Kulak Burun Boğaz

Orta Kulak İltihabı

Orta kulak iltihabı çocuklarda sık görülen ve kulak ağrısıyla kendini gösteren bir enfeksiyondur. Koru Hastanesi olarak hastalığın belirtilerini, nedenlerini ve yaklaşım yaklaşımlarını sunuyoruz.

Orta kulak iltihabı, kulak zarının arkasındaki küçük boşlukta sıvı birikmesi ve buradaki dokuların iltihaplanması ile ortaya çıkan oldukça yaygın bir tablodur. Halk arasında sıklıkla "kulak ağrısı" olarak bilinen bu durum, özellikle çocuklarda görülmekle birlikte yetişkinlerde de zaman zaman karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Tabloya çoğunlukla bir üst solunum yolu enfeksiyonu eşlik eder ve kulak ile geniz arasındaki bağlantı kanalının yani östaki borusunun işlevini yitirmesi süreci başlatır. Bu süreç başladığında orta kulakta basınç dengesi bozulur ve şikayetler hızla belirginleşmeye başlar.

Orta kulak iltihabı tek başına bir hastalık gibi düşünülse de aslında pek çok farklı sürecin sonucu olarak gelişir. Bazı kişilerde aniden başlayan şiddetli kulak ağrısı şeklinde kendini gösterirken bazılarında sessizce ilerleyen ve sıvı birikimiyle seyreden bir tablo halini alır. İşitme azalması, kulakta dolgunluk hissi ve ateş gibi belirtiler günlük yaşamı önemli ölçüde etkileyebilir ve doğru zamanda değerlendirme yapılması büyük önem taşır. Hem akut hem de kronik formları bulunan bu hastalık, ihmal edildiğinde kalıcı işitme problemlerine ve ciddi komplikasyonlara zemin hazırlayabilir.

Kimlerde Görülür?

Orta kulak iltihabı her yaş grubunda görülebilse de en sık 6 ay ile 3 yaş arasındaki çocuklarda karşılaşılır. Bu yaş grubunda östaki borusunun daha kısa, daha yatay ve daha dar olması, geniz bölgesinden orta kulağa mikropların kolayca ulaşmasına zemin hazırlar. Kreş veya yuvaya giden çocuklarda diğer çocuklara göre daha sık enfeksiyon yaşandığı bilinir. Çocukluk çağında geçirilen sık enfeksiyonlar sonraki dönemde işitme sağlığı açısından dikkatli takip gerektirebilir. Üç yaşına kadar çocukların yaklaşık yüzde sekseninin en az bir kez orta kulak iltihabı geçirdiği epidemiyolojik çalışmalarda gösterilmiştir.

Yetişkinlerde tablo daha seyrek görülür, ancak özellikle sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirenler, alerjik bünyeye sahip bireyler ve sigara dumanına maruz kalanlar risk altındadır. Uçak yolculukları, dalış sporu ile uğraşma veya yüksek rakımlı bölgelere çıkma gibi basınç değişikliği yaratan durumlar da yetişkinlerde orta kulak sorunlarını tetikleyebilir. Bağışıklığı zayıflamış kişiler, diyabet hastaları ve uzun süreli kortizon kullanan bireyler de risk grupları arasında yer alır. Uçuş sırasında iniş aşamasında ani basınç değişimi, östaki borusunun yeterince açılamadığı kişilerde barotravma adı verilen tabloya neden olabilir.

Bazı bireysel ve çevresel etkenler riski belirgin biçimde artırır. Genetik yatkınlığı olan ailelerde çocukların orta kulak iltihabına daha sık yakalandığı gözlenir. Beslenme alışkanlıkları, biberonla yatar pozisyonda beslenme, emzik kullanımının uzun sürmesi ve pasif içicilik gibi etkenler de listeye eklenir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin ise bağışıklık sisteminin güçlenmesi sayesinde daha az enfeksiyon geçirdiği bilimsel olarak gösterilmiştir. Mevsimsel olarak sonbahar sonu ve kış aylarında vakaların belirgin biçimde arttığı, bunun da soğuk algınlığı sıklığıyla doğrudan ilişkili olduğu kabul edilir.

  • 0-3 yaş arası çocuklar ve kreşe devam eden yaş grubu
  • Sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren bireyler
  • Alerjik rinit veya bademcik-geniz eti büyüklüğü olanlar
  • Sigara dumanına maruz kalan çocuklar ve yetişkinler
  • Yarık damak gibi anatomik farklılıkları bulunan kişiler
  • Bağışıklık sistemi zayıflamış olan bireyler

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Orta kulak iltihabının en bilinen belirtisi kulak ağrısıdır. Bu ağrı zonklayıcı, batıcı ya da sürekli bir baskı hissi şeklinde tariflenebilir. Özellikle yatar pozisyonda artması nedeniyle gece uykudan uyandırabilir ve çocuklarda huzursuzluğun en sık nedenlerinden biri haline gelir. Konuşmayı henüz öğrenmemiş çocuklarda kulağını çekiştirme, sürekli ağlama ve beslenmeyi reddetme gibi dolaylı işaretler tabloyu düşündürür. Ağrının şiddeti hastadan hastaya değişebilir ve bazen çene ya da boyun bölgesine yayılabilir. Emme ve yutma sırasında orta kulaktaki basıncın değişmesi nedeniyle bebeklerde beslenme reddi sıkça görülen bir belirti haline gelir.

İşitme kaybı ve kulakta dolgunluk hissi sıklıkla eşlik eden bulgulardır. Hasta sesleri uzaktan geliyor gibi algılayabilir, televizyon sesini eskisinden daha yüksek açma ihtiyacı duyabilir. Bazı kişilerde kulakta su varmış gibi bir his ya da kafayı her hareket ettirildiğinde sıvının çalkalanması şeklinde bir duyumsama olur. Bu bulgular sıvı birikiminin yoğun olduğu dönemlerde belirginleşir ve günlük iletişimi zorlaştırabilir. Telefonla konuşma sırasında zorlanma, toplantılarda anlamada güçlük gibi şikayetler tabloya eşlik eder. İşitme kaybı genellikle iletim tipi (sesin orta kulaktan iç kulağa iletilememesi) niteliğinde olup sıvının çekilmesi ile büyük ölçüde geri döner.

Genel enfeksiyon belirtileri de tabloya eşlik edebilir. Ateş yükselmesi, halsizlik, iştahsızlık ve baş ağrısı sık karşılaşılan şikâyetler arasındadır. Bebeklerde kusma ve ishal bile orta kulak iltihabının habercisi olabilir. Kulak zarı delindiğinde dış kulak yolundan gelen akıntı görülebilir ve bu noktada ağrının ani biçimde azaldığı dikkat çeker. Akıntı sarı, yeşilimsi ya da bazen kanlı olabilir ve genellikle hoş olmayan bir koku içerir. Delinme çoğu olguda iki ila üç hafta içinde kendiliğinden kapanır, ancak bu süreçte kulağa su kaçırılmaması büyük önem taşır.

  • Şiddetli, zonklayıcı kulak ağrısı ve gece uyanmaları
  • İşitmede azalma ve kulakta dolgunluk hissi
  • Ateş, halsizlik ve iştah kaybı
  • Kulaktan sarı, yeşil ya da kanlı akıntı gelmesi
  • Çocuklarda kulağı çekiştirme ve aşırı huzursuzluk
  • Denge bozukluğu ve baş dönmesi yakınmaları

Nedenleri Nelerdir?

Orta kulak iltihabının temelinde östaki borusunun işlev bozukluğu yatar. Bu küçük kanal, orta kulaktaki basıncı dengelemek ve burada üretilen sıvıyı genize boşaltmakla görevlidir. Soğuk algınlığı, grip, sinüzit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında oluşan ödem östaki borusunu tıkayabilir. Tıkanma sonucu orta kulakta negatif basınç oluşur ve sıvı birikimi başlar. Bu sıvı zamanla kıvamlı bir hal alabilir ve "tutkal kulak" (glue ear) olarak adlandırılan tabloya dönüşebilir. Östaki borusu çocuklarda yaklaşık 18 milimetre uzunluğunda ve yatay seyirli iken yetişkinlerde 35 milimetreye kadar uzayıp daha eğimli bir hat izler.

Biriken sıvı bakteri ve virüslerin çoğalması için elverişli bir ortam yaratır. Akut orta kulak iltihabına neden olan en sık bakteriler arasında Streptococcus pneumoniae, Haemophilus influenzae ve Moraxella catarrhalis sayılır. Viral etkenler arasında ise solunum sinsityal virüsü yani RSV, influenza ve rinovirüsler öne çıkar. Çoğu zaman viral bir enfeksiyonun zemininde bakteriyel bir iltihaplanma gelişir. Son yıllarda dirençli bakteri suşlarının artması nedeniyle ilaç seçimleri daha titiz yapılmaktadır. Pnömokok aşısının çocukluk çağı aşı takvimine eklenmesi sonrasında ağır seyirli orta kulak iltihabı vakalarında belirgin bir azalma kaydedilmiştir.

Anatomik ve çevresel faktörler de tablonun ortaya çıkışında belirleyici unsurdur. Geniz eti (adenoid) büyüklüğü östaki borusunun ağzını tıkayarak sık tekrarlayan enfeksiyonlara yol açar. Alerjik rinit, kronik sinüzit, gastroözofageal reflü ve yarık damak gibi durumlar zemin hazırlayıcı etmenler arasındadır. Sigara dumanına maruziyet, hava kirliliği ve kalabalık ortamlar da riski artırır. Mevsim geçişlerinde özellikle sonbahar ve kış aylarında orta kulak iltihabı vakalarında belirgin artış gözlemlenir. Gastroözofageal reflü olgularında mide içeriğinin geniz bölgesine ulaşması östaki borusu mukozasında kronik tahrişe neden olur.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı sürecinde ilk adım hekimin ayrıntılı bir öykü almasıdır. Şikâyetlerin ne zaman başladığı, daha önce benzer tabloların yaşanıp yaşanmadığı, eşlik eden üst solunum yolu enfeksiyonu olup olmadığı sorgulanır. Çocuk hastalarda kreşe gitme durumu, beslenme alışkanlıkları ve aile öyküsü de değerlendirmenin önemli parçalarındandır. Daha önce kullanılan ilaçlar, geçirilen ameliyatlar ve alerji öyküsü de tanı sürecinde dikkate alınır. Son altı ay içinde geçirilen enfeksiyon sayısı, tekrarlayan akut otit ya da kronik seröz otit ayrımının yapılmasında belirleyici bir veridir.

Fizik muayenenin temel basamağı otoskopi (kulak içinin ışıklı aletle muayene edilmesi) adı verilen kulak içi incelemesidir. Otoskop denilen ışıklı bir alet ile kulak zarının rengi, şekli ve hareketliliği değerlendirilir. Sağlıklı bir kulak zarı saydam ve hafif gri renkli iken iltihaplı durumda kızarık, kabarık ve mat görünür. Bazı durumlarda zarın arkasındaki sıvı veya hava-sıvı seviyesi de görülebilir. Pnömatik otoskopi (kulak zarına hafif hava basıncı uygulayan otoskopi yöntemi) ile kulak zarının hareketliliği daha ayrıntılı incelenebilir.

İleri inceleme gereken olgularda timpanometri ve odyometri gibi tetkikler yapılır. Timpanometri (orta kulak basıncını ölçen test) orta kulaktaki basınç değişikliklerini ölçerek sıvı birikimi hakkında bilgi verir. Odyometri (işitme eşiklerinin ölçüldüğü test) ise işitme düzeyini değerlendirir ve özellikle tekrarlayan ya da uzamış olgularda işitme kaybının derecesini belirlemekte yardımcı olur. Nadir durumlarda bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme gerekebilir. Bu görüntüleme yöntemleri özellikle komplikasyon şüphesi olan ya da kronik tablolarda devreye girer. Tip B düz çizgi şeklindeki timpanogram bulgusu orta kulakta sıvı varlığını güçlü biçimde düşündürür.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Erken dönemde fark edilip uygun şekilde yönetilen orta kulak iltihabı çoğunlukla sorunsuz biçimde geriler. Ancak gecikmiş ya da tekrarlayan olgularda bazı istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabilir. Bunların başında kulak zarının delinmesi (perforasyon) gelir. Zarın küçük delinmeleri kendiliğinden kapanabilirken büyük ya da kronik delikler cerrahi onarım gerektirebilir. Delinme sonrası kulağa su kaçırmamak önemli bir kuraldır. Banyo ve yüzme sırasında kulak tıkacı kullanılması bu dönemde dış kulak yolundan iç bölgeye sıvı geçişini engellemek için önerilir.

Sıvının uzun süre orta kulakta kalması seröz otit (efüzyonlu orta kulak iltihabı) olarak adlandırılan tabloya yol açar. Bu durum ağrısız ilerleyebildiği için fark edilmesi zaman alır ve çocuklarda işitme kaybına bağlı konuşma gecikmesi gibi sorunlar doğurabilir. Tekrarlayan iltihaplanmalar kulak zarında ve kemikçiklerde kalıcı değişikliklere neden olarak kronik orta kulak iltihabına dönüşebilir. Kemikçik sistemindeki erimeler kalıcı iletim tipi işitme kaybına yol açabilir. Üç aydan uzun süren efüzyonlu olgularda ventilasyon tüpü (kulak zarına yerleştirilen küçük tüp) yerleştirilmesi gündeme gelebilir.

Nadir görülmekle birlikte ciddi komplikasyonlar da gelişebilir. Kulak arkasındaki kemik yapının iltihaplanması olan mastoidit, yüz felci, iç kulak iltihabı (labirentit) ve baş dönmesi gibi tablolar bunlar arasında sayılır. Çok ender olarak iltihabın beyin zarlarına ya da beyin dokusuna ulaşması ile menenjit veya beyin apsesi gibi hayatı tehdit eden durumlar gelişebilir. Bu nedenle ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır ve özellikle yüksek ateşle seyreden olgularda dikkatli takip gerekir. Kulak arkasında kızarıklık, şişlik ve kulak kepçesinin öne doğru itilmesi mastoidit açısından uyarıcı bulgular arasında yer alır.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Kulak ağrısı pek çok kişinin hayatında zaman zaman karşılaştığı bir şikayettir. Ancak bazı durumlarda vakit kaybetmeden bir kulak burun boğaz hekimine başvurmanız gerekir. İki günden uzun süren şiddetli kulak ağrısı, 38,5 santigrat dereceyi aşan ateş, kulaktan akıntı gelmesi ve işitmede belirgin azalma yaşıyorsanız değerlendirme aldırmanız önerilir. Bu belirtiler basit bir tablonun ötesine geçildiğinin işareti olabilir.

Çocuğunuzda sık tekrarlayan kulak enfeksiyonları varsa altta yatan bir geniz eti büyüklüğü ya da alerji gibi nedenlerin araştırılması için hekime başvurmalısınız. Konuşmasının yaşıtlarına göre geri kalması, televizyon sesini sürekli yüksek açması ya da seslendiği zaman duymaması gibi belirtiler de değerlendirme gerektiren işaretler arasındadır. Erken tanı kalıcı işitme sorunlarının önüne geçmede önemlidir. Okul başarısında düşüş ve dikkat dağınıklığı da işitme sorununun habercisi olabilir.

Yetişkinlerde tek taraflı uzun süreli kulak dolgunluğu, ani işitme kaybı, baş dönmesi ve yüzde uyuşma gibi belirtiler ihmal edilmemelidir. Bu bulgular daha ciddi tabloların habercisi olabilir ve uzman değerlendirmesi gerektirir. Kendi başınıza ilaç kullanmak yerine doğru tanı için uzman görüşü almanız sağlığınız açısından daha güvenli bir yaklaşımdır. Özellikle antibiyotik kullanımının bilinçsiz yapılması direnç gelişimine yol açabilir.

Son Değerlendirme

Orta kulak iltihabı, doğru zamanda fark edildiğinde büyük çoğunlukla sorunsuz biçimde yönetilebilen bir tablodur. Ağrı, ateş ve işitme azalması gibi belirtiler küçümsenmemeli, özellikle çocuklarda erken değerlendirme yapılmalıdır. Tekrarlayan ya da uzayan olgularda altta yatan nedenlerin araştırılması, kalıcı işitme kayıplarının ve ciddi komplikasyonların önlenmesi açısından belirleyici unsurdur. Hastanın yaşına, eşlik eden hastalıklarına ve tablonun şiddetine göre kişiselleştirilmiş bir yaklaşım izlenmesi en doğru yoldur. Düzenli kontrollerle hastalığın seyri takip edilebilir ve gerekli müdahaleler zamanında yapılabilir.

Koru Hastanesi Kulak Burun Boğaz bölümünde uzman hekimlerimiz, orta kulak i̇ltihabı gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Orta kulak iltihabı nedir, tam olarak ne oluyor kulağımda?
Orta kulak iltihabı (otitis media), kulak zarının arkasındaki boşlukta sıvı birikmesi ve buranın enfeksiyon kapması durumudur. Genellikle soğuk algınlığı veya boğaz enfeksiyonu sonrası bakterilerin veya virüslerin östaki borusu yoluyla kulağa ulaşmasıyla başlar.
Kulağım ağrıyor, bende orta kulak iltihabı mı var nasıl anlarım?
Şiddetli kulak ağrısı, kulakta dolgunluk hissi, işitmede hafif azalma ve bazen ateş, orta kulak iltihabının en yaygın belirtileridir. Eğer kulağınızda zonklama gibi bir ağrı varsa ve bastırınca artıyorsa bu durumdan şüphelenilebilir.
Orta kulak iltihabı bulaşıcı mıdır, başkasına geçer mi?
Orta kulak iltihabının kendisi doğrudan bulaşıcı değildir. Ancak bu hastalığa yol açan soğuk algınlığı veya grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonları bulaşıcıdır ve bu virüsler başkalarına geçerek onlarda da kulak sorununa yol açabilir.
Orta kulak iltihabı geçer mi, kendiliğinden iyileşir mi?
Birçok orta kulak iltihabı vakası, vücudun bağışıklık sistemi sayesinde birkaç gün içinde kendiliğinden iyileşmeye başlar. Yine de şiddetli ağrı veya yüksek ateş varsa bir uzmana görünmek süreci hızlandırabilir.
Çocuğumun kulağı ağrıyor, çocuklarda orta kulak iltihabı daha mı farklı?
Çocukların östaki borusu daha kısa ve yatay olduğu için enfeksiyon kulağa daha kolay ulaşır. Çocuklar ağrılarını tarif edemeyebilir; sürekli kulağını çekiştirme, huzursuzluk, iştahsızlık veya uykudan ağlayarak uyanma gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Orta kulak iltihabı olunca ne yememeli, beslenmem nasıl olmalı?
Özel bir diyet listesi yoktur ancak vücudun bağışıklığını güçlü tutmak için bol su içmek ve vitamin değeri yüksek sebze-meyveler tüketmek iyileşmeyi destekler. Çok şekerli veya paketli gıdalardan uzak durmak genel vücut direnci için faydalıdır.
Hangi durumda acile gitmeliyim?
Kulaktan kanlı veya irinli bir akıntı geliyorsa, yüksek ateş düşmüyorsa, şiddetli baş dönmesi, denge kaybı veya yüzünüzde kayma gibi ciddi belirtiler yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna gitmelisiniz.
Evdeki doğal yöntemler kulak iltihabına iyi gelir mi?
Sıcak kompres uygulamak ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir ancak kulağın içine damla damlatmak veya yabancı cisim sokmak kulak zarına zarar verebilir. Bu tür yöntemleri doktorunuza danışmadan denememeniz daha güvenlidir.
Orta kulak iltihabı kalıtsal mı, çocuğuma geçer mi?
Hastalık genetik bir miras değildir ancak kulak yapısı veya östaki borusunun anatomik şekli aileden aileye benzerlik gösterebilir. Eğer ailede sık kulak iltihabı geçiren varsa, çocukta da benzer bir yatkınlık olabilir.
Orta kulak iltihabından nasıl korunurum?
Sigara dumanından uzak durmak, elleri sık sık yıkamak ve üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak tercih edilen önlemdir. Ayrıca çocukları emzirmek, bağışıklıklarını destekleyerek kulak iltihabı riskini azaltabilir.
Yaşlılarda orta kulak iltihabı nasıl seyrediyor?
Yaşlılarda bağışıklık sistemi daha yavaş tepki verebildiği için belirtiler bazen daha silik seyredebilir. Ancak işitme kaybı yaşlılarda daha belirgin bir şikayet olarak ortaya çıkabilir ve tedavi edilmezse kalıcı işitme sorunlarına yol açabilir.
Hamilelikte orta kulak iltihabı olursam ne olur?
Hamilelik döneminde kullanılan her türlü tedavi bebeği etkileyebileceği için mutlaka bir uzmana danışılmalıdır. Doktorunuz, hem sizin hem de bebeğinizin güvenliğini sağlayacak en uygun tedavi yöntemini (genellikle antibiyotik veya destekleyici tedaviler) belirleyecektir.
Stres kulak iltihabını tetikler mi?
Stres doğrudan kulak iltihabı yapmaz ancak vücudun genel direncini düşürerek enfeksiyonlara karşı daha savunmasız kalmanıza yol açabilir. Bağışıklık sistemi zayıfladığında ise kulak enfeksiyonu gibi hastalıklar daha kolay gelişebilir.
Orta kulak iltihabı ile normal hayatıma devam edebilir miyim?
Hafif vakalarda günlük işlerinize devam edebilirsiniz ancak ağrının şiddetli olduğu dönemlerde dinlenmek iyileşme sürecini hızlandırır. Uçak yolculuğu gibi basınç değişikliği olan durumlarda ağrınız artabileceği için dikkatli olmalısınız.
Vitamin veya mineral eksikliği buna neden olur mu?
D vitamini, çinko veya demir gibi vücut direncini etkileyen vitamin ve mineral eksiklikleri, hastalıklara karşı vücudu zayıf bırakabilir. Bu durum enfeksiyonların daha sık tekrarlamasına zemin hazırlayabilir.
Orta kulak iltihabı ölümcül mü, korkmalı mıyım?
Günümüzde uygun tedavilerle orta kulak iltihabı ölümcül bir hastalık değildir. Ancak çok ihmal edilirse enfeksiyon çevre dokulara yayılarak ciddi komplikasyonlara yol açabilir, bu yüzden belirtileri ciddiye almak gerekir.
Spor yapmamı engeller mi?
Ağır egzersizler vücudu yorabileceği için enfeksiyon sürecinde hafif yürüyüşler yapmak daha doğrudur. Özellikle kulağa su kaçma riski olan yüzme gibi sporlardan, kulak zarı tamamen iyileşene kadar kaçınılmalıdır.
İşitme kaybı kalıcı olur mu?
Çoğu vakada iltihap geçince işitme normale döner. Ancak uzun süreli ve tedavi edilmeyen iltihaplar kulak zarında hasara veya sıvı birikmesine bağlı olarak geçici veya nadiren kalıcı işitme sorunları yaratabilir.
Antibiyotik kullanmadan geçmez mi?
Her orta kulak iltihabı antibiyotik gerektirmez, çünkü çoğu virüs kaynaklıdır. Doktorunuz enfeksiyonun türüne göre antibiyotik gerekip gerekmediğine karar verir; gereksiz antibiyotik kullanımı vücudun direnç geliştirmesine neden olabilir.
Kulak zarı delinirse ne olur?
Bazen biriken iltihabın yarattığı basınç kulak zarında küçük bir delik açabilir ve bu delikten dışarı akıntı çıkabilir. Genellikle bu delik enfeksiyon geçtikten sonra kendiliğinden kapanır, ancak mutlaka bir KBB uzmanı tarafından kontrol edilmelidir.
WhatsApp Online Randevu