Akut böbrek hasarı, böbreklerin saatler veya günler içinde aniden süzme yeteneğini kaybetmesi durumudur. Bu süreçte vücuttaki atık maddeler, tuz ve su dengesi bozulur, kandaki zehirli maddeler temizlenemez ve birikmeye başlar. Yoğun bakım ortamında takip edilen hastalarda sıklıkla karşılaşılan bu tablo, genellikle başka bir hastalığın veya vücuttaki ağır bir stresin sonucu olarak ortaya çıkar.
Kimlerde Görülür?
Akut böbrek hasarı, genellikle hastanede yatan veya yoğun bakımda tedavi gören kişilerde daha sık görülür. Özellikle 65 yaş ve üzerindeki bireyler, böbrek rezervi azaldığı için bu duruma daha yatkındır. Şeker hastalığı (diyabet) veya yüksek tansiyon (hipertansiyon) gibi kronik rahatsızlıkları olan kişilerde risk yüksektir. Ayrıca, büyük bir ameliyat geçirenler, ciddi enfeksiyonu olanlar veya vücudunda çok fazla sıvı kaybı yaşayan kişiler risk grubundadır. Kalp yetmezliği olan veya karaciğer sorunu yaşayan hastalar da böbreklerin kanlanması bozulabileceği için bu duruma daha açık hale gelirler. Çok sayıda ilaç kullanan veya vücudu ağır bir travma geçirmiş olan kişilerde de böbrek fonksiyonları aniden bozulabilir.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Böbrekler görevini yapamadığında vücutta bazı sinyaller ortaya çıkar. En dikkat çekici belirti idrar miktarının azalması veya hiç idrar çıkışının olmamasıdır. Ancak bazı hastalarda idrar miktarı normal olabilir, yine de böbrekler görevini tam yapamaz. Ayaklarda, bileklerde veya göz çevresinde şişlik (ödem) görülebilir. Kişide aşırı halsizlik, yorgunluk ve enerji kaybı hissedilir. Kandaki zehirli maddeler arttıkça mide bulantısı, kusma ve iştahsızlık baş gösterir. Nefes darlığı, akciğerlerde sıvı toplanmasına bağlı olarak gelişebilir. Bazı durumlarda göğüs ağrısı veya göğüste baskı hissi yaşanabilir. Kandaki elektrolit dengesi bozulduğunda kaslarda seğirme, kramp veya kafa karışıklığı, uykuya meyil gibi zihinsel değişiklikler ortaya çıkabilir.
Tanı Nasıl Konulur?
Tanı süreci genellikle kan ve idrar tahlilleri ile başlar. Kandaki kreatinin ve üre değerlerine bakılır; bu maddelerin aniden yükselmesi böbreklerin süzme yapamadığını gösterir. İdrar tahlili yapılarak idrardaki protein veya hücre kaybı incelenir. İdrar çıkış miktarı saatlik olarak takip edilir. Ultrason gibi görüntüleme yöntemleri kullanılarak böbreklerin boyutu ve idrar yollarında bir tıkanıklık olup olmadığı kontrol edilir. Gerektiğinde böbrek damarlarını gösteren veya daha detaylı bilgi sağlayan ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir. Doktorlar, hastanın kullandığı tüm ilaçları ve geçmişteki sağlık sorunlarını detaylıca sorgulayarak hasarın kaynağını anlamaya çalışırlar.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Böbrekler vücudun temizlik merkezi olduğu için işlevlerini yitirdiklerinde ciddi sorunlar doğabilir. Kanda biriken atıklar kalp ritmini bozabilir ve hayati tehlike yaratan ritim bozukluklarına yol açabilir. Vücutta biriken fazla sıvı, akciğerlere dolarak nefes almayı zorlaştırır. Potasyum gibi minerallerin kanda tehlikeli seviyelere çıkması kas ve kalp fonksiyonlarını olumsuz etkiler. İleri aşamalarda vücudun asit-baz dengesi bozulur, bu da tüm organların işleyişini zorlaştırır. Eğer böbrekler bir süre sonra kendi kendine düzelmezse, geçici veya kalıcı diyaliz ihtiyacı doğabilir. Bağışıklık sistemi zayıflayabilir ve vücut enfeksiyonlara karşı daha savunmasız kalabilir.
Nasıl Bulaşır, Nereden Bulaşır?
Akut böbrek hasarı bulaşıcı bir hastalık değildir. Mikroplar, virüsler veya bakteriler yoluyla insandan insana geçmez. Bu durum, böbreklerin kanlanmasının azalması, doğrudan böbrek dokusuna zarar veren ilaçlar veya toksinler ya da idrar yollarındaki bir tıkanıklık sonucu oluşan fizyolojik bir bozulmadır. Yani bir kişiden diğerine bulaşma riski kesinlikle yoktur. Tamamen kişinin kendi vücudunun verdiği tepkiler veya altta yatan sistemik hastalıklarla ilgilidir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Eğer idrar miktarınızda belirgin bir azalma fark ederseniz veya gün boyu hiç idrara çıkamadıysanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. Vücudunuzda aniden gelişen yaygın şişlikler, nefes darlığı, sürekli mide bulantısı veya şiddetli halsizlik durumlarında da mutlaka bir doktor görüşü almalısınız. Özellikle yüksek tansiyon, şeker hastalığı veya kalp rahatsızlığı gibi kronik bir sorununuz varsa, kendinizi her zamankinden daha kötü hissettiğiniz anlarda durumu ciddiye almanız önemlidir. Bilinç bulanıklığı, aşırı uyku hali veya göğüs ağrısı gibi belirtiler acil müdahale gerektiren durumlar arasındadır.
Son Değerlendirme
Akut böbrek hasarı, hızlı müdahale edildiğinde geri döndürülebilir bir süreç olabilir. Yoğun bakımda takip edilen hastalar için en önemli konu, böbrekleri yoran veya daha fazla zarar veren faktörlerin ortadan kaldırılmasıdır. Bol sıvı alımı, tansiyonun dengelenmesi ve böbreklere zarar veren ilaçlardan kaçınılması iyileşme sürecini destekler. Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümü olarak, böbrek fonksiyonlarını korumak ve iyileşmeyi desteklemek adına hastalarımızın genel durumunu yakından takip ediyoruz. Her hastanın süreci kendine özeldir ve iyileşme hızı altta yatan nedene göre değişiklik gösterir.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.













