Aort diseksiyonu, kalpten çıkan ana atardamar olan aortun iç katmanında meydana gelen bir yırtılmadır. Bu yırtılma sonucunda kan, damarın iç katmanındaki açıklıktan geçerek damar duvarının orta katmanına sızar ve damar duvarını birbirinden ayırır. Bu durum, damarın yapısını zayıflatarak çok hızlı müdahale gerektiren ciddi bir sağlık sorununa yol açar.
Kimlerde Görülür?
Aort diseksiyonu genellikle 40 ile 70 yaş arasındaki kişilerde daha sık görülür. Ancak damar yapısını etkileyen genetik veya çevresel faktörlere bağlı olarak daha genç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Erkeklerde kadınlara göre daha sık rastlanan bir durumdur.
- Uzun süredir kontrol altında olmayan yüksek tansiyon (hipertansiyon) hastaları en riskli gruptadır.
- Marfan sendromu veya Ehlers-Danlos sendromu gibi bağ dokusu hastalıkları olan kişilerde damar duvarı daha hassas olduğu için risk artar.
- Daha önceden kalp kapağı ameliyatı geçirmiş veya aort damarında genişleme (aort anevrizması) olduğu bilinen kişiler risk altındadır.
- Damar sertliği (ateroskleroz) yaşayan, damar esnekliğini kaybetmiş bireylerde yırtılma ihtimali daha yüksektir.
- Yoğun sigara kullanımı damar yapısını doğrudan zayıflatarak bu durumu tetikleyebilir.
- Kokain gibi damar büzücü ve tansiyonu aniden yükselten maddelerin kullanımı, genç yaşlarda bile aort diseksiyonuna yol açabilir.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Aort diseksiyonu genellikle çok ani ve şiddetli bir şekilde başlar. Kişiler bu acıyı genellikle hayatlarında hissettikleri en kötü ağrı olarak tanımlar.
- Göğüs kafesinin tam ortasında, bazen sırta veya kürek kemiklerinin arasına doğru yayılan, bıçak saplanır gibi çok şiddetli bir ağrı en tipik belirtidir.
- Ağrı genellikle aniden başlar ve dakikalar içinde en üst seviyeye ulaşır.
- Yırtılma aortun daha alt kısımlarına doğru ilerlerse, ağrı karın bölgesine veya bel kısmına doğru kayabilir.
- Damarın beslediği bölgelere kan akışı azaldığı için kollarda veya bacaklarda nabız kaybı, soğukluk veya uyuşma görülebilir.
- Beyne giden kan akışı etkilenirse bayılma, konuşma güçlüğü veya geçici felç belirtileri ortaya çıkabilir.
- Aşırı ağrıya bağlı olarak vücutta soğuk terleme, mide bulantısı ve yoğun bir ölüm korkusu hissedilebilir.
- Tansiyon değerleri genellikle çok yüksektir, ancak nadiren damar tıkanıklığına bağlı olarak tansiyon düşüklüğü de görülebilir.
Tanı Nasıl Konulur?
Aort diseksiyonu, belirtilerin çok hızlı ilerlemesi nedeniyle hızlı teşhis gerektiren bir durumdur. Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon biriminde, acil servise başvuran kişilerde bu durumdan şüphelenildiğinde vakit kaybetmeden görüntüleme yöntemlerine başvurulur.
- Fizik muayene sırasında her iki koldan tansiyon ölçümü yapılır; kollar arasındaki belirgin tansiyon farkı önemli bir ipucudur.
- Bilgisayarlı tomografi (BT) anjiyografi, damarın iç yapısını ayrıntılı gösterdiği için en sık kullanılan yöntemdir.
- Ekokardiyografi, yani kalbin ultrasonla incelenmesi, özellikle kalbe yakın bölgedeki yırtılmaları tespit etmek için kullanılır.
- Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR), hastanın durumu uygunsa damar yapısını detaylıca değerlendirmek için tercih edilebilir.
- Kan tahlilleri, özellikle damar hasarını gösteren bazı belirteçlerin kontrolü için istenebilir.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Aort diseksiyonu, damar bütünlüğü bozulduğu için vücudun diğer organlarına giden kan akışını ciddi şekilde sekteye uğratabilir.
- Yırtılan damardan sızan kan, kalbin etrafındaki keseye dolarak kalbin kasılmasını engelleyebilir (tamponad).
- Beyne kan götüren damarların tıkanması sonucunda inme (felç) gelişebilir.
- Böbreklere giden kan akışının kesilmesi akut böbrek yetmezliğine neden olabilir.
- Bacaklara giden kan akışı durursa doku kaybı ve ciddi bacak ağrıları ortaya çıkabilir.
- Bağırsakları besleyen damarların etkilenmesi şiddetli karın ağrısı ve organ hasarına yol açabilir.
- Aort kapağının yırtılmaya bağlı olarak bozulması, kalbin kanı vücuda pompalamasını zorlaştırarak ani kalp yetmezliği yapabilir.
Nasıl Bulaşır, Nereden Bulaşır?
Aort diseksiyonu bulaşıcı bir hastalık değildir. Bu durum, herhangi bir mikrop, virüs veya bakteri kaynaklı olmadığı için kişiden kişiye geçmez. Hastalığın temelinde damar duvarının yapısal bozukluğu, yüksek tansiyonun yarattığı mekanik zorlanma ve damar esnekliğinin kaybolması yatar. Yani bu durum dışarıdan bir enfeksiyon yoluyla değil, tamamen vücudun kendi içsel damar sağlığıyla ilgili süreçler sonucunda ortaya çıkar.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Göğüs veya sırt bölgesinde ani başlayan, bıçak saplanır gibi olan ve geçmeyen şiddetli bir ağrı hissediyorsanız, vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurmalısınız.
- Ağrı ile birlikte bayılma, ani baş dönmesi veya vücudun bir tarafında güçsüzlük hissediliyorsa.
- Daha önce yüksek tansiyon teşhisiniz varsa ve tansiyonunuz ilaçla düşürülemiyorsa.
- Nefes darlığı ile birlikte şiddetli göğüs ağrısı yaşıyorsanız.
- Kollarınızda veya bacaklarınızda aniden gelişen soğukluk ve nabız alamama hissi varsa.
Son Değerlendirme
Aort diseksiyonu, belirtileri başladığı andan itibaren her dakikanın önemli olduğu, acil müdahale gerektiren bir durumdur. Erken teşhis ve doğru tedavi planlaması, damarın daha fazla yırtılmasını önlemek ve hayati organların kan akışını korumak için şarttır. Özellikle yüksek tansiyonu olan veya ailesinde aort hastalığı bulunan kişilerin düzenli kontrollerini aksatmamaları, bu tür risklerin önüne geçilmesinde en temel adımdır. Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon ekibi, bu tür kritik durumlarda hastanın yaşamsal fonksiyonlarını destekleyerek tedavi sürecini yönetmektedir.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.













