Atriyal Septal Defekt (ASD), kalbin üst odacıkları olan kulakçıklar arasındaki duvarda doğuştan gelen bir delik olması durumudur. Kalbin sağ ve sol tarafı arasında normalde bir duvar bulunması gerekirken, bu delik kanın yanlış yöne akmasına ve kalbin normalden daha fazla çalışmasına neden olur. Genellikle anne karnındaki gelişim sürecinde kalbin tam kapanmamasıyla ortaya çıkan bu durum, kişide uzun yıllar belirti vermeden kalabilir.
Kimlerde Görülür?
ASD genellikle doğuştan gelen bir durum olduğu için bebeklik döneminden itibaren kişide bulunur. Ancak delik küçükse, belirti vermediği için kişi yetişkinlik dönemine kadar bu durumun farkında olmayabilir. Genellikle 30 ile 50 yaş arasındaki kişilerde, kalp çarpıntısı veya nefes darlığı gibi şikayetlerle yapılan kontrollerde tesadüfen saptanır. Kadınlarda erkeklere göre biraz daha sık görüldüğü bilinmektedir. Ailesinde kalp hastalığı öyküsü olan kişilerde bu durumun görülme ihtimali bir miktar daha yüksek olabilir. Bazı genetik sendromlara sahip kişilerde de kalp deliği görülme riski artış gösterir.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Küçük delikleri olan kişilerde uzun yıllar boyunca hiçbir belirti görülmeyebilir. Delik orta veya büyük boyuttaysa, kalbin sağ tarafına fazla kan yüklenmesi nedeniyle bazı sorunlar başlar. Kişilerde en sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:
- Efor sarf ederken, yani merdiven çıkarken veya hızlı yürürken çabuk yorulma.
- Nefes darlığı hissi.
- Kalp çarpıntısı veya kalpte tekleme hissi.
- Sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları.
- Bacaklarda, ayak bileklerinde veya karın bölgesinde şişlik (ödem).
- Dudaklarda veya tırnaklarda hafif morarma (bu durum ileri evrelerde görülür).
Koru Hastanesi Dahiliye bölümünde yapılan muayenelerde, doktorlar stetoskopla dinleme yaparken kalpte üfürüm adı verilen ek sesler duyabilirler. Bu ses, kanın delikten geçerken çıkardığı titreşimdir ve genellikle ilk ipucunu oluşturur.
Tanı Nasıl Konulur?
Tanı süreci genellikle fiziksel muayene ile başlar. Doktor kalbi dinlerken duyduğu anormal seslerden şüphelenirse, ileri tetkik aşamasına geçer. Günümüzde en sık kullanılan tanı yöntemi ekokardiyografi (EKO) yani kalp ultrasonudur. Bu yöntemle kalbin yapısı, delik olup olmadığı, deliğin boyutu ve kanın ne tarafa doğru aktığı görüntülü olarak izlenir.
- Elektrokardiyografi (EKG): Kalbin elektriksel faaliyetini ölçerek ritim bozukluğu olup olmadığını gösterir.
- Göğüs röntgeni: Kalbin büyüklüğünü ve akciğer damarlarındaki kan akışını değerlendirmek için çekilir.
- Transözofageal ekokardiyografi (TEE): Yemek borusundan girilerek yapılan bir ultrason türüdür; deliğin daha net görüntülenmesini sağlar.
- Kalp kateterizasyonu: Bazı karmaşık durumlarda, damardan girilerek kalbin basınç değerlerini ölçmek için uygulanabilir.
Komplikasyonlar Nelerdir?
ASD tedavi edilmediğinde veya fark edilmediğinde uzun vadede kalbin yükünü artırır. Kalbin sağ tarafındaki odacıklar sürekli fazla kanla dolduğu için zamanla genişler ve zayıflar. Bu durum ileride ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir:
- Kalp yetmezliği: Kalbin vücuda kan pompalamakta zorlanması durumu.
- Ritim bozuklukları: Özellikle kulakçık kaynaklı düzensiz kalp atışları.
- Pulmoner hipertansiyon (akciğer tansiyonu): Kalpten akciğere giden damarlardaki kan basıncının tehlikeli derecede yükselmesi.
- Felç riski: Kalpteki delik nedeniyle pıhtıların akciğere uğramadan doğrudan beyne gitme ihtimalinin artması.
Nasıl Bulaşır, Nereden Bulaşır?
Bu hastalık bulaşıcı değildir. ASD, mikrop, virüs veya bakteri kaynaklı bir enfeksiyon hastalığı olmadığı için kişiden kişiye geçmez. Tamamen anne karnındaki gelişimsel süreçte, kalbin bölmelerinin tam kapanmamasıyla ilgili yapısal bir durumdur. Çevresel faktörler, annenin hamilelikte geçirdiği bazı durumlar veya genetik yatkınlık rol oynayabilir ancak bir hastalık gibi bulaşması söz konusu değildir. Dolayısıyla sosyal yaşamda, aynı ortamı paylaşmakla veya yakın temasla bir başkasına geçme riski yoktur.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Özellikle daha önce hiç şikayetiniz yokken son dönemde merdiven çıkarken nefes nefese kalıyorsanız bir dahiliye uzmanına görünmek faydalı olabilir. Kalbinizde çarpıntı hissediyorsanız, durup dururken yorgunluk yaşıyorsanız veya bacaklarınızda açıklayamadığınız şişlikler fark ediyorsanız bu durumu ertelememelisiniz. Özellikle ailede bilinen bir kalp rahatsızlığı varsa, belirti beklemek yerine düzenli kontroller yaptırmak, olası bir deliğin erken evrede tespit edilmesini sağlar. Koru Hastanesi bünyesinde yapılan rutin kontrollerde kalbin genel sağlığı değerlendirilebilir.
Son Değerlendirme
Atriyal Septal Defekt, ciddiye alınması gereken ancak doğru takip edildiğinde yönetilebilir bir kalp durumudur. Birçok kişi hayatının büyük bir bölümünü hiçbir sorun yaşamadan geçirse de, kalbin uzun vadede yıpranmaması için düzenli takip önemlidir. Erken teşhis, kalp yetmezliği veya ritim bozukluğu gibi istenmeyen durumların önüne geçilmesine yardımcı olur. Sağlıklı bir yaşam için kalbinizin verdiği sinyalleri dinlemek ve düzenli sağlık taramalarınızı aksatmamak en doğru yaklaşımdır.
Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.








