Crohn hastalığı, sindirim sisteminin herhangi bir bölümünde iltihaplanmaya yol açan kronik, yani uzun süreli bir bağırsak rahatsızlığıdır. Bağışıklık sisteminin kendi dokularına yanlışlıkla saldırması sonucu ortaya çıkan bu durum, ağızdan makata kadar uzanan sindirim kanalının herhangi bir noktasında şişlik, kızarıklık ve yaralar oluşturabilir. Hastalık genellikle alevlenmeler ve iyileşme dönemleri şeklinde seyreder, yani belirtiler bazen şiddetlenir bazen de uzun süre sessiz kalabilir.
Kimlerde Görülür?
Crohn hastalığı, toplumda herhangi bir yaş grubunda ortaya çıkabilse de genellikle 15 ile 35 yaş arasındaki genç yetişkinlerde daha sık görülür. Hastalığın görülme sıklığı yaş ilerledikçe azalma eğilimindedir, ancak 60 yaş üzerindeki kişilerde de yeni teşhisler konulabilir. Genetik yatkınlık, yani ailede bu hastalığın bulunması, kişide görülme riskini artıran en önemli faktörlerden biridir. Eğer anne, baba veya kardeş gibi birinci derece yakınlarda Crohn hastalığı varsa, kişinin bu duruma yakalanma ihtimali diğer insanlara göre daha yüksektir.
Çevresel faktörler de hastalığın ortaya çıkışında büyük rol oynar. Şehir hayatı yaşayanlarda, beslenme alışkanlıkları farklı olan toplumlarda ve özellikle sigara kullanan kişilerde Crohn hastalığına yakalanma ihtimali daha fazla bulunmuştur. Sigara içmek, hastalığın hem ortaya çıkışını kolaylaştırır hem de mevcut belirtilerin daha şiddetli yaşanmasına sebep olur. Cinsiyet açısından bakıldığında, kadın ve erkeklerde görülme sıklığı birbirine oldukça yakındır, yani hastalık cinsiyet ayrımı yapmaz.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Crohn hastalığının belirtileri, iltihabın sindirim sisteminin neresinde olduğuna ve ne kadar şiddetli geliştiğine göre kişiden kişiye değişir. En yaygın belirtiler arasında uzun süreli ishal, karın ağrısı ve kramplar yer alır. Karın bölgesindeki bu ağrılar genellikle alt sağ tarafta daha yoğun hissedilebilir. Hastalar gün içerisinde çok sık tuvalete çıkma ihtiyacı duyabilir ve bazen dışkıda kan veya mukus dediğimiz sümüksü bir yapı fark edebilirler.
Sindirim sistemi düzgün çalışmadığı için vücut besinleri emmekte zorlanır. Bu durum kendisini halsizlik, yorgunluk ve açıklanamayan kilo kaybı şeklinde gösterir. Çocuklarda ve gençlerde ise büyüme geriliği veya gelişme yavaşlığı, hastalığın önemli bir işareti olabilir. Bazı kişilerde ateş, gece terlemeleri ve iştahsızlık da sıkça görülür. Hastalık sadece bağırsaklarla sınırlı kalmayabilir; eklem ağrıları, gözlerde kızarıklık, ağız içinde tekrarlayan yaralar veya ciltte döküntüler gibi sindirim sistemi dışı belirtiler de ortaya çıkabilir.
Tanı Nasıl Konulur?
Crohn hastalığının teşhisi tek bir testle konulamaz, çünkü belirtileri diğer bağırsak hastalıklarıyla çok benzerdir. Koru Hastanesi Gastroenteroloji bölümünde hekimler, öncelikle kişinin şikayetlerini dinler ve detaylı bir fizik muayene yapar. Ardından kan ve dışkı tahlilleri ile vücuttaki iltihap seviyesi ve kansızlık durumu kontrol edilir.
Tanıyı netleştirmek için genellikle endoskopi ve kolonoskopi gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Kolonoskopi sırasında, kalın bağırsağın ve ince bağırsağın son kısmının içi kameralı bir cihazla incelenir. Bu inceleme sırasında, şüpheli bölgelerden küçük doku örnekleri (biyopsi) alınarak laboratuvara gönderilir. Ayrıca sindirim sisteminin derin bölümlerini görmek için MR veya BT gibi radyolojik görüntülemelerden de destek alınır. Tüm bu testlerin sonuçları birleştirilerek hastalığın yeri ve şiddeti belirlenir.
Komplikasyonlar Nelerdir?
Tedavi edilmeyen veya kontrol altına alınamayan Crohn hastalığı zamanla bağırsaklarda ciddi sorunlara yol açabilir. En sık karşılaşılan komplikasyonlardan biri bağırsak tıkanıklığıdır; iltihap nedeniyle bağırsak duvarı kalınlaşır ve sindirilen gıdaların geçişi zorlaşır. Bir diğer önemli sorun ise fistül oluşumudur. Fistül, bağırsak duvarında oluşan bir tünel gibi düşünebilir; bu tünel bağırsağın başka bir bölümüne, mesaneye veya deriye açılabilir.
Bağırsak duvarında derin yaralar (ülserler) oluşması, bölgede apse birikimine neden olabilir. Ayrıca uzun süreli iltihaplanma, bağırsaklarda daralmalara ve besin emilim bozukluklarına yol açarak kişide ciddi vitamin ve mineral eksiklikleri yaratabilir. Özellikle B12 vitamini, demir ve kalsiyum eksikliği hastalar arasında yaygındır. Nadir de olsa, çok uzun yıllar süren ve tedavi edilmeyen iltihaplı bağırsak hastalıkları, kalın bağırsak kanseri riskini artırabilir.
Nedenleri ve Risk Faktörleri
Hastalığın temelinde bağışıklık sisteminin düzensiz çalışması, genetik faktörler ve çevresel etkiler yatar. Vücudun kendi bağırsak dokusuna karşı geliştirdiği bu tepki, tamamen kişinin kendi biyolojik yapısıyla ilgilidir. Bu nedenle hastalıkla ilgili tedirginlik duymanıza veya sosyal çevrenizden uzaklaşmanıza gerek yoktur.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Eğer bir aydan uzun süren ve geçmeyen ishal şikayetiniz varsa, mutlaka bir uzmana görünmelisiniz. Özellikle dışkıda kan görülmesi, şiddetli karın ağrıları, ateşin eşlik ettiği bağırsak sorunları ve sebepsiz yere yaşanan hızlı kilo kayıpları dikkate alınması gereken ciddi işaretlerdir. Ayrıca aile geçmişinizde bu tip bir bağırsak hastalığı varsa, benzer belirtileri kendi vücudunuzda fark ettiğinizde vakit kaybetmeden muayene olmanız önerilir.
Sürekli yorgun hissetmek, bağırsak alışkanlıklarınızda aniden meydana gelen değişimler ve gece uykudan uyandıran tuvalet ihtiyacı, vücudunuzun size gönderdiği bir uyarı olabilir. Erken teşhis, hastalığın etkilerini en aza indirmek ve yaşam kalitenizi korumak adına büyük önem taşır.
Son Değerlendirme
Crohn hastalığı, doğru takip ve uygun tedavi yöntemleriyle yönetilebilen bir süreçtir. Hastalığın tamamen yok edilmesi her zaman mümkün olmasa da, hekim kontrolünde uygulanan tedaviler sayesinde belirtileri baskılamak ve uzun süreli iyilik dönemleri yakalamak mümkündür. Önemli olan, belirtileri görmezden gelmemek ve bir gastroenteroloji uzmanı ile düzenli iletişim halinde kalmaktır. Koru Hastanesi Gastroenteroloji bölümünde, kişiye özel planlanan takip ve tedavi süreçleriyle bu süreci yönetmek için gereken adımlar atılmaktadır. Sağlıklı bir yaşam için bağırsaklarınızın size verdiği sinyallere kulak verin ve gerektiğinde uzman desteği almaktan çekinmeyin.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.







