Acil Servis

Dirsek Çıkığı

Koru Hastanesi olarak dirsek çıkığı yaklaşımda kapalı redüksiyon, sinir ve damar değerlendirmesi ile erken hareket rehabilitasyonunu uzman ortopedi ekibimizle uyguluyoruz.

Dirsek çıkığı, kol kemiği (humerus) ile ön koldaki iki kemik olan radius ve ulna arasındaki eklemin normal hizasından ayrılması durumudur. Vücudun en hareketli eklemlerinden biri olan dirsek; bükme, açma ve döndürme hareketlerini bir arada yapabildiği için günlük yaşamda yoğun biçimde kullanılır. Bu nedenle düşme, çarpma ya da ani zorlanma gibi durumlarda eklemin yerinden çıkması nadir olmayan bir tablodur. Üst ekstremitenin omuzdan sonra en sık çıkık geçirdiği bölge dirsektir ve hem çocuklarda hem yetişkinlerde farklı mekanizmalarla ortaya çıkabilir.

Çıkık meydana geldiğinde dirsekteki eklem yüzeyleri birbirinden ayrılır, çevredeki bağlar zorlanır ve bazen küçük kemik parçaları kopabilir. Bu durum sadece kemiklerle sınırlı kalmaz; sinirler, damarlar ve eklem kapsülü de süreçten etkilenebilir. Erken dönemde doğru müdahale yapılmadığında dirsek hareketlerinde kısıtlılık, kronik ağrı ve eklem dengesizliği gibi uzun vadeli sorunlar gelişebilir. Bu yazıda dirsek çıkığının kimlerde daha sık görüldüğü, belirtileri, nedenleri, tanı süreci ve dikkat edilmesi gereken noktalar gündelik bir dille aktarılmaktadır.

Kimlerde Görülür?

Dirsek çıkığı her yaş grubunda görülebilen bir durumdur ancak bazı yaş aralıklarında ve aktivite türlerinde belirgin biçimde daha sık karşılaşılır. Özellikle 5-10 yaş arası çocuklarda dirsek çıkığı sıklığı yüksektir. Bu yaş grubunda kemiklerin büyüme plakları henüz olgunlaşmadığı için ani çekme veya düşme hareketleri eklemin yerinden ayrılmasına zemin hazırlar. Çocukların elinden tutulup havaya kaldırılması ya da hızlıca çekilmesi gibi günlük durumlar bile özellikle radius başının yerinden çıkmasına yol açabilen klasik bir mekanizmadır.

Ergenlik ve genç erişkin dönemde ise dirsek çıkığı daha çok sportif faaliyetler sırasında karşımıza çıkar. Basketbol, jimnastik, kayak, bisiklet, paten ve dövüş sporları gibi düşme riskinin yüksek olduğu branşlarda risk artar. Düşme anında refleksif olarak elin yere uzatılması, tüm vücut yükünün açık bir kol üzerine binmesine ve dirsek ekleminin geriye doğru zorlanmasına neden olur. Bu mekanizma posterior tip çıkıkların en yaygın sebebidir.

Risk açısından öne çıkan gruplar genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

  • 5-10 yaş arası çocuklar (özellikle radius başı çıkıkları yönünden)
  • Temas sporları ve düşme riski yüksek branşlarla ilgilenen sporcular
  • Osteoporozu bulunan ileri yaş bireyler
  • Bağ dokusu hastalığı veya eklem hipermobilitesi olan kişiler
  • Daha önce dirsek bölgesinde kırık ya da bağ yaralanması geçirmiş hastalar

Orta ve ileri yaş grubunda kemik yoğunluğunun azalması, kas gücünün düşmesi ve denge sorunlarının artmasıyla birlikte ev içi düşmeler ön plana çıkar. Banyoda kayma, halıya takılma ya da merdivenden inerken dengeyi yitirme gibi sıradan görünen olaylar dirsek bölgesinde ciddi yaralanmalara yol açabilir. Osteoporozu olan kişilerde aynı travmayla hem çıkık hem de eşlik eden kırıklar daha kolay gelişebilir. Trafik kazaları ve iş kazaları da yaş ayrımı gözetmeksizin önemli bir grup oluşturur.

Bazı bireylerde doğuştan bağ gevşekliği ya da eklem hipermobilitesi bulunur. Bu kişilerde aynı travma daha hafif olduğu halde dirsek çıkığı görülebilir, hatta tekrar eden çıkıklar gelişebilir. Daha önce dirsek bölgesinde kırık veya bağ yaralanması geçirmiş olanlarda da risk belirgin biçimde yükselir. Bağ dokusu hastalıkları olan kişiler bu açıdan ayrı bir grup oluşturur.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Dirsek çıkığının en belirgin bulgusu, travma anında ortaya çıkan şiddetli ağrıdır. Ağrı genellikle eklemin tam ortasında hissedilir ve kolun her hareketinde keskin biçimde artar. Hastanın kolunu kıpırdatması neredeyse imkânsız hale gelir; çoğu kez sağlam el ile yaralı kol desteklenir ve gövdeye yakın tutulur. Bu pozisyon vücudun ağrıyı azaltmak için geliştirdiği doğal bir koruma refleksidir.

Çıkık geliştiğinde dirsek bölgesinde gözle görülür bir şekil bozukluğu fark edilir. Eklem hattının normal görünümü kaybolur, kemik çıkıntıları olağan yerlerinden ayrılır ve dirsek geriye doğru çıkmış gibi görünebilir. Şişlik birkaç dakika içinde hızla artar; çevre dokularda kanama ve ödem geliştikçe bölge sertleşir. Saatler içerisinde morarma belirginleşir, deri renginde mor-yeşil tonlarına geçiş izlenir.

Klinikte sıkça karşılaşılan başlıca belirtiler şunlardır:

  • Travmayla birlikte aniden başlayan, hareketle artan keskin ağrı
  • Dirsek bölgesinde gözle görülür şekil bozukluğu ve eklem hattında düzensizlik
  • Hızla artan şişlik, ödem ve takip eden saatlerde belirginleşen morarma
  • Kolun bükme, açma ve döndürme hareketlerinin belirgin biçimde kısıtlanması
  • Ön kol, bilek veya parmaklarda uyuşma, karıncalanma ve güçsüzlük

Sinir ve damar yapılarının etkilendiği durumlarda ek bulgular ortaya çıkar. Ön kolda, bilekte veya parmaklarda uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük hissedilebilir. Elin rengi solgunlaşabilir, soğuk hale gelebilir ve nabız zayıflayabilir. Bu bulgular dolaşımın ciddi biçimde etkilendiğine işaret eder ve acil müdahaleyi gerektiren bir durumdur. Parmakları bükmekte zorluk, başparmak ile işaret parmağı arasındaki kavrama gücünün azalması da sinir tutulumunun göstergesi olabilir.

Bazı kısmi çıkıklarda belirtiler daha hafif seyredebilir. Özellikle küçük çocuklarda görülen radius başı çıkıklarında belirgin bir şekil bozukluğu olmayabilir; çocuk yalnızca kolunu kullanmak istemez, ağlamayı uzun süre sürdürür ve elini sallamaktan kaçınır. Bu durum aile tarafından bazen önemsiz bir huysuzluk olarak algılanabileceği için tanıda gecikme yaşanabilir. Eklem etrafında dokunmakla artan hassasiyet ve hareket kısıtlılığı, hafif tablolarda dahi dikkat edilmesi gereken bulgulardır.

Nedenleri Nelerdir?

Dirsek çıkığının en yaygın nedeni doğrudan veya dolaylı travmalardır. Düşme sırasında elin yere uzatılması, kolun açık halde bütün vücut ağırlığını taşımak zorunda kalmasına yol açar. Bu sırada dirsek ekleminin arka tarafına aşırı yük biner ve eklem yüzeyleri birbirinden ayrılır. Yüksekten düşmeler, kayak kazaları, motosiklet ve bisiklet kazaları bu mekanizmanın sık görüldüğü olaylardır. Spor sırasında rakiple çarpışma, top oyunlarında ani dönme hareketleri de eklemin zorlanmasına neden olabilir.

Çocuklarda en sık görülen mekanizma ise ani çekme hareketidir. Yetişkinin çocuğu elinden tutarak yukarı kaldırması, salıncakta sallaması ya da düşmesini önlemek için kolundan asılması, dirsekteki radius başının halkasal bağdan kurtulmasına neden olabilir. "Bebek bakıcısı dirseği" olarak da bilinen bu tablo, küçük yaş grubunda sık karşılaşılan ve dikkatli müdahale gerektiren bir durumdur. Aileler çoğu kez böyle bir hareket yaptıklarının farkında olmadan acil servise başvurabilirler.

Trafik kazaları, iş kazaları ve yüksek enerjili travmalar dirsek çıkığının ciddi formlarına yol açabilir. Bu tip travmalarda yalnızca eklem yerinden ayrılmakla kalmaz, beraberinde radius başı kırığı, koronoid çıkıntı kırığı veya humerus alt uç kırıkları da gelişebilir. "Korkunç üçlü" olarak bilinen bu yaralanma kombinasyonu dirsek bölgesinde dengeyi tamamen bozar ve cerrahi onarım gerektiren karmaşık bir tabloyu temsil eder. Ateşli silah ve kesici alet yaralanmaları nadir de olsa açık çıkıklara yol açabilen sebepler arasındadır.

Bazı bireylerde altta yatan zemin de hazırlayıcı etken olarak rol oynar. Bağ dokusu hastalıkları, hipermobilite sendromları, daha önce geçirilmiş dirsek yaralanmaları, eklem etrafındaki kasların zayıflığı ve nörolojik problemler eklemin daha kolay yerinden çıkmasına neden olabilir. Bu kişilerde hafif düşmeler ya da ani hareketler bile çıkık gelişimi için yeterli olabilir. Osteoporoz da kemik dayanıklılığını azaltarak hem çıkık hem de eşlik eden kırık riskini yükseltir.

Tanı Nasıl Konulur?

Dirsek çıkığının tanısı klinik değerlendirme ve görüntüleme yöntemlerinin birlikte kullanımıyla konulur. Acil servise başvuran hastada öncelikle ayrıntılı bir öykü alınır. Travmanın nasıl gerçekleştiği, düşme yüksekliği, elin yere temas pozisyonu, çıkıktan sonra geçen süre ve ek şikâyetlerin varlığı dikkatle sorgulanır. Bu bilgiler hem yaralanma mekanizmasını anlamada hem de eşlik eden olası yaralanmaları öngörmede belirleyici unsurdur.

Fizik muayene sırasında dirsek bölgesi gözle değerlendirilir; şekil bozukluğu, şişlik, morarma ve cilt bütünlüğü incelenir. Ardından bölgenin nazikçe palpasyonu (elle muayene) yapılır. Kemik çıkıntılarının normal anatomik konumlarında olup olmadığı kontrol edilir. Eklemin pasif ve aktif hareket aralığı ölçülür; ancak ağrı nedeniyle bu değerlendirme genellikle sınırlı kalır. Dolaşım ve sinir muayenesi son derece önemlidir. Radial nabız, parmaklarda renk ve sıcaklık, duyu kaybı, parmak hareketleri ve kavrama gücü ayrıntılı biçimde incelenir.

Tanı sürecinde başvurulan başlıca yöntemler şu şekilde özetlenebilir:

  • Ayrıntılı öykü ve travma mekanizmasının değerlendirilmesi
  • Fizik muayene ile şekil bozukluğu, hassasiyet ve hareket aralığının incelenmesi
  • Dolaşım ve sinir muayenesi (nabız, duyu, kas gücü kontrolü)
  • Ön-arka ve yan dirsek röntgenleri
  • Karmaşık vakalarda bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans (MR) görüntüleme

Tanının kesinleştirilmesinde direkt grafiler temel rolü üstlenir. Dirsek bölgesinin ön-arka ve yan röntgen filmleri çekilerek eklem yüzeylerinin ayrılma derecesi, çıkık yönü ve eşlik eden kırıklar değerlendirilir. Posterior tip çıkıklarda ön kolun arkaya doğru yer değiştirdiği grafilerde net biçimde görülür. Radius başı, koronoid çıkıntı ve humerus alt uç gibi kritik noktalarda kırık olup olmadığı dikkatle incelenir. Çocuklarda büyüme plakları nedeniyle değerlendirme deneyim gerektirir.

Karmaşık vakalarda bilgisayarlı tomografi (BT) eklem yüzeylerini ve küçük kemik parçalarını üç boyutlu olarak görme imkânı sağlar. Manyetik rezonans görüntüleme (MR) ise yumuşak dokuların, bağların ve kıkırdağın durumunu değerlendirmek için kullanılır. Sinir hasarı şüphesinde elektromiyografi (EMG) gerekebilir, damar tutulumu düşünüldüğünde Doppler ultrason veya anjiyografi gibi ileri tetkikler devreye girebilir. Tüm bu yöntemler birlikte değerlendirilerek tabloya en uygun yaklaşım planlanır.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Dirsek çıkığı erken dönemde uygun şekilde yönetilmediğinde ya da yaralanmanın şiddeti yüksek olduğunda çeşitli komplikasyonlar gelişebilir. En sık karşılaşılan sorunlardan biri eklem sertliği ve hareket kısıtlılığıdır. Dirsek, uzun süre hareketsiz kaldığında çevredeki yumuşak dokular hızla kasılır ve eklem açısı normalin altında kalabilir. Bu durum günlük yaşamı belirgin biçimde etkiler; saç tarama, yemek yeme, giyinme gibi temel aktiviteler güçleşebilir.

Sinir yaralanmaları önemli komplikasyonlar arasındadır. Ulnar sinir, median sinir ve radial sinir dirsek bölgesinden geçtiği için çıkık sırasında zedelenebilir. Bu durumda elde uyuşma, kas güçsüzlüğü ve ince motor becerilerde azalma görülür. Çoğu hafif sinir hasarı zamanla iyileşmeye eğilim gösterir ancak ciddi gerilme veya yırtılmalarda kalıcı kayıplar gelişebilir. Brakiyal arter yaralanması ise nadir fakat acil müdahale gerektiren bir tablodur; zamanında müdahale edilmediğinde Volkmann kontraktürü olarak bilinen kalıcı kas hasarına yol açabilir.

Uzun dönemde karşılaşılabilen başlıca komplikasyonlar şu şekilde sıralanır:

  • Eklem sertliği ve hareket aralığında kalıcı kısıtlılık
  • Ulnar, median veya radial sinir tutulumuna bağlı duyu ve kas gücü kayıpları
  • Heterotopik ossifikasyon (yumuşak dokularda anormal kemik oluşumu)
  • Tekrarlayan (nüks eden) çıkık ve kronik eklem dengesizliği
  • Post-travmatik artroz ve kalıcı eklem ağrısı

Heterotopik ossifikasyon, dirsek çıkıklarından sonra görülebilen önemli sorunlardan biridir. Çevre yumuşak dokularda anormal kemik dokusu oluşumu, eklem hareketlerini ciddi biçimde sınırlandırır. Bu durum genellikle yoğun travmalardan veya zorlu manipülasyonlardan sonra ortaya çıkar. Kronik dengesizlik de uzun vadeli komplikasyonlar arasındadır. Bağ yapılarının iyileşmesi yetersiz kaldığında dirsek tekrar tekrar yerinden çıkabilir; bu tablo nüks eden çıkık olarak adlandırılır ve cerrahi onarım gerektirebilir.

Geç dönemde post-travmatik artroz gelişmesi de mümkündür. Eklem yüzeylerinde meydana gelen küçük hasarlar yıllar içinde kıkırdak aşınmasına ve kalıcı ağrıya neden olabilir. Eşlik eden kırıkların varlığı bu riski daha da artırır. Bunun yanında bölgesel ağrı sendromu (kompleks bölgesel ağrı sendromu) bazı hastalarda iyileşme sürecini olumsuz etkileyen, yaygın ağrı ve duyu değişiklikleriyle seyreden bir tablodur. Tüm bu komplikasyonların önlenmesinde erken tanı ve düzenli takip belirleyici unsurdur.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Dirsek bölgesinde ani gelişen şiddetli ağrı, gözle görülür şekil bozukluğu, kolunuzu hareket ettirememe ya da kolunuzu gövdenize yapışık tutma ihtiyacı hissediyorsanız vakit kaybetmeden acil servise başvurmanız önemlidir. Düşme veya çarpma gibi belirgin bir travma sonrası dirseğinizde şişlik, morarma ve dokunmakla artan hassasiyet ortaya çıktıysa durumu küçümsememeniz oldukça önemlidir. Ev koşullarında yapılan masaj, sıcak uygulama veya kolu zorla düzeltme girişimleri var olan yaralanmayı ağırlaştırabilir.

Parmaklarınızda uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük, soğukluk veya renk değişikliği hissediyorsanız bu bulgular sinir ya da damar yaralanması işareti olabileceği için bekleme yapmadan değerlendirilmeniz gerekir. Özellikle çocuğunuzun kolunu kullanmaktan kaçınması, ağladıkça kolunu gövdesine yapıştırması veya yakın zamanda kolundan çekildikten sonra ağlamaya başlaması durumunda da bir uzmana başvurmanız yararlı olabilir. Tabloyu küçük görmek, ileride hareket kısıtlılığı ya da kronik ağrı gibi kalıcı sorunlara yol açabilir.

Daha önce dirsek çıkığı geçirmiş ve benzer bir his yeniden ortaya çıkmışsa nüks eden çıkık olasılığı için değerlendirme almanız uygun olur. Aynı şekilde bağ dokusu hastalığı olduğunu bildiğiniz bir yakınınızda hafif travma sonrası benzer belirtiler görüyorsanız vakit kaybetmemeniz iyi olur. Erken başvurunun en büyük avantajı, eklem yüzeylerinin doğru pozisyona zamanında getirilmesi ve çevredeki yapıların korunmasıdır. Bu sayede iyileşme süreci kısalır, komplikasyon ihtimali belirgin biçimde azalır.

Son Değerlendirme

Dirsek çıkığı, hem çocuklarda hem yetişkinlerde farklı mekanizmalarla karşımıza çıkabilen, doğru zamanda müdahale edildiğinde büyük ölçüde sorunsuz iyileşen ancak ihmal edildiğinde ciddi sonuçlar doğurabilen bir tablodur. Ağrı, şekil bozukluğu, hareket kısıtlılığı ve dolaşım bulguları gibi uyarıcı belirtilerin tanınması; sinir, damar ve bağ yapılarının korunması açısından belirleyici unsurdur. Tanı sürecinde klinik muayene ile birlikte direkt grafiler, gerektiğinde BT ve MR gibi ileri görüntüleme yöntemleri tabloya en uygun planın belirlenmesinde önemli rol oynar.

Koru Hastanesi Acil Servis bölümünde uzman hekimlerimiz, dirsek çıkığı gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Dirseğim çıktı galiba, bende dirsek çıkığı mı var nasıl anlarım?
Dirseğinizde şiddetli bir ağrı, şekil bozukluğu ve kolunuzu hareket ettirememek en belirgin işaretlerdir. Genellikle dirsek eklemi normal yerinde durmaz, şişer ve bölgede uyuşma ya da karıncalanma hissedebilirsiniz.
Dirsek çıkığı kendi kendine geçer mi, evde halledebilir miyim?
Dirsek çıkığı kendi kendine düzelmez ve kesinlikle evde yerine oturtmaya çalışmamalısınız. Kendi başınıza müdahale etmek damar ve sinir hasarına yol açabilir, mutlaka bir uzman görmelidir.
Dirseğim çıktı, ne zaman acile gitmeliyim?
Dirseğinizde bir darbe sonrası ani ağrı, görüntüde kayma veya kolunuzda hissizlik varsa vakit kaybetmeden acile gitmelisiniz. Özellikle parmaklarınızda morarma veya soğukluk fark ederseniz bu acil bir durumdur.
Dirsek çıkığı olunca çok canım yanar mı, ne kadar sürer bu ağrı?
Çıkık anında oldukça şiddetli bir ağrı hissedersiniz. Kemik yerine oturtulduktan sonra ağrılar genellikle birkaç gün içinde azalmaya başlar, ancak kapsamlı iyileşme haftalar alabilir.
Dirseğim çıktı, kalıcı bir sakatlık bırakır mı?
Zamanında ve doğru müdahale edilirse çoğu kişi eski hareket kabiliyetine kavuşur. Ancak çok ağır vakalarda veya tedavi gecikirse dirsekte sertlik veya hareket kısıtlılığı kalabilir.
Çocuğumun dirseği çıktı, yetişkinlerden farkı var mı?
Çocuklarda dirsek çıkığı veya dirsek eklemi çevresindeki kaymalar (subluksasyon) daha hassas bir durumdur. Çocukların kemikleri gelişme aşamasında olduğu için teşhis ve tedavi mutlaka bir çocuk ortopedisti tarafından yapılmalıdır.
Dirsek çıkığı sonrası kolumu ne kadar süre kullanmamalıyım?
Doktorunuz genellikle birkaç hafta süreyle kolunuzu askıda tutmanızı isteyecektir. Bu süre, bağların ve dokuların iyileşmesi için kritik öneme sahiptir, sonrasında fizik tedavi gerekebilir.
Dirsek çıkığı spor hayatımı etkiler mi?
İyileşme sürecinde spor yapmak bir süreliğine mümkün olmayabilir. Tamamen iyileştikten sonra doktorunuzun onayıyla kontrollü bir şekilde spora dönebilirsiniz, ancak başlangıçta ağır yük kaldırmaktan kaçınmalısınız.
Yaşlılarda dirsek çıkığı daha mı tehlikeli?
Yaşlılarda kemik yapısı daha kırılgan olduğu için çıkıkla birlikte kırık görülme ihtimali yüksektir. Bu yüzden iyileşme süreci gençlere göre biraz daha uzun sürebilir ve daha dikkatli takip edilmelidir.
Dirsek çıkığı için doğal yöntemler veya bitkisel çözümler işe yarar mı?
Çıkık mekanik bir problem olduğu için bitkisel yöntemlerle kemiğin yerine oturması mümkün değildir. Doğal yöntemler sadece ağrı yönetimi için doktor onayıyla destekleyici olarak kullanılabilir.
Dirsek çıkığı sonrası fizik tedavi şart mı?
Evet, dirseğin eski hareket kabiliyetini kazanması ve kasların güçlenmesi için fizik tedavi genellikle gereklidir. Egzersizleri düzenli yapmak eklem sertliğini önlemeye yardımcı olur.
Dirsek çıkığı stresle ilgili bir durum mu?
Hayır, dirsek çıkığı doğrudan fiziksel bir travma veya kaza sonucunda oluşur. Stresle veya psikolojik faktörlerle hiçbir ilgisi yoktur.
Vitamin eksikliği dirsek çıkığına sebep olur mu?
Vitamin veya mineral eksikliği kemik sağlığını etkilese de, doğrudan dirsek çıkığına neden olmaz. Çıkıklar genellikle düşme, çarpma veya ani zorlamalar sonucu meydana gelir.
Hamilelikte dirsek çıkığı yaşarsam ne olur?
Hamilelikte vücuttaki bağlar daha gevşek olabilir, bu da eklemleri biraz daha savunmasız bırakabilir. Bu durumda röntgen yerine ultrason veya diğer görüntüleme yöntemleri tercih edilerek tedavi planlanır.
Dirsek çıkığı bulaşıcı mı?
Hayır, dirsek çıkığı bulaşıcı bir hastalık değildir. Tamamen mekanik bir yaralanmadır, başkasına geçmez.
Dirsek çıkığından korunmak için ne yapmalıyım?
Düşme anında kolları tamamen düz tutarak yere düşmemeye çalışmak ve spor yaparken koruyucu ekipman kullanmak riski azaltabilir. Ayrıca düzenli egzersizle kol kaslarını güçlü tutmak eklemi destekler.
Dirsek çıkığı sonrası iş hayatıma ne zaman dönebilirim?
İşinizin fiziksel ağırlığına göre bu süre değişir. Masa başı bir iş yapıyorsanız birkaç hafta içinde dönebilirsiniz, ancak ağır işlerde çalışanların tam iyileşmeyi beklemesi gerekir.
Dirsek çıkığı yaşadıktan sonra tekrar çıkma ihtimali var mı?
Eğer bağlar iyice güçlenmezse aynı bölgenin tekrar çıkma riski bir miktar olabilir. Bu yüzden doktorun önerdiği güçlendirme egzersizlerini aksatmamak çok önemlidir.
WhatsApp Online Randevu