Dermatoloji

Angular Keilit

Angular Keilit Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler, sık karşılaşılan bir tablodur ve farklı yaş gruplarında değişik şekillerde ortaya çıkabilir. Hastalığın özelliklerini ve izlem önerilerini öğrenin.

Angular keilit, dudak köşelerinde yani ağzın iki yanında ortaya çıkan kızarıklık, çatlak, kabuklanma ve zaman zaman ağrı ile kendini belli eden bir cilt sorunudur. Halk arasında "ağız kenarı yarası" ya da "dudak köşesi çatlaması" olarak da bilinir. Tabloya bakıldığında küçük bir alanı etkilese de kişinin gündelik yaşamını oldukça zorlayabilen bir sorundur. Konuşmak, gülümsemek, yemek yemek hatta dişleri fırçalamak bile rahatsız edici hale gelebilir. Pek çok kişi bu durumu basit bir kuruluk sanarak göz ardı eder, oysa zemininde farklı nedenler olabilir.

Angular keilit, her yaşta görülebilen, kimi zaman birkaç gün içinde geçen kimi zaman da haftalarca süren bir tablodur. Bazı dönemlerde tekrar tekrar ortaya çıkabilir ve bu kronikleşme süreci kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Altta yatan nedenin belirlenmesi, doğru yaklaşımın temelini oluşturur. Sadece dış görünüşle ilgili bir sorun gibi görünse de aslında vücudun genel sağlığıyla, beslenme alışkanlıklarıyla ve hatta diş yapısıyla yakından ilgilidir. Bu nedenle her angular keilit vakası, kendi içinde değerlendirilerek ele alınmalıdır.

Kimlerde Görülür?

Angular keilit, geniş bir yaş aralığında karşılaşılabilen bir sorundur. Çocuklarda, gençlerde, yetişkinlerde ve özellikle ileri yaş grubunda sıkça görülür. Yaşlılarda diş kayıpları, takma diş kullanımı ve ağız çevresindeki cilt yapısındaki değişiklikler nedeniyle bu tabloya daha sık rastlanır. Ağız köşelerinde oluşan kıvrımlar tükürüğün burada birikmesine yol açar, bu da nemli ortamda mantar ve bakteri üremesi için zemin hazırlar. Bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde de görülme sıklığı belirgin biçimde artar.

Çocuklarda angular keilit genellikle parmak emme, sürekli dudak yalama veya emzik kullanımı gibi alışkanlıklarla bağlantılıdır. Bu alışkanlıklar dudak köşelerinde sürekli nem birikmesine ve cilt bariyerinin zayıflamasına neden olur. Diş teli kullanan gençlerde, ağzı tam kapatamama veya tükürük akıntısının artması nedeniyle benzer bir tablo gelişebilir. Demir eksikliği ya da B vitamini yetersizliği olan çocuklarda da ağız köşelerinde tekrar eden çatlaklar dikkat çekici biçimde görülür.

Yetişkinlerde ise sigara kullanımı, ağız solunumu yapanlar, diyabet hastaları ve kronik hastalığı bulunan kişiler risk grubunda yer alır. Diyabetli bireylerde tükürük yapısının değişmesi ve bağışıklık yanıtının zayıflaması, mantar enfeksiyonlarının kolayca yerleşmesine neden olur. Kanser tedavisi gören, kortikosteroid kullanan veya uzun süreli antibiyotik tedavisi alan kişilerde de angular keilit görülme olasılığı artar. Bunun yanında C ve B12 vitamini eksiklikleri, demir yetersizliği, çinko düşüklüğü olan kişilerde tablonun ortaya çıkma ihtimali yüksektir.

Mesleki olarak dudaklarını sık yalamak zorunda kalan, soğuk ve rüzgarlı ortamlarda çalışan kişilerde de angular keilit sıkça karşımıza çıkar. Maske kullanan sağlık çalışanları, sürekli nemli ortamda kalanlar ve kuru iklimlerde yaşayan bireyler bu sorunla daha çok karşılaşır. Yaşlılarda damak yapısındaki değişiklikler, alt çene yüksekliğinin azalması ve dudak köşelerinin içe doğru kıvrılması, tükürüğün bu bölgede sürekli kalmasına yol açar.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Angular keilitin belirtileri genellikle dudak köşelerinde başlayan hafif bir kızarıklık ve hassasiyetle kendini gösterir. İlk dönemde küçük bir tahriş gibi algılanan tablo, zamanla daha belirgin bir hal alır. Bölgede yanma, kaşıntı, gerginlik ve dokunulduğunda ağrı oluşur. Ağzı tam açmak güçleşebilir, gülümsemek bile kişiyi rahatsız edebilir. Bazı kişilerde sadece tek taraf etkilenirken, çoğunlukla her iki köşede de aynı anda benzer bulgular ortaya çıkar.

İlerleyen dönemde dudak köşelerinde çatlaklar oluşur. Bu çatlaklar yüzeysel olabileceği gibi daha derin de olabilir. Çatlakların üzeri zaman zaman kabuk bağlar, bu kabuklar düşüp yeniden oluştukça bölgede kanama, sızıntı ve hassasiyet artar. Yemek yerken özellikle ekşili, tuzlu veya baharatlı gıdalar bölgeyi tahriş eder. Diş fırçalama sırasında ağzın gerilmesi yeni çatlakların oluşmasına neden olabilir. Bazı vakalarda sarımsı renkte bir akıntı görülmesi, bakteriyel ya da mantar enfeksiyonu eklendiğini düşündürür.

Angular keilitte sık karşılaşılan bulgular şunlardır:

  • Dudak köşelerinde simetrik kızarıklık ve şişlik
  • Yüzeyel ya da derin çatlaklar ve yarıklar
  • Kabuklanma, pul pul dökülme ve nemli görünüm
  • Yanma, batma ve kaşıntı hissi
  • Ağzı açarken ortaya çıkan ağrı ve gerilme
  • Bölgede renk değişikliği, beyazımsı ya da sarımsı görüntü

Kronik hale gelen angular keilit vakalarında dudak köşelerinde kalıcı bir renk değişikliği ve cilt kalınlaşması gözlenebilir. Aylarca süren tablo, bölgede iz benzeri görünüme yol açabilir. Sürekli tekrar eden çatlaklar nedeniyle kişi sosyal ortamlarda kendini rahatsız hissedebilir, konuşma ve gülme sırasında kaçınma davranışları geliştirebilir. Bu durum psikolojik açıdan da olumsuz yansımalara neden olur. Belirtilerin sürekli tekrar etmesi, altta yatan bir nedenin araştırılmasını gerektirir.

Nedenleri Nelerdir?

Angular keilitin temelinde çoğunlukla birden fazla faktör birlikte rol oynar. En sık görülen sebeplerin başında dudak köşelerindeki sürekli nem birikimi gelir. Tükürüğün bu bölgede uzun süre kalması cilt bariyerini zayıflatır ve mikroorganizmaların kolayca yerleşmesine zemin hazırlar. Mantar enfeksiyonları, özellikle Candida albicans, bu tablonun önemli sebepleri arasında yer alır. Bakteriyel enfeksiyonlar da tek başına ya da mantarla birlikte tabloyu daha karmaşık hale getirebilir.

Beslenme eksiklikleri de angular keilitin başlıca nedenlerinden biridir. Demir, B2 (riboflavin), B3 (niasin), B6, B12, folik asit ve çinko gibi mikro besinlerin yetersizliği ağız çevresi cilt sağlığını olumsuz etkiler. Vegan ya da vejetaryen beslenenlerde, kronik bağırsak hastalığı bulunanlarda ve emilim sorunu yaşayanlarda bu eksiklikler daha sık görülür. Demir eksikliği anemisi olan kişilerde dudak köşelerinde sürekli tekrar eden çatlaklar dikkat çekicidir. Bu nedenle beslenme değerlendirmesi tablonun yönetiminde önemli bir basamaktır.

Diş yapısı ve ağız sağlığı da angular keilit gelişiminde belirleyici unsurdur. Uygun olmayan takma dişler, eski ve aşınmış protezler, diş kayıplarına bağlı olarak alt çenenin yukarı doğru yükselmesi dudak köşelerinde derin kıvrımların oluşmasına neden olur. Bu kıvrımlar tükürük birikimi için uygun bir ortam sağlar. Kötü ağız hijyeni, diş çürükleri ve uzun süreli antibiyotik kullanımı da tabloyu tetikleyen etkenlerdendir. Diş hekimi değerlendirmesi bu nedenle göz ardı edilmemelidir.

Sistemik hastalıklar da angular keilit zemininde önemli rol oynar. Diyabet, HIV, kanser, anemi, inflamatuar bağırsak hastalıkları, hipotiroidi ve immün sistemi etkileyen pek çok hastalık bu tablonun ortaya çıkmasına katkı sağlar. Atopik dermatit, seboreik dermatit ve kontakt dermatit gibi cilt hastalıkları da dudak köşelerinde benzer bulgulara yol açabilir. Soğuk hava, rüzgar, güneş ışınları, kuru iklim ve dudak yalama alışkanlığı çevresel ve davranışsal nedenler arasında yer alır. Bazı diş macunları, ruj ve kozmetik ürünlerine karşı gelişen alerjik reaksiyonlar da tabloyu başlatabilir.

Tanı Nasıl Konulur?

Angular keilit tanısı çoğunlukla dermatolog tarafından klinik muayene ile konulur. Dudak köşelerindeki bulguların görünümü, yerleşimi ve süresi tanı için yol göstericidir. Hekim öncelikle ayrıntılı bir öykü alır. Belirtilerin ne zaman başladığı, kaç haftadır sürdüğü, daha önce benzer bir tablonun yaşanıp yaşanmadığı, kullanılan ilaçlar, beslenme alışkanlıkları, eşlik eden hastalıklar ve aile öyküsü sorgulanır. Ağız hijyeni, diş yapısı, protez kullanımı ve sigara alışkanlıkları da değerlendirme kapsamına alınır.

Fizik muayenede dudak köşelerinin yanı sıra tüm ağız içi, dil, damak ve yanak iç yüzeyleri incelenir. Eşlik eden mantar enfeksiyonu varlığı araştırılır. Cilt muayenesinde yüzde, kaşlarda ve saçlı deride seboreik dermatit bulguları olup olmadığı kontrol edilir. Tırnak değişiklikleri, dilde değişiklikler ve göz çevresindeki bulgular bazı vitamin eksikliklerinin önemli ipuçlarını verir. Bu nedenle muayene sadece dudak köşeleriyle sınırlı tutulmaz, bütüncül bir bakış açısıyla yapılır.

Şüpheli durumlarda ya da uzun süre geçmeyen tablolarda laboratuvar incelemeleri gerekebilir. Sık başvurulan testler şunlardır:

  • Tam kan sayımı ve demir profili
  • Ferritin, B12, folik asit ve çinko düzeyleri
  • Açlık kan şekeri ve gerekirse HbA1c
  • Lezyondan alınan sürüntü ile mantar ve bakteri kültürü
  • Şüphe edilen durumlarda yama testleri ile alerji araştırması

Bazı vakalarda dermatolog, görünümü atipik olan ya da tedaviye yanıt vermeyen lezyonlardan biyopsi almayı uygun görebilir. Histopatolojik inceleme, nadir görülen cilt hastalıklarını ya da öncül lezyonları ayırt etmek için kesin tanı sağlar. Tanı sürecinde diş hekimi konsültasyonu da değerli bilgiler verir. Protez uyumsuzluğu, diş kayıpları ve alt çene yüksekliğindeki değişiklikler değerlendirilerek tabloya katkı sağlayan diş kaynaklı nedenler ortaya konulur. Tüm bu basamaklar, doğru bir yönetim planı oluşturmak için temel öneme sahiptir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Angular keilit hafif bir cilt sorunu gibi görünse de tedavi edilmediğinde ya da altta yatan neden çözümlenmediğinde çeşitli sorunlara yol açabilir. En sık karşılaşılan durum, tablonun kronikleşmesi ve sık sık tekrar etmesidir. Aylarca süren çatlaklar, bölgede kalıcı renk değişikliklerine ve cilt yapısının kalınlaşmasına neden olabilir. Bu kalıcı değişiklikler hem estetik kaygıları artırır hem de yeni alevlenmeler için zemin hazırlar. Kronik tablo, bağışıklık sisteminin yanı sıra hastanın yaşam kalitesini de olumsuz etkiler.

Açık çatlaklar üzerinden bakteriyel ya da mantar enfeksiyonlarının yerleşmesi, en önemli komplikasyonlar arasındadır. Stafilokok ve streptokok gibi bakteriler bu bölgede impetigo benzeri enfeksiyonlara yol açabilir. Sarımsı kabuklar, ödem ve ağrı belirginleşir. Candida kaynaklı mantar enfeksiyonu eklenirse beyazımsı plaklar ve şiddetli yanma hissi oluşur. Enfeksiyon dudak köşelerinden çevre dokulara ilerleyebilir, ağız içine ve yanak iç yüzeyine yayılabilir. Bağışıklığı düşük kişilerde bu yayılım daha ciddi tablolara yol açar.

Beslenme güçlüğü, angular keilitin gözden kaçırılan ancak önemli bir sonucudur. Ağzı açarken ortaya çıkan ağrı, kişinin daha az çiğnemesine, sert ve sıcak gıdalardan kaçınmasına neden olur. Yetersiz beslenme, halihazırda var olan vitamin ve mineral eksikliklerini derinleştirir. Bu durum kısır bir döngü oluşturur. Çocuklarda iştahsızlık, kilo kaybı ve büyüme geriliği gibi sonuçlar gözlenebilir. Yaşlılarda ise zaten azalmış olan gıda alımı daha da düşerek malnütrisyon riskini artırır.

Psikososyal etkiler de göz ardı edilmemelidir. Sürekli görünen kızarıklık ve çatlaklar, kişide utanma, çekinme ve sosyal ortamlardan uzaklaşma davranışına yol açabilir. Konuşma sırasında ağızda hissedilen rahatsızlık, iş hayatı ve sosyal ilişkilerde kişiyi olumsuz etkileyebilir. Özellikle gençler ve çocuklar bu durumdan daha çok etkilenir. Erken dönemde yönetilmediğinde tabloya bağlı kaygı düzeyi artabilir. Bu nedenle angular keilit yalnızca dermatolojik değil, bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gereken bir sorundur.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Dudak köşelerinde birkaç günden uzun süren kızarıklık, çatlak ya da kabuklanma fark ettiğinizde mutlaka bir uzmana başvurmanız önerilir. Pek çok kişi bu tabloyu basit bir kuruluk sanarak nemlendiricilerle çözmeye çalışır. Ancak altta yatan neden belirlenmediğinde tablo tekrar tekrar geri döner. Ev koşullarında uygulanan yöntemlere rağmen iki haftayı aşan bulgular varsa, tıbbi değerlendirme zaman kaybetmeden yapılmalıdır. Erken başvuru, hem süreci kısaltır hem de kronikleşme riskini azaltır.

Dudak köşelerinde ağrı, yanma ve şişlik artıyorsa, kabuklar üzerinden sarımsı akıntı geliyorsa ya da bölgede ısı artışı varsa enfeksiyon eklenmiş olabilir. Bu durumda hekim değerlendirmesini geciktirmemeniz gerekir. Aynı şekilde ateş, halsizlik, lenf bezlerinde büyüme gibi sistemik bulgular eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. Bağışıklığınızı etkileyen bir hastalığınız varsa ya da kemoterapi, kortikosteroid gibi tedaviler alıyorsanız, dudak köşesindeki en küçük değişiklik bile ciddiye alınmalıdır.

Sık tekrar eden angular keilit vakalarında altta yatan bir neden mutlaka araştırılmalıdır. Yılda birkaç kez aynı şikayetle karşılaşıyorsanız, demir eksikliği, vitamin yetersizliği, diyabet ya da diş yapısına bağlı sorunlar düşünülmelidir. Çocuğunuzda tekrar eden ağız köşesi yaraları varsa, beslenme alışkanlıkları ve büyüme değerleri de gözden geçirilmelidir. Yaşınız ne olursa olsun, ağız çevresinde uzun süre geçmeyen yaralar, renk değişikliği ya da sertleşmeler varsa dermatoloji değerlendirmesi almanız çok önemlidir.

Son Değerlendirme

Angular keilit, dudak köşelerinde basit bir çatlak gibi görünse de aslında pek çok farklı nedenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan, gündelik yaşamı belirgin biçimde etkileyebilen bir tablodur. Beslenme alışkanlıkları, ağız sağlığı, sistemik hastalıklar ve çevresel faktörler birlikte değerlendirildiğinde sürecin doğru biçimde yönetilmesi mümkün olur. Erken dönemde yapılan değerlendirme, kronikleşmenin ve tekrar eden alevlenmelerin önüne geçmek için temel bir adımdır. Belirtilerin ilk haftalardan itibaren ciddiye alınması, hem cilt sağlığını hem de genel sağlığı korumak adına önemlidir.

Koru Hastanesi Dermatoloji bölümünde uzman hekimlerimiz, angular keilit gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Dudak kenarlarındaki bu çatlaklar tam olarak nedir, neden olur?
Dudak kenarlarındaki bu çatlaklara angular keilit denir. Genellikle tükürüğün dudak köşelerinde birikip orada nemli bir ortam oluşturmasıyla mantar veya bakterilerin üremesi sonucu meydana gelir.
Bende angular keilit mi var, nasıl anlarım?
Dudaklarınızın bir veya iki köşesinde kızarıklık, çatlama, kabuklanma veya hafif sızlama varsa angular keilit yaşıyor olabilirsiniz. Ağzınızı açtığınızda bu bölgede acı veya gerilme hissediyorsanız bu da önemli bir belirtidir.
Dudak kenarındaki bu çatlaklar bulaşıcı mı, eşime geçer mi?
Angular keilit doğrudan bulaşıcı bir hastalık değildir. Ancak çatlaklarda mantar veya bakteri ürediği için ortak kullanılan havlu, bardak veya dudak ürünleri aracılığıyla bu mikroorganizmalar başkasına geçebilir.
Dudak çatlaması ölümcül bir şey mi, korkmalı mıyım?
Hayır, angular keilit kesinlikle ölümcül veya ciddi bir hastalık değildir. Sadece rahatsızlık veren ve estetik olarak sizi huzursuz edebilecek geçici bir cilt problemidir.
Dudak kenarı çatlağıyla yaşamak zor mu, günlük hayatım etkilenir mi?
Genellikle günlük hayatınızı çok etkilemez; ancak yemek yerken veya gülerken ağzınızı geniş açtığınızda acı hissedebilirsiniz. Doğru bakımla kısa sürede iyileşme gösterdiği için hayat kalitenizi düşürmez.
Dudak köşesi çatlayınca nelerden uzak durmalıyım, ne yememeliyim?
Çatlaklar iyileşene kadar çok sıcak, asitli ve baharatlı yiyeceklerden kaçınmalısınız. Bu tür gıdalar bölgedeki tahrişi artırarak iyileşme sürecini yavaşlatabilir.
Dudak kenarındaki çatlaklar kendiliğinden geçer mi, tedavi şart mı?
Bazı durumlarda bölgeyi kuru tutarak kendiliğinden geçebilir ancak enfeksiyon kapmışsa iyileşmesi zorlaşır. Genellikle doktorun önereceği mantar karşıtı veya antibiyotikli kremlerle çok daha hızlı iyileşir.
Bu hastalık kalıtsal mı, çocuğuma geçer mi?
Angular keilit genetik veya kalıtsal bir hastalık değildir. Tamamen çevresel faktörler, ağız hijyeni veya vücuttaki eksikliklerle ilgili bir durumdur, çocuğunuza kalıtım yoluyla geçmez.
Dudak kenarlarımın tekrar çatlamaması için ne yapabilirim?
Dudak kenarlarınızı kuru tutmaya özen gösterin ve dudaklarınızı yalamaktan kaçının. Ayrıca dudak koruyucu kremler kullanarak cildin nem dengesini korumak tekrarlamasını önlemeye yardımcı olur.
Hangi durumda bu çatlaklar için acile gitmeliyim?
Normal şartlarda acil bir durum değildir. Ancak çatlak bölgesinde aşırı şişlik, yoğun sarı akıntı, ateş veya tüm yüze yayılan şiddetli bir kızarıklık varsa bir sağlık kuruluşuna görünmek iyi olur.
Doğal yöntemler, mesela bal veya yağ sürmek işe yarar mı?
Doğal yağlar bölgeyi yumuşatabilir ancak enfeksiyon varsa bu yöntemler bazen bakterilerin daha çok üremesine neden olabilir. Doktorunuza danışmadan ev yapımı karışımları açık yaralara sürmemek daha sağlıklıdır.
Hamilelikte dudak kenarı çatlaması olur mu, tehlikeli mi?
Hamilelikte vücuttaki hormonal değişimler ve bazen vitamin eksiklikleri nedeniyle bu durum görülebilir. Tehlikeli değildir ancak kullanacağınız her türlü krem için mutlaka doktorunuza danışmalısınız.
Çocuklarda görülen dudak çatlağı yetişkinlerden farklı mı?
Çocuklarda genellikle parmak emme veya ağız çevresinde salya birikmesi sonucu oluşur. Tedavi mantığı aynıdır ancak çocukların bölgeyi sürekli elleriyle kurcalamamasına dikkat etmek gerekir.
Yaşlılarda dudak köşesi çatlaması neden daha sık oluyor?
Yaşlılarda diş kaybı veya takma diş kullanımı dudak yapısında sarkmalara ve köşelerde deri katlanmalarına yol açar. Bu katlanmalar tükürük birikmesine ve enfeksiyon oluşumuna zemin hazırlar.
Dudak çatlağı yüzünden iş veya sosyal hayatım etkilenir mi?
Görünür bir yerde olduğu için kendinizi rahatsız hissedebilirsiniz, ancak bu durum çalışmanıza veya sosyal ilişkilerinize engel teşkil edecek bir sağlık sorunu değildir.
Stres dudak kenarı çatlamasına sebep olur mu?
Stres doğrudan çatlağa neden olmaz ancak bağışıklık sisteminizi zayıflatarak vücudunuzun enfeksiyonlara karşı daha açık hale gelmesine neden olabilir. Dolayısıyla dolaylı bir etkisi olabilir.
Vitamin veya mineral eksikliği gerçekten dudak köşelerini çatlatır mı?
Evet, özellikle B vitamini, demir veya çinko eksikliği dudak kenarlarında çatlamalara sıkça yol açar. Beslenmenize dikkat etmek veya kan tahlili yaptırmak bu sorunun çözümü için önemlidir.
Dudak kenarı çatlağı için hangi bölüme gitmeliyim?
Bu sorun için cildiye (dermatoloji) uzmanına başvurabilirsiniz. Doktorunuz çatlağın nedenini anlayıp size uygun bir krem veya tedavi planı oluşturacaktır.
Dudak çatlağı için krem kullanırken nelere dikkat etmeliyim?
Kremi sadece o bölgeye temiz bir şekilde sürmelisiniz. Eğer doktorunuz mantar karşıtı bir krem verdiyse, iyileşme olsa bile kremi önerilen süre boyunca kullanmaya devam etmeniz tekrarlamayı önler.
Takma diş kullanıyorum, çatlaklar bundan kaynaklanabilir mi?
Evet, takma dişlerin uyumsuz olması veya ağız yüksekliğinin azalması dudak köşelerinin sürekli nemli kalmasına sebep olur. Bu durum angular keilit için en yaygın sebeplerden biridir.
Bu çatlaklar iz bırakır mı?
Doğru tedavi edildiğinde ve bölge tahriş edilmediğinde genellikle iz bırakmadan iyileşir. Ancak sürekli kaşımak veya kabukları koparmak ciltte leke kalmasına neden olabilir.
Dudaklarımı sürekli yalamak çatlakları artırır mı?
Kesinlikle artırır. Tükürük kuruduğunda cildi daha fazla kurutur ve içerdiği sindirim enzimleri dudak kenarındaki ince deriyi tahriş ederek çatlağın büyümesine neden olur.
Bağışıklık sistemim zayıf, bu yüzden mi sürekli oluyor?
Evet, bağışıklık sisteminin zayıf olması vücudun mantar ve bakterilerle savaşmasını zorlaştırır. Eğer bu durum çok sık tekrarlıyorsa genel sağlık durumunuzu kontrol ettirmeniz faydalı olabilir.
Çatlaklar ne kadar sürede iyileşir?
Genellikle doğru krem kullanımıyla 1-2 hafta içinde iyileşme başlar. Eğer 2-3 haftadan uzun sürerse altında yatan başka bir sebep olup olmadığını anlamak için mutlaka bir doktora görünmelisiniz.
WhatsApp Online Randevu