Diş çürüğü, dünya genelinde çocukluk çağının en yaygın kronik hastalıklarından biri olarak kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, okul çağı çocuklarının yaklaşık %60-90 aralığında en az bir çürük dişe rastlanmaktadır. Türkiye'de yapılan epidemiyolojik çalışmalarda ise 5 yaş grubunda dmft indeksinin 3.7, 12 yaş grubunda DMFT indeksinin 1.9 olduğu bildirilmiştir. Bu yüksek prevalans oranları, koruyucu diş hekimliği uygulamalarının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Flor uygulaması, çürük önleme stratejileri arasında en etkin ve kanıta dayalı yöntemlerden biri olarak pediatrik diş hekimliğinde altın standart konumundadır. Amerikan Pediatrik Diş Hekimliği Akademisi (AAPD) ve Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA), çürük riski taşıyan tüm çocuklarda profesyonel flor uygulamasını önermektedir. Bu kapsamlı rehberde, çocuklarda flor uygulamasının türleri, etki mekanizmaları, endikasyonları ve güncel klinik protokolleri ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Flor Uygulaması Nedir? Etki Mekanizması ve Patofizyolojisi
Flor (florür), periyodik tabloda 9. sırada yer alan ve doğada yaygın olarak bulunan bir halojen elementidir. Diş hekimliğinde kullanılan flor bileşikleri, mine ve dentin dokusunda remineralizasyonu teşvik eden, demineralizasyonu inhibe eden ve antimikrobiyal etki gösteren ajanlar olarak işlev görür. Florun diş yüzeyine uygulanmasıyla gerçekleşen temel mekanizmalar şu şekilde özetlenebilir:
- Remineralizasyon: Flor iyonları, tükürükteki kalsiyum ve fosfat iyonları ile birlikte çürük başlangıcı gösteren mine yüzeylerinde fluorapatit ve fluorhidroksiapati kristallerinin oluşumunu destekler. Fluorapatit, hidroksiapatite kıyasla aside çok daha dirençlidir ve kritik pH değeri 4.5 seviyesinden 4.0 düzeyine düşer.
- Demineralizasyon inhibisyonu: Mine yüzeyine adsorbe olan flor iyonları, asit atağı sırasında mine kristallerinin çözünme hızını yavaşlatır. Bu etki, özellikle düşük konsantrasyonda sürekli flor varlığında belirgindir.
- Antibakteriyel etki: Flor, bakteriyel enolaz enzimini inhibe ederek glikoliz yolağını bozar. Streptococcus mutans ve Lactobacillus türlerinin asit üretim kapasitesini azaltır. Yüksek konsantrasyonlarda bakterisidal, düşük konsantrasyonlarda bakteriostatik etki gösterir.
- Kalsiyum florür rezervuarı: Topikal flor uygulaması sonrası mine yüzeyinde oluşan kalsiyum florür birikintileri, pH düştüğünde yavaşça çözünerek flor iyonu salınımı sağlar. Bu mekanizma, uzun süreli koruyucu etki için kritik öneme sahiptir.
Pre-eruptif dönemde (diş sürmeden önce) sistemik yolla alınan flor, mine kristal yapısına inkorpore olarak fluorhidroksiapatit oluşumuna katkı sağlar. Ancak güncel kanıtlar, florun koruyucu etkisinin büyük ölçüde post-eruptif (diş sürdükten sonra) topikal mekanizmalar aracılığıyla gerçekleştiğini göstermektedir. Bu nedenle topikal flor uygulamaları, modern çürük önleme protokollerinin temelini oluşturmaktadır.
Çocuklarda Flor İhtiyacının Nedenleri ve Risk Faktörleri
Çocuklarda flor uygulaması ihtiyacını belirleyen çok sayıda faktör bulunmaktadır. Çürük risk değerlendirmesi, tedavi planlamasının temelini oluşturur ve bireyselleştirilmiş flor protokolünün belirlenmesinde yol göstericidir.
Biyolojik Risk Faktörleri
- Yüksek Streptococcus mutans kolonizasyonu: Tükürükte S. mutans sayısının yüz bin CFU/mL üzerinde olması yüksek çürük riskini işaret eder. Anne-çocuk arasındaki vertikal geçiş, özellikle ilk 2 yaşta kritik öneme sahiptir
- Düşük tükürük akış hızı: Stimüle tükürük akış hızının 0.7 mL/dk altında olması, tamponlama kapasitesinin yetersizliğini gösterir. Bazı sistemik hastalıklar ve ilaçlar (antihistaminikler, antikonvülzanlar) tükürük akışını azaltabilir
- Mine hipoplazisi ve amelogenezis imperfekta: Mine yapısındaki gelişimsel defektler, çürüğe yatkınlığı önemli ölçüde artırır. Molar-insisor hipomineralizasyonu (MIH) olan çocuklarda çürük riski 2.1 kat fazladır
- Ortodontik tedavi: Sabit ortodontik apareyler, plak birikimine zemin hazırlayarak beyaz nokta lezyonları riskini %50 oranına kadar artırır
- Erken çocukluk çağı çürüğü öyküsü: Geçmişte erken çocukluk çağı çürüğü deneyimi olan çocuklarda yeni çürük gelişme riski 3-5 kat artmıştır
Davranışsal ve Çevresel Risk Faktörleri
- Beslenme alışkanlıkları: Sık şekerli gıda ve içecek tüketimi, fermente olabilir karbonhidrat alımı, gece biberonla uyuma
- Yetersiz ağız bakımı: Günde 2 kereden az diş fırçalama, florürlü macun kullanmama
- Sosyoekonomik faktörler: Düşük gelir düzeyi, ebeveyn eğitim seviyesinin düşüklüğü, düzenli diş hekimi kontrolüne gidememe
- İçme suyundaki flor düzeyi: Su florür konsantrasyonunun 0.7 ppm altında olduğu bölgelerde çürük riski artar. Türkiye genelinde içme sularının büyük çoğunluğunda flor düzeyi optimal seviyenin altındadır
Flor Eksikliğinin ve Aşırı Flor Alımının Belirtileri
Flor, doğru dozda kullanıldığında diş sağlığı için son derece faydalıdır; ancak hem yetersiz hem de aşırı alımı ciddi sorunlara yol açabilir. Klinisyenin her iki durumu da tanıyabilmesi büyük önem taşımaktadır.
Yetersiz Flor Alımının Belirtileri
- Artmış çürük insidansı: Özellikle proksimal ve oklüzal yüzeylerde hızla ilerleyen çürükler
- Beyaz nokta lezyonları: Mine yüzeyinde opak, tebeşirimsi görünümlü başlangıç çürük lezyonları
- Remineralizasyon yetersizliği: Başlangıç lezyonlarının ilerleyerek kavitasyon oluşturması
- Dentin hassasiyeti: Mine bütünlüğünün bozulmasına bağlı termal hassasiyet
Dental Fluorozis (Aşırı Flor Alımı)
Diş gelişim döneminde (0-8 yaş) kronik olarak yüksek miktarda flor alınması dental fluorozise neden olur. Dean sınıflamasına göre fluorozis dereceleri şu şekildedir:
- Çok hafif: Mine yüzeyinde küçük, beyaz opak alanlar
- Hafif: İnce beyaz çizgiler ve opak alanlar
- Orta: Beyaz opak alanlar mine yüzeyinin %25-50 aralığını kaplar
- Orta-şiddetli: Mine yüzeyinde kahverengi lekelenme ve hafif aşınma
- Şiddetli: Mine yüzeyinde yaygın kahverengi lekelenme, çukurlaşma ve mine kaybı
Günlük toplam flor alımının 0.05-0.07 mg/kg vücut ağırlığını aşmaması önerilmektedir. Akut flor toksisitesinde ise bulantı, kusma, karın ağrısı ve ciddi vakalarda kardiyak aritmiler görülebilir. Potansiyel toksik doz 5 mg/kg olarak kabul edilmektedir.
Flor İhtiyacının Tanısı ve Çürük Risk Değerlendirmesi
Çocuklarda flor uygulama protokolünün belirlenmesi, kapsamlı bir çürük risk değerlendirmesine dayanmalıdır. Bu değerlendirmede kullanılan başlıca tanı yöntemleri ve testler şunlardır:
Klinik Muayene ve İndeksler
- DMFT/dmft indeksi: Çürük, kayıp ve dolgulu diş sayısının toplamı. Daimi dişlerde DMFT, süt dişlerinde dmft kullanılır
- ICDAS (Uluslararası Çürük Tespiti ve Değerlendirme Sistemi): 0-6 arası kodlama ile çürük lezyonlarının şiddetini sınıflar. Kod 1-2 başlangıç mine lezyonlarını, kod 3-6 ise ilerleyen lezyonları tanımlar
- Plak indeksi: Silness-Löe plak indeksi ile ağız hijyen düzeyi değerlendirilir (0: plak yok, 3: yoğun plak birikimi)
Laboratuvar ve Diagnostik Testler
- Tükürük testleri: Tükürük akış hızı ölçümü (normal: stimüle 1-3 mL/dk), tükürük tamponlama kapasitesi (pH 6.0 üzeri normal), S. mutans ve Laktobasil kültürü
- DIAGNOdent (lazer fluoresans): Mine ve dentin çürüklerinin erken tespitinde kullanılır. 0-13 arası değerler sağlıklı, 14-20 başlangıç çürük, 21-29 dentin çürüğü, 30 üzeri derin dentin çürüğünü gösterir
- Radyografik değerlendirme: Bitewing radyografilerde proksimal çürüklerin tespiti. 3-4 yaşından itibaren, arka dişler arası temas varsa bitewing alınması önerilir
- CariScreen biyolüminesans testi: Oral biyofilm aktivitesini ölçer. 0-1500 RLU düşük risk, 1500-9000 RLU orta risk, 9000 üzeri yüksek risk olarak değerlendirilir
AAPD Çürük Risk Değerlendirme Formu
AAPD tarafından geliştirilen Çürük Risk Değerlendirme Aracı, çocukları düşük, orta ve yüksek risk kategorilerine ayırır. Bu değerlendirme; biyolojik faktörler, koruyucu faktörler ve klinik bulgular olmak üzere üç ana başlıkta yapılır. Risk kategorisine göre flor uygulama sıklığı ve türü belirlenir.
Ayırıcı Tanı: Flor Uygulaması Gerektiren ve Benzeri Durumlar
Flor uygulaması planlanırken, diş yüzeyindeki lezyonların doğru tanımlanması kritik öneme sahiptir. Beyaz nokta lezyonları ve mine opasiteleri farklı etiyolojilere sahip olabilir ve ayırıcı tanıları yapılmalıdır:
- Başlangıç çürük lezyonu (beyaz nokta lezyonu): Aktif demineralizasyon alanı. Mat, tebeşirimsi görünüm. Hava ile kurutulduğunda belirginleşir. Flor uygulaması ile remineralize edilebilir
- Dental fluorozis: Bilateral, simetrik, difüz beyaz opasiteler. Çizgisel pattern gösterir. Gelişimsel dönemde aşırı flor alımına bağlıdır. Ek flor uygulaması kontrendikedir
- Molar-insisor hipomineralizasyonu (MIH): Asimetrik, sınırları belirgin, sarı-kahverengi opasiteler. Genellikle birinci büyük azı dişleri ve kesici dişlerde görülür. Sistemik etiyoloji ile ilişkilidir
- Amelogenezis imperfekta: Genetik kökenli mine yapım bozukluğu. Tüm dişlerde yaygın mine defektleri. Hipoplastik, hipomature ve hipokalsifile tipleri vardır
- Travmatik hipomineralizasyon: Süt dişi travmasına bağlı alttaki daimi diş tomurcuğunun etkilenmesi. Tek diş lokalizasyonunda mine defekti
- Tetrasikilin renklenmesi: Diş gelişim döneminde tetrasiklin grubu antibiyotik kullanımına bağlı sarı-gri-kahverengi bant şeklinde renklenme
Flor Uygulama Türleri, Protokolleri ve Tedavi Yaklaşımları
Çocuklarda flor uygulaması, çürük risk düzeyine göre bireyselleştirilmiş bir tedavi planı çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Güncel kanıta dayalı protokoller şu şekildedir:
Profesyonel Flor Vernikleri (%5 NaF - 22.600 ppm F)
Flor vernikleri, günümüzde çocuklarda en yaygın kullanılan profesyonel topikal flor uygulaması yöntemidir. Doğal reçine veya sentetik baz içinde %5 sodyum florür içeren bu preparatlar, diş yüzeyine ince bir film tabakası halinde uygulanır.
- Flor konsantrasyonu: 22.600 ppm florür içerir
- Uygulama miktarı: Süt dişlenme döneminde 0.25 mL, karma dişlenme döneminde 0.40 mL, daimi dişlenme döneminde 0.50 mL
- Uygulama sıklığı: Düşük çürük riskinde yılda 2 kez, yüksek çürük riskinde yılda 4 kez
- Etkinlik: Sistematik derlemelerde süt dişlerinde %37, daimi dişlerde %43 çürük önleme oranı bildirilmiştir
- Avantajları: Kolay uygulama, nemli yüzeyde etkili, minimal hasta uyumu gerektirir, 6 aydan küçük bebeklerde bile güvenle kullanılabilir
Asidüle Fosfat Florür Jeli (APF - %1.23 F - 12.300 ppm)
APF jeli, %1.23 florür konsantrasyonunda, pH 3.0-3.5 aralığında asidik ortamda formüle edilen bir topikal flor uygulamasıdır.
- Uygulama süresi: 4 dakika (ADA önerisi)
- Uygulama sıklığı: Yılda 2-4 kez (çürük riskine göre)
- Yaş sınırı: Yutma refleksi gelişmemiş 6 yaş altı çocuklarda kaşık uygulaması önerilmez
- Dikkat: Porselen ve kompozit restorasyonlarda yüzey pürüzlenmesine neden olabilir
- Etkinlik: Daimi dişlerde %28 çürük azalması bildirilmiştir
Sodyum Florür Jeli (%2 NaF - 9.040 ppm F)
Nötr pH değerinde formüle edilen %2 sodyum florür jeli, APF jeline alternatif olarak kullanılmaktadır. Porselen ve kompozit restorasyonları olan hastalarda tercih edilir.
- pH: 7.0 (nötr)
- Endikasyonları: Porselen ve kompozit restorasyonlu hastalar, ortodontik tedavi gören hastalar, xerostomi olan çocuklar
- Uygulama protokolü: 4 dakika kaşık uygulaması, haftada bir kez olmak üzere 4 seans (Knutson tekniği)
Kalay Florür (%8-10 SnF2)
Kalay florür, hem florür hem de kalay iyonu içermesiyle çift mekanizmalı etki gösteren bir ajandır. Kalay iyonu, bakteriyel metabolizmayı inhibe eder ve diş yüzeyinde koruyucu bir bariyer oluşturur.
- Antibakteriyel etki: Kalay iyonu sayesinde APF ve NaF preparatlarına kıyasla daha güçlü antimikrobiyal aktivite gösterir
- Dezavantajları: Dişlerde kahverengi-sarı renk değişikliğine neden olabilir, metalik tat bırakır, solüsyon stabilitesi düşüktür
- Güncel kullanım: Macun formülasyonlarında stabilize kalay florür olarak (diş hassasiyeti tedavisi ve gingivitis kontrolü)
Gümüş Diamin Florür (SDF - %38)
Gümüş diamin florür, son yıllarda pediatrik diş hekimliğinde devrim niteliğinde bir yenilik olarak kabul edilmektedir.
- Bileşimi: %38 SDF solüsyonunda 44.800 ppm florür, %25 gümüş ve %8 amonyak bulunur
- Etki mekanizması: Gümüş iyonları antibakteriyel etki gösterir ve çürük dokusunda gümüş fosfat ve gümüş klorür çökelekleri oluşturarak lezyonu durdurur
- Endikasyonları: Koopere olmayan çocuklarda aktif çürük durdurma, genel anestezi gerektiren vakalarda geçici çürük kontrolü
- En önemli dezavantajı: Çürük dokusunda kalıcı siyah renk değişikliğine neden olur. Ebeveyn onayı alınmalıdır
- Etkinlik: Çalışmalarda %81 oranına varan çürük durdurma başarısı bildirilmiştir
Ev Tipi Flor Uygulamaları
- Florürlü diş macunları: 3 yaş altında 1000 ppm (pirinç tanesi kadar), 3-6 yaş 1000 ppm (bezelye tanesi kadar), 6 yaş üstü 1450 ppm florür içeren macunlar önerilir
- Florürlü ağız gargaraları: 6 yaş üstü çocuklarda %0.05 NaF (225 ppm) günlük kullanım veya %0.2 NaF (900 ppm) haftalık kullanım
- Reçeteli yüksek florürlü macunlar: Yüksek çürük riskinde %1.1 NaF (5000 ppm) macunlar (12 yaş üstü)
Yaşa Göre Flor Uygulama Rehberi
- 0-6 ay: Flor uygulaması genellikle gerekmez. İlk diş muayenesi planlanır
- 6 ay - 2 yaş: İlk dişin sürmesiyle birlikte 1000 ppm florürlü macun ile pirinç tanesi kadar fırçalama başlatılır. Yüksek riskli bebeklerde flor verniği 6 ayda bir uygulanabilir
- 2-6 yaş: Bezelye tanesi kadar 1000 ppm florürlü macun kullanımı. Profesyonel flor verniği 3-6 ayda bir
- 6-12 yaş: 1450 ppm florürlü macun kullanımı. Profesyonel flor verniği veya APF jeli 3-6 ayda bir. Florürlü gargara başlatılabilir
- 12-18 yaş: 1450 ppm florürlü macun. Profesyonel flor uygulaması risk durumuna göre. Yüksek riskli ergenlerde reçeteli 5000 ppm macun değerlendirilebilir
Profesyonel Flor Verniği Uygulama Tekniği
- Hazırlık: Diş yüzeyleri pamuk rulo veya gazlı bez ile kurulanır. Tam izolasyon gerekmez
- Uygulama: Tek kullanımlık fırça ile vernik ince bir tabaka halinde tüm diş yüzeylerine sürülür
- Uygulama sonrası talimatlar: 4-6 saat boyunca sert ve sıcak gıdalardan kaçınılmalı, aynı gün diş fırçalanmamalı
Sistemik Flor Takviyesi
İçme suyundaki flor konsantrasyonunun 0.6 ppm altında olduğu bölgelerde, 6 ay ile 16 yaş arası çocuklara sistemik flor takviyesi önerilebilir:
- 6 ay - 3 yaş: 0.25 mg/gün florür tableti veya damla
- 3-6 yaş: 0.50 mg/gün florür tableti
- 6-16 yaş: 1.0 mg/gün florür tableti
Sistemik flor takviyesi reçete edilmeden önce, çocuğun tüm flor kaynaklarının değerlendirilmesi ve toplam günlük flor alımının hesaplanması gerekmektedir.
Flor Uygulamasının Komplikasyonları ve Yan Etkileri
Profesyonel flor uygulamaları genel olarak güvenli olmakla birlikte, bazı komplikasyonlar ve istenmeyen etkiler görülebilmektedir:
Akut Komplikasyonlar
- Bulantı ve kusma: Özellikle APF jeli uygulamasında, fazla miktarda yutulması durumunda gastrointestinal semptomlar ortaya çıkabilir. 5 mg/kg üzerinde flor alımında acil müdahale gerekir
- Alerjik reaksiyonlar: Nadir olmakla birlikte, vernik veya jel içindeki boya maddelerine ve aromayanlara karşı kontakt stomatit veya ürtiker görülebilir
- Mukozal irritasyon: Asidik APF jelinin yumuşak dokulara teması halinde geçici yanma hissi ve eritem oluşabilir
Kronik Komplikasyonlar
- Dental fluorozis: Tekrarlayan yüksek doz flor maruziyetinde, gelişmekte olan daimi dişlerde mine defektleri. Özellikle 0-4 yaş risk dönemidir
- İskelet fluorozisi: Çok nadir, yıllarca aşırı flor alımında kemik ve eklem patolojileri. Profesyonel uygulamalarla ilişkili değildir
- SDF uygulamasına özgü: Çürük dokusunda kalıcı siyah renk değişikliği, gümüş alerjisi olan hastalarda kontrendikasyon
Akut Flor Toksisitesinde Acil Müdahale
Potansiyel toksik doz olan 5 mg/kg flor alımında derhal kusma indüklenmeli, süt veya kalsiyum içeren sıvılar içirilmeli ve hastane acil servisine yönlendirilmelidir. Kesinlikle letal doz 32-64 mg/kg olarak bildirilmiştir. Profesyonel flor uygulamalarında kullanılan miktarlar bu dozların çok altındadır; ancak tüm preparatlar çocukların erişemeyeceği yerlerde saklanmalıdır.
Flor Uygulamasından Korunma Gerektiren Durumlar ve Kontrendikasyonlar
Flor uygulaması her çocuk için uygun olmayabilir. Aşağıdaki durumlarda dikkatli değerlendirme yapılmalı veya alternatif yöntemler tercih edilmelidir:
- Flor alerjisi: Çok nadir olmakla birlikte, bilinen florür hipersensitivitesi olan çocuklarda kontrendikedir
- Şiddetli dental fluorozis: Mevcut fluorozisli dişlere ek flor uygulaması fluorozisin ilerlemesine neden olabilir
- Böbrek yetersizliği: Renal klirens azalması nedeniyle flor birikimi riski artmıştır. Nefroloji konsültasyonu gerekir
- Çoklu flor kaynağı: Yüksek florürlü su (1.5 ppm üzeri), flor tableti ve profesyonel uygulama birlikte kullanıldığında toplam doz hesaplanmalıdır
- APF jeli kontrendikasyonları: Porselen ve kompozit restorasyonlar, cam iyonomer simanlar, mukozit ve ülseratif lezyonlar
Alternatif koruyucu yaklaşımlar olarak kazein fosfopeptid-amorf kalsiyum fosfat (CPP-ACP) içeren preparatlar, ksilitol sakızları, nano-hidroksiapatit macunlar ve probiyotikler değerlendirilebilir. Bu alternatiflerin flor uygulaması ile birlikte sinerjistik etki gösterdiği bildirilmiştir.
Ne Zaman Diş Hekimine Başvurulmalıdır?
Ebeveynlerin çocuklarını aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk diş hekimine götürmeleri önerilmektedir:
- İlk diş muayenesi: İlk dişin sürmesiyle birlikte veya en geç 1. yaş gününde ilk diş hekimi kontrolü yapılmalıdır. Bu ziyarette çürük risk değerlendirmesi ve flor ihtiyacı belirlenir
- Beyaz nokta lezyonları: Dişlerde tebeşirimsi beyaz opak alanlar fark edildiğinde, başlangıç çürük lezyonlarının erken tedavisi için flor verniği uygulaması planlanabilir
- Hızlı ilerleyen çürükler: Kısa sürede birden fazla dişte çürük gelişmesi, yüksek çürük riskini gösterir ve yoğun flor programı gerektirebilir
- Mine defektleri: Dişlerde renk değişikliği, çukurlaşma veya yapısal bozukluk gözlendiğinde, MIH veya fluorozis ayırıcı tanısı yapılmalıdır
- Ortodontik tedavi öncesi: Sabit ortodontik tedaviye başlamadan önce flor verniği ile dişler güçlendirilmelidir
- Kronik hastalıklar: Diyabet, astım, epilepsi, kronik böbrek hastalığı gibi durumlarda çürük riski artacağından düzenli flor programı planlanmalıdır
- Kserostomi (ağız kuruluğu): Herhangi bir nedenle tükürük akışı azalan çocuklarda çürük riski belirgin şekilde artar ve yoğun flor tedavisi gerekebilir
- Diş macunu yutma endişesi: Çocuğun diş macununu yutma alışkanlığı varsa, günlük flor alımının değerlendirilmesi ve uygun doz ayarlaması için başvurulmalıdır
Düzenli diş hekimi kontrolleri, çocuklarda flor uygulamasının etkinliğini izlemek ve tedavi planını güncellemek açısından hayati önem taşımaktadır. Çürük riski düşük olan çocuklarda 6 ayda bir, yüksek riskli çocuklarda ise 3 ayda bir kontrol önerilmektedir.
Çocuğunuzun Diş Sağlığı İçin Profesyonel Destek
Çocuklarda flor uygulaması, diş çürüklerinin önlenmesinde bilimsel olarak kanıtlanmış en etkili yöntemlerden biridir. Doğru zamanda, doğru dozda ve doğru teknikle yapılan flor uygulamaları, çocuğunuzun ağız ve diş sağlığını uzun yıllar boyunca koruma altına alır. Ancak her çocuğun bireysel çürük riski farklıdır ve flor uygulaması protokolü kişiye özel belirlenmelidir. Profesyonel flor verniği uygulaması, ev tipi flor kullanımı ve beslenme danışmanlığının bir arada yürütüldüğü kapsamlı bir koruyucu program, en iyi sonuçları vermektedir. Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı bölümünde uzman hekimlerimiz, çocuğunuzun diş sağlığını en üst düzeyde korumak için bireysel çürük risk değerlendirmesi yaparak en uygun flor uygulama programını belirlemektedir. Modern ekipmanlarımız ve deneyimli pediatrik diş hekimliği kadromuz ile çocuğunuzun sağlıklı gülüşü için yanınızdayız.






