Çocuk Endokrinolojisi

Çocuklarda Hiperprolaktinemi

Çocuklarda görülen Çocuklarda Hiperprolaktinemi Süreci ve Nedenleri ve Tedavi Yaklaşımları, yaşa göre farklı bulgularla seyredebilen önemli bir tablodur.

Çocuklarda hiperprolaktinemi, kanda prolaktin (süt hormonu) düzeyinin yaşa ve cinsiyete göre belirlenen sınırların üzerine çıkması durumunu tanımlar. Bu hormon hipofiz bezinin ön lobundan salgılanır ve normalde meme bezinin gelişimi ile süt üretimi gibi süreçlerde rol oynar. Ancak çocukluk çağında prolaktinin yükselmesi beklenmeyen bir durumdur ve çoğu zaman büyüme, ergenlik veya genel hormonal dengeyi etkileyen bir sürecin habercisi olabilir. Ailelerin bu tabloyu erken fark etmesi, çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebilecek nedenlerin zamanında ortaya konulması bakımından önemlidir.

Hiperprolaktinemi her yaş grubunda görülebilse de çocuklarda nedenleri ve seyri erişkinlerden bazı yönleriyle ayrışır. Hipofiz bezindeki küçük tümörlerden ilaç yan etkilerine, tiroid bezinin yavaş çalışmasından bazı kronik hastalıklara kadar pek çok faktör prolaktin düzeyini yükseltebilir. Bazı çocuklarda hiçbir belirti olmaksızın rastlantısal kan testlerinde fark edilirken, bazılarında baş ağrısı, görme bozukluğu, ergenlik gecikmesi gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu nedenle çocuk endokrinolojisi bölümünde ayrıntılı bir değerlendirme süreci gerekir.

Kimlerde Görülür?

Çocuklarda hiperprolaktinemi genellikle okul çağı ve ergenlik döneminde daha sık fark edilir. Bu yaş aralığında büyüme hızlanır, hipotalamus ve hipofiz arasındaki hormonal iletişim yeniden şekillenir ve ergenliğin başlangıç sinyalleri belirginleşir. Bu süreçte oluşan herhangi bir aksaklık prolaktin düzeyini etkileyebilir. Özellikle ergenliğe girmesi gecikmiş ya da büyüme eğrisi beklenenin altında seyreden çocuklarda yapılan hormon taramaları sırasında bu durum gün yüzüne çıkabilir.

Belirli risk gruplarında hiperprolaktinemi sıklığı artar. Hipofiz bezinde küçük adenom (iyi huylu büyüme) öyküsü olan çocuklar, kafa travması geçirenler, kafa içi cerrahi veya radyoterapi öyküsü bulunanlar bu grubun başında gelir. Ayrıca tiroid bezinin yavaş çalıştığı hipotiroidi tablosunda prolaktin düzeyi sıklıkla yükselir. Kronik böbrek yetmezliği, karaciğer hastalıkları ve bazı genetik sendromlar da bu tabloya zemin hazırlayabilir.

İlaç kullanımı çocukluk çağında prolaktin yüksekliğinin sık karşılaşılan nedenlerinden biridir. Davranış bozuklukları, psikiyatrik tablolar veya bulantı şikayetleri nedeniyle bazı antipsikotik ve antiemetik ilaçları kullanan çocuklarda prolaktin düzeyi belirgin biçimde artabilir. Bu nedenle uzun süreli ilaç kullanan çocuklarda düzenli hormonal takip önemli bir basamaktır. Aile öyküsünde hipofiz tümörü, çoklu endokrin neoplazi sendromu gibi durumlar bulunan çocuklar da yakın izlem gerektirir.

Cinsiyet açısından bakıldığında, ergenlik dönemine yaklaşan kız çocuklarında belirtilerin daha erken fark edildiği görülür. Adet düzensizliği, meme dokusunda hassasiyet veya beklenmedik süt benzeri akıntı gibi bulgular ailenin dikkatini hızla çekebilir. Erkek çocuklarında ise belirtiler daha sessiz seyredebilir ve çoğu zaman büyüme geriliği veya ergenliğin gecikmesi gibi dolaylı bulgularla tespit edilir. Bu farklılıklar tarama ve değerlendirme sürecinde göz önünde bulundurulur.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Hiperprolaktineminin belirtileri çocuğun yaşına, prolaktin yüksekliğinin derecesine ve altta yatan nedene göre farklılık gösterir. Bazı çocuklarda hiçbir şikayet olmaksızın yalnızca laboratuvar bulgusu olarak ortaya çıkarken, bazılarında belirtiler oldukça belirgin biçimde kendini gösterir. Ailenin çocukta sürekli baş ağrısı, görme alanında daralma, ders başarısında düşüş veya halsizlik gibi şikayetleri fark etmesi değerlendirme sürecini hızlandırabilir.

Ergenlik dönemindeki çocuklarda en sık görülen belirtiler hormonal kaynaklıdır. Kız çocuklarında adet döngüsünün başlamaması, başladıktan sonra düzensizleşmesi veya tamamen kesilmesi tipik bulgulardandır. Meme dokusunda gelişmenin yetersiz kalması ya da emzirme dönemi dışında süt benzeri akıntı (galaktore) görülmesi de aileyi uyarır. Erkek çocuklarında ise testislerin küçük kalması, kas gelişiminin yetersizliği, yüz ve vücut kıllanmasının gecikmesi gibi ergenlik gecikmesi bulguları öne çıkabilir.

Hipofiz bezindeki kitlelerin neden olduğu hiperprolaktinemide kitleye bağlı belirtiler de tabloya eşlik edebilir. Bunların başında uzun süreli, ağrı kesicilere yanıt vermeyen baş ağrıları gelir. Görme sinirlerine yakın bölgelerdeki kitleler görme alanı bozukluklarına, çift görmeye veya görme keskinliğinde azalmaya neden olabilir. Çocuğun derslerinde dikkat sorunları yaşaması, televizyon veya tahtaya yakınlaşma ihtiyacı duyması bu açıdan dikkatle değerlendirilmelidir.

Bazı çocuklarda belirtiler daha sessiz ilerler ve yıllar içinde fark edilir. Büyüme eğrisinin akranlarına göre yavaşlaması, boy uzamasında duraklama, kemik yoğunluğunda azalma gibi uzun vadeli sonuçlar ortaya çıkabilir. Ergenlik döneminde duygu durumunda dalgalanmalar, halsizlik, kilo değişiklikleri de gözlenebilir. Bu nedenle pediatristlerin rutin kontrollerde büyüme ve ergenlik takvimi açısından çocuğu izlemesi ve gerektiğinde çocuk endokrinolojisi bölümüne yönlendirmesi süreç açısından belirleyici unsurdur.

  • Baş ağrısı ve görme alanında daralma
  • Ergenliğin gecikmesi ya da hiç başlamaması
  • Kız çocuklarında adet düzensizliği veya kesilmesi
  • Meme dokusunda hassasiyet ve süt benzeri akıntı
  • Büyüme hızında belirgin yavaşlama
  • Halsizlik, dikkat sorunları ve kemik ağrıları

Nedenleri Nelerdir?

Çocuklarda hiperprolaktineminin nedenleri oldukça çeşitlidir ve birden fazla mekanizma aynı anda rol oynayabilir. En sık karşılaşılan nedenlerden biri prolaktinoma adı verilen, hipofiz bezinde prolaktin salgılayan iyi huylu tümörlerdir. Bu tümörler çocukluk çağında erişkinlere kıyasla daha nadir görülse de ergenlik döneminde ortaya çıkabilir. Boyutuna göre mikroadenom (1 santimetreden küçük) ya da makroadenom (1 santimetreden büyük) olarak sınıflandırılır ve belirtilerin şiddeti büyük ölçüde bu boyutla ilişkilidir.

Tiroid bezinin yetersiz çalıştığı hipotiroidi tablosu da prolaktin yüksekliğinin sık nedenlerindendir. Tiroid hormonlarının düşmesiyle birlikte hipotalamustan salgılanan TRH adlı hormon artar ve bu hormon prolaktin salınımını da uyarır. Bu nedenle hiperprolaktinemi saptanan her çocukta tiroid fonksiyon testleri rutin olarak istenir. Hipotiroidinin uygun yaklaşımla yönetilmesi prolaktin düzeyinin de kendiliğinden normale dönmesine katkı sağlar.

İlaca bağlı hiperprolaktinemi çocukluk çağında giderek daha sık karşılaşılan bir tablodur. Şizofreni, otizm spektrum bozukluğu, dirençli davranış sorunları gibi nedenlerle kullanılan risperidon, haloperidol gibi antipsikotikler prolaktin düzeyini belirgin biçimde yükseltebilir. Bunun yanı sıra bulantı için kullanılan metoklopramid, mide koruyucu ranitidin, bazı antidepresanlar ve antihipertansif ilaçlar da benzer etki yapabilir. Bu durumda ilacın kesilmesi ya da değiştirilmesi seçeneği hekimle birlikte değerlendirilir.

Daha nadir görülen nedenler arasında hipotalamus ya da hipofiz sapına bası yapan kraniofarenjiom gibi kitleler, kafa travmaları, kafa içi enfeksiyonlar ve radyoterapi öyküsü yer alır. Kronik böbrek yetmezliği prolaktinin kandan temizlenmesini bozarak hiperprolaktinemiye yol açabilir. Polikistik over sendromu gibi bazı endokrin tablolarda da prolaktin yüksekliği eşlik edebilir. Stres, göğüs duvarı travmaları ve uzun süreli emzirme öyküsü bazı durumlarda etkili olabilse de çocukluk çağında bu nedenler oldukça nadir görülür.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı süreci ayrıntılı bir öykü ve fizik muayene ile başlar. Çocuğun büyüme eğrisi, ergenlik bulguları, kullandığı ilaçlar, eşlik eden kronik hastalıklar ve aile öyküsü tek tek sorgulanır. Çocuğun boy ve kilo ölçümleri, ergenlik evresinin değerlendirilmesi, görme alanı muayenesi ve nörolojik muayene tanı sürecinde belirleyici unsurdur. Bu aşamada elde edilen ipuçları, sonraki laboratuvar ve görüntüleme tetkiklerinin yönünü belirler.

Laboratuvar değerlendirmesinde sabah saatlerinde, çocuk dinlenmiş ve aç durumdayken alınan kan örneği ile prolaktin düzeyi ölçülür. Stres, egzersiz veya yemek gibi etkenler prolaktin düzeyini geçici olarak yükseltebileceğinden, yüksek değerin tek bir ölçümle değil tekrarlanan ölçümlerle doğrulanması önerilir. Aynı zamanda tiroid hormonları, böbrek ve karaciğer fonksiyonları, cinsiyet hormonları ve büyüme hormonu eksenleri de değerlendirilir. Bazı durumlarda makroprolaktin adı verilen, biyolojik olarak inaktif prolaktin formunun ayırt edilmesi için ek testler yapılır.

Görüntüleme yöntemleri tanı sürecinin önemli bir basamağıdır. Hipofiz bezinin ayrıntılı incelenmesi için kontrastlı hipofiz manyetik rezonans görüntülemesi (MR) tercih edilir. Bu inceleme adenomların boyutunu, komşu yapılarla ilişkisini ve görme sinirlerine baskı olup olmadığını ortaya koyar. Görme alanında daralma şüphesi olan çocuklarda göz hekimi tarafından detaylı görme alanı testi yapılır. Gerekli durumlarda kemik yaşı değerlendirmesi için el bilek grafisi de istenir.

Tanı sürecinde altta yatan nedenin doğru saptanması yaklaşımın yönünü belirleyen temel adımdır. İlaca bağlı yükselmelerde ilacın gözden geçirilmesi, hipotiroidide tiroid yaklaşımı, prolaktinomalarda ise tümörün boyutu ve belirtilerin şiddetine göre planlama yapılır. Çocuk endokrinolojisi uzmanı, gerektiğinde çocuk beyin cerrahisi, çocuk göz hastalıkları, radyoloji ve psikiyatri ekipleriyle birlikte çalışarak bütüncül bir değerlendirme sağlar.

  • Ayrıntılı öykü ve fizik muayene
  • Tekrarlanan prolaktin ölçümleri
  • Tiroid, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri
  • Kontrastlı hipofiz MR incelemesi
  • Görme alanı testi ve göz muayenesi
  • Kemik yaşı ve büyüme değerlendirmesi

Komplikasyonlar Nelerdir?

Tanı ve takip gecikirse hiperprolaktinemi çocuğun büyüme ve gelişimi üzerinde uzun vadeli sonuçlara yol açabilir. Sürekli yüksek seyreden prolaktin düzeyi cinsiyet hormonlarının salınımını baskılayarak ergenliğin gecikmesine ya da yarım kalmasına neden olabilir. Bu durum hem fiziksel hem de psikososyal açıdan çocuğu etkileyerek akranları arasında kendini farklı hissetmesine yol açabilir. Erken dönemde fark edilmeyen ergenlik gecikmesi, ileride doğurganlık üzerinde de etki bırakabilir.

Kemik sağlığı açısından da hiperprolaktinemi önemli sonuçlar doğurabilir. Cinsiyet hormonlarının yetersizliği kemik mineral yoğunluğunun azalmasına zemin hazırlar. Çocukluk ve ergenlik dönemi kemik kütlesinin oluşturulduğu kritik bir dönem olduğundan, bu yıllarda yaşanan eksiklikler ileri yaşlarda osteoporoz riskini artırabilir. Bu nedenle uzun süreli takiplerde kemik yoğunluğu ölçümleri ve beslenme değerlendirmesi göz ardı edilmez.

Hipofiz bezindeki büyük adenomlara bağlı gelişen tablolarda komplikasyonlar daha belirgin olabilir. Görme sinirlerine baskı yapan makroadenomlar kalıcı görme kaybına yol açabilir. Hipofiz bezinin diğer hormonlarını da etkileyen büyük kitleler büyüme hormonu, tiroid ve adrenal eksen yetersizliklerine neden olabilir. Bu çocuklarda eşlik eden hormonal eksikliklerin de değerlendirilip uygun şekilde desteklenmesi gerekir.

Psikososyal komplikasyonlar da ihmal edilmemesi gereken bir başlıktır. Boy kısalığı, ergenlik gecikmesi, kilo değişiklikleri ya da süt benzeri akıntı gibi belirtiler çocuğun benlik algısını etkileyebilir. Okul başarısında düşüş, sosyal ortamlardan uzaklaşma, anksiyete ve depresif belirtiler görülebilir. Bu nedenle değerlendirme sürecinde çocuğun ruhsal durumu da göz önünde bulundurulur ve gerekli durumlarda çocuk psikiyatrisi desteği planlanır.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzda akranlarına göre belirgin bir büyüme yavaşlaması, ergenliğin yaşına göre geç başlaması ya da hiç başlamaması durumunda çocuk endokrinolojisi değerlendirmesi için başvurmanız önemlidir. Özellikle kız çocuklarında 13 yaşına kadar meme gelişiminin başlamamış olması, 15 yaşına kadar ilk adetin gerçekleşmemiş olması; erkek çocuklarında ise 14 yaşına kadar testislerde büyüme belirtilerinin görülmemesi dikkat edilmesi gereken durumlardır. Bu bulgular tek başına hiperprolaktinemiye işaret etmese de altta yatan hormonal bir nedenin araştırılmasını gerektirir.

Çocuğunuzda emzirme dönemi dışında meme başından gelen süt benzeri akıntı, meme dokusunda büyüme ya da hassasiyet fark ederseniz, uzun süreli ve geçmeyen baş ağrıları, görmede bulanıklık, çift görme veya tahtayı net görememe gibi şikayetler varsa zaman kaybetmeden hekime başvurmanız gerekir. Adet gören kız çocuklarında uzun süreli düzensizlikler ya da adetin kesilmesi durumunda da değerlendirme istemeniz uygun olur. Çocuğun kullandığı bir ilaç sonrasında bu tür belirtiler ortaya çıktıysa, ilacı kesmeden önce mutlaka hekime danışmalısınız.

Aile olarak çocuğun büyüme grafiğini, kilo değişimlerini ve genel ruh halini gözlemlemek önemlidir. Sürekli yorgunluk, ders başarısında belirgin düşüş, sosyal ilişkilerde geri çekilme gibi gözlemleriniz olduğunda bunları hekimle paylaşmanız değerlendirmeyi kolaylaştırır. Erken başvuru, hem altta yatan nedenin daha hızlı ortaya konulmasını hem de çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebilecek süreçlerin önüne geçilmesini sağlar.

Son Değerlendirme

Çocuklarda hiperprolaktinemi, prolaktin hormonunun yaşa uygun sınırların üzerine çıkmasıyla tanımlanan ve büyüme, ergenlik ile kemik sağlığını etkileyebilen bir tablodur. Nedenleri arasında hipofiz adenomları, hipotiroidi, ilaç yan etkileri ve kronik hastalıklar yer alır. Belirtiler bazen baş ağrısı ve görme bozukluğu gibi belirgin şekillerde, bazen de ergenlik gecikmesi gibi sessiz biçimlerde ortaya çıkabilir. Doğru zamanda yapılan değerlendirme, kapsamlı laboratuvar ve görüntüleme incelemeleriyle altta yatan neden netleştirilerek çocuğa özel bir izlem planı oluşturulur.

Çocuklarda hiperprolaktinemi gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Hiperprolaktinemi tanı ve yönetimincbi.nlm.nih.gov/books/NBK537331
  2. National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) — Prolaktinomaniddk.nih.gov/health-information/endocrine-diseases/prolactinoma
  3. MedlinePlus - U.S. National Library of Medicine — Prolaktin kan testimedlineplus.gov/lab-tests/prolactin-levels
  4. Mayo Clinic — Prolaktinoma belirtileri ve nedenlerimayoclinic.org/diseases-conditions/prolactinoma/symptoms-causes/syc-20376958

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Endokrinolojisi Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

16 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.