Kulak Burun Boğaz

Burun Bölmesinde Delik

Nazal Septal Perforasyon Uygulaması, klinik bulgularıyla dikkat çeken ve doğru değerlendirme gerektiren bir durumdur. Detaylı bilgi için sayfa içeriğini.

Burun bölmesinde delik, tıbbi adıyla nazal septal perforasyon, burnun iki delik arasında yer alan kıkırdak ve kemik yapıdaki bölmede oluşan açıklık anlamına gelir. Bu bölme, burnun simetrisini koruyan, hava akımını yönlendiren ve nemlendirme görevini destekleyen önemli bir yapıdır. Bölmedeki bir delik, ne kadar küçük olursa olsun, burnun normal fizyolojisini bozarak hastanın günlük yaşamına yansıyan şikayetlere yol açabilir.

Bazı kişilerde delik yıllarca fark edilmeden kalabilirken bazı hastalarda burun kanaması, ıslık benzeri ses ve kabuklanma gibi belirtilerle hızla kendini gösterir. Perforasyonun boyutu, yeri ve nedeni; hem belirtileri hem de izlenecek yolu doğrudan etkiler. Doğru değerlendirme için burun içi yapıların ayrıntılı incelenmesi ve altta yatan nedenlerin araştırılması gerekir. Bu yazıda nazal septal perforasyonun kimlerde görüldüğü, belirtileri, nedenleri, tanı süreci, olası komplikasyonları ve doktora başvurma zamanı hakkında bilgi bulabilirsiniz.

Kimlerde Görülür?

Burun bölmesinde delik, her yaş grubunda karşılaşılabilen bir durumdur. Ancak bazı grupların bu sorunla karşılaşma olasılığı daha yüksektir. Önceden burun ameliyatı geçirmiş kişiler, özellikle septoplasti veya estetik amaçlı rinoplasti sonrası dönemde perforasyon riski taşıyan grupların başında gelir. Cerrahi sırasında bölmenin her iki yüzündeki mukozanın aynı bölgede zarar görmesi, ilerleyen dönemde küçük bir açıklığın büyüyerek belirgin bir deliğe dönüşmesine zemin hazırlayabilir.

Uzun süreli ve kontrolsüz biçimde damar büzücü burun spreyi kullanan kişiler de risk altındadır. Bu spreylerin kıkırdak dokunun beslenmesini bozması, zaman içinde mukozanın incelmesine ve delinmeye neden olabilir. Kokain gibi maddelerin burundan kullanımı, bölmenin kan akımını ciddi biçimde bozarak hızla perforasyon gelişimine yol açan en bilinen nedenlerden biridir. Mesleği gereği toz, kimyasal buhar, asit veya ağır metallere maruz kalan çalışanlarda da risk artmıştır.

Bağışıklık sistemini etkileyen bazı sistemik hastalıkları olan kişiler de bu tabloyla daha sık karşılaşır. Granülomatöz hastalıklar, bazı romatolojik tablolar ve kronik enflamatuar süreçler, burun bölmesinin dokusunu zayıflatarak delik gelişimini kolaylaştırır. Burnunu sık ve sert biçimde karıştırma alışkanlığı olan çocuklarda ve erişkinlerde mekanik travmaya bağlı küçük perforasyonlar gelişebilir. Travmatik burun kırıkları sonrasında uygun şekilde iyileşmeyen bölmelerde de delik oluşumu mümkündür.

  • Daha önce septum veya rinoplasti ameliyatı geçirenler
  • Uzun süre damar büzücü burun spreyi kullananlar
  • Madde kullanımı geçmişi olan kişiler
  • Toz, kimyasal ve buhar maruziyeti yüksek mesleklerde çalışanlar
  • Granülomatöz ya da romatolojik sistemik hastalığı bulunanlar

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Nazal septal perforasyonun belirtileri, deliğin büyüklüğüne ve yerine göre değişkenlik gösterir. Burnun ön kısmında, yani daha görünür bölgede yer alan delikler genellikle daha çok şikayete yol açar. Çünkü bu bölge hava akımının en yoğun olduğu, mukozanın daha kuru kaldığı bölümdür. Arka bölgedeki bazı perforasyonlar ise sessiz seyredebilir ve kişi tarafından yıllarca fark edilmeyebilir.

Hastalar sıklıkla tekrarlayan burun kanamasından şikayet eder. Kanamalar bazen sabahları, bazen burun temizliği sonrasında ortaya çıkar ve genellikle damla damla, kısa süreli olur. Deliğin etrafındaki kuru mukoza, sürekli kabuk bağlama eğilimindedir. Hastalar burnunda sürekli kuruluk, sertleşmiş kabuklar ve bu kabukları çıkarma ihtiyacı tarifler. Kabukların kopması bazen yeni bir kanama atağına neden olur ve döngü tekrarlanır.

Bir diğer karakteristik belirti, nefes alıp verirken duyulan ıslık benzeri sestir. Bu durum özellikle küçük ve düzgün kenarlı deliklerde belirgindir. Burun tıkanıklığı hissi, koku alma duyusunda azalma, burun içinde basınç hissi ve baş ağrısı da görülebilen yakınmalar arasındadır. Bazı hastalarda burnun dış görünümünde de değişiklikler ortaya çıkar. Geniş ve uzun süreli perforasyonlarda burun sırtının çökmesi, eyer burnu görünümü gelişebilir. Bu hem fonksiyonel hem de estetik açıdan rahatsız edici bir tablodur.

Nedenleri Nelerdir?

Nazal septal perforasyonun nedenleri oldukça çeşitlidir ve genellikle birden fazla etken bir araya gelerek tabloyu oluşturur. En sık karşılaşılan neden grubu cerrahi geçmişle ilgilidir. Septum ameliyatı sırasında bölmenin iki yüzündeki mukozanın aynı seviyede yırtılması, üzerine ek bir enfeksiyon eklenmesi durumunda iyileşme süreci olumsuz etkilenir ve delik oluşumuna zemin hazırlanır. Uygun cerrahi tekniklere rağmen bu komplikasyonun belirli bir oranda görülmesi mümkündür.

İkinci önemli neden grubu kimyasal ve ilaca bağlı hasarlardır. Damar büzücü burun spreylerinin uzun süreli kullanımı, mukozanın kan akımını azaltarak ince ve hassas bir yapı oluşmasına neden olur. Kortizonlu burun spreylerinin yanlış teknikle, bölmenin doğrudan üzerine uzun süre sıkılması da benzer bir hasara yol açabilir. Mesleki ortamda inhale edilen sülfürik asit, krom buharı ve çimento tozu gibi maddeler de bölmenin yapısını zayıflatır.

Sistemik hastalıklar da göz ardı edilmemesi gereken nedenler arasındadır. Granülomatozlu polianjit, sarkoidoz, sistemik lupus eritematozus ve bazı vaskülitler burun bölmesini etkileyebilir. Tüberküloz, frengi gibi enfeksiyon hastalıkları da nadir de olsa perforasyonla seyredebilir. Travmatik nedenler arasında burun kırıkları, septal hematomun zamanında boşaltılmaması ve burun içine yabancı cisim sokulması sayılabilir. Çocuklarda pilin burna kaçması, hızlı ilerleyen bir doku hasarına yol açar ve acil değerlendirme gerektirir.

  • Septoplasti veya rinoplasti sonrası iyileşme süreci komplikasyonları
  • Uzun süreli damar büzücü ya da hatalı kortizonlu sprey kullanımı
  • Mesleki kimyasal ve toz maruziyeti
  • Granülomatöz, romatolojik ve enfeksiyöz sistemik hastalıklar
  • Travma, septal hematom ve yabancı cisim

Tanı Nasıl Konulur?

Nazal septal perforasyonun tanısı, ayrıntılı bir kulak burun boğaz muayenesi ile başlar. Hekim öncelikle hastanın şikayetlerini, kullandığı ilaçları, geçirdiği ameliyatları ve mesleki maruziyetlerini sorgular. Ardından burun içi yapıların incelenmesine geçilir. Ön rinoskopi adı verilen klasik muayene yöntemiyle bölmenin ön kısımları gözlemlenir. Bu muayene sırasında küçük bir perforasyon bile genellikle fark edilebilir.

Daha geniş bir değerlendirme için endoskopik muayene tercih edilir. İnce, ışıklı bir kamera yardımıyla burun içinin tamamı, bölmenin arka bölümleri ve geniz bölgesi ayrıntılı biçimde görüntülenir. Endoskopi sayesinde deliğin büyüklüğü, yeri, kenarlarının düzgünlüğü ve etrafındaki dokunun durumu değerlendirilir. Kabuklanma, granülasyon dokusu veya enfeksiyon belirtilerinin varlığı da bu yolla tespit edilir.

Bazı hastalarda altta yatan sistemik bir nedenin araştırılması için ileri tetkikler gerekir. Tam kan sayımı, sedimentasyon, C-reaktif protein, ANCA gibi otoantikor testleri ve gerekli görüldüğünde tüberküloz testleri istenebilir. Görüntüleme yöntemleri arasında paranazal sinüs tomografisi öne çıkar. Bu tomografi, kemik ve kıkırdak yapının ayrıntılı değerlendirilmesini sağlar ve gizli kalmış sinüs hastalıklarını ortaya çıkarır. Şüpheli durumlarda bölmeden alınan küçük bir doku örneği patolojik olarak incelenir. Tüm bu süreç, kesin tanı sağlar ve sonraki adımların planlanmasına yön verir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Tedavi edilmediğinde veya uygun biçimde yönetilmediğinde nazal septal perforasyon birçok soruna yol açabilir. En sık karşılaşılan komplikasyonlardan biri, deliğin zamanla büyümesidir. Kabuklanma ve burnu karıştırma alışkanlığı, kenarlardaki dokuya yeni hasarlar verir ve perforasyon ilerleyici biçimde genişler. Büyüyen delik, hava akımındaki türbülansı artırır ve şikayetlerin şiddetini yükseltir.

Tekrarlayan burun kanamaları, sosyal yaşamı olumsuz etkileyen önemli bir komplikasyondur. Hastalar toplum içinde, iş ortamında ya da uyku sırasında ani kanamalarla karşılaşabilir. Sık tekrarlayan kanamalar zaman içinde demir eksikliği anemisine kadar varan sonuçlar doğurabilir. Kronik kabuklanma, kötü kokulu burun akıntısı ile birlikte seyrederse hastanın yaşam kalitesi belirgin biçimde düşer.

Geniş perforasyonlarda burnun destek yapısının zayıflaması, dış görünümde bozulmaya yol açar. Burun sırtının çökmesi, eyer burnu olarak adlandırılan görünüm bunun en bilinen örneğidir. Bu durum hem nefes alıp vermeyi zorlaştırır hem de hastanın özgüvenini olumsuz etkileyebilir. Sinüs ağızlarının fonksiyonunun bozulması nedeniyle tekrarlayan sinüzit atakları gelişebilir. Koku alma duyusunda kalıcı azalma, koku ve tat alımının birbirinden ayrılmasına bağlı olarak iştahta değişikliklere yol açabilir. Tüm bu komplikasyonlar, perforasyonun erken dönemde değerlendirilmesinin önemini ortaya koyar.

  • Deliğin zamanla büyümesi ve şikayetlerin artması
  • Tekrarlayan burun kanamaları ve anemi riski
  • Burun sırtında çökme ve eyer burnu görünümü
  • Tekrarlayan sinüzit atakları
  • Koku alma duyusunda azalma ve sosyal yaşam üzerinde olumsuz etkiler

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Burnunuzda ısrarcı bir kuruluk, sık kabuklanma veya nefes alırken duyduğunuz ıslık benzeri ses varsa bir kulak burun boğaz hekimine başvurmanız uygun olur. Özellikle daha önce burun ameliyatı geçirdiyseniz, uzun süredir damar büzücü sprey kullanıyorsanız veya mesleki olarak kimyasallara maruz kalıyorsanız belirtileri hafife almamak önemlidir. Erken değerlendirme, sürecin kontrol altına alınmasında belirleyici unsurdur.

Tekrarlayan burun kanamaları, kötü kokulu akıntı, burun içinde sertleşmiş kabuklar veya burun şeklinde belirgin bir değişim fark ederseniz değerlendirmeyi geciktirmeyiniz. Çocuğunuzun burnuna pil, küçük oyuncak parçası ya da benzer bir yabancı cisim kaçtığını düşünüyorsanız acil olarak başvurmanız gerekir. Çünkü pillerin neden olduğu kimyasal hasar, kısa sürede ciddi doku kayıplarına yol açabilir.

Bilinen bir romatolojik veya granülomatöz hastalığınız varsa ve burun şikayetleri eklenmişse, hem kulak burun boğaz hem de ilgili dahili bölüm tarafından birlikte takip edilmeniz değerlidir. Belirtileriniz hafif görünse bile uzman bir hekimin değerlendirmesi, doğru yönlendirme açısından önem taşır. Kendi başınıza burun spreyi ya da damla kullanmak yerine, sürecin bir uzman gözetiminde planlanması daha güvenli bir yoldur.

Son Değerlendirme

Burun bölmesinde delik, küçük bir açıklık gibi görünse de hastanın günlük yaşamına yansıyan, tekrarlayan kanama, kabuklanma, ıslık sesi ve görünüm değişikliği gibi çok yönlü sorunlara neden olabilen bir tablodur. Doğru tanı için ayrıntılı muayene, endoskopik değerlendirme ve gerektiğinde sistemik araştırmaların birlikte yapılması gerekir. Nedenin doğru belirlenmesi, sürecin sağlıklı biçimde planlanmasında temel adımdır ve hastanın yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlar.

Burun bölmesinde delik (nazal septal perforasyon) gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Septal Perforationncbi.nlm.nih.gov/books/NBK564397/
  2. MedlinePlus — Deviated Septum ve Burun Sorunlarimedlineplus.gov/noseinjuriesanddisorders.html
  3. PubMed (NCBI) — Nazal Septal Perforasyon Literatürüpubmed.ncbi.nlm.nih.gov/?term=nasal+septal+perforation

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Sık Sorulan Sorular

20 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.