vücudun bütün olarak değerlendirilmesi gerekli görülmektedir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

HFpEF belirtilerinin başında nefes darlığı (dispne) gelir. Hasta önceleri yalnızca merdiven çıkarken, ağır yük taşırken veya tempolu yürürken nefes darlığı hisseder. Hastalık ilerledikçe bu şikayet, kısa mesafelerde yürürken ve hatta dinlenme sırasında bile ortaya çıkabilir. Geceleri uykudan boğulma hissiyle uyanmak (paroksismal noktürnal dispne), başı yüksekte yatma ihtiyacı duymak veya iki yastıkla uyumak HFpEF'in tipik bulguları arasında yer alır. Bu durum, akciğerlerde biriken sıvının nefes alıp vermeyi zorlaştırmasından kaynaklanır.

Halsizlik ve yorgunluk, hastaların günlük yaşamını en çok etkileyen bulgular arasında değerlendirilir. Daha önce kolaylıkla yapılan ev işleri, çarşı alışverişi ya da kısa yürüyüşler bile zorlayıcı hâle gelebilir. Bunun nedeni, kalbin dokulara yeterince kan ve oksijen iletememesidir. Bacaklarda, ayak bileklerinde ve özellikle akşamüstü saatlerinde belirgin biçimde artan şişlik (periferik ödem) de sık görülen şikayetler arasında yer alır. Bazı hastalar ayakkabılarının dar gelmeye başladığını ya da çorap lastiğinin derin iz bıraktığını fark eder.

Çarpıntı, göğüste sıkışma hissi, iştahsızlık ve karın bölgesinde dolgunluk hissi de eşlik eden bulgular arasında sayılır. İlerlemiş tablolarda karaciğer çevresinde ve karın boşluğunda sıvı birikimi (asit) gelişebilir; bu da karında şişkinlik ve hafif sarımsı görünüm gibi belirtilere yol açabilir. Bazı hastalarda kilonun kısa sürede artması, vücutta sıvı tutulduğunun ilk işareti olabilir. Bu tür değişimlerin dikkatle takip edilmesi ve bir hekime aktarılması büyük önem taşır.

  • Eforla başlayan, dinlenirken hafifleyen nefes darlığı
  • Gece boğulma hissi ve sık uyanma
  • Ayak bileklerinde ve bacaklarda akşamları artan şişlik
  • Kısa sürede 2-3 kilo artışı ve karında dolgunluk hissi
  • Eskiden kolay yapılan işlerde belirgin yorgunluk

Nedenleri Nelerdir?

HFpEF'in en sık karşılaşılan nedeni, uzun süredir devam eden yüksek tansiyondur. Kalp, yüksek basınca karşı sürekli kasılmak zorunda kaldığında sol karıncık duvarı kalınlaşır ve esnekliğini kaybeder. Bu süreç sessiz biçimde yıllar içinde gelişir ve hasta çoğu zaman kalbinin yapısında bir değişiklik olduğunu fark etmez. Bu nedenle hipertansiyon takibinin düzenli yapılması ve hekim önerilerine uyulması büyük önem taşır.

Şeker hastalığı, HFpEF gelişiminde belirleyici unsurlardan biri olarak öne çıkar. Yüksek kan şekeri seviyeleri, kalp kasını besleyen küçük damarların (mikrovasküler ağ) yapısını bozar, hücrelerde sertleşmeye yol açar ve kalbin gevşeme yeteneğini azaltır. Obezite ise hem kalbin önündeki yükü artırır hem de düşük dereceli iltihaplanma süreçlerini hızlandırarak doku yapısını olumsuz etkiler. Karın bölgesindeki yağlanma, kalp çevresine (epikardiyal yağ dokusu) sızan yağın artmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Atriyal fibrilasyon, koroner arter hastalığı, kalp kapak hastalıkları ve böbrek yetmezliği gibi tablolar HFpEF'in altında yatan diğer önemli nedenler arasında yer alır. Tiroid bezinin az ya da çok çalışması (hipotiroidi veya hipertiroidi), ciddi anemi tabloları, kronik akciğer hastalıkları ve uyku apnesi sendromu da kalbin yükünü artırarak hastalığın oluşumuna katkı sağlar. Bazı nadir durumlarda kalp kasında biriken anormal protein yapıları (amiloidoz) HFpEF tablosuna yol açabilir; bu durum özellikle ileri yaşta ve standart yaklaşımlara yanıt vermeyen hastalarda araştırılır.

Yaşam tarzına bağlı etkenler de göz ardı edilmemelidir. Hareketsizlik, tuzlu beslenme, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi ve sürekli stres altında kalmak HFpEF gelişimini kolaylaştırır. Uzun süreli uykusuzluk, düzensiz öğünler ve ağır yağ ağırlıklı beslenme alışkanlıkları, kalp damar sistemini olumsuz etkileyerek tablonun daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabilir.

Tanı Nasıl Konulur?

HFpEF tanısı, hastanın yakınmalarının ayrıntılı dinlenmesi ve dikkatli bir fizik muayene ile başlar. Hekim; nefes darlığının ne zaman başladığını, hangi aktivitelerde belirginleştiğini, geceleri uykudan uyandırıp uyandırmadığını, ayak bileklerinde şişlik olup olmadığını ve eşlik eden hastalıkları sorgular. Akciğerlerin dinlenmesi sırasında ince çıtırtılar (raller) duyulması, boyun damarlarında dolgunluk (juguler venöz distansiyon) ve bacaklarda baskıyla iz bırakan ödem önemli bulgular arasındadır.

Laboratuvar tetkikleri içinde NT-proBNP veya BNP adı verilen kalp yetmezliği belirteçleri özellikle değerlidir. Bu değerlerin yüksek bulunması, kalp duvarlarında gerilim olduğunu gösterir ve HFpEF şüphesini güçlendirir. Bunun yanında tam kan sayımı, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, tiroid hormonları, kan şekeri ve kolesterol değerleri istenir. Eşlik eden hastalıkların belirlenmesi, hem tanıyı netleştirir hem de yönetim planının kişiye özel hazırlanmasını sağlar.

Görüntüleme yöntemleri içinde ekokardiyografi en belirleyici unsurdur. Bu inceleme kalbin pompalama yüzdesini, duvar kalınlığını, kapakların durumunu ve dolma aşamasındaki bozuklukları (diyastolik disfonksiyon) ayrıntılı biçimde gösterir. Pompalama yüzdesinin %50 ve üzerinde olması, buna karşın dolma aşamasında bozukluk saptanması HFpEF tanısını destekler. Akciğer grafisi, EKG, gerektiğinde efor testi, kalp MR'ı ve nadir nedenlere yönelik ileri incelemeler de tanı sürecinin parçası olabilir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

HFpEF, zamanında fark edilip yönetilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilen bir tablo olarak değerlendirilir. Akciğerlerde biriken sıvı, akut akciğer ödemi adı verilen ve acil müdahale gerektiren bir duruma neden olabilir. Hasta aniden artan nefes darlığı, köpüklü balgam, terleme ve huzursuzluk hisseder. Bu tablonun hastane ortamında, deneyimli ekipler tarafından kontrol altına alınması gereklidir.

Kalp ritm bozuklukları, HFpEF'e sıklıkla eşlik eden sorunlar arasında yer alır. Özellikle atriyal fibrilasyon hem hastalığın gelişimini hızlandırır hem de mevcut tabloyu ağırlaştırır. Düzensiz ritim, pıhtı oluşum riskini artırarak inme tehlikesini büyütebilir. Bu nedenle ritim bozukluğunun erken yakalanması ve uygun yaklaşımla yönetilmesi büyük önem taşır.

Böbrek fonksiyonlarında bozulma, karaciğerde konjesyona bağlı hasar, akciğer damarlarında basınç artışı (pulmoner hipertansiyon) ve tekrarlayan hastane yatışları da sık karşılaşılan komplikasyonlar arasında yer alır. Ayrıca hareket kısıtlılığına bağlı olarak kas kütlesinde azalma (sarkopeni), denge sorunları ve düşmeler gözlenebilir. İlerlemiş evrelerde günlük yaşam aktivitelerinin belirgin biçimde kısıtlanması, hastanın ruhsal durumunu da olumsuz etkileyebilir; depresyon ve kaygı bozukluğu HFpEF hastalarında sık görülmektedir.

  • Akut akciğer ödemi ve acil hastane başvurusu gerektiren ataklar
  • Atriyal fibrilasyon ve buna bağlı inme riski
  • Böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma
  • Pulmoner hipertansiyon gelişimi
  • Kas kütlesi kaybı, halsizlik ve düşme riskinde artış

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Daha önce rahatlıkla yaptığınız yürüyüş, merdiven çıkma veya ev işleri sırasında belirgin nefes darlığı yaşamaya başladıysanız bu durumu önemsemeniz gerekir. Özellikle gece uykudan boğulma hissiyle uyanıyor, başınızı yüksekte tutma ihtiyacı duyuyor ya da iki yastıkla uyumaya başladıysanız vakit kaybetmeden bir iç hastalıkları veya kardiyoloji uzmanına başvurmanız uygun olur. Bu tür şikayetler, kalbin dolma aşamasındaki yetersizliğin habercisi olabilir.

Ayak bileklerinizde, bacaklarınızda ya da karın bölgenizde belirgin şişlik fark ediyorsanız, ayakkabılarınız dar gelmeye başladıysa veya kısa sürede birkaç kilo aldığınızı görüyorsanız hekim değerlendirmesi almanız yararlı olur. Çorap lastiklerinin derin iz bırakması, sabahları yüzünüzde belirgin şişlik olması ve idrar miktarında belirgin değişiklikler de göz ardı edilmemelidir. Bu bulgular, vücutta sıvı tutulumunun belirtisi olabilir.

Göğüste baskı hissi, çarpıntı, baş dönmesi, bayılma hissi veya bilinçte değişiklik gibi şikayetleriniz varsa acil olarak hastaneye başvurmanız gerekir. Mevcut kalp, tansiyon, şeker, böbrek veya tiroid hastalığınız varsa ve son dönemde yorgunluğunuz arttıysa, ilaçlarınız aynı olmasına rağmen belirtileriniz şiddetlendiyse bunu hekiminizle paylaşmanız uygun olur. Erken değerlendirme, sürecin doğru adımlarla başlatılmasına olanak tanır.

Son Değerlendirme

HFpEF, kalbin pompalama gücü korunsa da gevşeme ve dolma aşamasında yaşanan yetersizlik nedeniyle ortaya çıkan, ileri yaşlarda ve eşlik eden hastalıkları olan bireylerde sık görülen bir kalp yetmezliği tipi olarak tanımlanır. Nefes darlığı, halsizlik ve şişlik gibi şikayetlerin erkenden fark edilmesi, eşlik eden tabloların düzenli takibi ve uygun yaşam tarzı değişiklikleri, hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyen temel unsurlar arasında yer alır. Düzenli hekim kontrolü ve uyumlu bir takip süreci, günlük yaşam kalitesinin korunmasında belirleyici olur.

Hfpef (ejeksiyon fraksiyonu korunmuş kalp yetmezliği) gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. American Heart Association — Heart Failure with Preserved Ejection Fraction (HFpEF)www.heart.org/en/health-topics/heart-failure/what-is-heart-failure/heart-failure-with-preserved-ejection-fraction-hfpef
  2. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Heart Failure with Preserved Ejection Fractionwww.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK599997/
  3. Mayo Clinic — Heart Failure: Diagnosis and Treatmentwww.mayoclinic.org/diseases-conditions/heart-failure/symptoms-causes/syc-20373142
  4. MedlinePlus — Heart Failuremedlineplus.gov/heartfailure.html

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Dahiliye Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

16 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.