Acil Servis

Kafatası Kırığı

Koru Hastanesi olarak kafatası kırığı yaklaşımda beyin hasarı değerlendirmesi, nöroşirürjik müdahale ve yoğun bakım takibini deneyimli beyin cerrahisi ekibimizle yürütüyoruz.

Kafatası kırığı, beyni dış etkilere karşı koruyan kemik yapının darbe, düşme veya çarpma gibi nedenlerle bütünlüğünü kaybetmesi durumudur. Kafatası, görünüşte sert ve tek parça gibi dursa da aslında birbirine sıkı bağlarla tutturulmuş birden fazla kemikten oluşur. Bu kemiklerden birinin ya da birkaçının çatlaması, içeri çökmesi veya parçalı biçimde ayrılması, hem kemiğin kendisi hem de altındaki dokular için ciddi sonuçlar doğurabilir. Çünkü bu yapı yalnızca koruma görevi üstlenmez; aynı zamanda beyin omurilik sıvısının ve damarların doğru bölgelerde kalmasını da sağlar.

Bu tür yaralanmalar günlük hayatta tahmin edilenden daha sık karşılaşılan tablolardır. Trafik kazaları, yüksekten düşmeler, spor sırasında alınan sert temaslar, iş kazaları ya da basit bir ev içi tökezleme bile uygun koşullarda kafatası kırığına yol açabilir. Önemli olan kırığın varlığı kadar, eşlik eden beyin dokusu hasarının olup olmadığının da hızlı biçimde değerlendirilmesidir. Erken fark edilen ve doğru ekip tarafından takip edilen vakalarda sürecin sağlıklı biçimde yönetilmesi, uzun dönem sonuçları belirgin biçimde etkileyen bir unsur olarak öne çıkar.

Kimlerde Görülür?

Kafatası kırığı her yaş grubunda görülebilen bir tablodur; ancak bazı dönemlerde ve bazı yaşam koşullarında riskin belirgin biçimde arttığı bilinmektedir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda kafatası kemikleri henüz tam olarak kaynaşmamış olduğu için yüksek olmayan düşmeler bile çatlak oluşumuna neden olabilir. Özellikle yürümeye yeni başlayan çocukların yataktan, sehpadan ya da merdivenlerden düşmesi sık görülen başvuru sebeplerindendir. Bu nedenle çocuklarda kafa travması her zaman dikkatli biçimde değerlendirilen bir konu olmuştur.

Erişkinlerde ise risk faktörleri daha çok yaşam biçimine ve mesleğe bağlı olarak şekillenir. İnşaat, sanayi ve yüksekte çalışan iş kollarında yer alan kişiler, motosiklet ya da bisiklet kullanıcıları, temaslı spor branşlarıyla uğraşan sporcular, kafatası travmasına maruz kalma açısından daha yüksek risk taşır. Ayrıca trafik kazaları, kafatası kırıklarının en sık karşılaşılan nedenleri arasında yer alır. Emniyet kemeri kullanmamak, kask takmadan iki tekerlekli araç kullanmak ya da hız sınırlarına uymamak bu riski belirgin biçimde artıran unsurlardandır.

İleri yaşlarda ise denge sorunları, görme kayıpları, kemik yoğunluğunun azalması ve bazı kronik hastalıklar nedeniyle düşmeye bağlı kafatası kırıkları daha sık görülür. Tansiyon düşmesi, baş dönmesi ya da kullanılan ilaçların yan etkisiyle aniden yere kapanan bir bireyde, basit gibi görünen bir düşme bile ciddi kırıklara yol açabilir. Bu nedenle özellikle altmış beş yaş üzerindeki bireylerin yaşadığı ortamların güvenli hâle getirilmesi, ev içinde kaygan zeminlerin ve takılma noktalarının azaltılması koruyucu bir yaklaşım olarak öne çıkar.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Kafatası kırığının belirtileri, kırığın yerine, türüne ve eşlik eden beyin dokusu yaralanmasına göre belirgin biçimde farklılık gösterir. Bazı vakalarda sadece darbe bölgesinde şişlik, ağrı ve hassasiyet görülürken, bazı tablolarda çok daha ciddi nörolojik bulgular ortaya çıkar. Yüzeye yakın çatlaklarda kişi büyük oranda bilinçli kalır ve yalnızca bölgesel şikâyetler tarif ederken, derin yapıları etkileyen kırıklarda bilinç değişiklikleri, kusma ve dengesizlik öne çıkabilir. Bu nedenle herhangi bir kafa travmasından sonra ortaya çıkan tablonun, yalnızca dış görünüşe bakılarak hafif sayılması doğru bir yaklaşım değildir.

En sık karşılaşılan bulgular arasında darbe alan bölgede şişlik, kanama, morarma ve dokunmakla artan ağrı yer alır. Bazen kırık çizgisi yüzeyden hissedilebilirken, bazen sadece görüntüleme yöntemleriyle ortaya konulabilir. Kulak ya da burundan berrak bir sıvının veya kanlı bir akıntının gelmesi, gözlerin etrafında rakun gözü olarak adlandırılan morarmalar, kulak arkasında oluşan mor renk değişiklikleri, taban kırıklarının önemli işaretleri arasındadır. Bu bulgular fark edildiğinde mutlaka acil değerlendirme gerekir.

Bunların yanında bazı belirtiler kafatası kırığından çok altta yatan beyin etkilenmesini gösterir ve bu nedenle daha dikkatli izlenmesi gereken işaretler olarak kabul edilir. Aşağıdaki bulgular hekime ulaşma kararını hızlandıran uyarıcı belirtiler arasında yer alır:

  • Şiddetli ve giderek artan baş ağrısı
  • Tekrarlayan kusma, bulantı ve uykuya meyil
  • Konuşmada bozulma, kelime bulamama veya anlam karmaşası
  • Bir kol veya bacakta güç kaybı, uyuşma
  • Göz bebeklerinde eşitsizlik, görme bulanıklığı, çift görme
  • Nöbet, kasılma veya bilinç bulanıklığı

Çocuklarda belirtiler her zaman bu kadar belirgin olmayabilir. Sürekli ağlama, normalden uzun süren uyku hâli, beslenmeyi reddetme, huzursuzluk veya dengesiz yürüme gibi değişiklikler küçük yaş grubunda ciddiye alınması gereken bulgulardandır. Bebeklerde bıngıldakta şişkinlik ya da kafatası şeklinde gözle görülür değişiklikler de uyarıcı niteliktedir. Bu yüzden çocukların geçirdiği kafa travmalarında, gözle görülür bir yara olmasa dahi sağlık kuruluşuna başvurmak güvenli bir yaklaşım olarak kabul edilir.

Nedenleri Nelerdir?

Kafatası kırıklarının nedenleri, büyük oranda kafaya doğrudan etki eden mekanik bir kuvvetin varlığına dayanır. Bu kuvvetin şiddeti, yönü, çarpan yüzeyin sertliği ve kafatasının o anki durumu, kırığın oluşup oluşmayacağını belirleyen temel etmenler arasında yer alır. Sert bir zemine düşmek, yüksek bir noktadan başaşağı inmek, yoğun trafikte gerçekleşen kazalar ya da iş yerinde başa düşen ağır cisimler en sık karşılaşılan etkenlerdir. Bunların yanında darp gibi şiddet içeren olaylar da hekimlerin sıklıkla karşılaştığı nedenler arasında bulunur.

Trafik kazaları, hem yetişkinlerde hem de gençlerde kafatası kırıklarının önde gelen nedenleri arasında yer alır. Özellikle motosiklet ve bisiklet kazalarında, başın aniden sert bir zemine ya da asfalta çarpması, ciddi kırık ve beyin yaralanmalarına yol açabilir. Otomobil kazalarında ise emniyet kemeri kullanılmaması, çocukların uygun koltuklarda taşınmaması veya hava yastığı sisteminin kurallara uygun çalışmaması durumunda risk belirgin biçimde artar. Yaya kazalarında da darbe genellikle başa yönelik olduğu için kafatası kırığı sık görülen bir sonuçtur.

Spor sırasında alınan kafa darbeleri de göz ardı edilmemesi gereken nedenler arasındadır. Futbol, basketbol, boks, güreş, kayak gibi temaslı veya yüksek hızlı spor branşlarında, ani çarpışmalar ya da yere düşmeler nedeniyle kafatası kırıkları gelişebilir. İş kazaları ise özellikle inşaat ve sanayi sektöründe çalışanları doğrudan ilgilendirir. Yüksekten düşen bir alet, üstüne kapanan bir malzeme ya da güvenlik önlemleri eksik bir alanda gerçekleşen iş kazaları, hem kırık hem de eşlik eden ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bazı vakalarda altta yatan kemik yapısının zayıflığı da kafatası kırığını kolaylaştıran bir etken olarak öne çıkar. Osteoporoz gibi kemik yoğunluğunu azaltan durumlar, bazı tümörler ya da kemiği etkileyen kronik hastalıklar, normalden çok daha düşük şiddetteki travmalarda bile kırık oluşmasına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle altta yatan kronik bir hastalığı olan bireylerde, basit gibi görünen bir düşme sonrası dahi başa yönelik dikkatli bir değerlendirme yapılması yerinde olur.

Tanı Nasıl Konulur?

Kafatası kırığı düşünülen bir hastada tanı süreci, dikkatli bir öykü almakla başlar. Travmanın nasıl gerçekleştiği, kişinin hangi yüksekten düştüğü ya da çarpmanın ne kadar şiddetli olduğu gibi bilgiler hekim için belirleyici unsurdur. Aynı zamanda darbe sonrası bilinç kaybının olup olmadığı, kusma, baş ağrısı, görme değişikliği gibi belirtilerin varlığı sorgulanır. Kişi söz konusu bilgileri verecek durumda değilse, yanında bulunan kişilerden ya da olay yerine ilk müdahale eden ekiplerden alınan ifadeler sürece yön verir.

Fizik muayene aşamasında hekim, kafa derisini, yüz kemiklerini, gözleri, kulak ve burnu detaylı biçimde inceler. Şişlik, açık yara, kanama, çökme alanı ya da renk değişiklikleri gibi bulgular dikkatle değerlendirilir. Nörolojik muayene ile bilinç düzeyi, göz bebeği tepkileri, kol ve bacaklardaki kas gücü, denge ve konuşma yetenekleri kontrol edilir. Bu muayene, kırığın yanı sıra beynin etkilenip etkilenmediğine dair güçlü ipuçları sağlar ve görüntüleme tetkiklerinin önceliklendirilmesine yardımcı olur.

Tanıda en sık kullanılan görüntüleme yöntemi bilgisayarlı tomografidir (kesitsel röntgen incelemesi). Tomografi, kafatası kemiklerini ince kesitler hâlinde görüntüleyerek küçük çatlakları, çökme kırıklarını ve taban kırıklarını ortaya koyabilir. Aynı zamanda beyin içinde kanama, ödem (sıvı birikimi) ya da basınç artışı olup olmadığını da göstermesi nedeniyle öncelikli bir tetkik olarak öne çıkar. Bazı durumlarda manyetik rezonans görüntüleme tercih edilebilir; özellikle yumuşak doku, damar ve beyin sapı düzeyindeki ince ayrıntıları gerektiren vakalarda bu yöntem değerli bilgiler sunar.

Tanı sürecinde başvurulan değerlendirme adımları şu şekilde özetlenebilir:

  • Detaylı travma öyküsü ve olay anının sorgulanması
  • Bilinç düzeyi ve nörolojik muayene
  • Bilgisayarlı tomografi ile kemik ve beyin değerlendirmesi
  • Gerekli durumlarda manyetik rezonans görüntüleme
  • Eşlik eden yaralanmalar için ek tetkikler ve kan tahlilleri

Komplikasyonlar Nelerdir?

Kafatası kırıkları yalnızca kemik dokusu ile sınırlı bir tablo gibi düşünülemez. Çünkü bu kemik yapının hemen altında beyin, damarlar ve sinirler yer alır. Kırığın türüne, yerine ve şiddetine göre ortaya çıkabilecek komplikasyonlar çok geniş bir yelpaze oluşturur. Yüzeysel ve yer değiştirmemiş çatlak kırıklarında genellikle takip yeterli olurken, çökme veya parçalı kırıklarda durum çok daha karmaşık bir hâl alabilir. Bu nedenle tanı konulan her vaka, olası riskler göz önünde bulundurularak ayrı ayrı planlanır.

En sık karşılaşılan komplikasyonların başında beyin içi kanamalar gelir. Kafatası kırığı sırasında zedelenen damarlar, beyin ile kemik arasındaki bölgede ya da doğrudan beyin dokusunun içinde kanamalara yol açabilir. Bu durum baş ağrısı, kusma, bilinç bulanıklığı ve hızla derinleşen nörolojik bulgularla kendini gösterir. Erken müdahale gerektiren bir tablo olduğundan, kafa travması sonrası izlemde bu olasılık her zaman göz önünde bulundurulur. Beyin içinde basınç artışı (kafa içi basıncın yükselmesi) oluşması durumunda hızlı değerlendirme kritik öneme sahiptir.

Taban kırıklarında kulak ya da burundan beyin omurilik sıvısı sızıntısı görülebilir. Bu sızıntı, normalde steril olan beyin zarlarının dış ortamla temasına neden olduğu için menenjit (beyin zarı iltihabı) gibi enfeksiyonlar için risk oluşturur. Aynı zamanda bu bölgelerden geçen sinirler etkilenirse koku alma kaybı, yüz felci, işitme kaybı ya da denge sorunları gibi kalıcı olabilen bulgular ortaya çıkabilir. Bu tür belirtilerin uzun vadede takip edilmesi, sürecin doğru yönetilmesi açısından gereklidir.

Bazı kişilerde travma sonrası dönemde nöbet, uyku düzensizlikleri, konsantrasyon güçlüğü, hafıza sorunları, depresyon ya da kişilik değişiklikleri gibi tablolar gelişebilir. Bu sonuçlar her zaman kırığın doğrudan etkisiyle değil, eşlik eden beyin sarsıntısı veya beyin dokusu zedelenmesiyle ilişkilidir. Çocuklarda büyüme döneminde kemik gelişimini etkileyen ender durumlar da görülebilir. Tüm bu olasılıklar göz önüne alındığında, kafatası kırığı geçiren bireylerin akut dönemden sonra da belirli aralıklarla kontrolde tutulması, ileride yaşanabilecek sorunların erkenden fark edilmesi açısından gereklidir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Kafaya alınan bir darbeden sonra ne zaman doktora başvurmanız gerektiği konusunda kararsız kalabilirsiniz. Genel kural olarak, bilinç kaybı, kusma, şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu, denge kaybı ya da konuşma güçlüğü gibi bulgular ortaya çıktığında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanız önerilir. Darbe anında kısa süreli de olsa kendinden geçtiyseniz ya da olayı hatırlamıyorsanız, dışarıdan iyi göründüğünüzü düşünseniz bile mutlaka değerlendirme almanız önemlidir.

Kulağınızdan ya da burnunuzdan berrak veya kanlı bir sıvı geliyorsa, gözlerinizin etrafında kendiliğinden oluşan morarmalar fark ettiyseniz, bir kolunuz veya bacağınızda güç kaybı hissediyorsanız, bu bulgular taban kırığı ya da beyin etkilenmesi açısından önemli işaretlerdir. Bu durumlarda kendi imkânlarınızla yola çıkmak yerine, sizi taşıyacak güvenli bir araç ya da ambulans desteği talep etmeniz daha doğru bir tercih olur. Yatay pozisyonda hareketsiz kalmak, ek bir yaralanma riskini azaltır.

Çocuğunuz veya yakınınız kafa travması geçirdiyse; uykuya meyilli görünüyor, kusuyor, huzursuz davranıyor ya da olağan dışı tepkiler veriyorsa beklemeden hekime ulaşmanız gerekir. Yaşlı bireylerde kullanılan kan sulandırıcı ilaçlar nedeniyle, basit gibi görünen darbelerden sonra dahi içte kanama gelişebileceği unutulmamalıdır. Şüpheli bir tablo karşısında değerlendirmeyi ertelemek yerine, deneyimli bir ekipten görüş almak süreç açısından daha güvenli bir yoldur.

Son Değerlendirme

Kafatası kırığı, yalnızca bir kemik bütünlüğünün bozulması olarak değil, altındaki beyin dokusunu, damarları ve sinirleri de yakından ilgilendiren bütüncül bir tablo olarak ele alınması gereken bir durumdur. Travmanın şiddeti, kırığın yeri, kişinin yaşı ve eşlik eden hastalıklar; tanı, izlem ve uzun dönem sonuçları belirleyen başlıca etmenler arasında yer alır. Doğru bir değerlendirme süreci, hem akut dönemde yaşanabilecek ciddi komplikasyonların önlenmesine hem de kalıcı belirtilerin azaltılmasına katkı sağlar. Bu nedenle kafa travması sonrasında küçük gibi görünen bulguların bile dikkate alınması, ileride yaşanabilecek pek çok sorunun önüne geçilmesinde belirleyici unsurdur.

Koru Hastanesi Acil Servis bölümünde uzman hekimlerimiz, kafatası kırığı gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Kafama darbe aldım, kafatası kırığı mı oldu nasıl anlarım?
Darbe sonrası şiddetli baş ağrısı, kusma, bulanık görme veya burun ve kulaktan şeffaf sıvı gelmesi kırık işareti olabilir. Eğer darbe sonrası kısa süreli bilinç kaybı yaşadıysanız veya kendinizi sersemlemiş hissediyorsanız mutlaka bir hastaneye görünmeniz gerekir.
Kafatası kırığı ölümcül mü, çok mu korkmalıyım?
Her kırık ölümcül değildir ancak beyin hasarı riski taşıdığı için ciddiye alınmalıdır. Çoğu kişi uygun tedavi ve dinlenme ile iyileşir, ancak kafatası içindeki kanamalar hayati risk oluşturabileceği için doktor kontrolü şarttır.
Kafatası kırığı kendi kendine geçer mi, evde ne yapabilirim?
Kafatası kırığı kendi kendine iyileşebilen bir durum değildir, mutlaka tıbbi müdahale gerektirir. Evde kendi başınıza yapabileceğiniz bir tedavi yoktur; darbe sonrası buz uygulamak sadece şişliği azaltabilir ama kırığı iyileştirmez.
Kafamda çökme var gibi hissediyorum, bu tehlikeli mi?
Kafatasında çökme (deprese kırık) hissediyorsanız, bu kemik parçasının beyne baskı yapıyor olma ihtimali vardır. Bu durum genellikle cerrahi müdahale gerektirir, bu yüzden vakit kaybetmeden acil servise gitmelisiniz.
Hangi durumlarda hemen acile gitmeliyim?
Darbe sonrası bayıldıysanız, tekrarlayan kusmalarınız varsa, konuşmanız bozulduysa veya görme kaybı yaşıyorsanız hemen acile gitmelisiniz. Ayrıca kulak veya burundan kan gelmesi de acil müdahale gerektiren bir durumdur.
Kafatası kırığı olan biri normal hayatına dönebilir mi?
Evet, çoğu kişi tedavi sürecinden sonra günlük yaşamına geri döner. Ancak kırığın şiddetine göre iyileşme süreci birkaç hafta ile birkaç ay arasında sürebilir ve bu dönemde ağır işlerden kaçınmak gerekir.
Çocuklarda kafatası kırığı yetişkinlerden farklı mı?
Çocukların kafatası daha esnek olduğu için bazen 'ping-pong topu' gibi içe göçme tarzı kırıklar daha sık görülür. Çocuklar belirtileri tam anlatamayabilir, bu yüzden düşme sonrası huzursuzluk veya uykusuzluk gibi değişimler yakından takip edilmelidir.
Saçlı deride şişlik var ama kırık yok mudur?
Saçlı derideki şişlikler darbenin şiddetine bağlı olarak oluşur ve her zaman kırık olduğu anlamına gelmez. Ancak şişliğin altında kemiğin kırık olup olmadığını anlamanın tek yolu röntgen veya tomografi çekilmesidir.
Kafatası kırığı teşhisi nasıl konur, çok acılı bir işlem mi?
Teşhis genellikle tomografi (BT) veya röntgen ile konulur ve bu işlemler tamamen ağrısızdır. Doktorunuz kafatasının içindeki durumu net bir şekilde görmek için bu görüntüleme yöntemlerini kullanacaktır.
Kafatası çatlağı ile kırığı aynı şey mi?
Halk arasında çatlak olarak bilinen durum, aslında bir kafatası kırığı türüdür (lineer kırık). Çatlaklar genellikle kemiğin ayrılmadığı basit kırıklardır, ancak yine de beyin zarı ve damarların kontrol edilmesi gerekir.
Kafatası kırığı sonrası spor yapabilir miyim?
İyileşme döneminde darbe alma riski olan sporlardan (futbol, basketbol, dövüş sporları gibi) doktorunuz izin verene kadar uzak durmalısınız. Normal hayata dönüş genellikle 3-6 ay gibi bir süreci bulabilir.
Kafatası kırığı kalıcı iz veya şekil bozukluğu bırakır mı?
Basit kırıklarda genellikle dışarıdan fark edilen bir iz kalmaz. Ancak çökme kırıklarında cerrahi müdahale sonrası küçük bir iz oluşabilir veya kemik yapısında hafif bir düzensizlik kalabilir.
Yaşlılarda kafatası kırığı daha mı riskli?
Yaşlılarda kan sulandırıcı ilaç kullanımı yaygın olduğu için, kafatası kırığı veya darbe sonrası beyin kanaması riski çok daha yüksektir. Bu yüzden yaşlılarda en ufak bir kafa travması bile ciddiye alınmalıdır.
Kafatası kırığı sonrası baş ağrısı ne kadar sürer?
İyileşme sürecinde birkaç hafta süren hafif baş ağrıları normal kabul edilebilir. Ancak baş ağrınız şiddetleniyorsa veya geçmek bilmiyorsa mutlaka sizi takip eden doktora bilgi vermelisiniz.
Kafatası kırığı olan birinin beslenmesine dikkat etmesi gerekir mi?
Özel bir diyet listesi yoktur ancak iyileşme sürecinde vücudun toparlanması için protein ve kalsiyum ağırlıklı beslenmek faydalıdır. Ayrıca doktorunuz aksini söylemedikçe bol su içmek genel sağlığınız için önemlidir.
Kafatası kırığı sonrası unutkanlık veya odaklanma sorunu olur mu?
Bazen kafa travması sonrası kısa süreli hafıza kaybı veya konsantrasyon güçlüğü yaşanabilir. Bu durum genellikle beyindeki geçici sarsıntıdan kaynaklanır ve zamanla düzelmesi beklenir.
Kafatası kırığı için doğal yöntemler işe yarar mı?
Kafatası kırığı gibi ciddi bir durumda doğal yöntemler veya bitkisel karışımlar işe yaramaz ve tedaviyi geciktirmek hayati risk taşır. Tıbbi tedaviye ek olarak dinlenmek ve doktor önerilerine uymak en iyisidir.
Hamilelikte kafatası kırığı yaşarsam ne olur?
Hamilelikte kafa travması yaşarsanız, hem kendi sağlığınız hem de bebeğin durumu için hemen bir hastaneye gitmelisiniz. Gerekli durumlarda radyasyonsuz görüntüleme yöntemleri veya koruyucu önlemlerle tedavi planınız oluşturulur.
Kafatası kırığı bulaşıcı mı?
Hayır, kafatası kırığı bir yaralanmadır ve kişiden kişiye bulaşmaz. Enfeksiyon riski sadece açık yaralarda (kemiğin dışarı çıktığı durumlar) söz konusu olabilir, bu yüzden yaralı bölgenin temiz tutulması önemlidir.
Kafatası kırığı geçirdikten sonra iş hayatına ne zaman dönebilirim?
Bu, kırığın yerine ve ciddiyetine bağlıdır. Masa başı işlere genellikle 1-2 hafta içinde dönülebilirken, fiziksel güç gerektiren işler için birkaç ay beklemek gerekebilir.
WhatsApp Online Randevu