Aort diseksiyonu, aortun intima tabakasında oluşan yırtıktan kan akımının media tabakası içine girerek aort duvarında ayrı bir lümen (yalancı lümen) oluşturması ile karakterize ciddi ve hayatı tehdit eden bir vasküler acil durumdur. Yoğun bakım koşullarında ve acil tıbbi durumlarda karşılaşılan bu tablo, hızlı tanı ve uygun müdahale gerektirir. Tedavi edilmediğinde mortalite oranı saatlik olarak yaklaşık %1-2 artar.
Aort diseksiyonu Stanford sınıflandırmasına göre Tip A (çıkan aort tutulumu) ve Tip B (çıkan aort tutulumu olmaksızın yalnızca inen aort tutulumu) olarak değerlendirilir. Tip A acil cerrahi gerektiren bir tablodur. Multidisipliner ekip yaklaşımı süreç yönetiminde belirleyici bir rol üstlenir.
Aort Diseksiyonu Kimlerde Daha Sık Görülür?
Aort diseksiyonu açısından bazı klinik durumlar belirgin risk taşır.
Hipertansiyon süreçte temel risk faktörüdür. Kontrolsüz ve uzun süreli hipertansiyon yaklaşık %70 olguda eşlik eder.
İleri yaş süreçte risk faktörüdür. Aort diseksiyonu en sık 60-80 yaş arasında gözlenir.
Erkek cinsiyet süreçte risk faktörüdür. Erkek/kadın oranı yaklaşık 2-3:1 düzeyindedir.
Aterosklerotik damar hastalığı süreçte risk faktörüdür.
Bağ dokusu hastalıkları süreçte temel risk faktörlerindendir. Marfan sendromu, Ehlers-Danlos sendromu (özellikle vasküler tip - tip IV), Loeys-Dietz sendromu, Turner sendromu ve diğer bağ dokusu hastalıkları süreçte yer alır.
Marfan sendromu genç yaşta aort diseksiyonu açısından temel risk taşır.
Aort anevrizması süreçte risk faktörüdür. Torasik aort anevrizması özellikle yüksek risk taşır.
Biküspid aort kapağı süreçte yer alır. Aortopati ve aort diseksiyon riskinde artış oluşturur.
Aort koarktasyonu süreçte yer alır.
Önceki aort cerrahisi veya endovasküler işlem süreçte risk taşır.
Travma süreçte yer alabilir. Künt göğüs travması (özellikle hızla yavaşlayan trafik kazaları) süreçte yer alır.
İatrojenik nedenler süreçte yer alır. Kardiyak kateterizasyon, perkütan koroner girişim, intra-aortik balon pompası ve kardiyak cerrahi süreçte yer alabilir.
Vaskülitler (dev hücreli arterit, Takayasu arteriti) süreçte yer alabilir.
İnflamatuar hastalıklar süreçte yer alabilir.
Gebelik (özellikle üçüncü trimester ve postpartum dönem) süreçte risk taşır. Marfan sendromu ile birlikte özellikle yüksek risk gösterir.
Sempatomimetik ilaç ve madde kullanımı (kokain, amfetamin) süreçte yer alabilir.
Aile öyküsü süreçte yer alabilir. Genetik faktörler süreçte rol oynayabilir.
Aort diseksiyonunun yaklaşık %75'i Tip A, %25'i Tip B olarak değerlendirilebilir.
Aort Diseksiyonu Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Aort diseksiyonu klasik bulgusu ani başlangıçlı şiddetli göğüs ağrısıdır.
Ağrı süreçte temel klinik bulgudur. Karakteristik özellikleri ani başlangıç, şiddetli (parçalanma, yırtılma, bıçak saplanması tarzında), göğüste yerleşim ve sırta yayılım olarak tanımlanır.
Tip A diseksiyonda ağrı genellikle ön göğüs ve boyun bölgesindedir.
Tip B diseksiyonda ağrı genellikle sırta ve karna yayılır.
Ağrı pozisyon değiştirmekle değişmez (anjinaden farklı olarak).
Bazı olgularda ağrı silik veya yokluğunda olabilir (özellikle ileri yaşta).
Hemodinamik bulgular süreçte yer alır. Hipertansiyon (yaklaşık %65 olguda), hipotansiyon (yaklaşık %25 olguda, kardiyak tamponad, aort yırtılması veya ileri kan kaybı sonucu), şok, taşikardi ve hemodinamik instabilite süreçte yer alır.
Bilateral kan basıncı farkı (>20 mmHg) süreçte değerli bir bulgudur.
Nabız asimetrisi (ekstremiteler arasında nabız farkı) süreçte yer alabilir.
Damar tutulumuna göre malperfüzyon sendromları süreçte yer alır.
Koroner arter tutulumu: Miyokard infarktüsü, kardiyojenik şok, kardiyak arrest süreçte yer alabilir.
Karotid arter tutulumu: Senkop, inme, fokal nörolojik defisitler süreçte yer alır.
Spinal arter tutulumu: Parapleji, paraparezi, kauda equina sendromu süreçte yer alır.
Mezenter arter tutulumu: Mezenterik iskemi, karın ağrısı, intestinal nekroz süreçte yer alır.
Renal arter tutulumu: Akut böbrek hasarı, anüri, hipertansif kriz süreçte yer alır.
Femoral/iliak arter tutulumu: Akut ekstremite iskemisi, alt ekstremite nabız kaybı süreçte yer alır.
Kardiyak bulgular süreçte yer alır. Aort yetmezliği (aort kapak prolapsusu veya diseksiyonun aort köküne uzanması), aort yetmezliği üfürümü, kalp yetmezliği, kardiyak tamponad ve hemoperikardiyum süreçte yer alabilir.
Solunum bulguları süreçte yer alır. Nefes darlığı, hemoptizi (aort-bronşiyal fistül), plevral effüzyon (hemotoraks) ve solunum yetmezliği süreçte yer alabilir.
Nörolojik bulgular süreçte yer alır. Senkop, inme, fokal nörolojik defisitler, parapleji ve bilinç değişiklikleri süreçte yer alabilir.
Ses kısıklığı (rekürren laringeal sinir basısı) süreçte yer alabilir.
Horner sendromu (sempatik gangliyon basısı) süreçte yer alabilir.
EKG bulguları nonspesifiktir. Sol ventrikül hipertrofisi, ST-T değişiklikleri, miyokard iskemisi ve miyokard infarktüsü bulguları süreçte yer alabilir. EKG normal olabilir.
Akciğer grafisi bulguları arasında mediasten genişlemesi (yaklaşık %60 olguda), aort konturunda anomalı, plevral effüzyon ve trakeal deviasyon yer alır.
Laboratuvar bulguları süreç değerlendirmesinde yer alır. Tam kan sayımı, biyokimya panel, kan gazı analizi, laktat, D-dimer (yüksek), troponin (eşlik eden miyokard hasarı), kreatin kinaz, böbrek fonksiyon testleri ve koagülasyon parametreleri değerlendirilir.
D-dimer aort diseksiyonu tanısında değerli bir belirteçtir. Normal D-dimer değeri tanıyı düşük olasılıkta yapabilir; ancak yüksek değer aort diseksiyonu özgün değildir.
Aort Diseksiyonu Nedenleri Nelerdir?
Aort diseksiyonunun çeşitli mekanizma ve nedenleri vardır.
Aort duvarının media tabakasının dejenerasyonu süreçte temel mekanizmadır. Sistik medial dejenerasyon, elastin fragmantasyonu ve düz kas hücresi nekrozu süreçte yer alır.
İntima tabakasında yırtık (entry tear) gelişir. Kan akımı media tabakası içine girer.
Aort duvarında yalancı lümen oluşur.
Diseksiyon proksimal veya distal yönde yayılabilir.
İntima tabakasında ikinci yırtık (re-entry tear) gelişebilir. Yalancı lümen gerçek lümen ile yeniden iletişim kurabilir.
Yalancı lümen trombüs oluşturabilir veya açık kalabilir.
Diseksiyon dal arterleri tıkanıklığına yol açabilir. Malperfüzyon sendromları gelişir.
Diseksiyon aort yırtılması ile sonuçlanabilir. Hemoperikardiyum (Tip A), hemotoraks, hemoperitoneum süreçte yer alabilir.
Hipertansiyon süreçte temel risk faktörüdür. Yüksek kan basıncı aort duvarı üzerinde stresi artırır.
Bağ dokusu hastalıkları (Marfan, Ehlers-Danlos, Loeys-Dietz) aort duvar yapısını zayıflatır.
Marfan sendromunda fibrillin-1 geni mutasyonu süreçte yer alır.
Aterosklerotik damar hastalığı aort duvarını zayıflatır.
Aort anevrizması varlığı süreçte yer alır.
Biküspid aort kapağı eşlik eden aortopati ile süreçte risk taşır.
İatrojenik nedenler süreçte yer alır. Kateter manipülasyonu sırasında aort duvar hasarı süreçte yer alabilir.
Travmatik nedenler süreçte yer alır. Künt göğüs travması süreçte yer alabilir.
Stanford sınıflandırması süreçte standart sınıflandırma olarak kullanılır:
Tip A: Çıkan aort tutulumu (asendan aort). Acil cerrahi gerektirir.
Tip B: Çıkan aort tutulumu olmaksızın yalnızca inen aort tutulumu (desendan aort). Genellikle medikal yönetilir.
DeBakey sınıflandırması alternatif sınıflandırmadır:
- Tip I: Asendan ve desendan aort tutulumu
- Tip II: Yalnızca asendan aort tutulumu
- Tip III: Yalnızca desendan aort tutulumu
Akut diseksiyon: <14 gün
Subakut diseksiyon: 14-90 gün
Kronik diseksiyon: >90 gün
Aort Diseksiyonu Tanısı Nasıl Konulur?
Tanı klinik değerlendirme, ayrıntılı öykü, fizik muayene, laboratuvar incelemeleri ve görüntüleme yöntemleri ile konulur.
Klinik değerlendirme süreç tanısının temel başlığıdır.
Ayrıntılı öykü süreç değerlendirmesinde temel önemdedir. Ağrı karakteri, başlangıç zamanı, eşlik eden yakınmalar, risk faktörleri (hipertansiyon, bağ dokusu hastalıkları, aile öyküsü, önceki aort cerrahisi, travma) değerlendirilir.
Fizik muayene süreçte temel başlıktır. Vital bulgular (her iki kolda ölçüm), nabızlar, kardiyak ve solunum muayenesi, nörolojik muayene ve sistemik bulgular değerlendirilir.
Klinik şüphe yüksekse görüntüleme acilen planlanır.
Aortic Dissection Detection Risk Score (ADD-RS) klinik olasılık değerlendirmesinde kullanılır. Üç kategori değerlendirilir:
- Yüksek risk durumlar (Marfan sendromu, aile öyküsü, bilinen aort kapak hastalığı, son zamanlarda aort manipülasyonu, bilinen torasik aort anevrizması)
- Yüksek risk ağrı özellikleri (ani başlangıç, şiddet, yırtılma karakteri)
- Yüksek risk muayene bulguları (nabız asimetrisi, kan basıncı farkı, fokal nörolojik defisit, yeni aort yetmezliği üfürümü, hipotansiyon/şok)
Görüntüleme yöntemleri tanı için temel başlıktır.
BT anjiyografi (CTA) altın standart tanı yöntemidir. Hızlı uygulanabilir, yüksek duyarlılık (>%95) ve özgüllük (>%95) gösterir.
BTA intima flebini, gerçek ve yalancı lümeni, entry/re-entry yırtıkları, diseksiyonun yayılımını, dal arteri tutulumunu, perikardiyal effüzyonu, mediastinal hemorajiyi ve eşlik eden bulguları değerlendirir.
Transözofageal ekokardiyografi (TEE) yatak başı uygulanabilen değerli bir yöntemdir. Hemodinamik instabilite olan hastalarda hızlı tanı sağlar. Asendan aort, aort kapak, koroner arter ostiumları, perikardiyal effüzyon ve aort yetmezliği değerlendirilir.
MR anjiyografi yüksek duyarlılık ve özgüllük gösterir; ancak hızlı uygulanabilirliği sınırlıdır.
Transtorasik ekokardiyografi (TTE) asendan aort tutulumu ve eşlik eden bulguları değerlendirebilir; ancak duyarlılığı sınırlıdır.
Aort anjiyografi (DSA) günümüzde nadiren kullanılır.
EKG temel önemdedir. Eşlik eden miyokard iskemisi/infarktüsü değerlendirilir.
Akciğer grafisi mediasten genişlemesi ve eşlik eden bulguları gösterebilir; ancak normal olabilir.
Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı, biyokimya panel, kan gazı analizi, D-dimer, troponin, kreatin kinaz, böbrek fonksiyon testleri, koagülasyon parametreleri ve diğer parametreler değerlendirilir.
Ayırıcı tanıda akut miyokard infarktüsü, akut pulmoner emboli, akut perikardit, kardiyak tamponad, pnömotoraks, akut akciğer ödemi, özofagus rüptürü, akut karın patolojileri ve diğer ciddi akut tablolar değerlendirilir.
Aort Diseksiyonu Yönetim ve Yaklaşım Nasıldır?
Aort diseksiyonu yönetimi multidisipliner ekip yaklaşımı, hızlı tanı, kan basıncı kontrolü, ağrı yönetimi, cerrahi/endovasküler müdahale ve eşlik eden komplikasyonların yönetimi gerektirir.
İlk müdahale aşamasında hava yolu, solunum ve dolaşım stabilizasyonu sağlanır.
İki geniş çaplı damaryolu açılır.
Yoğun bakım yatışı planlanır.
Kan basıncı kontrolü süreç yönetiminin temel başlıklarındandır. Hedef sistolik kan basıncı 100-120 mmHg arasındadır.
İlk başlık kalp hızı kontrolüdür. İntravenöz beta-bloker (esmolol, labetalol, metoprolol) ile kalp hızı 60-80/dakika hedef değerinde tutulur. Beta-bloker dP/dt'yi (aort duvarı üzerine etki eden stresi) azaltır.
Beta-bloker kontrendike olan hastalarda kalsiyum kanal blokerleri (verapamil, diltiazem) kullanılabilir.
İkinci başlık kan basıncı düşürmedir. Hedef kan basıncına ulaşılmadıysa intravenöz vazodilatatörler (nitroprussid, nikardipin) eklenir.
Vazodilatatörler beta-bloker olmadan kullanılırsa refleks taşikardi ve aort duvarı üzerinde stresin artışı gelişebilir.
Ağrı yönetimi süreçte temel başlıktır. Opioid analjezikler (morfin, fentanil) etkili ağrı kontrolü sağlar.
Ağrı kontrolü kan basıncı yönetiminde de değerlidir.
Tip A diseksiyon yönetimi süreçte temel başlıktır. Acil cerrahi temel başlıktır.
Acil cerrahi yapılmaması durumunda mortalite ilk 24 saatte %25, ilk 48 saatte %50, ilk hafta sonunda %75 düzeyindedir.
Cerrahi yaklaşımlar arasında asendan aort replasmanı, aort kapak değişimi (gerektiğinde), kompozit greft (Bentall operasyonu), valve-sparing aort kök replasmanı (David operasyonu) ve aort kemeri rekonstrüksiyonu yer alır.
Aort kapak yetmezliği varlığında aort kapak değişimi veya kapak koruyucu cerrahi planlanır.
Koroner arter tutulumu varlığında koroner bypass cerrahi eşlik edebilir.
Aort kemeri tutulumu varlığında hibrit veya total kemer replasmanı uygulanabilir.
Cerrahi kardiyopulmoner bypass ve hipotermik sirkulatuvar arrest altında uygulanır.
Tip B diseksiyon yönetimi süreçte temel başlıktır.
Komplikasyonsuz Tip B diseksiyon medikal yönetilir. Kan basıncı kontrolü, kalp hızı kontrolü, ağrı yönetimi ve yakın izlem temel başlıklardandır.
Komplikasyonlu Tip B diseksiyon (refrakter hipertansiyon, refrakter ağrı, malperfüzyon sendromu, aort yırtılması, hızla genişleyen aort) endovasküler veya cerrahi müdahale gerektirir.
Endovasküler tedavi (TEVAR - thoracic endovascular aortic repair) süreçte yaygın olarak kullanılır. Stent-greft ile entry yırtığı kapatılır.
TEVAR endikasyonları arasında komplikasyonlu Tip B diseksiyon, malperfüzyon sendromu, refrakter ağrı, refrakter hipertansiyon, aort genişlemesi (>5.5 cm) ve hızla genişleyen aort yer alır.
Açık cerrahi onarım seçilmiş olgularda planlanır.
Eşlik eden komplikasyonların yönetimi süreçte değerlidir.
Malperfüzyon sendromlarının yönetimi (koroner, serebral, mezenter, renal, ekstremite) süreçte temel başlıktır.
Kardiyak tamponad yönetiminde acil perikardiyosentez ve cerrahi değerlendirilir.
Aort yetmezliği yönetiminde cerrahi onarım/değişim planlanır.
Akut böbrek hasarı, akut ekstremite iskemisi, inme ve diğer komplikasyonların yönetimi sürdürülür.
Uzun dönem yönetim süreçte temel başlıklardandır. Antihipertansif tedavi, kalp hızı kontrolü, düzenli görüntüleme takibi, sigara bırakma, fiziksel aktivite kısıtlamaları (ağır kaldırma, izometrik egzersiz) ve risk faktörlerinin yönetimi sürdürülür.
Genetik değerlendirme bağ dokusu hastalığı şüphesinde planlanır.
Aile taraması genetik tanı varlığında düşünülür.
Multidisipliner ekip yaklaşımı süreç yönetiminin temel taşıdır. Kalp ve damar cerrahisi, kardiyoloji, girişimsel radyoloji, yoğun bakım, anesteziyoloji, nöroloji, nefroloji ve hemşirelik ekiplerinin koordineli çalışması süreç yönetimine katkı sağlar.
Aort Diseksiyonu Komplikasyonları Nelerdir?
Aort diseksiyonu sürecinde çeşitli komplikasyonlar gelişebilir. Aort yırtılması, kardiyak tamponad, miyokard iskemisi/infarktüsü, aort yetmezliği, kardiyojenik şok, inme, parapleji, mezenter iskemisi, akut böbrek hasarı, akut ekstremite iskemisi, çoklu organ disfonksiyonu sendromu, mortalite ve uzun dönem etkiler süreçte yer alabilen ciddi tablolardır.
Mortalite riski aort diseksiyonunda belirgin biçimde yüksek seyreder.
Akut Tip A diseksiyonunda tedavi edilmeyen olgularda mortalite ilk 24 saatte %25, ilk 48 saatte %50, ilk hafta sonunda %75 düzeyindedir.
Acil cerrahi ile Tip A diseksiyon mortalitesi yaklaşık %15-25 düzeyine düşebilir.
Akut Tip B diseksiyon mortalitesi medikal tedavi ile %10 düzeyindedir. Komplikasyonlu Tip B diseksiyonda mortalite belirgin biçimde artar.
Aort yırtılması süreçte yer alabilen ciddi bir komplikasyondur. Hemoperikardiyum (Tip A), hemotoraks ve hemoperitoneum süreçte yer alır.
Kardiyak tamponad Tip A diseksiyonunda yer alabilen ciddi bir komplikasyondur.
Miyokard iskemisi/infarktüsü koroner arter tutulumu sonucu süreçte yer alabilir.
Aort yetmezliği Tip A diseksiyonunda yaygındır.
İnme karotid arter tutulumu sonucu süreçte yer alabilir.
Parapleji spinal arter tutulumu sonucu süreçte yer alabilir.
Mezenterik iskemi mezenter arter tutulumu sonucu süreçte yer alabilir.
Akut böbrek hasarı renal arter tutulumu sonucu süreçte yer alabilir.
Akut ekstremite iskemisi femoral/iliak arter tutulumu sonucu süreçte yer alabilir.
Cerrahi/endovasküler müdahale ile ilişkili komplikasyonlar süreçte yer alır.
Uzun dönemde aort genişlemesi, yalancı lümen genişlemesi, geç aort yırtılması, tekrar diseksiyon, aort kapak yetmezliği ve diğer geç komplikasyonlar süreçte yer alabilir.
Düzenli görüntüleme takibi süreçte temel başlıktır.
Aort Diseksiyonu Nasıl Gelişir?
Aort diseksiyonu süreci aort duvarının media tabakasında dejenerasyon ile başlar.
Hipertansiyon, yaşlanma, bağ dokusu hastalıkları, ateroskleroz ve diğer faktörler aort duvarını zayıflatır.
İntima tabakasında yırtık (entry tear) gelişir.
Kan akımı media tabakası içine girer.
Yalancı lümen oluşur.
Diseksiyon proksimal veya distal yönde yayılır.
Yalancı lümen genişler.
İkinci yırtık (re-entry tear) gelişebilir.
Yalancı lümen trombüs oluşturabilir veya açık kalabilir.
Diseksiyon dal arterleri tıkanıklığına yol açabilir. Malperfüzyon sendromları gelişir.
Tip A diseksiyonunda koroner arter, karotid arter ve aort kapak tutulumu süreçte yer alabilir.
Aort kapak yetmezliği aort kökü genişlemesi veya kapak prolapsusu sonucu gelişebilir.
Hemoperikardiyum (Tip A) ve kardiyak tamponad süreçte yer alabilir.
Aort yırtılması süreçte yer alabilir.
Hipotansiyon, kardiyojenik şok ve ani ölüm süreçte yer alabilir.
Sistemik etkiler ve çoklu organ disfonksiyonu süreçte yer alabilir.
Tedavi süreci ile kan basıncı kontrolü, kalp hızı kontrolü, ağrı yönetimi, cerrahi/endovasküler müdahale (Tip A için acil cerrahi, komplikasyonlu Tip B için endovasküler/cerrahi) ve eşlik eden komplikasyonların yönetimi sürdürülür. Erken tanı ve müdahale prognoz açısından temel önemdedir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Aort diseksiyonu şüphesi olan tüm durumlarda hemen tıbbi yardım gerekir. 112 acil servisi aranmalı ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Ani başlangıçlı şiddetli göğüs ağrısı (yırtılma, parçalanma tarzında), sırta yayılım, göğüsten karna yayılan ağrı, senkop, presenkop, nörolojik yakınmalar, hipotansiyon, ekstremite ağrısı ve nabız asimetrisi durumunda acil değerlendirme gereklidir.
Risk faktörleri olan bireylerde (hipertansiyon, Marfan sendromu, aile öyküsü, bilinen aort kapak hastalığı, önceki aort cerrahisi, travma) benzer yakınmalar dikkatle değerlendirilmelidir.
Marfan sendromu ve diğer bağ dokusu hastalığı tanılı bireyler düzenli kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi takibi gerektirir. Düzenli ekokardiyografi ve BT görüntüleme planlanır.
Aort anevrizması tanılı bireyler düzenli takip altında olmalıdır.
Hipertansiyon yönetimi temel önleyici başlıktır. Düzenli kan basıncı kontrolü, ilaç uyumu, sigara bırakma, sağlıklı yaşam tarzı ve düzenli takip süreçte değerlidir.
Yoğun fiziksel aktivite (ağır kaldırma, izometrik egzersiz, kompetatif sporlar) risk grubundaki bireylerde kısıtlanmalıdır.
Sekonder önleme süreçte temel başlıktır. Uzun dönem antihipertansif tedavi, kalp hızı kontrolü, düzenli görüntüleme takibi ve risk faktörlerinin yönetimi sürdürülür.
Genetik değerlendirme bağ dokusu hastalığı şüphesinde planlanır.
Aile taraması genetik tanı varlığında düşünülür. Birinci derece akrabalar için ekokardiyografi ve genetik test değerlendirilebilir.
Yoğun bakım sonrası taburculuk döneminde düzenli kardiyoloji, kalp damar cerrahisi ve görüntüleme takipleri sürdürülür. Sürekli yakın izlem temel başlıktır.
Hasta ve aile eğitimi süreç hakkında bilgilendirme, sekonder olay belirtileri, ilaç uyumu, risk faktörlerinin yönetimi, fiziksel aktivite kısıtlamaları ve düzenli takip hakkında bilgi sağlar.
Son Değerlendirme
Aort diseksiyonu, hızlı tanı ve uygun yönetim ile kontrol altına alınabilen ciddi ve hayatı tehdit eden bir vasküler aciddir. Kan basıncı ve kalp hızı kontrolü, ağrı yönetimi, cerrahi/endovasküler müdahale (Tip A için acil cerrahi, komplikasyonlu Tip B için endovasküler/cerrahi), eşlik eden komplikasyonların yönetimi ve uzun dönem takip süreç yönetiminin temel başlıklarını oluşturur.
Multidisipliner ekip yaklaşımı süreç yönetiminin temel taşıdır. Kalp ve damar cerrahisi, kardiyoloji, girişimsel radyoloji, yoğun bakım, anesteziyoloji, nöroloji, nefroloji ve hemşirelik ekiplerinin koordineli çalışması süreç yönetimine katkı sağlar.
Önleyici stratejiler, hipertansiyon yönetimi, bağ dokusu hastalığı tanılı bireylerde düzenli takip, risk faktörlerinin yönetimi, fiziksel aktivite kısıtlamaları ve aile taraması aort diseksiyonu sıklığının azaltılmasında temel başlıklardandır.
Koru Hastanesi Yoğun Bakım bölümünde uzman hekimlerimiz, kalp ve damar cerrahisi, kardiyoloji, girişimsel radyoloji, anesteziyoloji, nöroloji ve nefroloji ekipleri ile koordineli çalışarak aort diseksiyonu yaşayan hastalarımızın yanında durmaktadır. Donanımlı ünitelerimiz, modern monitörizasyon sistemlerimiz ve titiz izlem süreçlerimiz ile hasta güvenliğinin sağlanması temel önceliğimizdir.
Bilgilendirme: Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hekim muayenesi, tanı ya da tedavi yerine geçmez. Kişisel sağlık durumunuza yönelik kararlar için mutlaka hekiminize danışınız. Yazıda yer alan bilgiler güncel tıbbi yaklaşımlara dayalı olsa da bireysel değerlendirme her zaman uzman hekim tarafından yapılmalıdır.












