Tıbbi Birimler

Göğüs Cerrahisi

Göğüs cerrahisi biriminde akciğer kanseri, pnömotoraks, mediasten tümörleri, göğüs duvarı hastalıklarının cerrahi tedavisi deneyimli uzman kadroyla gerçekleşir.

1Doktor
0Tedavi
3Hastane

Göğüs cerrahisi, akciğerler, mediasten (göğüs boşluğunun orta bölümü), göğüs duvarı, diyafram ve özofagus (yemek borusu) hastalıklarının cerrahi tedavisini kapsayan önemli bir cerrahi uzmanlık dalıdır. Koru Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü, ileri teknoloji cerrahi donanımı ve deneyimli uzman kadrosuyla göğüs bölgesi hastalıklarında kapsamlı cerrahi tedavi hizmeti sunmaktadır.

Göğüs Cerrahisinin Kapsamı ve Önemi

Göğüs cerrahisi, hayati organlardan olan akciğerlerin ve göğüs boşluğundaki diğer yapıların cerrahi hastalıklarıyla ilgilenmektedir. Göğüs cerrahisi uzmanları, akciğer kanseri başta olmak üzere pek çok iyi huylu ve kötü huylu hastalığın cerrahi tedavisini gerçekleştirmektedir. Günümüzde minimal invaziv cerrahi tekniklerin gelişmesiyle birlikte göğüs cerrahisi alanında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

Akciğer kanseri, dünyada kansere bağlı ölümlerin en sık nedenidir. Erken evrede cerrahi tedavi, akciğer kanserinde en yüksek iyileşme şansını sağlamaktadır. Bu nedenle göğüs cerrahisi, onkolojik tedavi sürecinin kritik bir bileşenini oluşturmaktadır.

Akciğer Kanseri ve Cerrahi Tedavisi

Akciğer kanseri, hem erkeklerde hem de kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Sigara kullanımı en önemli risk faktörüdür; ancak sigara içmeyen bireylerde de gelişebilmektedir. Kronik öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, ses kısıklığı ve açıklanamayan kilo kaybı başlıca belirtileridir.

Akciğer kanserinin cerrahi tedavisinde tümörün boyutu, yerleşim yeri ve evresi belirleyicidir:

  • Wedge rezeksiyon: Tümörün bulunduğu küçük akciğer parçasının çıkarılması işlemidir. Erken evre küçük tümörlerde tercih edilir.
  • Segmentektomi: Akciğerin bir segmentinin çıkarılmasıdır. Sınırlı akciğer fonksiyonu olan hastalarda tercih edilebilir.
  • Lobektomi: Akciğerin bir lobunun tamamının çıkarılmasıdır. Akciğer kanseri cerrahisinde en sık uygulanan standart yöntemdir.
  • Pnömonektomi: Bir akciğerin tamamının çıkarılmasıdır. Tümörün yaygınlığına göre gerekli olabilir.

Akciğer kanseri cerrahisinde mediastinal lenf nodu diseksiyonu da ameliyatın önemli bir parçasıdır. Lenf nodlarının patolojik değerlendirilmesi hastalığın evrelenmesinde ve tedavi planının belirlenmesinde kritik rol oynar.

Video Yardımlı Torakoskopik Cerrahi (VATS)

Video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS), göğüs cerrahisinde devrim niteliğinde bir gelişmedir. Göğüs duvarında küçük kesiler yapılarak kamera ve özel aletler yardımıyla gerçekleştirilen bu minimal invaziv yöntem, geleneksel açık cerrahiye (torakotomi) kıyasla pek çok avantaj sunmaktadır.

  • Daha az ameliyat sonrası ağrı ve analjezik ihtiyacı
  • Daha küçük yara izleri ve kozmetik açıdan daha iyi sonuçlar
  • Daha kısa hastanede kalış süresi
  • Daha hızlı iyileşme ve günlük yaşama dönüş
  • Daha az ameliyat sonrası komplikasyon riski
  • Akciğer fonksiyonlarının daha iyi korunması

VATS yöntemiyle akciğer kanseri ameliyatları, akciğer biyopsileri, plevra hastalıklarının tedavisi, mediasten tümörlerinin çıkarılması ve pnömotoraks tedavisi başarıyla gerçekleştirilmektedir.

Mediasten Hastalıkları ve Cerrahisi

Mediasten, göğüs boşluğunun iki akciğer arasında kalan orta bölümüdür. Kalp, büyük damarlar, trakea, özofagus, timus bezi ve çeşitli lenf nodları bu bölgede yer almaktadır. Mediastende gelişen tümörler ve kistler göğüs cerrahisinin önemli bir ilgi alanıdır.

  • Timoma: Timus bezinden kaynaklanan tümörlerdir. Miyastenia gravis ile birliktelik gösterebilir. Cerrahi çıkarılması tedavinin temelini oluşturur.
  • Lenfoma: Mediastinal lenf nodlarından kaynaklanan lenfomalar sık görülür. Tanı için biyopsi gereklidir.
  • Nörojenik tümörler: Posterior mediastende sinir dokusundan kaynaklanan tümörlerdir.
  • Germ hücreli tümörler: Ön mediastende gelişebilen nadir tümörlerdir.
  • Bronkojenik ve perikardiyal kistler: Mediastende gelişen iyi huylu kistik lezyonlardır.

Plevra Hastalıkları

Plevra, akciğerleri ve göğüs duvarının iç yüzeyini kaplayan ince zarımsı yapıdır. Plevra hastalıkları göğüs cerrahisi pratiğinde sıklıkla karşılaşılan durumlardandır.

Plevral efüzyon (akciğer zarı sıvı toplanması), çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişebilir. Enfeksiyonlar, kalp yetmezliği, karaciğer hastalıkları ve kanserler en sık nedenler arasındadır. Tanısal torasentez ile sıvı analizi yapılır. Tekrarlayan efüzyonlarda plöredez (plevra yaprakalarının yapıştırılması) veya tünel kateter yerleştirme uygulanabilir.

Ampiyem (plevra boşluğunda irin toplanması), genellikle pnömoni komplikasyonu olarak gelişir. Tedavide tüp torakostomi ile drenaj, VATS ile dekortikasyon veya açık cerrahi ile dekortikasyon uygulanabilir.

Malign plevral mezotelyoma, asbest maruziyetiyle ilişkili agresif bir kanser türüdür. Tedavide cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi kombinasyonu uygulanmaktadır.

Pnömotoraks

Pnömotoraks, akciğer ile göğüs duvarı arasındaki boşlukta hava toplanması durumudur. Akciğerin çökmesine neden olur ve acil müdahale gerektirebilir. Spontan pnömotoraks genellikle genç, uzun boylu ve ince yapılı erkeklerde görülür. Travmatik pnömotoraks ise göğüs travmaları sonucu gelişir.

Tedavide durumun ciddiyetine göre gözlem, iğne aspirasyonu, tüp torakostomi veya cerrahi müdahale uygulanır. Tekrarlayan pnömotorakslarda VATS ile bullektomi ve plöredez uygulanarak nüks önlenmektedir.

Göğüs Duvarı Hastalıkları

Göğüs duvarı deformiteleri ve tümörleri göğüs cerrahisinin ilgi alanına girmektedir:

  • Pektus ekskavatum (kunduracı göğsü): Göğüs ön duvarının içe çökmesidir. Ciddi vakalarda cerrahi düzeltme gerekebilir. Nuss prosedürü minimal invaziv bir tedavi yöntemidir.
  • Pektus karinatum (güvercin göğsü): Göğüs ön duvarının dışa çıkıntı yapmasıdır. Ortez tedavisi veya cerrahi düzeltme uygulanabilir.
  • Göğüs duvarı tümörleri: Kemik, kıkırdak veya yumuşak dokudan kaynaklanan iyi huylu veya kötü huylu tümörlerdir. Cerrahi rezeksiyon ve rekonstrüksiyon tedavinin temelini oluşturur.

Trakea Hastalıkları

Trakea (nefes borusu) hastalıkları, nadir ancak ciddi durumlardır. Trakea darlıkları, trakea tümörleri ve trakeoözofageal fistüller göğüs cerrahisinde tedavi edilen hastalıklar arasındadır. Uzun süreli entübasyon veya trakeostomi sonucu gelişen trakea darlıkları en sık karşılaşılan nedendir. Tedavide endoskopik dilatasyon, lazer tedavisi, stent yerleştirme veya cerrahi rezeksiyon ve uç uca anastomoz uygulanabilir.

Hiperhidroz (Aşırı Terleme) Tedavisi

Hiperhidroz, el, ayak, koltuk altı veya yüz bölgesinde aşırı terleme durumudur. Sosyal ve mesleki yaşamı ciddi ölçüde etkileyen bu rahatsızlığın tedavisinde göğüs cerrahisi önemli rol oynamaktadır. Torakoskopik sempatektomi ameliyatı ile terlemeyi tetikleyen sinirlerin kesilmesi kalıcı çözüm sağlamaktadır. VATS yöntemiyle yapılan bu ameliyat minimal invaziv olup hastalar kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilmektedir.

Akciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi

Diğer organlardaki kanserler akciğere yayılım yapabilir. Kolorektal kanser, böbrek kanseri, meme kanseri ve yumuşak doku sarkomları en sık akciğer metastazı yapan tümörlerdendir. Uygun hastalarda metastazektomi (metastaz çıkarılması) operasyonu sağkalımı anlamlı ölçüde artırabilmektedir. VATS veya açık cerrahi yöntemlerle gerçekleştirilen bu operasyonlarda onkoloji ekibiyle koordineli çalışma büyük önem taşımaktadır.

Tanı Yöntemleri

Göğüs cerrahisinde tanı sürecinde çeşitli yöntemler kullanılmaktadır:

  • Bilgisayarlı tomografi (BT): Göğüs hastalıklarının değerlendirilmesinde temel görüntüleme yöntemidir.
  • PET-BT: Kanser evrelemesinde ve tedavi yanıtının değerlendirilmesinde kullanılır.
  • Bronkoskopi: Hava yollarının endoskopik olarak görüntülenmesi ve biyopsi alınması.
  • Mediastinoskopi: Mediasten lenf nodlarının değerlendirilmesi için uygulanan cerrahi tanı yöntemidir.
  • VATS biyopsi: Akciğer veya plevra lezyonlarından tanısal amaçlı doku örneği alınması.
  • İnce iğne aspirasyon biyopsisi: BT rehberliğinde akciğer lezyonlarından doku örneği alınması.
  • Solunum fonksiyon testleri: Ameliyat öncesi akciğer kapasitesinin değerlendirilmesi.

Ameliyat Sonrası Süreç ve Rehabilitasyon

Göğüs cerrahisi ameliyatları sonrasında hastaların yakın takibi büyük önem taşımaktadır. Göğüs tüpü bakımı, ağrı kontrolü, solunum fizyoterapisi ve erken mobilizasyon iyileşme sürecinin temel unsurlarıdır. Pulmoner rehabilitasyon programları, özellikle akciğer rezeksiyonu geçiren hastalarda solunum kapasitesinin yeniden kazanılmasında kritik rol oynamaktadır.

Koru Hastanesi Göğüs Cerrahisi bölümünde uzman hekimlerimiz, en güncel cerrahi teknikler ve multidisipliner yaklaşımla göğüs bölgesi hastalıklarının cerrahi tedavisinde hastalarımıza güvenli ve etkin sağlık hizmeti sunmaktadır.

Doktorlarımız

Akciğer ve göğüs hastalıklarının cerrahi tedavisinde uzman cerrahlarımız

WhatsApp Online Randevu