Biyokimya Kütüphanesi

Meme Kanserinde ER, PR, HER2 ve Ki-67 Değerlendirmesi

Meme kanseri tanısı konulduktan sonra patoloji raporunda yalnızca tümörün türü ve boyutu yer almaz; tümör hücrelerinin taşıdığı bazı proteinler de ayrıca incelenir. Bu incelemenin merkezinde östrojen reseptörü, progesteron reseptörü, HER2 ve Ki-67 bulunur. Dört belirteç birlikte, tümörün hangi sinyallere yanıt verdiğini ve ne hızda çoğaldığını anlamaya yardımcı olur. Elde edilen sonuçlar hastalığın alt tipini tanımlar ve tedavi planının hangi yönde kurulacağına ışık tutar. Bu sayfada dört belirtecin ne anlama geldiği, nasıl değerlendirildiği ve raporda nasıl okunacağı anlatılmaktadır.

Meme Kanserinde ER, PR, HER2 ve Ki-67 Değerlendirmesi Nedir?

Meme kanseri tanısı konulduğunda tümör dokusunda incelenen belirteçlerin başında östrojen reseptörü (ER), progesteron reseptörü (PR), HER2 ve Ki-67 gelir. Bu dört belirteç kan örneğinden değil, tümörden alınan doku örneğinden immünhistokimya (dokudaki proteinleri boyayarak gösteren yöntem) ile değerlendirilir. ER ve PR, tümör hücrelerinin hormon sinyallerine duyarlı olup olmadığını gösterir. HER2, hücre yüzeyinde bulunan ve hücreye büyüme sinyali ileten bir proteindir. Ki-67 ise bölünme hâlindeki hücrelerin oranını yansıtan bir çoğalma belirtecidir. Dördü birlikte tümörün biyolojik davranışı hakkında bilgi verir ve hastalığın hangi alt tipte olduğunu tanımlamaya yardımcı olur. Patoloji raporunda bu sonuçlar ayrı satırlarda yer alır ve tedavi planı oluşturulurken bir arada değerlendirilir.

Bu Değerlendirme Hangi Örnek Üzerinden Yapılır?

Bu dört belirteç yalnızca tümör dokusunda incelenebildiği için önce bir doku örneği alınması gerekir. Örnek çoğunlukla memedeki kitleden iğne biyopsisiyle elde edilir; ameliyat yapılmışsa çıkarılan dokudan da değerlendirme yapılabilir. Koltuk altı lenf bezinden ya da vücudun başka bir bölgesindeki yayılım odağından alınan örnekler de kullanılabilir. Alınan doku, hücre yapısının bozulmaması için gecikmeden uygun tespit sıvısına konur; tespit süresinin çok kısa ya da çok uzun olması boyanma sonucunu etkileyebilir. Dokunun kesilmesi, parafine gömülmesi ve boyanması sırasındaki işlem kalitesi de sonucun güvenilirliğini belirleyen etkenler arasındadır. Bu nedenle patoloji laboratuvarları düzenli iç kontrol ve kalite uygulamaları yürütür. Örnek yetersiz geldiğinde ya da boyanma değerlendirilebilir nitelikte olmadığında inceleme tekrarlanabilir veya yeni bir örnek istenebilir.

Östrojen Reseptörü (ER) Sonucu Ne İfade Eder?

Östrojen reseptörü, tümör hücrelerinin östrojen hormonunun sinyalini alıp almadığını gösteren bir proteindir. İmmünhistokimyada bu reseptörü taşıyan hücre çekirdekleri boyanır ve patolog, boyanan hücrelerin oranı ile boyanmanın şiddetini birlikte değerlendirir. Rapor genellikle pozitif ya da negatif biçiminde yazılır; boyanma oranı ve şiddeti de rapora eklenir. ER pozitif sonuç, tümörün hormon sinyallerine duyarlı olabileceğini düşündürür. Bu durum, hormon yollu tedavilerden yarar görme olasılığıyla ilişkilendirilir. ER negatif sonuçta ise hormon yollu tedavilerden katkı beklenmez ve plan farklı bir yönde kurulur. Sonuç tek başına değil, diğer belirteçler ve hastalığın genel özellikleriyle birlikte yorumlanır.

Progesteron Reseptörü (PR) Sonucu Ne İfade Eder?

Progesteron reseptörü de tümör hücrelerinin hormon duyarlılığını gösteren bir çekirdek proteinidir ve ER ile birlikte incelenir. Değerlendirme yöntemi ER ile aynıdır; boyanan hücre oranı ve boyanma şiddeti dikkate alınarak pozitif ya da negatif olarak bildirilir. ER ile PR sonuçları çoğu zaman birbirine paralel çıkar, ancak birinin pozitif diğerinin negatif olduğu durumlar da görülür. PR sonucu, hormon reseptörü pozitif kabul edilen tümörlerin kendi içinde daha ayrıntılı tanımlanmasına katkı sağlar. ER ve PR'nin birlikte pozitif bulunduğu tablolar hormon reseptörü pozitif grup içinde değerlendirilir. PR'nin zayıf boyanması ya da hiç boyanmaması, tümörün hormon sinyallerine daha az bağımlı olabileceğine işaret edebilir. Bu ayrıntı, diğer belirteçlerle birlikte alt tip tanımlamasında kullanılır.

HER2 Durumu Patoloji Raporunda Nasıl Belirtilir?

HER2, hücre yüzeyinde bulunan ve hücreye büyüme sinyali ileten bir proteindir; sağlıklı dokularda da az miktarda bulunur. Bazı meme tümörlerinde bu proteinin aşırı üretilmesi söz konusudur ve bu durum tümörün daha hızlı çoğalabileceğine işaret eder. Aynı zamanda HER2'nin aşırı bulunması, HER2 hedefli tedavilerin gündeme gelmesini sağlar; bu nedenle sonucun doğru belirlenmesi önem taşır. İmmünhistokimyada hücre zarındaki boyanmanın yaygınlığı ve belirginliği derecelendirilerek raporlanır. Bu derecelendirmenin sonucunda HER2 pozitif ya da negatif olarak bildirim yapılabilir. Arada kalan, kararsız kabul edilen bir sonuç da ortaya çıkabilir ve böyle durumlarda ek inceleme gerekir. HER2 sonucu, ER ve PR ile birlikte tümörün alt tipini tanımlamada temel bilgilerden biridir.

HER2 Sonucu Kararsız Çıktığında Hangi Ek İnceleme Yapılır?

İmmünhistokimya ile yapılan HER2 değerlendirmesinde boyanma bazen açıkça pozitif ya da negatif kabul edilecek nitelikte olmaz; bu tür sonuçlar kararsız (equivocal) olarak tanımlanır. Böyle bir sonuçta HER2 durumunun netleştirilmesi için gen düzeyinde inceleme yapılır. Bu amaçla hücrelerdeki HER2 geninin kopya sayısını gösteren in situ hibridizasyon yöntemleri kullanılır; bu yöntemler arasında FISH sık başvurulan bir seçenektir. Yöntem, DNA'ya bağlanan işaretli problar aracılığıyla gen kopyalarının mikroskop altında sayılabilmesini sağlar. Sonuç, genin çoğalmış olup olmadığına göre HER2 pozitif ya da negatif biçiminde netleştirilir. Ek inceleme aynı doku bloğu üzerinden yapıldığı için çoğu zaman yeni bir örnek almaya gerek kalmaz. Değerlendirme tamamlandığında rapor güncellenir ve plan bu netleşmiş sonuca göre şekillenir.

Ki-67 İndeksi Tümör Hakkında Hangi Bilgiyi Verir?

Ki-67, hücre bölünmesi sürecindeki hücrelerin çekirdeğinde saptanan bir proteindir ve tümörün çoğalma hızı hakkında fikir verir. İmmünhistokimyada boyanan tümör hücrelerinin oranı hesaplanır ve sonuç yüzde olarak raporlanır. Yüksek bulunan bir Ki-67 sonucu, tümör hücrelerinin daha hızlı bölündüğünü düşündürür; düşük bulunan sonuç ise daha yavaş bir çoğalmaya işaret edebilir. Ancak Ki-67 için kullanılan sınır değerler merkezden merkeze farklılık gösterebilir ve sayım yöntemi de sonucu etkileyebilir. Bu nedenle Ki-67 tek başına karar verdiren bir belirteç olarak kullanılmaz. Sonuç; ER, PR ve HER2 ile birlikte, tümörün mikroskobik özellikleri de göz önünde bulundurularak yorumlanır. Ki-67 özellikle hormon reseptörü pozitif tümörlerin kendi içinde ayrılmasında yardımcı bilgi sağlar.

ER, PR, HER2 ve Ki-67 Birlikte Nasıl Yorumlanır?

Patoloji raporunda bu dört belirteç ayrı satırlarda yer alsa da yorum tek tek değil, bütün olarak yapılır. Önce hormon reseptörlerinin durumu ele alınır; ER ve PR sonuçları tümörün hormon sinyallerine duyarlı olup olmadığını ortaya koyar. Ardından HER2 durumu belirlenir ve büyüme sinyali yolunun öne çıkıp çıkmadığı anlaşılır. Ki-67 ise tümörün ne hızda çoğaldığına dair ek bilgi katar. Bu bilgiler bir araya geldiğinde tümörün biyolojik davranışına dair tutarlı bir tablo oluşur. Aynı boyutta ve benzer yayılıma sahip iki tümör, belirteç sonuçları farklı olduğunda birbirinden farklı biçimde ele alınabilir. Bu nedenle rapordaki tek bir satıra odaklanmak yerine bütünü okumak daha doğru bir yaklaşımdır. Belirteçler, hastalığın evresi ve mikroskobik derecesiyle birlikte değerlendirildiğinde anlam kazanır.

Meme Kanseri Alt Tipleri Bu Dört Belirteçle Nasıl Belirlenir?

Dört belirtecin birlikte yorumlanması, meme kanserinin klinik alt tiplere ayrılmasını sağlar. Hormon reseptörü pozitif ve HER2 negatif olan tümörler bir grup oluşturur; bu grup kendi içinde çoğalma hızına göre luminal A ve luminal B olarak adlandırılan başlıklara ayrılır. Ki-67 sonucu ve PR durumu bu ayrımda yardımcı ölçütler arasında yer alır. HER2'nin pozitif bulunduğu tümörler ayrı bir grup olarak tanımlanır; bu grupta hormon reseptörleri pozitif ya da negatif olabilir. Hormon reseptörlerinin ve HER2'nin birlikte negatif olduğu tümörler ise üçlü negatif grup olarak adlandırılır. Bu sınıflama, hastalığın nasıl ele alınacağı planlanırken yol gösterici bir çerçeve sunar. Alt tip belirlemesi değişmez bir etiket değildir; ek incelemeler ya da yeni örneklemeler sonucunda güncellenebilir.

Hormon Reseptörü ve HER2 Negatif Sonuç Ne Anlama Gelir?

ER, PR ve HER2'nin birlikte negatif bulunduğu tümörler üçlü negatif meme kanseri olarak adlandırılır. Bu tabloda hormon yollu tedavilerin ve HER2 hedefli tedavilerin etki göstermesi beklenmez, bu nedenle tedavi yaklaşımı farklı planlanır. Üçlü negatif sonucun tek başına kötü bir gidişe işaret ettiği söylenemez; hastalığın seyri evre, tümör boyutu, lenf bezi durumu ve kişinin genel sağlık durumuyla birlikte değerlendirilir. Bu grupta yer alan tümörler kendi içinde de birbirinden farklı davranabilir. Üçlü negatif sonuç alındığında bazı durumlarda genetik danışmanlık ve kalıtsal risk değerlendirmesi gündeme gelebilir. Ayrıca doku örneğinin yeterliliği ve boyama kalitesi gözden geçirilerek sonucun yeniden doğrulanması istenebilir. Bu grupta da izlem ve tedavi seçenekleri mevcuttur ve plan çok disiplinli değerlendirmeyle oluşturulur.

Bu Belirteçler Tedavi Planlamasına Nasıl Yön Verir?

Belirteç sonuçları hastalığın nasıl ele alınacağına dair önemli bilgi sağlar, ancak tek başına tedaviyi belirlemez. Hormon reseptörü pozitif tümörlerde hormon yollu tedaviler gündeme gelirken, HER2 pozitif tümörlerde HER2 hedefli tedaviler değerlendirilir. Üçlü negatif tabloda ise plan bu iki yoldan bağımsız biçimde kurulur. Karar verilirken tümörün evresi ve mikroskobik derecesi, lenf bezlerinin durumu, kişinin yaş aralığı, menopoz durumu, eşlik eden hastalıkları ve tercihi birlikte ele alınır. Bu değerlendirme tek bir hekim tarafından değil, çok disiplinli konsey toplantısında yapılır. Ameliyatın kapsamı, ilaçlı tedavilerin sırası ve ışın tedavisinin gerekip gerekmediği bu bütünlük içinde belirlenir. Belirteç sonucu değiştiğinde ya da yeni bilgiler eklendiğinde plan yeniden gözden geçirilebilir. Rapordaki sonuçlarla ilgili sorular, tedaviyi yürüten hekimle görüşülerek açıklığa kavuşturulabilir.

Biyopsi ile Ameliyat Materyalinde Sonuçlar Neden Farklı Çıkabilir?

Aynı kişide iğne biyopsisiyle alınan örnek ile ameliyatla çıkarılan dokuda belirteç sonuçları her zaman birebir aynı çıkmayabilir. Bunun başlıca nedenlerinden biri tümör içi çeşitliliktir; tümörün farklı bölgelerindeki hücreler farklı özellikler taşıyabilir. İğne biyopsisi tümörün küçük bir bölümünü temsil ederken, ameliyat materyali dokunun tamamının incelenmesine imkân verir. Örneğin alınma, tespit edilme ve işlenme koşullarındaki farklar da boyanma sonuçlarını etkileyebilir. Ameliyat öncesinde ilaçlı tedavi uygulanmışsa tümör hücrelerinin özellikleri değişebilir ve özellikle Ki-67 sonucu farklılaşabilir. Bu tür farklar ortaya çıktığında patolog iki örneği birlikte gözden geçirir ve gerektiğinde inceleme tekrarlanır. Tedavi planı, iki sonuç arasındaki farkın nedeni değerlendirildikten sonra bütüncül biçimde kararlaştırılır.

Yayın tarihi:

Merak edilen sorular

15 başlık

Bu değerle en çok ilişkilendirilen soruların yanıtları.

1

ER, PR, HER2 ve Ki-67 Kan Tahliliyle Bakılabilir mi?

Hayır, bu dört belirteç kan örneğinden bakılamaz. ER, PR, HER2 ve Ki-67 tümör hücrelerinin kendi yapısında bulunan proteinlerdir ve ancak tümör dokusu üzerinde incelenebilir. Bu nedenle değerlendirme için iğne biyopsisiyle ya da ameliyatla elde edilmiş doku gerekir. Kanda bakılan bazı tümör belirteçleri meme kanseri izleminde ayrı amaçlarla kullanılır, ancak bunlar ER, PR, HER2 ve Ki-67 bilgisini vermez. Doku örneği alınmadan bu belirteçlerin durumu hakkında yorum yapılamaz.
2

Bu Belirteçlerin Sonucu Ne Kadar Sürede Çıkar?

Doku örneği laboratuvara ulaştıktan sonra tespit, işleme ve boyama aşamalarının tamamlanması gerekir; bu nedenle sonuç aynı gün verilmez. Patoloji raporu genellikle birkaç iş günü içinde hazırlanır ve belirteç sonuçları çoğunlukla bu raporla birlikte bildirilir. HER2 sonucu kararsız çıkar ve gen düzeyinde ek inceleme gerekirse süreç bir miktar uzayabilir. Örnek başka bir merkeze gönderildiğinde ya da ek boyama istendiğinde de bekleme süresi artabilir. Süre, laboratuvarın iş yüküne ve örneğin özelliklerine göre değişir.
3

Bu Sonuçlar Hastalığın Evresini Gösterir mi?

Hayır, bu belirteçler hastalığın evresini göstermez. Evre; tümörün boyutu, koltuk altı lenf bezlerine yayılım olup olmadığı ve uzak organlarda tutulum bulunup bulunmadığı gibi bilgilerle belirlenir. Bu bilgiler görüntüleme incelemeleri ve ameliyat bulgularıyla ortaya konur. ER, PR, HER2 ve Ki-67 ise tümörün biyolojik davranışını, yani hücrelerin hangi sinyallere yanıt verdiğini ve ne hızda çoğaldığını tanımlar. Evre ve belirteç sonuçları birbirini tamamlayan iki ayrı bilgi başlığıdır ve plan oluşturulurken birlikte kullanılır.
4

Ki-67 ile Tümör Derecesi (Grade) Aynı Şey midir?

Hayır, ikisi farklı bilgiler sunar, ancak birbiriyle ilişkilidir. Tümör derecesi (grade); hücrelerin mikroskop altındaki görünümüne, normal meme dokusuna ne kadar benzediğine ve bölünme figürlerine bakılarak patolog tarafından belirlenir. Ki-67 ise bölünme hâlindeki hücrelerin oranını gösteren ayrı bir boyama sonucudur. Derecesi yüksek tümörlerde Ki-67 genellikle daha yüksek bulunur, fakat bu her zaman böyle olmaz. Raporda ikisi ayrı satırlarda yer alır ve birlikte değerlendirilir.
5

Hormon Reseptörü Pozitifliği Hastalığın Hafif Seyredeceği Anlamına mı Gelir?

Hormon reseptörü pozitifliği, genel olarak daha yavaş seyreden bir tümör davranışıyla ilişkilendirilir ve hormon yollu tedavilerden yarar görme olasılığını gündeme getirir. Ancak bu sonuç, hastalığın hafif geçeceği anlamına gelmez. Hastalığın seyri; evre, tümör boyutu, lenf bezi durumu, mikroskobik derece ve kişinin genel sağlık durumu gibi birçok etkenle birlikte şekillenir. Hormon reseptörü pozitif tümörler kendi içinde farklı davranışlar gösterebilir. Bu nedenle tek bir belirteçten yola çıkarak kişiye özel bir öngörüde bulunulmaz.
6

Tedavi Sonrasında Bu Belirteçlere Yeniden Bakılır mı?

Evet, bazı durumlarda belirteçler yeniden değerlendirilir. Ameliyat öncesinde ilaçlı tedavi uygulanan hastalarda çıkarılan tümör dokusunda belirteçlere tekrar bakılabilir; tedavi hücrelerin özelliklerini değiştirebildiği için özellikle Ki-67 sonucunda farklılık görülebilir. Ameliyat materyali biyopsiden farklı bir sonuç verdiğinde de değerlendirme tekrarlanır. Hastalık yeniden ortaya çıktığında yeni alınan dokuda belirteçler baştan incelenir. Bu tekrar değerlendirmeler, planın güncel bilgilerle sürdürülmesine yardımcı olur.
7

Metastaz Saptandığında Belirteçler Tekrar Değerlendirilir mi?

Evet, uzak organlarda yayılım saptandığında mümkünse o bölgeden örnek alınarak belirteçlere yeniden bakılır. Metastaz odağındaki hücrelerin özellikleri ilk tanı sırasındaki tümörden farklılaşabilir; hormon reseptörü ya da HER2 durumu değişmiş olabilir. Bu nedenle yeniden örnekleme, planın güncellenmesinde belirleyici olabilir. Örnek alınması teknik olarak uygun değilse ilk tanıdaki sonuçlar esas alınarak ilerlenir. Karar, örneğin alınabilirliği ve kişinin genel durumu göz önünde bulundurularak verilir.
8

Aynı Tümörün Farklı Bölgelerinde Sonuçlar Değişebilir mi?

Evet, bu duruma tümör içi çeşitlilik denir ve meme kanserinde görülebilir. Tümörün bir bölgesindeki hücreler hormon reseptörü taşırken başka bir bölgesindeki hücreler taşımayabilir; çoğalma hızı da bölgeden bölgeye değişebilir. İğne biyopsisi tümörün yalnızca küçük bir parçasını temsil ettiği için bu çeşitlilik her zaman yakalanamaz. Ameliyat materyalinde dokunun tamamı incelenebildiğinden değerlendirme daha kapsamlı olur. Patolog, farklı görünümdeki alanları ayrı ayrı inceleyerek raporunu oluşturur.
9

Raporda Geçen 'HER2 Düşük (HER2-low)' İfadesi Ne Anlama Gelir?

HER2 düşük (HER2-low) ifadesi, klasik tanımlamaya göre HER2 pozitif kabul edilmeyen, ancak dokuda HER2 proteininin hiç bulunmadığı da söylenemeyen bir grubu tanımlar. Uzun süre bu tablo yalnızca HER2 negatif başlığı altında değerlendirildi. Yeni geliştirilen HER2 hedefli tedavi seçenekleri gündeme geldikçe bu ara grubun ayrı biçimde tanımlanması önem kazandı. Raporda böyle bir ifadenin geçmesi, tümörün HER2 pozitif olduğu anlamına gelmez. Sonucun ne ifade ettiği, diğer belirteçler ve hastalığın genel özellikleriyle birlikte tedaviyi yürüten hekim tarafından değerlendirilir.
10

Erkek Meme Kanserinde de Bu Belirteçlere Bakılır mı?

Evet, erkeklerde görülen meme kanserinde de aynı belirteçlere bakılır ve değerlendirme yöntemi değişmez. Erkek meme kanserlerinin büyük bölümünde hormon reseptörleri pozitif bulunur. HER2 durumu ve Ki-67 de aynı şekilde raporlanır. Belirteç sonuçları, kadınlarda olduğu gibi alt tipin tanımlanmasında ve planın oluşturulmasında kullanılır. Erkek hastalarda kalıtsal risk değerlendirmesi ve genetik danışmanlık daha sık gündeme gelebilir.
11

Genç Yaşta Görülen Meme Kanserinde Bu Sonuçlar Farklı mı Değerlendirilir?

Genç yaşta görülen meme kanserlerinde belirteç dağılımı farklı olabilir; hormon reseptörü negatif tümörler, HER2 pozitif tümörler ve üçlü negatif tablolar daha sık görülebilir. Değerlendirme yöntemi ve raporlama biçimi yaşa göre değişmez. Ancak sonuçlar yorumlanırken menopoz durumu, doğurganlığın korunması isteği ve kalıtsal risk gibi başlıklar sürece eklenir. Ailede meme ya da yumurtalık kanseri öyküsü bulunan genç hastalarda genetik danışmanlık gündeme gelebilir. Plan, bu ek başlıklar da dikkate alınarak çok disiplinli biçimde oluşturulur.
12

Menopoz Durumu Bu Sonuçların Yorumunu Etkiler mi?

Menopoz durumu belirteçlerin laboratuvar sonucunu değiştirmez; ER, PR, HER2 ve Ki-67 doku üzerinde aynı yöntemle değerlendirilir. Ancak menopoz durumu, hormon reseptörü pozitif tümörlerde izlenecek tedavi yolunun seçiminde belirleyici olur. Menopoz öncesi ve sonrası dönemde hormon yollu tedavi seçenekleri farklılık gösterir. Bu nedenle rapordaki sonuç aynı olsa bile planlama kişiden kişiye değişebilir. Menopoz durumu, adet düzeni ve gerektiğinde kan tetkikleriyle birlikte değerlendirilir.
13

Genomik (Gen İfade) Testleri Bu Belirteçlerin Yerine Geçer mi?

Hayır, genomik (gen ifade) testleri bu dört belirtecin yerine geçmez. Bu testler, tümör dokusundaki bir grup genin ne düzeyde çalıştığını inceleyerek ek bilgi sunar. Seçilmiş hastalarda, özellikle hormon reseptörü pozitif ve HER2 negatif tümörlerde, ilaçlı tedavinin katkısının değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Uygulanabilmesi için önce ER, PR, HER2 ve Ki-67 sonuçlarının bilinmesi gerekir. Genomik test isteminin uygun olup olmadığı hastalığın özelliklerine göre değerlendirilir.
14

Rapordaki Sonuçlar İkinci Bir Patoloji Merkezinde Doğrulatılabilir mi?

Evet, patoloji raporundaki sonuçlar için ikinci bir merkezde görüş alınabilir. Bunun için yeni bir biyopsi gerekmez; ilk incelemeyi yapan laboratuvardan parafin blok ve hazırlanmış lamlar istenir. İkinci merkez aynı doku üzerinden boyamaları yeniden değerlendirir, gerekirse ek boyama yapar. Kararsız ya da beklenenden farklı sonuçlarda bu yöntem sık başvurulan bir uygulamadır. Talep, tedaviyi yürüten hekimle görüşülerek iletilir ve sonuçlar birlikte gözden geçirilir.
15

Bu Sonuçlarla Hangi Bölümler Birlikte Karar Verir?

Meme kanserinde karar tek bir bölüm tarafından değil, çok disiplinli bir ekip tarafından alınır. Patoloji bölümü doku incelemesini ve belirteç sonuçlarını raporlar. Tıbbi onkoloji ilaçlı tedavi planını, genel cerrahi ameliyatın kapsamını, radyasyon onkolojisi ise ışın tedavisinin gerekliliğini değerlendirir. Radyoloji, görüntüleme bulgularıyla hastalığın yaygınlığını ortaya koyar. Bu bölümler düzenli yapılan konsey toplantılarında bir araya gelerek planı birlikte belirler; gerektiğinde genetik danışmanlık ve nükleer tıp gibi birimler de sürece katılır.

Önemli Bilgilendirme ve Yasal Uyarı

Bu sayfada yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde tıbbi tanı, teşhis, tedavi ya da kişiye özel sağlık danışmanlığı niteliği taşımaz.

Sitemizdeki tıbbi metinler, Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla tarafsız, nesnel ve kanıta dayalı olarak hazırlanmıştır. Anılan mevzuat uyarınca “bilgilendirme içeriklerinde kurum logosunun yer alması tek başına reklam veya talep yaratma faaliyeti teşkil etmez” ilkesi esas alınmaktadır.

  • Buradaki bilgiler bir hekimin muayenesinin, değerlendirmesinin veya tıbbi görüşünün yerini tutmaz.
  • Tahlil sonuçları; yaş, cinsiyet, kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve laboratuvara göre değişkenlik gösterir. Referans aralıkları her laboratuvarda farklı olabilir.
  • Tahlil sonuçlarınız mutlaka sizi muayene eden bir hekim tarafından, klinik durumunuzla birlikte yorumlanmalıdır.
  • Bu içeriklere dayanarak ilaç kullanmayınız, tedavinizi değiştirmeyiniz veya erteleme yapmayınız.
  • Acil bir sağlık durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayınız veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Koru Sağlık Grubu, bu içeriklerin kişisel yorumlanmasından doğabilecek sonuçlardan sorumlu tutulamaz. İçerikler T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereği bilgilendirme amacıyla sunulmakta olup reklam veya yönlendirme amacı taşımaz.