Acil Servis

Pelvis Kırığı

Koru Hastanesi olarak pelvis kırığı yaklaşımda hemodinamik stabilizasyon, cerrahi fiksasyon ve multidisipliner rehabilitasyon programını uzman travma ekibimizle uyguluyoruz.

Pelvis kırığı, leğen kemiği olarak da bilinen pelvis bölgesindeki kemik yapıların kısmen ya da tamamen bütünlüğünü kaybetmesi anlamına gelir. Pelvis, omurganın alt ucunda yer alan ve kalça eklemleriyle uyluk kemiklerine bağlanan halka şeklinde güçlü bir kemik yapısıdır. Bu bölge mesane, rektum, üreme organları gibi önemli iç organları taşır ve ayakta durmaktan oturmaya kadar pek çok günlük hareketin temelini oluşturur. Pelvis kırıkları, basit çatlaklardan halkanın birkaç noktadan kırıldığı ciddi yaralanmalara kadar geniş bir yelpazede ortaya çıkabilir.

Bu tür kırıklar genellikle yüksek enerjili travmalar sonrasında gündeme gelir; ancak ileri yaşlardaki kişilerde kemik yoğunluğunun azalmasına bağlı olarak basit bir düşme bile pelvis kırığına yol açabilir. Tablonun ciddiyeti, kırığın yerine, sayısına, çevredeki damar ve sinirlerin etkilenip etkilenmediğine göre değişir. Erken dönemde doğru değerlendirme yapılması, hem hastanın hayatını korumak hem de uzun vadeli sakatlıkları azaltmak adına belirleyici unsurdur. Bu yazıda pelvis kırığının kimlerde görüldüğünden tanı sürecine kadar pek çok başlık ele alınmaktadır.

Kimlerde Görülür?

Pelvis kırığı her yaş grubunda görülebilen bir yaralanma olmakla birlikte sıklığı belirli kişilerde belirgin biçimde artar. Trafik kazaları, yüksekten düşmeler ve iş kazaları gibi yüksek enerjili travmalara maruz kalan genç ve orta yaşlı erişkinler en sık karşılaşılan gruptadır. Motosiklet kullanıcıları, inşaat çalışanları ve ağır makinelerle iş yapan kişilerde pelvis kırığı riski daha yüksektir. Bu kişilerde kemik yapısı sağlam olsa bile bölgeye gelen kuvvet kemik dayanıklılığını aşacak düzeyde olabilir.

İleri yaşlı bireylerde tablo farklı bir yön kazanır. Osteoporoz (kemik erimesi) zemininde kemik yoğunluğu azalır ve düşük enerjili travmalar bile pelvis kırığına neden olabilir. Banyoda kayıp düşmek, yataktan inerken dengesini kaybetmek ya da merdiven basamağında ayağı takılmak gibi durumlar yaşlı hastalarda sıkça gözlenir. Kadınlarda menopoz sonrası dönemde kemik kaybı hızlandığı için bu yaş grubunda pelvis kırıkları daha sık ortaya çıkar.

Bazı kişilerde altta yatan ek durumlar kırık riskini artırır. Uzun süre kortizon kullanımı, romatolojik hastalıklar, kanser hastalıklarına bağlı kemik metastazları, kronik böbrek yetmezliği ve uzun süreli hareketsizlik kemik dayanıklılığını olumsuz etkiler. Profesyonel veya amatör düzeyde temas içeren sporlar yapan bireylerde, özellikle Amerikan futbolu, rugby, atlı sporlar ve kayak gibi disiplinlerde leğen kemiği yaralanmaları görülebilir. Çocuklarda büyüme plaklarının henüz kapanmamış olması nedeniyle yaralanmanın görüntüsü erişkinlerden farklı olabilir.

Hamilelik döneminde hormonal değişikliklerin etkisiyle pelvik halkadaki bağ dokuları gevşeyebilir ve nadiren bu durum stres kırıklarına zemin hazırlayabilir. Uzun mesafe koşucuları ve askeri eğitime tabi kişilerde tekrarlayan mikro travmalar sonucunda yorgunluk kırıkları gelişebilir. Tüm bu örnekler pelvis kırığının yalnızca tek tip hastayla sınırlı olmadığını, geniş bir yelpazede karşımıza çıkabileceğini ortaya koyar.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Pelvis kırığının belirtileri yaralanmanın şiddetine ve kırığın türüne göre farklılık gösterir. En sık karşılaşılan bulgu kasık, kalça ve bel bölgesinde ortaya çıkan şiddetli ağrıdır. Bu ağrı hareketle, ayağa kalkmaya çalışırken veya bacakları oynatmaya çalışırken belirgin biçimde artar. Hastalar genellikle yaralanmanın ardından ayağa kalkmakta güçlük çeker ve adım atmaya çalıştıklarında dayanılmaz bir rahatsızlık hissederler. Bazı durumlarda yatakta dönmek bile ciddi ağrıya neden olabilir.

Görsel olarak dikkat çeken bulgular da bulunabilir. Kalça çevresinde, kasık bölgesinde ya da uyluk üst kısmında morarma, şişlik ve hassasiyet sık görülen bulgulardandır. Ciddi yaralanmalarda pelvis halkasında belirgin bir asimetri, bir bacağın diğerinden kısa görünmesi ya da bacağın dışa veya içe dönük durması fark edilebilir. Ciltte yırtık eşlik ediyorsa açık kırık söz konusudur ve bu durum acil müdahale gerektirir.

Pelvis bölgesinin iç organlarla yakın komşuluğu nedeniyle bazı belirtiler doğrudan bu organlardan kaynaklanır. İdrarda kan görülmesi, idrar yapamama, makattan kanama ya da karın bölgesinde gerginlik hissi mesane, üretra veya bağırsak yaralanmasının habercisi olabilir. Kadınlarda vajinal kanama, erkeklerde skrotum bölgesinde morarma da iç organ yaralanmalarına işaret eden bulgular arasında yer alır. Bu belirtiler hafife alınmamalı ve acil servise başvurma kararı geciktirilmemelidir.

Daha ciddi tablolarda kan kaybına bağlı genel belirtiler ön plana çıkar. Tansiyon düşüklüğü, hızlı nabız, soğuk ve nemli cilt, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı pelvis çevresindeki damar yaralanmasının ya da iç kanamanın işareti olabilir. Pelvis bölgesinde ciddi kanamalar saatler içinde litrelerce kan kaybına neden olabileceğinden bu bulgular hayati önem taşır. Yaşlı hastalarda kırık bazen sadece kasık ağrısı ya da yürüyememe şeklinde sessiz seyredebilir; bu nedenle düşme sonrası şüpheli her tabloda değerlendirme yapılmalıdır.

Nedenleri Nelerdir?

Pelvis kırığının nedenleri, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre büyük farklılıklar gösterir. Genç erişkinlerde tablonun başlıca sorumlusu yüksek enerjili travmalardır. Trafik kazaları içinde özellikle motosiklet ve bisiklet kazaları, araç içi kazalarda emniyet kemerinin pelvis bölgesine doğrudan baskı uygulaması, yüksekten düşmeler ve iş kazaları bu grubun en sık karşılaşılan nedenleridir. Bu tür yaralanmalar genellikle pelvik halkanın birden fazla noktasında kırılmasına ve çevre dokulardaki ciddi hasara yol açar.

İleri yaş grubunda durum tam tersine işler. Bu yaş grubundaki kişilerde kemik yoğunluğunun azalmasıyla birlikte düşük enerjili düşmeler bile pelvis kırığına yol açar. Yatak kenarında dönerken düşmek, banyoda kayıp oturmak, halıya takılıp yere çökmek gibi günlük hayatın sıradan kazaları osteoporozlu bireylerde leğen kemiği kırığıyla sonuçlanabilir. Bu nedenle yaşlı hastaların ev içi güvenliği büyük önem taşır; halı kenarlarının sabitlenmesi, banyoda kaymaz zemin kullanılması ve yeterli aydınlatma sağlanması kırıkların önlenmesinde yardımcı olur.

Bir başka önemli neden patolojik kırıklardır. Kanser hastalıklarına bağlı kemik metastazları, multipl miyelom gibi kemik iliği hastalıkları, kronik enfeksiyonlar ve bazı doğumsal kemik hastalıkları pelvis kemiklerinin yapısını zayıflatır. Bu durumlarda travma olmadan ya da çok hafif bir hareket sonrası bile kırık gelişebilir. Hastalar bazen kalçada uzun süredir devam eden bir ağrıyla başvurur ve görüntüleme sırasında patolojik bir kırık saptanır.

Tekrarlayan mikro travmalar sonucunda gelişen stres kırıkları da gözden kaçırılmamalıdır. Uzun mesafe koşucularında, askeri eğitime yeni başlayan kişilerde, dans ve bale ile profesyonel düzeyde ilgilenen bireylerde kemik üzerine binen sürekli yük zamanla küçük çatlaklara dönüşebilir. Yetersiz beslenme, düşük D vitamini düzeyi, hormonal dengesizlikler ve hızlı kilo kaybı bu kırıkların gelişimini kolaylaştırır. Spor yaralanmaları kapsamında ise futbol, hentbol ve atletizm gibi sporlarda ani kas kasılmaları küçük kopma kırıklarına neden olabilir.

Tanı Nasıl Konulur?

Pelvis kırığı tanısı, ayrıntılı bir muayene ve görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesiyle konulur. Hekim öncelikle hastanın yaralanma öyküsünü dinler; kaza şekli, düşme yüksekliği, çarpmanın yönü ve hastanın yaralanmadan hemen sonra hissettiği belirtiler değerlendirilir. Ardından genel durum gözden geçirilir, tansiyon, nabız ve solunum gibi yaşamsal bulgular kontrol edilir. Acil servis ortamında stabil olmayan hastalarda ilk müdahale ve tanısal işlemler eş zamanlı yürütülür.

Fizik muayene tanı sürecinin önemli bir parçasıdır. Pelvis bölgesi dikkatle gözlenir; morarma, şişlik, açık yara olup olmadığına bakılır. Hekim leğen kemiğinin iki yanına nazikçe bastırarak stabiliteyi ve ağrının yerini belirlemeye çalışır. Bacakların boy farkı, hareket kısıtlılığı ve damar–sinir muayenesi yapılır. Karın muayenesi ve makat–üretra değerlendirmesi iç organ yaralanmalarının erken tanınmasına yardımcı olur. Bu sırada hastanın ağrısı dikkatle gözetilir ve gereksiz manipülasyondan kaçınılır.

Görüntüleme yöntemleri içinde ilk başvurulan yöntem direkt pelvis grafisidir. Bu basit film, pelvik halkadaki belirgin kırıkların büyük çoğunluğunu gösterir. Ancak küçük çatlaklar, sakrum bölgesi kırıkları ve patolojik kırıklar bazen düz grafilerde gözden kaçabilir. Bu durumlarda bilgisayarlı tomografi (BT) devreye girer. BT kırığın yerini, parça sayısını, eklem yüzeylerine yayılımını ve çevre dokulardaki hasarı ayrıntılı şekilde ortaya koyar. Üç boyutlu rekonstrüksiyon görüntüleri cerrahi planlama açısından oldukça yardımcıdır.

Bazı durumlarda manyetik rezonans görüntüleme (MR) tercih edilir. Özellikle yaşlı hastalarda görülen ve düz grafilerde fark edilmeyen sakrum yetersizlik kırıkları, stres kırıkları ve yumuşak dokudaki yaralanmalar MR ile net biçimde değerlendirilir. Eşlik eden iç organ yaralanması düşünülüyorsa kontrastlı tomografi, idrar yolları için sistografi ya da retrograd üretrografi gibi tetkikler de yapılabilir. Kan tetkikleri, kan sayımı, pıhtılaşma testleri ve idrar incelemesi tanı sürecinin ayrılmaz parçalarıdır ve hastanın genel durumu hakkında önemli bilgi verir.

  • Direkt pelvis grafisi: kırığın varlığını ve yerleşimini ilk aşamada değerlendirmek için kullanılır.
  • Bilgisayarlı tomografi: çok parçalı kırıklarda ayrıntılı haritalama sağlar.
  • Manyetik rezonans görüntüleme: gizli kırıklarda ve yumuşak doku yaralanmalarında etkilidir.
  • Kontrastlı görüntüleme tetkikleri: iç organ ve damar yaralanmalarını ortaya koyar.
  • Laboratuvar tetkikleri: kan kaybı ve genel durumu izlemeye yardımcı olur.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Pelvis kırıkları, kemik bütünlüğünün bozulmasının yanı sıra çevredeki damar, sinir ve organ yapılarını da etkileyebildiği için ciddi komplikasyonlara yol açabilir. En önemli ve hayatı tehdit eden komplikasyon, pelvis çevresindeki zengin damar ağının yaralanmasıyla gelişen iç kanamadır. Pelvik halka kırıklarında saatler içinde litrelerce kan birikebilir; bu durum hipovolemik şok ve takibinde organ yetmezlikleriyle sonuçlanabilir. Bu nedenle stabil olmayan kırıklarda erken stabilizasyon ve kan ürünü desteği belirleyici unsurdur.

Sinir yaralanmaları da göz ardı edilmemesi gereken bir başka konudur. Pelvis bölgesinden geçen siyatik sinir, lumbosakral pleksus ve diğer sinir kökleri kırık parçalarının baskısına ya da doğrudan zedelenmesine maruz kalabilir. Bu durumlarda bacaklarda güçsüzlük, uyuşma, karıncalanma ve mesane–bağırsak fonksiyon bozuklukları gelişebilir. Sinir hasarının erken tanınması, tedavi planının yönlendirilmesi açısından önem taşır. Kalıcı sinir hasarı bazı hastalarda yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyebilir.

İç organ yaralanmaları, pelvis kırığının doğrudan komşuluk ilişkisinden kaynaklanır. Mesane ve üretra yaralanmaları idrar yapamama, idrarda kan, idrar kaçırma gibi sorunlara neden olabilir. Bağırsak ve rektum yaralanmaları enfeksiyon riskini ciddi biçimde artırır. Kadınlarda vajinal yapıların, erkeklerde üreme organlarının yaralanması cinsel işlev bozukluklarına yol açabilir. Bu komplikasyonların büyük kısmı uzun vadeli takip ve farklı uzmanlık dallarının iş birliğini gerektirir.

Uzun vadede ortaya çıkabilecek sorunlar arasında kronik ağrı, kalça ve bel bölgesinde hareket kısıtlılığı, eklem uyumsuzluğuna bağlı kireçlenme ve yürüyüş bozuklukları yer alır. Yatak istirahatinin uzun sürdüğü hastalarda derin ven trombozu, akciğer embolisi, bası yaraları, akciğer enfeksiyonları ve kas erimesi gibi sorunlar gelişebilir. Yaşlı hastalarda kırık sonrasında hareketsizliğin uzaması, genel sağlık durumunun bozulmasına ve bağımsız yaşam yeteneğinin kaybına yol açabilir. Bu nedenle erken mobilizasyon ve rehabilitasyon programları büyük önem taşır.

  • İç kanama ve hipovolemik şok riski
  • Mesane, üretra ve bağırsak yaralanmaları
  • Siyatik ve lumbosakral sinir hasarına bağlı nörolojik sorunlar
  • Derin ven trombozu ve akciğer embolisi
  • Kronik ağrı, hareket kısıtlılığı ve yürüyüş bozuklukları

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Pelvis bölgesine doğrudan darbe alan, yüksekten düşen ya da trafik kazası geçiren bir kişide kasık, kalça veya bel bölgesinde ciddi ağrı varsa zaman kaybetmeden acil servise başvurmanız gerekir. Özellikle ayağa kalkmakta zorluk, bacaklarını oynatamama ve hareketle artan dayanılmaz bir ağrı varsa kendi kendinize ya da yakınınıza yürütmeye çalışmak yerine ambulans desteği almak daha güvenli bir tercih olur. Yaralanmadan sonra hastanın olduğu yerde sabit kalması, gereksiz hareketlerden kaçınması ek hasarın önlenmesinde yardımcıdır.

Bazı belirtiler hayati tehlikenin habercisi olabilir ve hiç gecikmeden değerlendirilmelidir. Tansiyon düşüklüğüne bağlı baş dönmesi, fenalaşma hissi, soğuk terleme, hızlı kalp atışı ve bilinç bulanıklığı iç kanama belirtisi olabilir. İdrarda kan görmek, idrar yapamamak, makattan kanama, kadınlarda vajinal kanama ya da karın bölgesinde belirgin şişlik iç organ yaralanması açısından önemli işaretlerdir. Bu tür durumlarda dakikalar bile kritik bir önem taşıyabilir.

İleri yaşlı bireylerde düşme sonrası kasık ya da kalça bölgesinde yeni başlayan bir ağrı varsa, hatta kişi yürüyebilse bile mutlaka değerlendirme yaptırmanız önerilir. Yaşlı hastalarda osteoporoz nedeniyle kırıklar bazen sessiz seyredebilir ve düz grafilerde ilk anda görülmeyebilir. Sürekli devam eden ya da artan bir ağrı, yürüyüşte güçlük ve kalçadan dize yayılan rahatsızlık önemli ipuçlarıdır. Erken tanı konulması iyileşme sürecini kolaylaştırır ve uzun süreli hareketsizliğin getireceği komplikasyonları azaltır.

Spor yaparken pelvis bölgesinde bir kopma hissi, ani şiddetli ağrı ya da hareket kaybı yaşandığında da hekim değerlendirmesi gerekir. Uzun mesafe koşan, askeri eğitim alan veya yoğun antrenman programı yürüten bireylerde kasık bölgesinde haftalardır devam eden, dinlenmeyle kısmen azalıp egzersizle artan ağrılar stres kırığını akla getirmelidir. Bu tür ağrıları görmezden gelmeden tıbbi değerlendirme istemeniz, sorunun büyümesini önleyebilir ve tedavi sürecini daha kısa hale getirebilir.

Son Değerlendirme

Pelvis kırığı, hafif çatlaklardan hayati tehlike yaratan ciddi yaralanmalara kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkan, dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablodur. Genç hastalarda yüksek enerjili travmalar, yaşlı bireylerde kemik erimesi zemininde basit düşmeler en sık karşılaşılan nedenlerdir. Belirtilerin doğru yorumlanması, hızlı görüntüleme ve uygun tanı sürecinin işletilmesi hem hayatın korunması hem de uzun vadeli sakatlıkların azaltılması açısından belirleyici unsurdur. Doğru zamanlanmış müdahale, hastanın günlük yaşamına dönüşünü olumlu yönde etkiler.

Koru Hastanesi Acil Servis bölümünde uzman hekimlerimiz, pelvis kırığı gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Pelvis kırığı nedir, nasıl bir durumdur?
Pelvis, leğen kemiği dediğimiz vücudun alt kısmındaki büyük kemik yapısıdır. Pelvis kırığı, bu kemiklerin ağır bir darbe veya düşme sonucu çatlaması ya da tamamen kırılması durumudur.
Pelvisim kırıldı mı, nasıl anlarım?
Kalça ve kasık bölgesinde şiddetli ağrı, üzerine basamama, şişlik veya morarma varsa pelvis kırığından şüphelenilebilir. Genellikle kişi ayağa kalktığında veya bacağını hareket ettirdiğinde ağrı dayanılmaz hale gelir.
Pelvis kırığı olduğunda kendimi nasıl hissederim?
Genelde o bölgede zonklayıcı ve keskin bir ağrı hissedilir. Bacaklarınızı hareket ettirememek, idrar yaparken zorlanmak veya o bölgede ciddi bir hassasiyet hissetmek en sık görülen şikayetlerdir.
Pelvis kırığı ölümcül mü, çok tehlikeli mi?
Pelvis bölgesi çok fazla damar ve sinir barındırdığı için ciddi bir durumdur. Eğer kırık çok şiddetliyse iç kanama riski olabilir, bu yüzden mutlaka hastane ortamında takip edilmesi gerekir.
Hangi durumda acile gitmeliyim?
Bir kaza veya düşme sonrası kalça bölgesinde şiddetli ağrı varsa ve bacağınızın üzerine hiç basamıyorsanız vakit kaybetmeden acile gitmelisiniz. Özellikle idrarda kan görülmesi veya bacaklarda uyuşma olması acil müdahale gerektirir.
Pelvis kırığı geçer mi, tedavisi var mı?
Evet, pelvis kırıkları genellikle tedavi edilebilir. Kırığın durumuna göre bazen sadece istirahat ve fizik tedavi yeterli olurken, parçalı kırıklarda kemikleri sabitlemek için cerrahi müdahale gerekebilir.
Pelvis kırığı sonrası normal hayatıma döner miyim?
Çoğu kişi uygun tedavi ve fizik tedavi süreciyle eski hareketliliğine kavuşur. İyileşme süreci birkaç aydan bir yıla kadar uzayabilir, sabırlı bir iyileşme dönemi geçirmek çok önemlidir.
Yaşlılarda pelvis kırığı nasıl seyrediyor?
Yaşlılarda kemik erimesi (osteoporoz) nedeniyle basit düşmelerde bile pelvis kırığı görülebilir. Yaşlılarda iyileşme süreci gençlere göre biraz daha uzun sürer ve hareketliliği korumak için fizik tedaviye daha çok ihtiyaç duyulur.
Çocuklarda pelvis kırığı farklı mı?
Çocukların kemikleri daha esnek olduğu için kırıklar bazen daha farklı iyileşebilir. Çocuklarda bu tür kırıklar genellikle çok hızlı ve iyi sonuçla iyileşir ancak yine de doktor takibi şarttır.
Pelvis kırığı spor hayatımı etkiler mi?
İyileşme döneminde spora ara vermek gerekir. İyileştikten sonra doktorunuzun onayıyla kademeli olarak spora dönebilirsiniz, ancak başlangıçta ağır sporlardan kaçınmak ve vücudu zorlamamak gerekir.
Cinsel hayatım pelvis kırığından etkilenir mi?
Kırık tam iyileşene kadar bölgede ağrı ve hassasiyet olacağı için cinsel yaşam geçici olarak etkilenebilir. İyileşme sağlandıktan sonra çoğu kişi normal cinsel hayatına geri dönebilmektedir.
Hamilelikte pelvis kırığı ne olur?
Hamilelikte pelvis bölgesine binen yük arttığı için iyileşme süreci daha dikkatli yönetilmelidir. Bu durumda hem anne hem de bebek sağlığı için kadın doğum uzmanı ve ortopedi uzmanının ortak takibi gerekir.
Pelvis kırığı için doğal yöntemler işe yarar mı?
Pelvis kırığı ciddi bir tıbbi durumdur ve sadece doğal yöntemlerle iyileşmez. Doktorun önerdiği tedaviye ek olarak beslenmeye dikkat etmek iyileşmeyi destekleyebilir ancak tıbbi tedavinin yerini tutmaz.
Vitamin veya mineral eksikliği pelvis kırığına yol açar mı?
D vitamini ve kalsiyum eksikliği kemikleri zayıflatarak kırılmaya daha yatkın hale getirebilir. Özellikle yaşlılarda bu eksikliklerin giderilmesi, kemik sağlığını korumak adına önemlidir.
Pelvis kırığından nasıl korunurum?
Düşmeleri önlemek için evdeki kaygan zeminleri düzeltmek, dengeli beslenerek kemik sağlığını korumak ve yaşlı bireylerde kemik erimesini kontrol altında tutmak tercih edilen korunma yollarıdır.
Pelvis kırığı sonrası ne yememeli, nasıl beslenmeli?
Kemik iyileşmesi için kalsiyum ve protein ağırlıklı beslenmek faydalıdır. İyileşme sürecinde ödem yapabileceği için aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak genel sağlığınız için daha iyidir.
Pelvis kırığı kalıtsal mı, çocuğuma geçer mi?
Hayır, pelvis kırığı kalıtsal bir hastalık değildir. Kaza veya darbe sonucu meydana gelen fiziksel bir travmadır, genetik olarak çocuğunuza geçmez.
Pelvis kırığı stresle ilgili olabilir mi?
Stres doğrudan kemiği kırmaz ancak dikkatsizliğe yol açarak düşme riskini artırabilir. Ayrıca kronik stres, vücudun genel iyileşme kapasitesini dolaylı yoldan etkileyebilir.
WhatsApp Online Randevu