Çocuk Nörolojisi

Çocuklarda Paroksismal Tortikollis

Çocuklarda Paroksismal Tortikollis Acil Müdahale, Risk Faktörleri ve Korunma Yolları, erken tanınması durumunda izlem süreci daha rahat yürütülebilen bir hastalıktır. Klinik özellikleri ve değerlendirme yaklaşımını öğrenin.

Çocukluk çağında karşılaşılan nörolojik tablolar arasında ailelerin sıklıkla paniğe kapıldığı durumlardan biri, bebeklikte ortaya çıkan ve başın bir yana doğru aniden kıvrılmasıyla seyreden ataklardır. Çocuklarda paroksismal tortikollis (atak şeklinde gelen boyun eğikliği) olarak adlandırılan bu tablo, genellikle yaşamın ilk aylarında belirti vermeye başlar ve ailelerin doktor kapısını çalmasına yol açar. Bebeğin başının saatlerce hatta günlerce bir tarafa eğik kalması, beraberinde huzursuzluk, kusma ve dengesizlik gibi belirtilerin eşlik etmesi, ebeveynler için kaygı verici bir tablo oluşturur.

Bu durum, adından da anlaşılacağı üzere ataklar hâlinde ortaya çıkar ve ataklar arasında çocuk tamamen normal görünür. Tablo, ilerleyen yaşlarda farklı nörolojik durumlarla bağlantı gösterebileceği için erken dönemde doğru değerlendirme önem taşır. Çocuk nörolojisi alanında yapılan çalışmalar, paroksismal tortikollisin migrenle ilişkili bir tablo olabileceğine ve büyük çoğunluğun zamanla kendiliğinden gerilediğine işaret eder. Yine de her ataktan sonra başka bir nörolojik sorunun dışlanması, sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından gereklidir.

Kimlerde Görülür?

Çocuklarda paroksismal tortikollis, en sık olarak hayatın ilk altı ayında ortaya çıkar. Genellikle iki ile sekiz aylık bebeklerde belirti vermeye başlayan tablo, üç ile beş yaş aralığında büyük ölçüde geriler. Kız bebeklerde erkek bebeklere kıyasla biraz daha fazla görüldüğü bildirilmiş olsa da fark belirgin değildir. Ailede migren öyküsü olan çocuklarda görülme sıklığının daha yüksek olduğu, yapılan klinik gözlemlerde sıklıkla dikkat çeken bir bulgudur.

Tablonun ortaya çıkmasında genetik yatkınlığın belirleyici unsurlardan biri olduğu düşünülmektedir. Anne ya da babada migren, baş dönmesi atakları veya benzeri epizodik nörolojik tabloların bulunması, çocukta da bu tür belirtilerin görülme olasılığını artırır. Aile öyküsünün ayrıntılı sorgulanması, hekimin tanı sürecinde yol gösterici bilgiler edinmesini sağlar. Bebeğin gelişimsel basamakları normal seyrettiği sürece, atakların varlığı yalnız başına ciddi bir nörolojik soruna işaret etmez.

Doğum öyküsünde herhangi bir komplikasyon bulunmayan, motor ve bilişsel gelişimi yaşına uygun ilerleyen bebeklerde de bu tablo gözlenebilir. Yenidoğan döneminde kas tonusu normal olan, beslenme ve uyku düzeni sorunsuz seyreden bir bebekte aniden ortaya çıkan boyun eğikliği atağı, ailelerin ilk kez karşılaştıkları için çoğunlukla şok yaşamalarına neden olur. Bu nedenle hekimle iletişim kurmak ve sürecin doğru bir şekilde değerlendirilmesini sağlamak büyük önem taşır.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Paroksismal tortikollisin en belirgin bulgusu, bebeğin başının ani bir şekilde bir tarafa eğilmesi ve bu pozisyonda kalmasıdır. Eğiklik bazen sağa, bazen sola yönelir ve aynı bebekte farklı ataklarda farklı yönlerde olabilir. Atak, birkaç saatten birkaç güne kadar uzayan bir süre boyunca devam edebilir. Bu süre boyunca bebek, başını düzeltmeye çalışan ebeveynin müdahalesine direnç gösterebilir ve huzursuz görünebilir.

Atak sırasında ortaya çıkabilecek diğer belirtiler arasında solgunluk, kusma, iştahsızlık, dengesizlik ve ağlama atakları yer alır. Bebek yürüme dönemindeyse atak sırasında sallanarak yürüme, düşme eğilimi ve oyuna ilgisinin azalması dikkat çeker. Bazı çocuklarda gözlerin yukarı kaçması veya hafif şaşılık benzeri bulgular kısa süreli olarak gözlenebilir. Bu belirtiler ailelerin epileptik bir nöbet ihtimalinden korkmasına neden olur, ancak paroksismal tortikolliste bilinç kaybı yaşanmaz.

Ataklar arasındaki dönemde çocuk tamamen normaldir. Oyununu oynar, beslenmesini sürdürür ve gelişimsel basamaklarda ilerlemeye devam eder. Atakların sıklığı çocuktan çocuğa değişir; bazı bebeklerde ayda bir kez, bazılarında ise haftada birkaç kez görülebilir. Zamanla atakların sıklığı azalır ve şiddeti hafifler. Üç yaş civarında pek çok çocukta belirtiler tamamen kaybolur. Belirtilerin ayrıntılı olarak gözlenmesi ve kaydedilmesi, hekime sunulacak bilgilerin değer kazanmasına olanak tanır.

Nedenleri Nelerdir?

Paroksismal tortikollisin kesin nedeni henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. Ancak bilim insanları, tablonun migrenle yakından ilişkili bir nörolojik durum olduğunu düşünmektedir. İç kulaktaki denge merkezi ile beyin sapı arasındaki sinyal iletiminde geçici bozuklukların atakları tetiklediği öne sürülmektedir. Bu hipotezi destekleyen en güçlü kanıt, etkilenen çocukların aile öyküsünde sıklıkla migren ve benzeri epizodik tabloların bulunmasıdır.

Genetik yatkınlık, paroksismal tortikollisin gelişiminde belirleyici unsurlardan biri olarak kabul edilir. Yapılan araştırmalarda kalsiyum kanallarını kodlayan bazı genlerde mutasyonların bu tabloyla ilişkili olabileceği bildirilmiştir. Söz konusu mutasyonlar, ilerleyen yaşlarda migren, epizodik ataksi (geçici denge bozuklukları) veya farklı nörolojik tablolarla bağlantı kurabilir. Bu nedenle paroksismal tortikollis tanısı alan çocukların aile öyküsünün ayrıntılı sorgulanması büyük önem taşır.

Çevresel etkenlerin de atakların tetiklenmesinde rol oynadığı düşünülmektedir. Yorgunluk, uykusuzluk, enfeksiyon dönemleri, parlak ışıklara maruziyet ve stres gibi durumların atakları tetikleyebileceği gözlenmiştir. Bazı çocuklarda diş çıkarma döneminde atakların sıklaştığı bildirilmiştir. Bunların yanı sıra beslenme düzeninde ani değişiklikler, seyahat sırasında yaşanan denge sorunları ve aşırı uyaran maruziyeti de tetikleyici unsurlar arasında sayılabilir. Bu etkenlerin gözlenmesi ve kayıt altına alınması, tetikleyicilerin saptanmasına yardımcı olur.

  • Ailede migren veya epizodik nörolojik tablo öyküsü
  • Kalsiyum kanallarını kodlayan genlerdeki mutasyonlar
  • Uyku düzeninde aksamalar ve aşırı yorgunluk
  • Enfeksiyon dönemleri ve yüksek ateşli tablolar
  • Diş çıkarma süreci ve aşı dönemleri

Tanı Nasıl Konulur?

Paroksismal tortikollis tanısı, büyük ölçüde klinik gözleme ve ayrıntılı hasta öyküsüne dayanır. Çocuk nörolojisi uzmanı, aileden alınan ayrıntılı bilgiler doğrultusunda atakların özelliklerini değerlendirir. Atakların ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, hangi sıklıkla geldiği, atak sırasında bebeğin bilincinin yerinde olup olmadığı ve atak sonrası iyileşme süreci sorgulanır. Aile öyküsünde migren ve benzeri tabloların bulunup bulunmadığı da önemli bir veridir.

Fizik muayenede çocuğun nörolojik gelişiminin yaşa uygun olup olmadığı değerlendirilir. Kas tonusu, refleksler, denge ve koordinasyon ayrıntılı bir biçimde incelenir. Ataklar arasındaki dönemde çocuğun tamamen normal görünmesi tanıyı destekleyen bulgular arasındadır. Boyundaki kasların sertliği, omurga deformiteleri ve göz hareketlerinin değerlendirilmesi ayırıcı tanı açısından önem taşır. Hekim, video kayıtlarını incelemek için ailelerden atak anlarını mümkünse görüntülemesini ister.

Tanı sürecinde benzer belirtilere yol açabilecek diğer nörolojik tabloların dışlanması gereklidir. Bu nedenle bazı durumlarda elektroensefalografi (beynin elektriksel aktivitesini ölçen tetkik), beyin manyetik rezonans görüntülemesi ve genetik testler istenebilir. Reflü hastalığı (Sandifer sendromu), epilepsi, beyin sapı tümörleri ve servikal omurga anomalileri ayırıcı tanıda göz önünde bulundurulan tablolardır. Görüntüleme yöntemleri kesin tanı sağlar nitelikte olmamakla birlikte, başka bir patolojinin dışlanmasında belirleyici unsur olarak öne çıkar.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Çocuklarda paroksismal tortikollis, genel olarak iyi seyirli bir tablodur ve büyük çoğunluk üç ile beş yaş arasında belirgin biçimde iyileşir. Ancak atakların yarattığı geçici sıkıntılar ve süreç içinde ortaya çıkabilecek bazı durumlar göz ardı edilmemelidir. Uzun süren ataklar sırasında bebeğin beslenmesinde aksaklıklar yaşanabilir, kusma sonucu sıvı ve elektrolit kaybı gelişebilir. Bu durum özellikle küçük bebeklerde dikkatli takip gerektirir.

Atak sırasında yaşanan dengesizlik, yürüme dönemindeki çocuklarda düşme ve buna bağlı yaralanmalara neden olabilir. Ev içi güvenliğin sağlanması, keskin köşelerin korunması ve atak dönemlerinde çocuğun gözlem altında tutulması önem taşır. Süreğen ataklar nedeniyle bazı çocuklarda uyku düzeninde aksamalar ve buna bağlı huzursuzluk gözlenebilir. Aile içinde de bu süreç stres ve kaygıya yol açabilir; ebeveynlerin bilgilendirilmesi destekleyici bir rol üstlenir.

İlerleyen yıllarda paroksismal tortikollis geçirmiş çocukların bir kısmında, başka epizodik nörolojik tabloların ortaya çıkabileceği bildirilmiştir. Çocukluk çağı migreni, paroksismal vertigo (denge atakları), siklik kusma sendromu ve epizodik ataksi gibi tablolar bu çocuklarda daha sık gözlenebilir. Bu nedenle tanı sonrası çocuğun uzun dönem takibi önemlidir. Düzenli kontrollerle hem gelişimsel basamakların izlenmesi hem de yeni ortaya çıkabilecek belirtilerin erken fark edilmesi sağlanır.

  • Uzun ataklarda beslenme güçlüğü ve sıvı kaybı riski
  • Yürüme döneminde düşme ve yaralanma olasılığı
  • Uyku düzeninde aksamalar ve huzursuzluk
  • İlerleyen yaşlarda migren ve denge ataklarına yatkınlık
  • Aile içinde kaygı ve stres birikimi

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Bebeğinizde ilk kez baş eğikliği atağı gözlemlediğinizde mutlaka çocuk hekimine başvurmanız gereklidir. İlk atak, mutlaka değerlendirilmesi gereken bir bulgudur çünkü benzer belirtilere yol açan farklı nörolojik tabloların ayırıcı tanısı yapılmalıdır. Atakların özelliklerini hekimle paylaşırken mümkünse video kayıtlarını da göstermeniz, sürecin doğru değerlendirilmesine katkı sağlar. Atakların ne zaman başladığını ve ne sıklıkta tekrarladığını not almanız faydalı olacaktır.

Atakların sıklığında ani bir artış, süresinde belirgin uzama veya yeni ortaya çıkan belirtiler varsa hekime başvurmanız gerekir. Bebeğinizde bilinç kaybı, uzun süreli kusma, ateş, kasılma benzeri hareketler veya gelişimsel basamaklarda gerileme gözlerseniz vakit kaybetmeden değerlendirme almalısınız. Beslenme güçlüğü, kilo alımında duraklama ve uyku düzeninde belirgin bozulma da hekime danışmanızı gerektiren durumlar arasındadır. Bu belirtiler farklı tabloların habercisi olabileceği için ihmal edilmemelidir.

Üç yaşını geçtiği hâlde atakları sürmekte olan ya da yeni nörolojik belirtiler eklenen çocuklarda da ileri değerlendirme gerekir. Baş ağrısı şikâyetlerinin başlaması, denge sorunlarının kalıcı hâle gelmesi veya okul dönemine yaklaşırken dikkat ve öğrenme güçlüklerinin ortaya çıkması, çocuk nöroloğuna yönlendirmeyi gerektiren durumlardır. Düzenli kontroller, sürecin sağlıklı bir şekilde takip edilmesini ve gerektiğinde uygun yaklaşımların erken devreye alınmasını sağlar.

Son Değerlendirme

Çocuklarda paroksismal tortikollis, bebeklik döneminde ortaya çıkan, ataklar hâlinde seyreden ve genellikle birkaç yıl içinde belirgin biçimde iyileşen bir nörolojik tablodur. Ailede migren öyküsü olan çocuklarda daha sık görülen bu tablo, doğru tanı ve düzenli takiple yönetilebilir bir süreç sunar. Ataklar arasında çocuğun tamamen normal olması, gelişimsel basamakların yaşa uygun ilerlemesi ve atakların zamanla seyrekleşmesi tablonun iyi seyirli özelliklerindendir. Yine de ayırıcı tanı kapsamında değerlendirme yapılması ve uzun dönem takibin sürdürülmesi sürecin güvenli ilerlemesinde belirleyici unsurdur.

Koru Hastanesi Çocuk Nörolojisi bölümünde uzman hekimlerimiz, çocuklarda paroksismal tortikollis gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Çocuk Nörolojisi Doktorlarımız

Bu alanda deneyimli uzman hekimlerimizle yanınızdayız

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Benign paroksismal tortikollis (iyi huylu geçici boyun eğriliği) belirtileri en sık hangi yaş aralığında ortaya çıkar ve ilk ataklar genellikle nasıl gözlenir?
Benign paroksismal tortikollis (iyi huylu geçici boyun eğriliği) belirtileri genellikle yaşamın ilk 2 ila 8. ayları arasında, yani bebeklik döneminde ortaya çıkar. İlk ataklar genellikle bebeğin başının aniden bir yana doğru eğilmesi, buna eşlik edebilen solgunluk, kusma ve huzursuzluk gibi otonomik belirtilerle kendini gösterir. Ataklar sıklıkla birkaç saat ile birkaç gün arasında sürebilir ve kendiliğinden düzelir.
Bebeklerde görülen paroksismal tortikollis (geçici boyun kasılması) ataklarının sıklığı ve süresi çocuk büyüdükçe nasıl bir değişim gösterir?
Ataklar genellikle yaşamın ilk yılında en yüksek sıklığa ulaşarak ayda 1 ila 3 kez tekrarlayabilir. Çocuk 2 ila 3 yaşına geldiğinde atakların hem süresi kısalır hem de görülme sıklığı belirgin şekilde azalır. Vakaların büyük çoğunluğunda bu ataklar 5 yaşına kadar tamamen ortadan kalkar ve yerini başka semptomlara bırakabilir.
Paroksismal tortikollis (boyun kasılması) ile çocukluk çağı migren varyantları arasındaki patofizyolojik ilişki nedir?
Paroksismal tortikollis, çocukluk çağının periyodik sendromları arasında yer alır ve gelecekte gelişebilecek migrenin erken bir öncüsü (migren öncülü) olarak kabul edilir. Her iki durumun da kalsiyum kanallarındaki genetik mutasyonlar (özellikle CACNA1A geni) ve geçici beyin sapı disfonksiyonu (işlev bozukluğu) ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bu çocukların aile öyküsünde migren bulunma oranı %70'in üzerindedir.
Bebeklerde paroksismal tortikollis (geçici boyun eğriliği) atağı sırasında boyun kasılmasına eşlik eden diğer sistemik ve nörolojik belirtiler nelerdir?
Boyun eğikliğine sıklıkla ataksi (dengesizlik), kusma, solgunluk, aşırı terleme, huzursuzluk ve gözlerde nistagmus (istemsiz göz hareketi) gibi nörolojik ve otonomik semptomlar eşlik eder. Bazı ataklarda çocuklarda gövdenin de yana bükülmesi şeklinde tortipelvis (gövde eğriliği) tablosu gözlenebilir. Atak esnasında çocuğun bilinci tamamen açıktır ancak halsiz ve huzursuz olabilir.
Paroksismal tortikollis (boyun kasılması) tanısı koymak için hangi tıbbi testler ve radyolojik görüntüleme yöntemleri uygulanmalıdır?
Teşhis klinik belirtilere ve diğer ciddi nörolojik hastalıkların dışlanmasına dayanır; doğrudan bu hastalığı gösteren spesifik bir laboratuvar testi yoktur. Ayırıcı tanı amacıyla kraniyal manyetik rezonans görüntüleme (beyin MRG), elektroensefalografi (EEG) ve metabolik tarama testleri uygulanabilir. Bu tetkiklerin normal sonuçlanması, paroksismal tortikollis tanısını destekleyen önemli bir kriterdir.
Bebeklerde paroksismal tortikollis (geçici boyun kasılması) ile epilepsi (sara) nöbetleri arasındaki farklar nelerdir ve ayırıcı tanı nasıl yapılır?
Paroksismal tortikollis atakları sırasında çocuğun bilinci tamamen açık kalırken, epilepsi nöbetlerinde genellikle bilinç kaybı veya çevreye yanıtsızlık gözlenir. Ayrıca tortikollis atakları saatler veya günler boyu sürebilirken, tipik epileptik nöbetler genellikle birkaç dakika ile sınırlıdır. Ayırıcı tanıda video-EEG (elektroensefalografi) monitorizasyonu yapılarak beyindeki elektriksel aktivitenin normal olup olmadığı kontrol edilir.
Sandifer sendromu ile benign paroksismal tortikollis (iyi huylu geçici boyun kasılması) arasındaki benzerlikler ve farklar nelerdir?
Sandifer sendromu, gastroözofageal reflü (mide asidi kaçışı) nedeniyle oluşan ve beslenme sonrasında tetiklenen boyun ile gövde kasılmalarıdır. Paroksismal tortikolliste ise kasılmalar beslenmeden bağımsız olarak, aniden gelişir ve sıklıkla otonomik migrenöz belirtilerle (solgunluk, kusma) birliktedir. Sandifer sendromunun tanısı pH metre veya endoskopi ile reflünün gösterilmesiyle konulurken, paroksismal tortikolliste bu bulgular saptanmaz.
Ailesel hemiplejik migren (tek taraflı felçli migren) öyküsü olan ailelerin çocuklarında paroksismal tortikollis görülme riski nedir?
Ailesel hemiplejik migren öyküsü olan bireylerde CACNA1A gen mutasyonu sıklıkla taşındığından, bu ailelerin çocuklarında benign paroksismal tortikollis görülme riski genel popülasyona göre daha yüksektir. Araştırmalar, bu genetik mutasyona sahip çocuklarda erken bebeklik döneminde tortikollis ataklarının, ilerleyen yaşlarda ise hemiplejik migren ataklarının gelişebildiğini göstermektedir. Bu nedenle aile öyküsü tanısal süreçte kritik bir öneme sahiptir.
Bebeklik dönemi paroksismal tortikollis (boyun kasılması) ataklarını tetikleyen çevresel veya fiziksel faktörler nelerdir?
Ataklar sıklıkla belirgin bir neden olmaksızın başlasa da, bazı durumlarda stres, yorgunluk, uykusuzluk, enfeksiyonlar ve seyahat gibi fiziksel yer değişiklikleri tetikleyici olabilir. Ayrıca ani baş hareketleri veya bebeğin rutin uyku-uyanıklık döngüsündeki ani değişimlerin de atakları başlattığı gözlenmiştir. Tetikleyicilerin belirlenmesi amacıyla ailelerin atak günlüğü tutması önerilir.
Paroksismal tortikollis (boyun kasılması) atakları sırasında bebeği rahatlatmak için evde uygulanabilecek fiziksel veya pozisyonel yöntemler nelerdir?
Atak esnasında bebeğin sessiz, loş ve sakin bir odada dinlendirilmesi, semptomların şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir. Bebeğin başını zorla düzeltmeye çalışmaktan kaçınılmalı, rahat ettiği pozisyonda yatması desteklenmelidir. Hafif masaj uygulamaları ve ılık banyo gibi gevşetici yöntemler de bebeğin huzursuzluğunu azaltmada destekleyici rol oynayabilir.
Paroksismal tortikollis (iyi huylu geçici boyun kasılması) tedavisinde kullanılan farmakolojik (ilaç) seçenekleri nelerdir ve başarı oranları nasıldır?
Genellikle benign (iyi huylu) ve kendiliğinden düzelen bir süreç olduğu için akut ataklarda rutin bir ilaç tedavisi önerilmez. Ancak çok sık ve şiddetli atak geçiren çocuklarda profilaktik (önleyici) amaçla kalsiyum kanal blokerleri veya antihistaminik (alerji karşıtı) ilaç sınıfları bireysel duruma göre tercih edilebilir. Bu tedavilerin atak sıklığını ve şiddetini %50 ila %70 oranında azaltabildiği klinik gözlemlerde bildirilmiştir.
Çocuklarda paroksismal tortikollis (boyun kasılması) atakları tamamen geçtikten sonra ilerleyen yaşlarda hangi nörolojik hastalıkların gelişme riski vardır?
Bu atakları geçiren çocukların ilerleyen yaşlarda, özellikle okul çağında ve ergenlikte migren (özellikle auralı migren) geliştirme riski oldukça yüksektir. Ayrıca benign paroksismal vertigo (iyi huylu geçici baş dönmesi) ve siklik kusma sendromu gibi diğer migren öncülü tabloların da bu çocuklarda görülme sıklığı artmıştır. Uzun dönemli takiplerde çocukların yaklaşık %60 ila %80'inde migrenöz baş ağrılarının ortaya çıktığı saptanmıştır.
Paroksismal tortikollis (boyun eğriliği) atağı geçiren bir çocukta hangi kırmızı bayrak (tehlike) belirtileri acil hekime başvurmayı gerektirir?
Atak sırasında çocukta bilinç kaybı, solunum düzensizliği, yutma güçlüğü, fışkırır tarzda durdurulamayan kusmalar veya vücudun tek tarafında tam güç kaybı gelişmesi durumunda acil tıbbi değerlendirme gerekir. Ayrıca boyun kasılmasının 3 günden uzun sürmesi, eşlik eden yüksek ateş veya ense sertliği gibi menenjit (beyin zarı iltihabı) belirtilerinin varlığı da acil müdahale gerektiren durumlardır.
Bebeklerde paroksismal tortikollis (geçici boyun kasılması) ataklarının sıklığını azaltmak için beslenme düzeninde değişiklik yapmak gerekir mi?
Beslenme düzeninin paroksismal tortikollis atakları üzerinde doğrudan kanıtlanmış bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak çocuk büyüdükçe ve migrenöz yapı belirginleştikçe, migreni tetikleyebilecek gıdalardan (katkı maddeli yiyecekler, aşırı kafein içeren içecekler veya çikolata gibi) kaçınılması faydalı olabilir. Bebeklik döneminde ise düzenli beslenme ve reflü semptomlarının kontrol altına alınması genel konforu artırır.
Paroksismal tortikollis (geçici boyun kasılması) tanısı alan çocukların uzun dönemli takibinde hangi uzmanlık dalları birlikte çalışmalıdır?
Tanı ve takip sürecinin birincil yürütücüsü çocuk nörolojisi (pediatrik nöroloji) uzmanıdır. Ayırıcı tanı aşamasında ve eşlik edebilecek vestibüler (denge) semptomların değerlendirilmesinde kulak burun boğaz (KBB) uzmanı ile çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının multidisipliner (ortaklaşa) çalışması gerekebilir. Gerekli görülen durumlarda kas gelişimini desteklemek amacıyla fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarından da görüş alınabilir.
Paroksismal tortikollis (boyun kasılması) atakları yaşayan çocuklarda motor gelişim basamaklarında (emekleme, yürüme) gecikme görülür mi?
Ataklar sırasında geçici denge kayıpları veya motor becerilerde hafif duraksamalar yaşansa da, atak dışı dönemlerde çocukların motor ve zihinsel gelişimleri tamamen normal seyreder. Uzun vadeli çalışmalarda, bu çocukların büyük çoğunluğunun akranlarıyla aynı dönemde emeklediği ve yürüdüğü, kalıcı bir motor gerilik yaşamadığı saptanmıştır. Çok nadir durumlarda, sık atak geçiren çocuklarda geçici yürüyüş düzensizlikleri görülebilir ancak bu durum kalıcı değildir.
Gebelik döneminde annenin migren hastası olması, doğacak bebekte paroksismal tortikollis (geçici boyun kasılması) gelişme riskini artırır mı?
Evet, gebelikte veya gebelik öncesinde annede aktif migren bulunması, doğacak bebekte paroksismal tortikollis de dahil olmak üzere çocukluk çağı periyodik sendromlarının görülme riskini anlamlı derecede artırır. Bu durum, migrenin güçlü genetik geçişli (özellikle otozomal dominant eğilimli) bir hastalık olmasından kaynaklanır. Anne veya babasında migren olan bebeklerde bu tür periyodik boyun kasılmalarının görülme olasılığı daha yüksektir.
Paroksismal tortikollis (boyun eğriliği) atağı geçiren bebeklerde fizik tedavi ve boyun egzersizleri uygulamak faydalı mıdır?
Atak esnasında boyun kasları kasılı ve hassas olduğundan, zorlayıcı fizik tedavi hareketleri veya boyun egzersizleri yapılması önerilmez; bu uygulamalar ağrıyı ve huzursuzluğu artırabilir. Ancak atak dışı dönemlerde, eğer bebekte kas tonusuna bağlı hafif asimetriler kalmışsa, uzman kontrolünde hafif germe egzersizleri uygulanabilir. Genellikle yapısal bir kas kısalığı (konjenital müsküler tortikollis) olmadığı için yoğun fizik tedaviye ihtiyaç duyulmaz.
Benign paroksismal tortikollis (iyi huylu geçici boyun eğriliği) ile konjenital müsküler tortikollis (doğuştan boyun kası kısalığı) arasındaki farklar nelerdir?
Konjenital müsküler tortikollis, sternokleidomastoid (boyun) kasındaki kalıcı kısalık veya sertliğe bağlı olarak başın sürekli tek yöne eğik durması durumudur ve kalıcıdır. Benign paroksismal tortikolliste ise boyun eğriliği sadece ataklar halinde (geçici olarak) ortaya çıkar ve atak dışındaki zamanlarda bebeğin boyun hareketleri tamamen normal ve simetriktir. Ayrıca konjenital formda sistemik belirtiler (kusma, solgunluk) görülmezken, paroksismal formda bu belirtiler sıktır.
Paroksismal tortikollis (boyun kasılması) ataklarının nüks etme (tekrarlama) sıklığı nedir ve bu ataklar tamamen ne zaman sonlanır?
Ataklar genellikle haftalık veya aylık periyotlarla tekrarlar ve nüks sıklığı çocuktan çocuğa büyük değişkenlik gösterir. Klinik çalışmalarda atakların en yoğun olduğu dönemin 1 ila 18 ay arası olduğu, 2 yaşından sonra ise nüks sıklığının hızla azaldığı gözlenmiştir. Çocukların neredeyse tamamında bu ataklar 3 ila 5 yaş arasında kendiliğinden tamamen sonlanır ve kalıcı bir hasar bırakmaz.
Paroksismal tortikollis (geçici boyun kasılması) tanısı alan çocuklarda aşı takvimi nasıl uygulanmalıdır, aşılar atakları tetikler mi?
Paroksismal tortikollis tanısı alan çocuklarda rutin ulusal aşı takvimin ertelenmesine veya değiştirilmesine gerek yoktur; aşılar güvenle uygulanabilir. Bazı aşılardan sonra görülebilen hafif ateş veya halsizlik gibi geçici sistemik reaksiyonlar nadiren bir atağı tetikleyebilir ancak bu durum aşılamanın ertelenmesi için bir gerekçe oluşturmaz. Aşı uygulamaları öncesinde ve sonrasında çocuğun genel durumunun takip edilmesi yeterlidir.
Paroksismal tortikollis (boyun eğriliği) atakları yaşayan çocukların kreş veya okul öncesi eğitim döneminde dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir?
Çocuğun eğitim alacağı kurumdaki öğretmen ve idarecilerin bu durum hakkında bilgilendirilmesi, olası bir atak anında panik yapılmasını önler. Atak sırasında çocuğun dinlenebileceği sakin bir alanın sağlanması ve aşırı fiziksel yorgunluktan kaçınılması önemlidir. Ayrıca çocuğun susuz kalmaması ve düzenli uyku saatlerine dikkat edilmesi, okul dönemindeki tetikleyicileri en aza indirmeye yardımcı olur.
WhatsApp Online Randevu