Dirsek kırığı, kolun üst ve alt parçası arasındaki eklemi oluşturan humerus distal ucu, ulna proksimali (olekranon) ve radius başı kemiklerinden birinin ya da birkaçının travma sonucu kırılması ile gelişen yaralanma türüdür. Dirsek eklemi karmaşık biyomekanik özelliklere sahip, fleksiyon-ekstansiyon ve pronasyon-supinasyon hareketlerini sağlayan önemli bir eklemdir. Bu eklemin kırılması üst ekstremite fonksiyonunu belirgin biçimde etkileyebilir.
Dirsek kırıkları farklı yaş gruplarında farklı sıklıklarda ve farklı kemiklerde görülür. Çocuklarda suprakondiler humerus kırıkları en sık karşılaşılan dirsek kırığı türüdür. Yetişkinlerde radius başı, olekranon ve distal humerus kırıkları sık görülür. Yaşlı bireylerde basit düşmeler sonrası bile distal humerus kırıkları gelişebilir. Doğru tanı, anatomik onarım, eşlik eden sinir ve damar yaralanmalarının yönetimi, kapsamlı rehabilitasyon ve dirsek hareket açıklığının korunması yönetim sürecinin temel basamaklarıdır.
Kimlerde Daha Sık Görülür?
Dirsek kırıkları her yaşta görülebilir; ancak farklı yaş gruplarında farklı tipler ön plana çıkar. Çocuklarda 5-10 yaş arası dönemde, oyun sırasındaki düşmeler ve spor yaralanmaları nedeniyle suprakondiler humerus kırıkları sık görülür. Yetişkinlerde spor yaralanmaları, motorlu araç kazaları, motosiklet düşmeleri ve doğrudan darbeler başlıca nedenlerdir. Yaşlı bireylerde, özellikle 65 yaş üstü kadınlarda osteoporoz zemininde basit düşmeler distal humerus kırıklarına yol açabilir.
Sporcular, dağcılar, bisikletçiler, motosikletçiler, jimnastikçiler, paten yapanlar ve atletizm sporcuları yüksek risk grubundadır. Osteoporoz, vitamin D eksikliği, kanser ve kemik metastazları, romatoid artrit, kronik steroid kullanımı, denge sorunları, görme bozuklukları ve nörolojik hastalıklar risk yaratan etmenlerdir. Çocuklarda büyüme plağı yaralanmaları özel kategori oluşturur. Patolojik kırıklar nadir görülmekle birlikte değerlendirilmelidir.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Dirsek kırığı bulguları arasında etkilenen bölgede yoğun ağrı, hassasiyet, şişlik, ekimoz, deformite, hareket kısıtlılığı, palpasyonda krepitasyon, kolu kullanamama ve dirsek ekleminde belirgin pozisyon değişikliği yer alır. Hastalar çoğunlukla etkilenen kolu sağlam kolla destekler ve dirseği bükmekten kaçınır.
Eşlik eden sinir ve damar yaralanmaları açısından dikkatli değerlendirme gerekir. Suprakondiler humerus kırıklarında brakiyal arter ve median sinir yaralanması, olekranon kırıklarında ulnar sinir yaralanması, distal humerus kırıklarında radial sinir yaralanması görülebilir. Parmaklarda his değişikliği, güçsüzlük, soğukluk, renk değişikliği bu açıdan uyarıcıdır. Açık kırıklarda deri açıklığı, kanama ve yumuşak doku yaralanması eşlik eder. Çocuklarda volkmann iskemik kontraktürü dikkat gerektiren ciddi bir komplikasyondur; orantısız şiddetli ağrı uyarı bulgusudur.
Nedenleri Nelerdir?
Dirsek kırıklarının başlıca mekanizmaları arasında uzatılmış kolun üzerine düşme, dirsek üzerine düşme, doğrudan darbeler, motorlu araç ve motosiklet kazaları, spor yaralanmaları ve iş kazaları yer alır. Uzatılmış kolun üzerine düşme en sık karşılaşılan mekanizmadır.
Çocuklarda oyun sahalarındaki düşmeler, salıncak ve tırmanma cihazlarından düşmeler suprakondiler humerus kırıklarına yol açar. Yetişkinlerde radius başı kırıkları sıklıkla el üzerine düşme sırasında, olekranon kırıkları doğrudan dirsek darbesi veya triseps kasının ani çekilmesi ile gelişir. Distal humerus kırıkları yüksek enerjili travmalar ile veya yaşlı bireylerde basit düşmeler sonucu görülür. Stres kırıkları tekrarlayan zorlanmalar sonucu sporcularda (özellikle atış sporlarında) bildirilir. Patolojik kırıklar kanser metastazları ve kemiği zayıflatan hastalıklar zemininde gelişebilir.
Tanısı Nasıl Konulur?
Dirsek kırığı tanısı klinik öykü, fizik muayene ve radyografi ile konur. Travma öyküsü, ağrının özelliği, kolu kullanamama, eşlik eden yaralanmalar sorgulanır. Klinik muayenede etkilenen bölgenin hassasiyeti, deformite, krepitasyon, dirsek hareket açıklığı, distal nabızlar ve nörolojik muayene değerlendirilir. Brakiyal arter, median, ulnar ve radial sinir muayeneleri dikkatli yapılır.
Dirsek radyografisi (ön-arka ve lateral grafiler) temel görüntüleme yöntemidir. Yağ yastığı bulgusu (anterior veya posterior sail sign) gizli kırıkların erken tanısında yardımcıdır. Karmaşık parçalı kırıklarda, eklem içine uzanan kırıklarda ve cerrahi planlama amacıyla bilgisayarlı tomografi yapılır. Manyetik rezonans görüntüleme tendon, ligaman ve yumuşak doku yaralanmalarının değerlendirilmesinde değerlidir. Çocuklarda büyüme plağı yaralanması Salter-Harris sınıflamasına göre değerlendirilir. Eşlik eden ön kol kırıkları ve diğer üst ekstremite yaralanmaları açısından kapsamlı tarama yapılır.
Yönetim ve Yaklaşım Nasıldır?
Dirsek kırığı yönetimi kırığın tipine, yer değiştirme miktarına, eklem stabilitesine, hastanın yaşı ile aktivite düzeyine göre planlanır. Stabil ve yer değişimi olmayan radius başı kırıkları konservatif olarak kısa süreli immobilizasyon ve erken hareket egzersizleri ile yönetilir. Erken hareket dirsek sertliği gelişimini önlemede temel önem taşır.
Olekranon kırıklarında yer değişimi olmayan kırıklar konservatif olarak yönetilebilirken; yer değişimi olan kırıklar gerilim bandı veya plak ile cerrahi onarım gerektirir. Distal humerus kırıkları sıklıkla cerrahi tedavi gerektirir; yetişkinlerde plak ve vida ile açık redüksiyon ve iç sabitleme uygulanır. Yaşlı bireylerde ciddi parçalı distal humerus kırıklarında dirsek protezi seçenek olarak değerlendirilebilir.
Çocuklarda suprakondiler humerus kırıkları yer değişimine göre yönetilir; yer değişimi olmayan kırıklar uzun kol alçısı ile yönetilirken, yer değişimi olan kırıklar kapalı redüksiyon ve perkütan pinleme ile cerrahi olarak tedavi edilir. Brakiyal arter ve median sinir yaralanması şüphesinde acil cerrahi değerlendirme gerekir. Radius başı parçalı kırıklarında radius başı protezi veya rezeksiyonu uygulanabilir.
Postoperatif veya konservatif yönetim sonrası dönemde ağrı kontrolü, dirsek hareket egzersizleri (mümkün olan en erken dönemde), parmak hareketleri, omuz ve el bileği egzersizleri, fizyoterapi, kademeli güçlendirme planlanır. Dirsek sertliği önemli bir komplikasyon olduğundan, erken ve düzenli rehabilitasyon belirgin biçimde olumlu sonuçlar sağlar. Yaşlı hastalarda osteoporoz tedavisi başlatılır veya gözden geçirilir.
Komplikasyonları Nelerdir?
Dirsek kırığı komplikasyonları arasında dirsek sertliği (önemli ve sık görülen komplikasyon), yanlış kaynama, kaynamama, heterotopik ossifikasyon, posttravmatik artroz, kronik ağrı, sinir yaralanmaları (özellikle ulnar sinir nöropatisi), damar yaralanmaları, Volkmann iskemik kontraktürü, kompartman sendromu, deformite (özellikle çocuklarda kubitus varus veya valgus) ve cerrahi komplikasyonlar yer alır.
Çocuklarda suprakondiler humerus kırıklarına bağlı kubitus varus deformitesi (gungun stock deformitesi) iyi tedavi edilmemiş olgularda görülebilir ve uzun dönem revizyon cerrahisi gerektirebilir. Distal humerus kırıklarında posttravmatik artroz, dirsek sertliği ve fonksiyonel kayıp sık komplikasyonlardır. Yaşlı hastalarda fonksiyonel bağımsızlık üzerinde belirgin etkiler görülebilir. Cerrahi tedavi sonrası enfeksiyon, implant başarısızlığı ve implant çıkarma ihtiyacı oluşabilir.
Nasıl Gelişir?
Dirsek kırığı sonrası iyileşme süreci hastanın yaşına, kırığın tipine ve uygulanan tedaviye göre değişir. Çocuklarda 4-6 hafta içinde kemik iyileşmesi sağlanır ve fonksiyonel iyileşme genellikle hızlıdır. Yetişkinlerde 6-12 hafta içinde kemik iyileşmesi gerçekleşir; ancak fonksiyonel iyileşme süresi uzayabilir ve kapsamlı rehabilitasyon gerektirir.
Dirsek eklem hareket açıklığının kazanılması iyileşmenin önemli bir göstergesidir. Erken ve düzenli fizyoterapi ile pek çok hastada belirgin biçimde olumlu sonuçlar elde edilir. Yetersiz rehabilitasyon dirsek sertliği gelişimine ve uzun dönem fonksiyon kaybına yol açabilir. Eklem içine uzanan kırıklarda, parçalı tutulumda ve geç tanı durumunda posttravmatik artroz, kronik ağrı ve fonksiyon kaybı görülebilir. Çocuklarda büyüme süreci sonuçları olumlu yönde etkiler; ancak büyüme plağı yaralanması olan olgularda uzun dönem izlem gereklidir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Düşme, çarpma veya travma sonrası dirsekte yoğun ağrı, şişlik, deformite, kolu kullanamama, parmaklarda his değişikliği veya soğukluk gelişen kişiler bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Açık kırık, belirgin deformite, dolaşım veya nörolojik bulgular ve özellikle çocuklarda orantısız şiddetli ağrı acil değerlendirme gerektirir; Volkmann iskemik kontraktürü açısından dikkatli olunmalıdır.
İleri yaşlı bireylerde düşme sonrası dirsek ağrısı, kolu kullanamama gibi yakınmalar gelişiyorsa değerlendirme yapılmalıdır. Çocuklarda dirsek kırıkları büyüme açısından özel öneme sahip olduğundan ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Sporcular her yaralanmadan sonra uzmanlaşmış değerlendirme yaptırmalıdır. Alçı veya cerrahi tedavi alan hastalar düzenli takiplere uymalı, parmaklarda renk değişikliği, his kaybı, artan ağrı veya hareket sorunları gelişiyorsa hemen başvurmalıdır. Dirsek hareket açıklığı kazanımının takibi rehabilitasyon süresince önemlidir.
Son Değerlendirme
Dirsek kırığı, doğru tanı ve uygun yönetim ile belirgin biçimde olumlu sonuçlar elde edilebilen, ancak dirsek sertliği gelişimi açısından dikkat gerektiren bir yaralanma türüdür. Anatomik onarım, erken hareket egzersizleri, kapsamlı rehabilitasyon ve uzun dönem fonksiyonel takip tedavi sürecinin temel bileşenleridir. Çocuklarda büyüme süreçleri ve nörovasküler durumun yakından izlenmesi önemli rol oynar.
Koru Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji, Çocuk Cerrahisi, El ve Üst Ekstremite Cerrahisi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümlerinde uzman hekimlerimiz, dirsek kırığı ve ilişkili tabloların tanı, ayırıcı tanı, konservatif veya cerrahi tedavi planlanması, eşlik eden yaralanmaların yönetimi, rehabilitasyon ve uzun süreli takip süreçlerinde bütüncül bir yaklaşım sunar; tanı ve tedavi yolculuğunun her aşamasında hastalarımızın yanında durmaktadır.



